Global faizsiz fonlar 1.2 trilyon doları aştı

Dünya genelinde 300’ün üzerinde faizsiz banka bu alanda hizmet veriyor. 2010 yılı sonunda 1.2 trilyon dolara yükselen faizsiz fon hacminin önümüzdeki yıllarda 1.5 trilyon dolara yükselmesi bekleniyor. Faizsiz bankacılıkta Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dikkat çekiyor. Malezya ise Uzak Asya‘da ön plana çıkıyor.

Amerika, faizsiz bankacılık sistemini büyüteç altına alırken, Brezilya bu alandaki çalışmalarına start verdi. 20 milyonluk Müslüman nüfusa sahip olan Rusya ve Hindistan, faizsiz finans sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Dünyada İslami bankacılık olarak tanımlanan, faizsiz bankacılığın fikri temelleri çok uzun yıllar öncesine dayansa da; uygulama alanı 1970’lerin başlarına denk geliyor.

Ancak pek çok kimse, 3. tarz bankacılık olarak adlandırılan bu yeni sistemin hayat bulacağını, yeşerip büyüyeceğini tahmin edememişti. Nitekim 1970’li yıllar, faizsiz bankacılık sisteminin filizlendiği, ancak fazla bir varlık gösteremediği yıllar oldu. 1980’li yıllarda Türkiye’nin de bu konuda adım atmasıyla yeni bir hamle gerçekleşti, ancak yine kayda değer bir durum yoktu. 1990’lı yıllar da mevcut durumun muhafaza edildiği, fazla varlık gösterilemeyen yıllar oldu.

2000’li yıllar ise faizsiz bankacılığın hem Türkiye’de, hem de dünyada patlama gerçekleştirdiği bir dönem olarak tarihe geçti. Sistemin giderek ilgi görmesi üzerine geleneksel bankalar, faizsiz bankacılık birimi açtı. Bu faizsiz bankalar için, yeni bir dönemece girildiğine işaret ediyordu. Son 30 yılda meydana gelen ekonomik krizlerde faizsiz bankaların fazla hasar almadan çıkmaları, bu sisteme yönelik ilginin artmasına neden oldu. Türkiye’de ise 2000’li yılların başında yapılan yasal düzenlemelerle özel finans kurumları olarak nitelendirilen kurumların Bankacılık Yasası’na dahil edilmesi, faizsiz bankaların önünü iyice açtı.


Son yıllarda başta Londra olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, faizsiz finans sistemi üzerinde çok ciddi çalışmalar yürütüyor. Uzak Aysa ülkesi Malezya, faizsiz bankacılık konusunda çok ileri uygulamalarla dikkati çekiyor. 2007’de patlak veren küresel finans kriziyle birlikte uluslararası dev bankaların yıkılması ise faizsiz bankalara ilgiyi iyice artırdı.
Bugün faizsiz bankacılık sistemi, her geçen yıl daha geniş bir coğrafyada uygulama alanı buluyor. Kuveyt Finance House ve Uluslararası Finans Servisi Londra (IFSL)’nın verilerine göre faizsiz finans sistemi, bugün 5 kıtada 80’e yakın ülkede tasarruf sahiplerine ve girişimcilere hizmet veriyor. Dünya genelinde 300’ün üzerinde faizsiz banka hizmet veriyor. Bu bankaların yüzde 40’ı Körfez bölgesi olmak üzere Arap ülkelerinde faaliyet gösteriyor.

Dünyanın gösterdiği yoğun ilgi, faizsiz finans hacminin her yıl ortalama yüzde 20’nin üzerinde artmasını da beraberinde getirdi. IFSL’ye göre 1990’lı yıllarda 150 milyar dolar civarında olan küresel faizsiz finans hacmi, 2010 yılında 1 trilyon dolar seviyesine ulaştı. ABD Kongre Araştırma Merkezi’nin (Congresional Research Centre) kongre üyeleri ve grupları için hazırladığı araştırma da bu rakamı teyit ediyor. CRC, küresel İslami finans hacminin, geleneksel finans pazarında hala küçük bir orana sahip olsa da son yıllarda çift rakamlı büyüme gösterdiğine dikkat çekiyor. KFH’ya göre ise 2010 yılında global faizsiz fonların hacmi, 1.2 trilyon dolara yükseldi.

Bu fonların yüzde 79.9’luk bölümü faizsiz bankacılık işlemlerinden oluşuyor. Faizsiz bankacılık işlemlerini 147 milyar dolar (yüzde 12.2) ile sukuk, yani kira sertifikaları, 52 milyar dolar ile (yüzde 4.3) faizsiz ortak fonları, 35 milyar dolar ile (yüzde 2.9) faizsiz öz kaynak fonları ve 8 milyar dolar ile (binde 4) faizsiz sigortacılık işlemleri takip ediyor. Bu rakamlar da açıkça gösteriyor ki, faizsiz finans sistemi ürün çeşitliliği bakımından da sürekli ilerleme içerisinde.

Faizsiz bankacılık sisteminin en geniş anlamda uygulandığı bölgeler, Ortadoğu ülkeleri ve Uzakdoğu ülkeleri. IMF’nin ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin (TKBB) verilerine göre; İran’da tüm bankacılık sistemi, faizsiz finans sistemine göre uygulanıyor. Bazı tahminlere göre toplam küresel İslami finans varlıklarının yüzde 40 oranına sahip bulunuyor. Fakat uluslararası yaptırımlar yüzünden İran’ın İslami finans pazarı kısıtlı kalıyor. Yani faizsiz finans sisteminin yüzde 100 uygulandığı tek ülke İran… Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde ise karma bir sistem uygulanıyor.

Bu ülkelerde geleneksel bankacılık sistemi, faizsiz finans sistemi ile birlikte götürülüyor. Nitekim aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere Bahreyn’deki genel bankacılık sektörünün içindeki faizsiz bankacılığın payı yüzde 57 seviyesinde. Brunei ve Kuveyt’te bu oran yüzde 50 seviyesinde. Bu ülkeleri, yüzde 49 ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar, yüzde 42 ile Yemen, yüzde 40 ile Sudan, yüzde 38 ile Suudi Arabistan takip ediyor. Faizsiz finans sisteminde son yıllarda büyük bir ivme yakalayan Türkiye’de ise faizsiz bankacılığın genel sistem içineki payı yüzde 5 oranında. Bu oranla Türkiye global faizsiz bankacılık kategorisinde 6. sırada yeralıyor.

Faizsiz bankacılık ve faizsiz sigortacılık konusunda olduğu gibi faizsiz sigortacılıkta da İran ve Malezya, önde giden ülkeler. Nitekim The Banker Dergisi’nin araştırmasına göre global faizsiz sigortacılık fonlarının yüzde 31’i İran’da bulunuyor. Bu ülkeyi yüzde 26 ile Malezya, yüzde 13 ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 10 ile Suudi Arabistan, yüzde 5 ile Bahreyn takip ediyor.

DüNYANIN YENİ GöZDESİ FAİZSİZ BANKACILIK
Faizsiz bankacılık, tarihsel olarak nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Orta Doğu ve Asya ülkelerinde doğup gelişti. Faizsiz bankacılıkta Ortadoğu eksenli merkezler olarak; Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dikkat çekiyor. Ancak son yıllarda Malezya, ikinci merkez olarak Uzak Asya‘da ortaya çıkmış durumda. 1970’li yılların ortalarında faizsiz bankaların sayısı birkaç adet ile sınırlıydı. Ancak bugün 40’tan fazla ülkede yüzlerce faizsiz banka faaliyet gösteriyor. İran ve Pakistan gibi ülkelerde sadece İslami bankalar hizmet veriyor. Diğer ülkelerde ise hem konvansiyonel bankalar, hem de faizsiz bankalar faaliyet gösteriyor. öte yandan özellikle 2000’li yılların başından itibaren HSBC, Deutche Bank, JP Morgan ve Standard Chartered Bank gibi uluslararası dev konvansiyonel bankalar ise İslami pencereler açarak bu alanda hizmet veriyor. Daha ilginç olan nokta ise, daha az Müslüman nüfusu olan ülkelerde de bu sistemin büyük ölçüde benimsendiğidir. Nitekim Bazı Avrupa ülkeleri vergi, hukuki düzenlemelere giderek İslami finansmanı çekmek için reformlar yapmaya başladı. öte yandan bazı zorlukları bulunmasına rağmen, farklı ülkelerde ve kurumlarda kuralları standart hale getirmek için uluslararası ve ulusal kural koyucular arasında çalışmalar yapılıyor. Aynı şekilde dünyanın diğer bölgelerinde de İslami finans uygulamalarına gidiliyor. Ortadoğu ve Asya dışında, İngiltere en büyük İslami merkez olarak dikkat çekiyor. Fransa ve İrlanda dahil olarak bazı Avrupa ülkeleri de İslami finansmanı çekmek için kurallarda düzenlemeler yapıyor.
Sahra Afrikası ve Endonezya da faizsiz finans sisteminin yaygınlaştığı bölgeler arasında yeralıyor. Keza Asya’da Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Singapur ve Tayland gibi ülkeler de faizsiz bankacılık konusunda benzer faaliyetler içinde bulunuyor.


RUSYA FAİZSİZ BANKACILIĞI YAKIN TAKİBE ALDI

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi faizsiz bankacılık Rusya’nın da yakın takibinde. Bu ülkede son yıllarda faizsiz bankacılık konusunda arayışlar ve talepler sözkonusu. The Moscow Times’te (14 Nisan 2011) Khristina Narizhnaya tarafından kaleme alınan habere göre, ülkenin önde gelen bankalarından Gazprombank İslami finansal araçların ülkede piyasaya sunulması için birkaç yıldır araştırma yapıyor. Bankanın Sendikasyon Finans Müdürü Alexander Kazakov sukuk veya İslam hukukuna uygun çıkarılan tahvillerin Tataristan Cumhuriyeti’nde piyasa sunulacağını belirtiyor. Yaklaşık 20 milyonluk Müslüman nüfusa sahip olan Rusya, bu hamlesiyle Ortadoğu ülkeleriyle de daha fazla ticaret yapmayı hedefliyor. Analistlere göre, Rusya Avrupa‘nın en büyük İslami finans piyasası olma potansiyelini taşıyor. Rusya’da faizsiz bankacılık yapan Al Shams Capital’in kurucusu Adalet Djabiev ise faizsiz finans sisteminin gelişmesi için hukuk sisteminin yeniden düzenlenmesi, tadil edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

HİNDİSTAN’DA İSLAMİ BORSA ENDEKSİ OLUŞTURULDU
Faizsiz bankacılık konusunda dikkat çekici bir başka gelişme ise Hindistan’da yaşandı. India‘s first Shariah compliant stock index could boost Islamic mutual fund industry Hindistan‘ın 2010 yılının Aralık ayında ilk defa İslami kurallara uygun hisse senedi endeksi oluşturdu.


FAİZSİZ BANKALAR, KRİZLERE KARŞI DAHA DAYANIKLI
Faizsiz bankalar da, talepteki genel düşüşten, ekonomideki daralmalardan etkileniyor. Ancak uluslararası kuruluşların üzerinde ittifakla birleştiği husus, faizsiz bankaların krizlere ve ekonomik daralmalara karşı, konvansiyonel bankalara göre daha dayanıklı olduğudur. Nitekim; IMF’nin 4 Ekim 2010 tarihli araştırması da bunu teyit ediyor. IMF’nin raporuna göre risk yönetimindeki zayıflıklar İslami bankaların karlılıklarını 2009 yılında olumsuz etkiledi. Ancak IMF ekonomistleri Jemma Dridi ve Maher Hasan’ın “İslami ve Konvansiyonel Bankalar üzerindeki Küresel Krizin Etkileri” isimli raporunda her iki banka tipinin de yaygın olduğu pazarlarda krizin bankaların karlılık, kredi ve varlık büyümesi üzerindeki etkisini araştırdı.

global_faizsiz_fonlar_12_trilyon_dolari_asti_2.jpgBuna göre İslami finansman, küresel finans endüstrisinin en hızlı büyüyen segmentlerinden biri konumunda. Bazı ülkelerde sistematik olarak önemli bulunuyor. Diğer bazı ülkelerde ise görmemezlikten geliniyor olsa da çok büyük konumda bulunuyor. Araştırma; finans sistemi içinde değişken olan şartları kontrol altında tutabilmek için hem İslami bankların ve hem de konvansiyonel bankaların önemli oranda pazar payına sahip oldukları ülkeler seçildi. 120 banka için Bahreyn, ürdün, Kuveyt, Malezya, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve Birleşik Arab Emirlikleri olmak üzere 8 ülke incelemeye alındı.
IMF’nin araştırmasına göre İslami bankalar, küresel finansal esnasında ve sonrasında daha düşük kar etseler de daha sağlam bir yapı sergiledi ve daha dayanıklılık bir duruş gösterdi. 2005-2007 yılları arasındaki ön küresel kriz süresi içinde İslami bankaların karlılıkları daha yüksek olmasına rağmen, bunların ortalama karlılıkları 2008-2009 yılı içinde konvansiyonel bankalar ile aynı seviyedeydi. Araştırmaya göre büyük İslami bankalar çeşitlilik, ölçek ekonomisi ve daha yüksek tanınma gibi sebepler yüzünden daha küçük olanlara göre daha iyi performans gösterdi. özetle İslami bankalar, kredi ve varlık büyümeleri konvansiyonel bankalara oranla iki misli fazla olmasına rağmen, kriz esnasında finansman ve ekonomik istikrara önemli bir katkıda bulundu.

Bunun sebebi de, daha yüksek ödeme kabiliyetlerinin olması ve çalışmanın yapıldığı ülkelerde İslami bankaların portföylerini krizden daha az etkilenen tüketici sektörüne daha büyük oranda borç vermelerinden kaynaklanmaktadır. Kriz esnasında İslami bankalar daha sağlam büyüdükleri için önümüzdeki dönemlerde bu sistem, pazardan daha fazla pay alacak gibi görünüyor. özetle faizsiz bankalar dünyanın birçok ülkesinde krizlerde büyük yaralar almadan çıkmayı başardı. Hiç kuşku yok ki bunun sebebi, faizsiz finans sisteminin spekülatif faaliyetlere girmemesi ve bünyesinde sentetik ürünleri barındırmamasıdır.


FAİZSİZ BANKACILIĞIN üSSü ORTADOĞU

Ortadoğu, faizsiz finans sisteminin ana merkezi konumunda ancak bölgedeki gelişmeler, bu sistemin geleceğini önemli derecede etkileyecek. Gerçekten de siyasi istikrarsızlıklar ve halk isyanları ile risk faktörü yükselen Ortadoğu ülkelerinde ekonomi kritik bir dönemecin içinde. öte yandan bu durum aynı zamanda önemli bir fırsatı da içinde barındırıyor. Zira bu durum petrol fiyatlarını tırmandırıyor. Bu da sözkonusu ülkelerin fonları üzerinde önemli bir kaldıraç etkisi meydana getiriyor. 220 milyar dolar civarındaki Gayri safi Yurtiçi Hasılası ile Mısır, bu konuda en çok sıkıntı çeken ülkelerin başını çekiyor. Fakat böyle bir durum 435 milyar dolarlık milli geliriyle Suudi Arabistan ve 240 milyar dolarlık milli geliriyle Birleşik Arap Emirlikleri gibi zengin ülkelerde sorun yaratmaz. Zira Suudi Arabistan dünya petrol rezervlerinin % 20 oranına sahip, dünyanın en büyük ihracatçısı konumunda. Körfez ülkeleri dünyanın diğer herhangi bir bölgesine oranla iki kat daha fazla petrol rezervine sahip.

özetle Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve BAE, Orta Doğu ekonomisini kumanda ediyor. Körfez ülkelerinin 2011 GSYIH miktarının 1.07 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Bu arada Dubai, ülkede ilk defa faizsiz sisteme uygun Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı oluşturdu. Birleşik Arap Emirlikleri ile Fransız Gayrimenkul Şirketi Eifeel firması arasında gerçekleştirilen ortak girişimle oluşturan faizsiz GYO ofis binaları, depolar, otoparklar gibi İslami kurallara uygun yatırımları içeriyor. Elde edilen gelirlerin yüzde 80’inin temmetü olarak dağıtılması öngörülüyor.

FAİZSİZ BANKACILIK SİSTEMİ NEDEN BüYüYOR?
Faizsiz finans, ya da dünyadaki yaygın tanımıyla İslami Finans Sistemi sürekli ve istikrarlı bir şekilde büyüyor. Dünyanın birçok ülkesi bu yeni sistemle tanışıyor, uygulamaya çalışıyor. Peki faizsiz bankacılık niçin bu kadar ilgi görüyor, sistem niçin sürekli büyüme trendi içinde ilerliyor?
ABD Kongre Araştırma Merkezi’ne göre (Congresional Research Centre) göre İslami finansman sisteminin böylesine geniş bir alana yayılmasının ve güçlü bir talep görmesinin arkasında birçok faktör bulunuyor:
1- Dünya nüfusunun dörtte biri Müslümanlardan oluşuyor. Dolayısıyla Müslüman tüketiciler, İslami bazlı finans ürünleri için talep ediyor.
2- Faizsiz finansman sistemine Müslüman olmayan iş yerlerinden ve yatırımcılardan da talep geliyor.
3- Bazı kuruluşlar, İslami finansman prensiplerini ihtiyatlı ve riskin dağıtıldığı bir yapı olarak görüyor. Diğerleri ise portföylerini çeşitlendirmek veya yeni sermaye kaynakları yaratmak için tercih ediyor.
4- İslami finansman geleneksel olduğu merkezlerde, Orta Doğu ve Asya ülkelerinde, petrol gelirlerindeki likiditedeki büyüme ve gelişme yatırımlarına olan ihtiyaç sebebiyle canlı bir yapı sergiliyor.
5- Nüfusunun çoğunluğu Müslüman nüfusu olmayan ülkeler de yeni sermaye kaynakları veya ticaret ve yatırımlarını nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerle geliştirmek için İslami finans ile ilgileniyor.


Kaynaklar:
– Katılım Bankaları 2010 kitapçığı
– Uluslararası Finans Servisi Londra (IFSL)
– IMF
– Amerika Kongre Araştırma Merkezi
– KFH
– Standard and Poor’s

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası