Son Haberler

BULGARİSTAN YATIRIMCILARI BEKLİYOR

murat_ogutcen.jpg üretim maliyetlerinin düşüklüğü, coğrafi koşulları ve AB’nin sunduğu avantajlar, Bulgaristan’ı Türkiye için de önemli hale getiriyor. İşte Bulgaristan’a yatırım yapılacak sektörler, avantajları ve izlenecek yol planı.

Türkiye’deki her hangi bir şehre gidilebilecek kadar yakın bir ülke olan komşumuz Bulgaristan, AB üyeliğiyle birlikte hedeflerini büyüttü. üyelik sonrası hızla gelişen ve yeni yatırımları çekebilecek düzenlemelere giden Bulgaristan, Türkiye için de önemli bir pazar. ülke, adeta yeniden inşa ediliyor. 2007’de AB’ye giren ve aldığı fonlarla kalkınma atağına geçen komşumuzda, inşaattan enerjiye, altyapı yatırımlarından turizme kadar hemen her sektörde büyük yatırım fırsatı var.

Türkiye’nin önemli ticari ortaklarından Bulgaristan, AB üyeliğiyle, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olma pozisyonunu daha da güçlendirdi. Balkanların coğrafi merkezi konumunda olan ülke, bir milyondan fazla Türk nüfusuyla ayrıcalıklı bir konumda bulunuyor. Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle yapılan ticaretinde, karayolu ile taşınan büyük bir bölümünün, Bulgaristan güzergahını kullanması ve İstanbul, Kocaeli, Bursa gibi Türkiye’nin sanayi ve üretim merkezlerine olan yakınlığı da bir başka avantaj.

İşte avantajlar ve öne çıkan özellikler
Bulgaristan’ın 2007 yılında AB’ye üye olması, Türk işadamlarının bu ülkeye bakışını pozitif anlamda etkiledi. AB üyesi olması nedeniyle ikili ticarette gümrük vergilerinin sıfırlanması, Bulgaristan’da kurumlar ve gelir vergisi oranlarının yüzde 10’a düşürülmesi, Bulgaristan’ı Türk yatırımcıları gözünde daha da cazip hale getirdi. İşte tüm bu özellikleri nedeniyle Bulgaristan, en çok Türk yatırımcısı çeken ülkelerden biri. Bu durum resmi istatistiklerle de çok kolay görülebilir. Bulgaristan’da faaliyet gösteren yabancı firmalar arasında Türk firmaları önemli bir yer ediniyor. Bulgaristan Ticaret ve Sanayi Odası’na kayıtlı Türk sermayeli Bulgar firması sayısı 1.250’yi aştı. Türk şirketlerinin Bulgaristan’da temsilcilik sayısı ise 118’i buldu. Bulgar Yatırım Ajansı’nın verilerine göre Bulgaristan’da Türk sermayeli şirket yatırımları sayısı yaklaşık 200, şahıs yatırımı sayısı ise 12 bin civarında.

ATAĞA KALKAN AB üLKESİ
Bulgaristan ekonomisi, bütçe dengesinin sağlanması ve kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılasına oranını rekor derecede düşürme konusunda, son derece başarılı bir ülke. Avrupa’daki global krize kadar hızlı ekonomik büyüme sağlayan Bulgaristan, AB ile arasındaki gelir farkını az da olsa azalttı üretkenliğin artırılarak, ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşması halinde, özellikle işsizlik konusunda istenilen rakamlara ulaşılabilir.

Bulgaristan ekonomisinde bu gelişmeler yaşanırken Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticaret hacmi de her geçen gün daha fazla artıyor. önde gelen Türk şirketlerinin Bulgaristan‘da yatırımları var. ülkenin altyapısının sağlamlaştırılmasında da Türk şirketlerinin imzası var.

Bulgaristan 1990‘lı yıllarda yaşadığı politik türbülanslar ve ekonomik dönüşüm sürecinde yaşanan sıkıntılara karşın, 2007 yılının Ocak ayında Avrupa Birliği üyesi olarak yeni bir safhaya geçiş yaptı. 7,3 milyon nüfusu ve 38,5 milyar Euro gayrisafi yurt içi hasılası olan Bulgaristan, Türkiye‘nin de ticari ilişkilerini geliştirdiği ülkeler arasında yer alıyor. İki ülke arasında ticaret hacmi geçen yıl sonu itibarı ile 2 milyar 800 milyon Euro düzeyinde. Bu miktar, 2005 yılında yaklaşık 1 milyar 900 milyon Euro seviyelerinde bulunuyordu. İki ülke arasındaki ticari ilişkilere geçmeden önce Bulgaristan ekonomisindeki makro gelişmelere bakmakta fayda var.

AB‘de en düşük kamu borç yüküne sahip ülke
Bulgaristan, 90‘lı yılların ortalarından itibaren makro ekonomik dengenin sağlanması ve de büyümenin teşviki için gerekli hamleleri yaptı. Mali dengenin sağlanması konusunda önemli adımlar atıldı. 2004 ile 2008 yılları arasında mali fazla verildi ve herhangi bir ekonomik sarsıntı halinde koruma kalkanı oluşturuldu. Dünya Bankası verileri göre 2000 yılında gayri safi yurt içi hasılasının yüzde 70‘i düzeyinde bulunan kamu borç yükü başarılı bir şekilde 2010 yılında yüzde 16.3‘e kadar düşürüldü (Bulgaristan Maliye Bakanlığı verilerine göre halen yüzde 16.5 olan kamu borç yükünün yüzde 6.2‘sini iç borç, yüzde 8.8‘ini dış borç, yüzde 1.4‘ünü ise hükümetin ödemeyi taahhüt ettiği borç miktarı teşkil ediyor). Bulgaristan, bugün Avrupa Birliği‘nde en düşük kamu borç yüküne(oranına) sahip ülke olarak dikkat çekiyor. Yine aynı dönem içinde, 2000 ile 2010 yılları arasında, ülke ekonomisi ortalama yüzde 4.7 büyüdü.

10 yıl öncesine göre çok daha güçlü
Bulgar hükümetinin son 10 yıl içinde özel sektör destekli büyümeyi teşvik etmesi ve de yatırım faaliyetleri ekonominin güçlenmesinde etkin oldu. Bulgaristan ekonomik anlamda 10 yıl önceye göre çok daha güçlü konumda. Yeni yollar, demiryolu altyapısının güçlendirilmesi, iş dünyasına gerekli olanakların sağlanması hükümetin attığı olumlu adımlar arasında gösteriliyor. Kamu hizmetlerinin dağıtımının daha iyi yapılması ve ekonomik büyümenin bütün vatandaşlara dağılımının adil şekilde yapılması ise öncelikli amaçlar arasında yer alıyor. Fakat alınan bunca mesafeye rağmen Bulgaristan‘ın kişi başına düşen gayri safi gelirinin 5 bin 168 Euro düzeyinde olduğunu, halkın sürekli borç ödemek olarak tanımladıkları sorunlardan şikayetçi olduğunu da ifade etmekte yarar var.

Merkez Bankası’nın verilerine göre 2011 yılının sonundan itibaren dünya ekonomisindeki olumsuz gelişmeler Bulgaristan‘ı ihracat kanalından da etkiledi. 2012 yılının ilk çeyreğinde ihracat kaynaklı negatif etkiler kendisini gösterdi. Dış talebin zayıflamasına karşın, hane halkı tüketimindeki artış ve artan yatırım seviyesine bağlı yüksek iç talep, dış talebin zayıf seyrinin yaratmış olduğu sorunları bir bakıma hafifletti. 2012 yılının ilk çeyreğinde hane halkı tüketimi yüzde 0.7 oranında artış yaşandı.

Yılın geneline bakıldığında IMF projeksiyonuna göre, Bulgaristan bu yıl ılımlı büyüme performansı gösterecek ve yüzde 0.8 büyüyecek. Gelecek yıl ise ekonomik aktiviteler hız kazanacak ve büyüme yüzde 1.5‘e çıkacak.

Avrupa‘da yaşanan sorunlar Bulgaristan‘da da yakından takip ediliyor. Euro Bölgesi‘nde sorunların sürmesi ve de daha uzun yıllar devam edeceğine ilişkin kaygılar Bulgar hükümetini Euro‘ya adapte olma sürecini ertelemesine neden oluyor. Amerika‘nın önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal‘ın haberine göre, Ekonomi Bakanı Simeon Djankov, “Euro‘ya girme konusunda aceleci davranmanın herhangi bir yararını görmüyorum. Sadece maliyetler var” diye konuşuyor. Yunanistan‘ın Avrupa Birliği‘nde ve Euro Bölgesi‘nde olmasının tüm avantajlarına karşın, kriz döneminde Euro Bölgesi‘nde olmasının ciddi dezavantajlarının yaşandığını ve de eğer Yunanlıların Euro‘ya bağlı olmasalardı yapılabilecek bir devalüasyon ile krizden daha hızlı çıkabileceğine ilişkin yapılan tartışmaları da hatırlayalım. İşte bu tartışmalarla Euro’ya girme kararı ise 2015 yılı sonrasına bırakıldı.

Bulgaristan umut veriyor
Bulgaristan ekonomisi uluslar arası ekonomi basınında da takip ediliyor. İngiltere’nin önde gelen dergisi The Economist‘te, Bulgaristan-Yunanistan karşılaştırmasına yer verildi. Bulgar analist Analist Ivan Krastev dergide yayımlanan demecinde, bundan 20 yıl önce analistlerin Bulgaristan‘ın Yunanistan gibi olmasını düşlediğini, bu gün gelinen noktada ise artık Yunanistan‘ın gelişmekte olan fakat finansal açıdan disiplinli Bulgaristan‘a benzemesi gerekliliğinin üzerinde durdu. (Bulgaristan‘ın kamu borcunun gayri safi yurt içi hasılasına oranı yüzde 16 düzeyinde bulunurken aynı oranın Yunanistan‘da yüzde 132 olduğunu hatırlatalım).

İşsizlik artış gösterdi
Gelişmekte olan Bulgaristan, küresel krizden olumsuz etkilenen bir durumda. Resmi verilere göre halen yüzde 10.8 olan işsizlik bir ara yüzde 12‘ye kadar yükseldi. Geçen Eylül’de ise bu oran %12,5’a çıktı. Fakat bu oran bile Yunanistan ve Sırbistan‘daki işsizlik oranının yarısı kadar. Ancak bu işsizlik oranı da yüksek ve bu durum ülkede beyin göçüne neden oluyor. The Economist dergisinin haberine göre 1 milyonun üzerinde Bulgar vatandaşı yurt dışında yaşamayı düşünüyor. Geçen yıl yüzde 1.7 büyüyen Bulgaristan ekonomisinin bu yıl daha da yavaş büyümesi bekleniyor. ülkede kayıt dışı ekonomisi ise yüzde 30 düzeyinde bulunuyor.

Karadeniz kıyısında satılmamış yazlık evler
Karadeniz kıyısında da çok sayıda satılmamış yazlık evler bulunuyor. Bu durum 2008-2009 krizinin tüketici davranışları üzerinde sert etkisinden kaynaklanıyor. Aynı zamanda küresel krizin de etkisini yabana atmamalı. Bu evler, Ruslar tarafından kriz öncesinde satın alınıyordu. Fakat şimdi onlardan da yeteri kadar talep gelmiyor. Karadeniz kıyılarındaki evler yeni taliplerini beklerken, Dünya Bankası’nın 2012 yılı beklentilerine ilişkin yaptığı çalışmada Bulgaristan‘ın bulunduğu bölgede yaşanan ekonomik sorunların, ülke ekonomisi üzerine olumsuz etkilerinin görüldüğü de ifade ediliyor.

Bütçe açığı daha da gerileyecek
Küresel kriz döneminde Bulgaristan ekonomisini zorlayan bir neden de dünya ekonomisine bağlı olarak sarsıntı sonucunda yeni yatırımlarda azalma söz konusu oldu. İç talebin zayıflığının yanı sıra ihracatın ekonomik büyümeye katkısı azaldı. çünkü Bulgaristan‘ın ticari ilişkilerini yoğun yaşadığı Avrupa ülkelerinde ekonomik durgunluk yaşandı. Hükümet ise halen bütçe disiplinini sağlamaya yönelik çaba içinde. Aslında Bulgaristan‘ın bütçe performansı için olumlu ifadeler kullanılabilir.

Fakat yine de Bulgar hükümeti geçen yıl sonu itibarı ile yüzde 2.1 olan bütçe açığını, 2012 yıl sonu itibarı ile yüzde 1.3‘e indirmeyi planlıyor. Bu durum harcama tarafının daha temkinli olacağı anlamına gelebilir fakat Bulgaristan‘ın gerek kamu yükü gerekse bütçe performansı açısından olumlu bir seyir izlemesi ekonominin gücü olarak da rahatlıkla değerlendirilebilir.

Bulgaristan, AB’ye giriş kapısı
Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ilişkiler her geçen yıl daha fazla gelişen bir yapıda. Sofya Ticaret Müşavirliği‘nden aldığımız bilgilere göre, Türkiye‘nin Bulgaristan ile ticaret hacmi geçen yıl sonu itibarı ile 2 milyar 800 milyon euro düzeyinde. Bu rakam 2005 yılında 1 milyar 900 milyon euro düzeyinde bulunuyordu. Bu veriler ışığında iki ülke arasındaki ticaret hacminin son 6 yıl içinde (2005-2011) hızla geliştiğini, kriz döneminde hacimde daralmalar yaşansa da daha sonra toparlamaların olduğunu görüyoruz.

HABERİN DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY ARALIK 2012 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA..

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası