Son Haberler

ENFLASYONDAKİ ARTIŞIN SEBEBİ NE?

ENFLASYONDA TEDRİCİ ARTIŞ SüRüYOR

Şubat ayında tüketici fiyatları %0,71 oranında arttı ve yıllık enflasyon %7,55’e yükseldi. Bu dönemde enflasyondaki artışta, gıda fiyatlarındaki artış önemli rol oynadı. Gıda dışı tüketici fiyatlarındaki düşüş eğilimi ise sürüyor. özel Kapsamlı TüFE Göstergeleri’nin (öKTG-H ve öKTG-I) endekslerinin yıllık artış oranları önceki aya kıyasla azalarak sırasıyla %8,44 ve %7,73 oldu. çekirdek enflasyon göstergelerinin genel TüFE oranının üzerinde yer alması enflasyon görünümü açısından olumsuz bir durum olarak değerlendirilmeli. Alt gruplar İncelendiğinde, Şubat ayında gıda ve enerji gruplarının yıllık tüketici enflasyonuna katkısı sırasıyla 0,64 ve 0,16 puan arttı.

Temel mal grubunun katkısı 0,46 puan gerilerken hizmet grubunun katkısında belirgin bir değişiklik gözlenmedi. Fiyat hareketlerine dair açıklamasında TCMB “Enerji fiyatları önceki üç ayda sergilediği düşüşün ardından Şubat ayında %1,14 oranında arttı. Bu gelişmede, Türk lirasındaki değer kaybı ve uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın etkisiyle %2,88 oranında artan akaryakıt fiyatları temel belirleyici oldu. Buna ek olarak belediyelerce belirlenen su tarifeleri Ocak ayındaki yüksek oranlı artışın ardından bu dönemde de %1,14 oranında yükseldi. Sonuç olarak, yıllık enerji enflasyonu -%1,92 olarak gerçekleşti” yorumuna yer verdi.

Grafik: TüFE ve çekirdek Enflasyon

aa_489.jpg

İŞSİZLİK CİDDİYETİNİ KORUYOR

TüİK tarafından açıklanan verilere göre, Aralık ayı itibariyle işsizlik oranı %10,9 (Kasım ayında %10,7) seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde işsiz sayısı 3 milyon 145 bin kişi iken, işsizlik oranı erkeklerde %10,2, kadınlarda ise %12,6 oldu. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı %12,9 olarak tahmin edildi. İşgücü 2014 yılı Aralık döneminde 28 milyon 787 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise %50,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %70,8 kadınlarda ise %30 oldu.

Dünya ülkeleriyle karşılaştırma anlamında en uygun veri olarak açıklanan 15-64 yaş grubu tarım dışı işsizlik oranı ise %13,0 olarak gerçekleşti. Söz konusu oran Kasım ayında %12,8 düzeyindeydi. Türkiye ekonomisinin görece daha yavaş bir büyüme performansı son dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranında yaşanan yüksek seyrin devam etmesine neden oluyor. 2015 yılının ikinci yarısına kadar söz konusu eğilimin sürmesi şaşırtıcı olmayacak.

aa_490.jpg

CARİ AçIK DüŞüŞTE

Cari işlemler açığı, bir önceki yılın Ocak ayına göre 2.980 milyon doları azalarak 2.002 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bunun sonucunda 12 aylık cari işlemler açığı 42.866 milyon dolara geriledi. Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 2.637 milyon dolar azalarak 2.563 milyon dolara düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 277 milyon dolar artarak 990 milyon dolara yükselmesi etkili oldu. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler (net yükümlülükler), 1.600 milyon dolar tutarında gerçekleşti. Portföy yatırımları 1.613 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurtdışında yerleşik kişilerin hisse senedi piyasasında 462 milyon dolar net alım ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 281 milyon dolar net satım gerçekleştirdiği görülüyor. Bunun yanı sıra, yurtdışında ihraç edilen tahvil ve bonolarla ilgili olarak Hükümet 1,5 milyar dolar, bankalar 244 milyon dolar, diğer sektörler de 58 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi.

Diğer yatırımlar kaleminden kaynaklanan net girişler, 4.270 milyon dolar tutarında gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, efektif ve mevduatlar kalemi 3.522 milyon dolar net giriş kaydetti. Bu ayda yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 312 milyon dolar, yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları ise 3.404 milyon dolar tutarında net artış kaydetti.

Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak Hükümet 357 milyon dolar net geri ödeme yaptı. öte yandan, büyük çoğunluğu kısa vadeli olmak üzere, bankacılık sektörü 1.446 milyon dolar, diğer sektörler de 889 milyon dolar net kredi kullanımında bulundu. Bir önceki yılın ilk ayında 5.800 milyon dolar azalış kaydeden resmi rezervler, bu yılın ilk ayında 4.017 milyon dolar arttı.

BüTçE VERİLERİ YüZLERİ GüLDüRüYOR

Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre Merkezi yönetim bütçesi 2014 yılı Ocak-Şubat döneminde 3 milyar 575 milyon TL fazla vermiş iken bu yılın aynı döneminde 1 milyar 410 milyon TL fazla verdi. Söz konusu değişimin en önemli nedeni ilgili dönemde giderlerde görülen %14,7 düzeyindeki artışa karşılık bütçe gelirlerinin %11,0 artması oldu. 2015 yılı Ocak-Şubat döneminde faiz dışı fazla ise 13 milyar 313 milyon TL olarak gerçekleşti.

2014 yılının ilk 2 ayında faiz giderleri 8 milyar 341 milyon TL iken bu yıl söz konusu giderler 11 milyar 904 milyon TL oldu. Faiz hariç giderler ise 60 milyar 416 milyon TL’den 66 milyar 949 milyon TL’ye yükseldi.

aa_491.jpg

REEL EFEKTİF DöVİZ KURU

TCMB tarafından yayımlanan reel efektif döviz kuru verilerine göre TüFE bazlı endeks 2015 yılı Şubat ayında 113,22 olarak gerçekleşti. TüFE ve Gelişmiş ülkeler bazlı endeks ise aynı dönemde 124,40 oldu. Söz konusu değerler 2014 yılı Şubat ayında sırasıyla 101,95 ve 111,03 olarak gerçekleşmişti.

Bu veriler değerlendirildiğinde 2014 yılı boyunca döviz kurlarının değerlenmesinin sürdüğü gözlemleniyor. 2015 Şubat-Mart aylarında yaşanan döviz kuru değişimlerinin söz konusu eğilimi kısmen tersine çevirmiş olmasına rağmen hâlihazırda TL’nin dış değerinde görece yüksek bir seyrin korunduğu iddia edilebilir. özellikle gelişmiş ülkelerin para birimlerine karşı endeksin 124,40 seviyesinde olması dış ticaret ve sermaye hareketlerinde Türkiye ekonomisinin yapısal özelliklerine uyumlu seyrin devam ettiğine işaret ediyor. Ekonomik aktörlerin alışkın olduğu değeri yüksek ulusal para, yüksek cari açık ve dış finansman ağırlıklı ekonomik büyüme politikasının değişmesi söz konusu olacaksa bu değerin 100 seviyesine yönelmesi gerekecek.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası