Son Haberler

“Brexit” Türkiye için neden önemli?

İngiltere kararını verdi. Referandumda Brexit kararı çıktı. İngiltere AB ile yollarını ayırıyor.

AB’nin kurulduğu tarihten itibaren zaten İngiltere’nin hep ayrı bir rota peşinde koştuğu biliniyordu. İngiltere Euro’ya girmemişti. Kafasında hep “diğer Avrupa” ideali vardı. Yani siyasi Avrupa’ya karşı ekonomik Avrupa: Büyük bir serbest pazar ve geniş bir ticaret sahası. Beş yüz milyon nüfuslu dünyanın en zengin kıtasında İngiltere ekonomisine dev bir oksijen kaynağı oluşturmakla yetinmek istiyordu. Siyasi Avrupa’dan korkuyordu.

MESELE BU KADAR BASİT DEĞİL

Konu sadece iki Avrupa modelinin çarpışmasından ibaret olsaydı Brexit bu kadar önemli bir deprem etkisi yaratmayacaktı. Sonuçta siyasi Avrupa’yı hedefleyen Fransa ve Almanya İngiltere’ye “herkes kendi yoluna” deyip İngiltere ile ticari ilişkileri eskiden olduğu şekilde devam edelim diyebilirlerdi. Bu böyle olmadı. Bir korku dalgası Avrupa’ya yayıldı. Neden?

DİĞER AVRUPA ÜLKELERİ NE İSTİYOR?

Brexit’i bu kadar korkutucu yapan ne? Brexit ne anlam ifade ediyor. Brexit kime karşı? Siyasi Avrupa projesine mi? Yoksa daha geniş bir yapıya mı tepki? Bu yapı ne? İngiliz halkının tepkisi neden diğer AB  ülkelerinde de bir yayılma tehlikesini içeriyor?

Brexit’i yalnız bir siyasi Avrupa modeline bir tepki olarak düşünmemeli. Brexit Avrupa Birliği’nin içine sürüklendiği antipatik bir bürokratik yapıya bir tepki.

Brexit’i doğru değerlendirmek lazım. İngiliz halkı müthiş bir tokat attı. Ama kime? Avrupa’ya değil, Avrupa pazarına değil, Avrupa ekonomisine değil. Tokat kime? Tokat dünyanın en şımarık bürokrasisi Brüksel bürokrasisine. Para bolluğu içinde yüzen, şımarık, kendini beğenmiş, bin yıllık devletlerin iç yapılarını dizayn etmeye çalışan, bin yıllık milletleri hor gören, dünyaya tepeden değil, çok tepeden bakan bir bürokrasi. Bu bürokrasi Avrupa halklarının tıpasını çoktan attırmaya başlamıştı. Avrupa ülkelerinin her birinde ayrı ayrı referandum yapılsa aynı neticenin çok yerde çıkacağından hiç şüphe etmemek lazım.

İngiltere’nin kuvvetli tokadının ikinci bir muhatabı var: Avrupa Parlamentosu. Dünyada bu kadar kendini beğenmiş bir başka siyasal kurum bulamazsınız. Bütün ülkelere haysiyet kırıcı bir şekilde ders veren bir parlamento. Çifte standardın tavan yaptığı bir parlamento. Terörizmi yıllarca pohpohlayan ve dünyanın başına dert açan bir parlamento.

İNGİLTERE KİME KARŞI?

İngiltere vetosu aslında Avrupa’ya değil, Avrupa’nın başına çöreklenmiş bu bürokrasi ve parlamentoya karşı. İngiltere Avrupa’dan çıkmak istemiyor. Avrupa pazarının ne kadar değerli olduğunu bir tüccar ülke olarak çok iyi biliyor. Avrupa’yı bir serbest pazar olarak değerlendirmek istiyor.

 

İNGİLTERE  AVRUPA’YA YENİ BİR UFUK AÇIYOR

Zengin, dev bir serbest piyasa ekonomisinde devleşmek isteyen ekonomiler için büyük bir fırsat kapısı.  Brexit’in anlamı bu. Ülkeleri hor gören şımarık bir Avrupa bürokrasisine bir isyan. Kendini dünyanın merkezi sanan bir Avrupa parlamentosuna hadi oradan demek. Ama ekonominin kendi kanunlarına göre üretip satıp dev bir Pazar içinde zenginleşmeye devam etmek.

Brexit Türkiye için yeni bir bilinçlenmenin başlangıcı olmalı. 1963 yılından beri Türkiye ile alay eden Brüksel’li bürokratlar. Strazburg’da bin yıllık Türk devletine hakaret eden kim olduğu meçhul bir takım iki yüzlü politikacıları, içimizdeki isyanı terbiyemiz icabı dışarı vurmadık. Ama İngiltere bunu başardı. Hor görülmeye hayır, ticarete devam.

Türkiye için İngiliz tepkisinden çıkarılacak dersler var. Avrupa’ya bu dersi vermenin zamanı geldi geçiyor.

Prof. Dr. Bener Karakartal

karakartal@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Site Haritası