Son Haberler

IMF ve IMF`siz ekonomi

Türkiye, IMF’den bugüne kadar 49.6 milyar dolarlık kredi kullandı. Son taksit olan 421 milyon dolar 14 Mayıs 2013 tarihinde ödenerek, Fon’a olan borç tamamen kapatıldı. Türkiye artık Fon’a kredi sağlayan ülkeler grubuna girdi.

IMF (International Money Fund), 1944 yılında kurulan uluslararası bir finans kuruluş. 188 devlet bu finans kuruluşuna üye ve sermayedar durumunda. ülkeler koydukları sermaye oranında yönetimde söz ve yetki sahibi oluyor. Kurumun merkezi Amerika Birleşik Devletleri’nde olmasına rağmen, Başkanlar Avrupa ülkelerinden seçiliyor. Bu şekilde bir nevi denge sağlama amacı güdülüyor. IMF‘nin kuruluş amacı; üye ülkelerin karşılaştığı geçici ödemeler dengesi krizlerini gidermek ve onların ithalat kısıtlarına gitmelerini önleyerek dünya ticaretinin daralmamasını temin etmektir. IMF uzun yıllardan beri mali yönden sıkıntıya düşen ve ödemeler dengesi sorunları yaşayan ülkelere kısa vadeli borç veriyor, böylece ödemeler dengesi alanında karşılaştıkları sorunları hafifleştirmek amacıyla bu ülkelere döviz aktarılıyor.

ülkemiz 1947 yılında IMF‘ye üye oldu. 1961‘den başlamak üzere 19 kez stand-by anlaşması çerçevesinde ödemeler dengesi sorunlarını çözmek için IMF kaynaklarına başvurdu. Bu istikrar programları kapsamında IMF, Türkiye’ye toplam 56.9 milyar dolar destek taahhüt etti, Türkiye ise bu imkanın 49.6 milyar dolarını kullandı. En son stand-by anlaşması 2001 krizi sırasında yapıldı ve 17.8 milyar dolarlık IMF kaynağı kullanıldı. Bu kredinin son taksiti olan 421 milyon dolar 14 Mayıs 2013 tarihinde ödenerek Türkiye’nin, Fon’a olan borcu tamamen kapatıldı. Bundan böyle IMF‘nin üyesi olarak Fon’a kredi sağlayan ülkeler grubuna girmiş bulunuyoruz. Türkiye, IMF’nin talep etmesi halinde toplamda 5 milyar dolarlık kredi sağlayabileceğini de taahhüt etti. Kredi alan konumundan, kredi veren konumuna geçmiş olduk. Bu durum uluslararası arenada Türkiye’ye itibarlı bir yer kazandırmanın yanında, uygun maliyetlerle uzun vadeli finansman bulma konusunda da ciddi avantaj oluşturdu.

IMF‘ye ödenen son taksitten sonra IMF Türkiye Daimi Temsilcisi; “Türkiye’nin, IMF‘de giderek daha etkin bir rol alması ile birlikte mevcut küresel ekonomik zorlukların çözümüne yönelik uluslararası düzeydeki yakın çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde de devam edeceğini umuyoruz” şeklindeki açıklamayla Türkiye’nin, dünya ekonomik gelişimine katkısına dikkat çekti. Bugün gelinen noktada, IMF‘nin desteğine muhtaç olmayan bir konumu yakalamış durumdayız. Hazinenin borçlanma faizleri yüzde 5‘ler civarında: Reel anlamda negatif faiz. Hatta oranda düşme eğilimi devam ediyor.

Enflasyonumuz son 44 yılın en düşük oranı olarak yüzde 6‘larda. ülkemizin risk primi kredi temerrüt takas primi rakamları en düşük seviyelerinde. Bütçe açığımız yüzde 2‘ler seviyesi ile Maastricht kriteri olan yüzde 3‘ün altında. Kamu borç stokumuzun milli gelire oranı yüzde 36. 2012 yılında yüzde 2.2 büyüdük; bu yılki hedefimiz yüzde 4. Cari açık hariç tüm finansal göstergeler olumlu ve makul gelişim sürecinde.

Diğer taraftan 2023 için dünyanın 10. büyük ekonomisi olma, kişi başı milli geliri 25.000 dolara çıkarma, ihracatımızı 500 milyar dolara taşıma ve İstanbul’u uluslararası finans merkezleri arasında ilk 10’a sokma hedeflerimiz var. Dolayısıyla yukarıda ifade edilen hedeflere ulaşmak için bugün itibariyle yakaladığımız ekonomik istikrarı sürdürmek ve daha ileri aşamalara taşımak zorundayız. özellikle cari açık ve ödemeler dengesinin sürdürülebilir olması hayati önemi haizdir. Bu konuda bozulmaya hiç ama hiç tahammülümüz yok. Aksi halde bütün gayret ve fedakarlığımız bir kez daha yok olabilir, kredi ve istikrar programı için yeniden IMF’nin kapısını çalmak zorunda kalabiliriz.

Osman AKYüZ

Türkiye Katılım Bankaları Birliği
Genel Sekreteri

akyuz@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası