Son Haberler

İşletmede gelişimi nasıl engelleriz!

Başarının tanımlanmış kesin formülü yoktur! A şirketi için geçerli olan uygulama, B şirketi için aynı başarıyı getirmeyebilir. Ya da 10 yıl önce uygulamaya alınan süreç, bu yıl aynı başarılı sonucu vermeyebilir.

İşletmelerin gelişiminin önündeki engeller konusunda herkesin söyleyeceği pek çok şey vardır. Bunların hepsi doğrudur, hepsi yanlıştır. çünkü başarılı olmanın (gelişimin) önceden tanımlanmış kesin bir formülü yok. Ama pek çok deneyim, ya da fikir sahibinin ifade ettiklerinin ortak bileşenleri, doğruları vardır. Her bir görüş, faaliyet gösterilen piyasaya, konjonktüre, sektöre, şirketin yönetim / sermaye yapısına – büyüklüğüne – ürettiği mal ya da hizmete – inovasyon gücüne vs. bağlı olarak, hatta zamana göre değişkenlik gösterir. A şirketi için geçerli olan bir uygulama, B şirketi için aynı başarıyı getirmeyebilir. Ya da on yıl önce uygulamaya alınan bir süreç, bu yıl aynı başarılı sonucu vermeyebilir.

Gerek kalite yönetim sistemi uygulamalarında bulunmuş, gerekse finans sektöründe, değişik bölümlerde yönetici olarak uzun yıllar görev yapmış biri olarak kendi bilgi ve deneyimlerime göre, işletmelerin gelişiminin önünde fren vazifesi yapan unsurları aşağıdaki başlıklar altında toplayabilirim.

•Netleştirilmiş bir vizyona sahip olunmaması, bir anlamda gerek ortaklar ve gerekse yöneticiler için işletmenin geleceğinin fotoğrafının (işletmenin hayali) çizilmemiş olması,

•Stratejilerin, hayali çizilmiş olan fotoğrafa uygun bir şekilde belirlenmemesi, yani sandalın ön tarafındakilerin kuzeye, arka taraftakilerin güneye kürek çekmesi,

•Sağlam bir öz kaynak yapısına sahip olunmaması, bunun için elde edilen karın öz kaynağa ilave edilmesi yerine doğrudan ya da dolaylı / örtülü bir şekilde sürekli olarak sermayedarlara dağıtılması,

•Global dünyayı algılayamamış olunması, üretilen mal ya da hizmetin dünyanın öbür ucundaki bir işletmeden daha pahalı olmasına rağmen, zamanında tedbir alınmaması, (rekabet gücü) •İçinde bulunulan piyasa ve de rakiplerin sonuçlarının iyi analiz edilmemesi, yakinen izlenmemesi, (bencmarking)

•Müşteri ihtiyaç ve beklentilerine uygun (müşteri odaklı), hatta onu aşan bir yönetim anlayışına sahip olunmaması,

•üretim etkinliği – verimliliği ve inovasyon gücünü artıran teknolojik yatırımlardan uzak durulması, bunun bir gider kalemi olarak görülmesi,

•İnsan ve eğitime yapılan harcamaların, yanlış bir şekilde, tasarruf unsuru olarak görülmesi, asıl verimliliğin kaynağının insan olduğunun unutulması, (önce insan)

•çalışanların her birinin işiyle ilgili olarak aklını ortaya koyabileceği ve sinerji (2 + 2 = 5) yaratabileceği bir atmosferin oluşturulamaması, yeni fikirlerin ödüllendirilmemesi ve hatta bazen personelin görüş beyan ettiği için açıkça veya dolaylı olarak cezalandırılması,

•Yatay ve dikey iletişimin iyi işlememesi, bir anlamda iletişim alanında elektriğin sık sık kısa devre yapması,

•Doğru işleyen tedarik (alım) sisteminin kurulmamış olması, haricen alınan mal ve hizmetin gerek maliyet ve gerekse kalite kontrolünü sağlayacak bir yapı oluşturulmaması, (minimum maliyet – kaliteli girdi)

•Harcamaların ucunun açık olması – kurallara tabi olmaması, kullanılmayan mal ya da hizmet satın alınması, (tersten bakacak olursak, alınanın ise kısmen ya da tamamen kullanılmaması) diğer yandan etkili bir maliyet yönetim sisteminin kurulmamış olması,

•Yasalara uyulmayarak çeşitli konularda cezalara maruz kalınması, bunun yanında yasaların boşluklarından şirket lehine yararlanılamaması, (muafiyetler – teşvikler vs.)

•Sağlam bir satış ağı ve dengeli dağıtılmış bir müşteri portföyü yaratılmamış olması,

•Tüm paydaşları (sermayedar – ortak – müşteri – tedarikçi vs.) mutlu eden bir yönetim anlayışına sahip olunmaması, (karlılık – iyi ücret – teşvik primleri vs.)

•Organizasyonu yormayan, süreç tetkikini öne çıkartan hataları önleyici bir denetim modelinin kurulmamış olması, (risk gerçekleştikten sonraki denetim, sadece bir durum tespitidir)

Bütün bunların takibini yapacak lider bir yönetim ve bu yönetimi takip eden, şirket vizyon ve stratejilerine kenetlenmiş sağlam bir kadronun bulunmaması durumları, hiç kuşku yok ki sağlam bir fren sistemi yaratır, gelişimi önemli ölçüde engeller, hatta duvara çarpılması sonucunu doğurabilir. Bu arada saydığımız bu engellerin her birinin kaldırılması o kadar kolay değildir. çünkü her bir engelin kaldırılması için önemli çalışmalar yapılması gerekir. örneğin; Müşteri Odaklı bir şirket olmak bile günlerce, hatta aylarca çalışma / kaynak ihtiyacı ortaya çıkarır. O halde yapılması gereken belirli bir plan içerisinde, zamana bağlı olarak her bir fren unsurunu ortadan kaldıracak bir yapı/ sistem kurmaktır. Aksi halde bu saydıklarımızdan bir tanesi bile geminin su almasına yeter de artar bile…

Vizyon

Şaban çağıran

Denizbank A.Ş. Genel Müdürlük / Grup Müdürü

cagiran@turcomoney.com

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    Şükran Şankazan
    9 Eylül 2014 17:47 -

    Mal ve hizmet üretiminde Standartların oluşturulmaması

  • Site Haritası