Son Haberler

Ekonomik büyümenin altında ne yatıyor?

2015 yılı için % 3,985 oranında gerçekleşen büyüme seviyesi, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve politik risklere rağmen, ekonominin yapısal büyüme dinamizmini koruduğuna işaret ediyor.

2014 yıl sonu için Türkiye ekonomisinin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri; cari fiyatlarla 1,75 trilyon TL, sabit fiyatlarla 126 milyar TL ve cari dolar fiyatlarıyla 799 milyar dolar iken, 2015 yı sonu için Türkiye ekonomisinin Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri; cari fiyatlarla 1,95 trilyon TL, sabit fiyatlarla 131 Milyar TL ve cari dolar fiyatlarıyla 719 milyar dolar olarak ölçüldü.

Kişi başına gayrisafi yurtiçi hâsıla değeri ise 2014 yılında cari fiyatlarla 22 bin  732 TL ve dolar üzerinden 10 bin 395 ABD iken, 2015 yılında cari fiyatlarla 25 bin 130 TL, 2014 ve dolar üzerinden 9 bin 261 ABD doları, olarak hesaplandı.

TÜRKİYE, SİYASİ VE EKONOMİK RİSKLERE RAĞMEN BÜYÜYOR

TÜİK tarafından yayımlanan veri detayları incelendiğinde aşağıdaki hususların ön plana çıktığı görülüyor. 2015 yılı için % 3,985 oranında gerçekleşen büyüme seviyesi, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve politik risklere rağmen, ekonominin yapısal büyüme dinamizmini koruduğuna işaret ediyor. Yüksek seviyeli büyüme hala sürdürülebilir bir görünüm vermemekle birlikte 2016 büyümesinin ikinci yarıdan sonra daha fazla ivmeleneceğini bekliyoruz. Türkiye ekonomisinin yıllık % 3,985 oranındaki büyümesinin % 16,75’i tarımdan, % 27’si sanayiden, % 38’i hizmetlerden, % 18 si ise vergi ve sübvansiyonlardan geldi.

2015 BÜYÜMESİNE FİNANS KESİMİNİN KATKISI NEGATİF

Rakamlar gösteriyor ki, 2015 yılı büyümesine finans kesiminin katkısı negatiftir.  Üretime sektörel katkı yönünden 2015 yılı ikinci yarısında finansal kesimin dolaylı ve direkt katkısı oldukça küçük olmakla birlikte yılın tamamında finansal kesimin offset edilmiş katkısı % 0,12 oranında negatif oldu.

Sanayideki son dönemdeki keskin büyüme artışı 2016 yılındaki büyümenin kesintiye uğramayacağının öncü göstergesidir:  Sanayinin 2015 yılı son çeyreğinde büyümeye verdiği katkı keskin bir şekilde artış göstermiş olması ve bir önceki döneme göre hemen hemen 4 katı oranında artmış olması 2016 yılının da büyümenin kesintiye uğramayacağının öncü göstergedir.  Talep yönünden hane halkı talebi büyümenin hala sürükleyicisi olmakla beraber düşme eğilimini sürdürüyor. Kamu talebinin büyümeye  % 20 civarında sağladığı katkı seviyesi istikrarını devam ettirdi.

TÜRKİYE’NİN ÜRETİM KAPASİTESİ YENİDEN ARTIYOR

Türkiye’nin üretim kapasitesinde artış süreci tekrar başladı. Özel sektör yatırım talebinin büyümeye katkısı 2015 yılı 3.çeyreğinde negatife dönmüş iken, son çeyrekte % 15 seviyesine ulaşmış, yıl toplamında ise büyümeye sağladığı katkı % %21 civarında gerçekleşti. Dolayısıyla Türkiye’nin üretim kapasitesinde artış sürecinin tekrar başlamış olması 2016 yılındaki büyümenin temel itici gücü olacaktır.

Stok değişikliğindeki dönemler arası oynaklık rasyoneldir: Türkiye ekonomisi açısından Stok değişikliği bir çeyrekte artarken bir sonraki çeyrekte düşme özelliğini koruması,  rasyonel ve mantıki bir ekonomik özelliktir. Stok değişikliğinin yıl genelinde büyümeye % 7 civarında negatif katkısı oldu. Dış talebin son çeyrekte büyümeye verdiği katkının tekrarı mümkün gözükmüyor: Net dış talep 2015 yılının ilk üççeyreğinde büyümeye katkısı %7 civarında negatif iken, artan bölgesel risklere ve küresel ekonomilerdeki sorunlara rağmen son çeyrekteki katkısı % 23 civarına yükseldi. Ancak dış talebin büyümeye verdiği katkının tekrarı mümkün gözükmüyor. Zira bu alandaki iyileşmenin temelinde mal ve hizmet miktarlarındaki hareketlerden ziyade kur ve enerji fiyat seviyelerinden kaynaklandı.

Dolar bazında % 10’a yakın küçülmeden kaynaklanan genel ve kişisel gelir kayıplarının telafisi kısa sürede mümkün gözükmüyor.

JCR EURASIA RATING

Orhan ÖKMEN

Başkan

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası