Son Haberler

Farklı bir araba

Bir önceki yazıda araba kullanmaktan bahsettik ve en sonunda da Hansel ve Gratel’in pastadan evine gelmiştik. Borsadaki grafiklere bakan yatırımcı, kullanılması çok kolay bir araba ile karşı karşıya olduğunu düşünür. Halbuki beyninin farkında değildir. Beynin 8-9 tane çok önemli zaafı vardır. Birincisi ise kendine aşırı güvendir.

“Ben ortalama insandan (hatta daha ileri giderek, herkesten) daha akıllıyım, öyle fiyat tepelerde iken alım yapmam, başkalarının yaptığı vahim hatalar benim defterimde olmaz…”

Yani durum şöyle oluyor. “Evet, ben Hansel ve Gratel” masalını biliyorum ve cadının da öyle ne cadı olduğunun farkındayım ama ben pastayı yer, karnımı doyurur ve tehlikeyi gördüğümde de kaçarım.”

Yatırımcı borsa arabasına bindiğinde, genellikle gaza basılmıştır ve araba iyi gidiyordur. Aynı arabada olduğu için kendisi de kazanır. Fakat bu araba farklı bir arabadır. Bir süre sonra bir iki kayıp yaşar. Araba garip davranmıştır. Ne kadar da güzel bir şekilde gaz pedalına basıp giderken, dün gaz pedalına bastığı halde araba fren yapmıştır. üstelik direksiyonu sola çevirdiğinde araba her zaman sola giderken, bu sefer sağa kaymıştır ve direğe çarpmak zorunda kalınmıştır. Debriyaja basmama rağmen vitese geçmemiş ve araba stop etmiştir.

Bir anda BEYİN ALT üST olur. Doğru dürüst giden borsa arabasında garip durumlar oluşmuştur. Halbuki beyin, frene basılınca arabanın durmasını beklerdi. Ama bu sefer durmadı. Demek ki fren her zaman arabayı durdurmuyormuş.

BEYİN şöyle düşünür; “Bu adam normal araba öğrenirken, ne kadar da güzel gitti herşey. Adama yardımcı olmak için, forntal kortekste düşünerek yapmaya çalıştığı hareketleri, refleks bölgesine attım ve artık o hareketlerin hepsini ben kontrol ediyorum ve bu adama da frontal korteksini başka işlerde kullanması için serbest bırakıyorum ama şimdi durum böyle değil. Demek ki BORSA arabasında frene basınca durmayabiliyor, bari bunu ALT benliğe yazayım. Yani farkında olmadığımız aklımıza beyin yeni bir kayıt düşüyor.

Bu arada yatırımcımız bakıyor ki; bir kağıt teknik analiz kurallarına göre AL sinyali vermiş ve alıyor. Yani önündeki yolda sola viraj var ve direksiyonu sola çeviriyor. Kağıt yükselmeye başlıyor (araba da sola doğru hareket ediyor) Burada sorun yok… Fakat o da ne!.. direksiyonu sola çevirmiş olmama rağmen araba sağa doğru gitmeye başladı. Kağıt fiyatı düşmeye başladı ve aldığım yere geldi. Yani araba sağ şarampolün kenarında…

FRONTAL KORTEKS: “Ama biraz daha bekleyeyim… arabanın direksiyonunu sola çevirince sola gidiyordu, nasıl olsa sola doğru gitmeye başlayacaktır.”

BEYİNDEKİ ALT BENLİK : “Daha önce de direksiyonu sola çevirdiğinde, biliyorsun şarampole uçmuştun şimdi yine aynı şey olabilir”.

FRONTAL KORTEKS: “Ama arabayı şarampole uçmaktan kurtarabilirim” (Kendine aşırı güven).

Sonuçta araba şarampole yuvarlanıyor ve beyin alt benliğe bir kayıt daha düşüyor. Yani yatırımcının aldığı kağıt bir süre yükseldikten sonra hızla düşmeye başlıyor, yatırımcının aldığı fiyata geldiğinde “o kadar da bekledim niye zararına satayım ki, zaten borsada uzun vadede kazanılır” derken, düşüş hızlanıyor ve zarar belirli bir noktaya ulaştığında bütün yorumcular (Piyasanın ne olacağını bilen çok akıllılar, yani Ben ve benim gibi yorumcular) en kötü senaryolardan bahsediyorlar ve adamcağız zararına satış yaparak, ciddi bir hasarla şarampole yuvarlanıyor.

FRONTAL KORTEKS: “Şimdi artık o zararı çıkarmanın zamanı. Borsaya ilk girdiğinde ne kadar da güzel kazanmıştın, yine kazanabilirsin… Teknik analize göre direksiyonu sağa çevirmelisin bak bu kağıt sağa doğru gidiyor (yükselişe geçti). Haydi alım yap…

Yatırımcımız burada yeniden örneğin 5.20′den alıyor alıyor ve arabanın direksiyonunu sağa çeviriyor. Alım sonrasında kağıt yükseliyor ve şimdi 5.30… Fakat o da ne!… Hafif hafif araba sola gitmeye başladı… Kağıt 5.22′ye düştü…

ALT BENLİK: Bak direksiyonu yine idare edemiyorsun SAAAAATTTTT…. Daha önce yaptığım kayıtlara göre “ARABA ŞARAMPOLE YUVARLANABİLİR”…

FRONTAL KORTEKS : Evet frene basacağım…

Yatırımcı 5.22′den kağıdı satıyor. (AHH Keşke 5.30′da iken satsaydım!..çok geç kaldım…)

ALT BENLİK: Adam çok pişmanlık hissetti, bunu da kaydedeyim…

Fakat bu arada kağıt yeniden yükselmeye başlayarak 5.28 seviyesine geliyor, yani borsa arabasının direksiyonu sağa çevrili ve araba hafif sola meyil yaptıktan sonra yeniden sağa doğru düzgün hareketine devam ediyor… Bu arda ALT BENLİK bunu da kaydediyor ve diyor ki; “demek ki arabanın her defasında, yön değiştirmesi geçici de olabiliyormuş, bari bunu da kaydedeyim…”

YATIRIMCIMIZ bu işlem sonrasında artık tedirgin… Başlangıçtaki güven unsuru yavaş yavaş kayboluyor… Aşağılık ve çaresizlik duygusu ve bunu diğer insanlardan saklama isteği (NEFİS) … İşte bu aşamada alınan yeni bir karar var… “Borsa uzmanlarını da okuyayım… Şu Yaşar Erdinç denilen adamın sayfası iyi diyorlardı, buna bakayım…”

Yani ALT BENLİK dediğimiz yer, ne bulursa kayıt yapıyor. TEK AMACI VAR… Borsa oyununu REFLEKS haline getirerek, FRONTAL KORTEKS’in devreden çıkmasını sağlamak. Bunu sağladığı anda, vücut rahatlayacak ve huzurlu olacak. Bu sizin elinizde değil. BEYİN bunu otomatik olarak yapıyor ve ALT BENLİK’te binlerce işlem sonrasında binlerce kayıt yapılıyor. Yani doğuştan var olan bir SOFTWARE beynimizde arka planda sürekli çalışıyor. TEK AMACI VAR, sizi huzurlu kılmak ve frontal kortekse iş bırakmamak.

Yani, bu adam ilk defa araba kullanırken, araba kullanmaktan doğan stres, korku ve endişeyi yok etmek üzere, arabanın yönetim parametrelerini (gaz, debriyaj, fren vs..) reflekslerin kontrol etmesini sağlamıştı ise, şimdi de borsa arabası için bunu yapmaya çalışıyor. Binlerce kayıt sonrasında FRONTAL KORTEKS görüyor ki, teknik analiz, temel analiz denilen araçların hiç biri bir arabanın debriyaj, fren, gaz veya direksiyonu gibi işlemiyor. BORSA ARABASI öyle bir araba ki, direksiyonu her an her yöne gidebilir veya direksiyon elimizde kalabilir. BORSA ARBASI öyle bir araba ki, fren yaptığınızda araba hız kazanabiliyor, çünkü kaygan yola denk geliyorsunuz, ama yolun kaygan olduğunu kazadan sonra anlıyorsunuz… BORSA ARABASI öyle bir araba ki, debriyaja basıp vitese atmak istediğinizde vitese geçiyor ama birinci vitese değil, beşinci vitese geçiyor. Daha doğrusu, vites yerleri sürekli olarak değişiyor.

Alt benlik ise tüm bunları düzenli, tahmin edilebilir refleksler haline dönüştürerek, stres, endişe ve korkuyu azaltmaya çalışsa da, her defasında FRONTAL KORTEKS devreye sürekli girmek zorunda olduğu için, aradan uzun bir zaman geçtiğinde sıfıra sıfır elde var sıfır, ya da büyük kayıpları çıkartmaya çalışan, borsada kaybettiği parayı bir çıkartsa, bir daha asla Borsa arabasını kullanmamaya yemin eden yatırımcılar ile doluyor.

Ama bir yolu var. Fakat bu yolun ne olduğunu yazı dizisini izledikçe göreceksiniz. Borsada kazanabilmek için önce kendinizi öğrenin. Sizlere kendinizi öğretmeye ve bu borsa arabasın yönetmeye kalkarken, beyninizin hangi zaaflarının sizleri nasıl alt ettiğini anlatmaya devam edeceğim.

İlk zaafı öğrendiniz: AŞIRI GüVEN duygusu. Cenab-ı Allah bu duyguyu eğer beynin programı içerisine yerleştirmeseydi, bugün ulaşılan teknolojiye ulaşamazdık ve ilk çağ dönemleri öylece devam ederdi. çünkü aşırı güven, risk almayı beraberinde getirirken, risk alanların yaptığı atılımlar sayesinde dünya gelişiyor. Bir telefon firması yeni modeli çıkarırken risk alıyor, bir TV kanalı kurulurken yatırımcı denilen kişi risk alıyor, bir ilaç üretilirken devasa paralar harcanıyor ve sonuçta hiç birşey çıkmayabiliyor. Galile, dünya yuvarlaktır derken, hayatını riske ediyor. Atatürk, batmış bir imparatorluktan bir devlet çıkarmaya çalışırken hayatını riske ediyor. Ama hepsinin ortak özellikleri var, kendilerinin doğru olduklarına dair güven duygusu taşıyorlar. Bu nedenle, beynin zaafı dediğimiz güven unsuru borsada yatırım yaparken, bize çok zarar veren bir unsur oluyor. Aslında ülkelerin toplumun gelişmesini sağlayan güven, borsada zarar verici bir hal alıyor. Gelecek yazıda beynin zaaflarını anlatmaya devam edeceğiz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası