Son Haberler

Ekonomik kalkınmada sınır ticareti stratejik rol oynuyor

2011’in ilk 3 aylık döneminde Türkiye, tüm dünyaya yaptığı ihracatın yüzde 20’sini Ortadoğu ülkelerine gerçekleştirdi. Bu rakamlar sınır komşusu ülkelerle ticaretin, bölge ve Türkiye ekonomisi için stratejik önem arz ettiğini ortaya koyuyor.

ülkemizin son yıllarda yürüttüğü “Komşularla Sıfır Sorun” stratejisi belki de Cumhuriyet tarihi boyunca attığı en önemli adımdır. Komşularımızla, karşılıklı olarak güvenlik konularının dışında ekonomik, sosyal, siyasi ve diğer alanlarda daha sıcak ve güvene dayanan işbirlikleri yapmamız elbette ki tüm ülkemizi ilgilendirdiği kadar sınıra yakın olan bölgelerimizi daha çok ilgilendirmekte. Doğu ve Güneydoğu bölgemizin tamamını göz önüne aldığımızda tam 5 ülke ile sınırımızın olduğunu görmekteyiz; Suriye, Irak, İran, Ermenistan ve Gürcistan. Hal böyleyken bu ülkeler ile gelişen sıcak diyalogların Doğu bölgelerimiz için hayati derecede önemli bir fırsata dönüşebileceği bir gerçektir. Dünyada da sınır ticareti ile bölgeler arası farklılıkların giderildiği son derece önemli örnekler mevcuttur.
Sınır ticaretinin en önemli avantajlarından birisi malların kolay ve ucuza temin edilmesi diğeri ise iki ülke arasında barış, huzur ve karşılıklı güven ortamının oluşturulmasıdır. Bu iki önemli avantajın yanında bizim ülkemize özgü çok önemli bir avantaj, sınır ticaretinin bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltma ve istihdam yaratma gibi ekonomiye olumlu etkileri de bulunuyor.
Türkiye-Irak ve Türkiye-Suriye ilişkileri sayesinde bu iki ülkeye yapılan ihracat ve ithalat ile yatırımların sayısında önemli bir artış sağlandı. Doğu bölgelerimizin son krizlerden göreceli olarak daha az etkilenmesinin de altında, bu iki ülke ile yapılan sınır ticaretinin artması geliyor.
Ortadoğu sınır ülkeleri ile yapılan dış ticarette Türkiye otomotiv, elektrik, inşaat, elektronik, toprak ürünleri ve kimya sektöründe önemli rekabet avantajlarına sahip. Ortadoğu sınır ülkeleri Türkiye’ye nispeten ekonomik reformlara ve dış ticarette liberalleşmeye yeni başlamış oldukları için Türkiye, bu ülkelere ihracatında sanayi malları açısından avantajlı konumda. 2011 yılının ilk 3 ayında Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracat rakamlarına baktığımızda ülkemizden tüm dünyaya yapılan ihracatın % 20’sini oluşturduğunu görüyoruz. Ayrıca sadece Habur Sınır kapısından giriş çıkış yapan araç sayısı tüm sınır kapılarının % 42’sini oluşturuyor. Bölgeler arası eşitsizliğin giderilmesi noktasından tekrar bakarsak eğer, bu rakamlar Doğu ve Güneydoğu’nun, ihracat temelli gelişmesi için bulunmaz bir stratejik konuma sahip olduğunu bizlere tekrar hatırlatmaya yetiyor.
Sınır ticareti başka önemli bir sosyal problemimizin de çözülmesi açısından son derece kritik bir işleve sahip. O da; bölgede sıklıkla yaşanan göçleri engellemesidir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde göç olayını geriye döndürebilecek en önemli araçlardan birisi sınır ticaretidir. Ardahan, Kars, Erzurum ve Artvin başta olmak üzere doğu illeri sürekli göç veren iller. Bu anlamda sınır ticaretinin sürdürülmesi önem arz ediyor.
Sınır ticaretinin ekonomideki kayıpları devlet için vergi ve özel sektör açısından ise haksız rekabet şeklinde olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak toplum açısından ele alındığında Türkiye sınır ticaretinden kazanç elde etmektedir. Sınır ticareti Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri illerinde yapıldığı için bu bölgelerde gelişmişlik farklarını azaltmaya yardımcı oluyor.
Türkiye’nin, 2023 yılı için belirlediği ihracat rakamlarına ve ekonomik büyüklüğe ulaşmasında en önemli yol sınır ticaretlerinin geliştirilmesi ve sınır bölgelerinin büyük sanayi yatırımlarıyla desteklenerek birer cazibe merkezi haline gelmesini sağlamaktır. Hem doğu ve güneydoğu bölgesinin, hem de ülkemizin kazanması için komşularımızla gerçekleştireceğimiz her yönlü ticaret, bizleri istediğimiz noktaya taşımak için yeterli olacak.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası