Son Haberler

Uluslararası piyasalar ve Türkiye ekonomisi

ABD’de açıklanacak veriler ve FED’in, FOMC toplantısı Eylül’de piyasalar tarafından yakından izleniyor. Ortadoğu’daki gelişmeler de yakın takipte. Türkiye mali disiplinden taviz vermedikçe ciddi bir sorun yaşamayacak.

ABD Merkez Bankası’ndan (FED) gelen açıklamalar dünyadaki ekonomik gündemi belirlemeye devam ediyor. Son açıklanan FED toplantı tutanaklarında; üyelerin büyük çoğunluğunun, Başkan Bernanke’nin 85 milyar dolarlık varlık alım programında yavaşlatmanın bu yılın sonunda başlayabileceği yönündeki görüşlerini destekler nitelikte olduğu görülüyor. Bu çerçevede önümüzdeki bir, iki ay içinde gelecek veriler FED’in varlık alımlarını azaltma zamanını belirlenmesi açısından önem arz ediyor. FED Başkanı Bernanke’nin, ABD Kongre ve Senato’da yaptığı konuşmadan ve sonrasında açıklanan FED toplantı tutanaklarından net olarak anlaşıyor ki; FED gelecek makro verilere, ekonominin gidişatına ve görünüme göre acele etmeden çıkış stratejini belirleyecek.

Geçen ay ABD 10 yıllık faizi yüzde 3 seviyelerine yaklaştığını, gelişmekte olan para birimlerinde değer kaybının devam ettiğini ve başta gelişmekte olan borsa endekslerinin genel olarak gerilemesini sürdürdüğünü gördük.

çin’de ve Euro bölgesinde açıklanan son makro ekonomik veriler ise global büyümeye yönelik olarak azda olsa pozitif sinyal olarak algılandı.

Verilerde bu görünümün devamı aranıyor. çin’de açıklanan HSBC PMI imalat öncü endeksi beklentilerin de üzerinde artarak 47.7’den 50.1’e yükseldi. (Beklenti 48.3)

Eylül ayındaki gündeme bakacak olursak ABD’de 6 Eylül de açıklanacak olan Tarım Dışı İstihdam raporu ve İşsizlik oranı verisi ile FED’in, 17-18 Eylül tarihinde gerçekleştireceği FOMC toplantısı önem arz ediyor. Yine Ortadoğu’daki gelişmeler de yakın takip edilecek.

Türkiye’de ise Merkez Bankası Para Politikası Komitesi faiz koridorunun üst bandını 50 baz puan artırarak borç verme faiz oranını yüzde 7.75’e çıkardı. Ardından da Merkez Bankası ek parasal sıkılaştırmanın devam edeceğini açıklayarak, kur üzerindeki baskıyı hafifletmeye çalıştı. Ancak Dolar’ın global piyasalarda değerlenme isteği, kur üzerindeki baskıyı artırmasını sağlıyor. Küresel risk iştahında kalıcı bir bozulma olmadan, Merkez Bankası’nın faizlerde ölçülü adım dışında bir yükselişe gitmesi beklemiyoruz. Merkez Bankası toplamda 120 milyar dolarlık rezervleri ile güçlü konumunu koruyor. Dolarda oluşabilecek oynaklıklara karşı Merkez Bankası gerekli müdahaleleri yapacak güçtedir.

Türkiye’de cari açık açısından önem arz eden petrol fiyatları Ortadoğu bölgesindeki son gelişmeler üzerine bir miktar yükselse de alınan tedbirlerin etkisiyle 2013 yılı beklentisi olan 60 milyar dolar seviyelerini aşmasını zor görüyoruz. Mali disiplinden taviz verilmediği ve mali tablo gücünü koruduğu sürece piyasalarda yaşanan bu dalgalanmalardan ülkemizin kalıcı olarak etkilenmeyeceğini düşünüyoruz.

Alper Nergiz
GCM Menkul Değerler
Genel Müdürü

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası