Son Haberler

İşletmelerde vade yönetimi neden önemlidir?

Pek çok firma vade yönetimini iyi bilmemekten, ya da vade yönetimini etkili uygulayamamaktan dolayı batıyor. Şirketler için hayati önem taşıyan bu konu asılnda bireyler ve ülkeler için de geçerli.

İşletmelerde vade yönetiminin üzerinde her nedense pek durulmaz. Bu kavram literatürde de çok fazla kullanılmıyor. Aslında “Vade Yönetimi” çok ama çok önemli. Peki, nedir vade yönetimi? Genel manada, işletmenin borçlarının vadesinin, alacaklarının vadesinden uzun olmasını sağlayacak bir sistemdir. Ya da bunun tersi durum, yani alacaklarının vadesinin, borçlarının vadesine göre kısa olması durumudur.

25 yıllık finans sektörü deneyimimin yaklaşık 10 yılı Banka Teftiş Kurulu’nda geçti. Ayrıca ülkemiz ve dünya piyasalarını da yakından takip etmeye çalışıyorum. Yüzlerce batan veya zor duruma düşen işletmeleri yerinde/yakinen inceleme fırsatım oldu. İnanın, batan firmaların pek çoğunun vade yönetimini iyi bilmemelerinden, ya da vade yönetimini etkili uygulamadıklarından battıklarını gördüm. Aslında bu durum bireyler, hatta ülkeler için bile geçerli.

Firmaların çoğu zaman aktifinin (varlıklar + alacaklar), pasifinden (borçlar + özkaynaklar) fazla olmasına rağmen batmalarının neredeyse tek nedeni, vade yönetim yanlışlığıdır. Bu durumdaki işletmeler mecburen sürekli kısa vadeli kaynak peşinde koşarlar, vade kısaldıkça faiz oranları, bir anlamda maliyetleri de artar ve bu şekilde işletme üzerindeki vade baskısı artar. Ve bir dönem sonra vade çevrilemez, içinden çıkılamaz hale gelir.

Vade yönetimini uygulamak işletmenin bu konuya odaklanmasıyla çok yakından ilişkilidir. Ama piyasa, sektör, konjonktür, rekabet, satış baskısı daima buna izin vermeyebilir. Bu nedenle şartların uygun olmadığı zamanlarda vade yönetmi kolay olmayabilir.

İşletmenin özkaynağının güçlü olması, vade yönetiminde daha rahat davranmasına neden olabilir. Yani özkaynak güçlü ise uzun vadeli alacaklara ve kısa vadeli borçlara dayanma gücü bir dönem için artabilir. Ama özkaynaklar güçlü değilse, uzun vadeli alacak, kısa vadeli borç yapısı işletmeye önemli sorunlar getirebilir. özkaynağa bağlı hareketler süreklilik arz edemez. çünkü kaynaklar daima sınırlıdır, sonsuz değildir. Vade yönetim politikası, prensip olarak barcun alacağa göre daha uzun vadeli olması yönünde olmalıdır.

Geçmişte çok örneklerini gördüm. Eminim siz de gözlemlemişsinizdir. özellikle perakende sektöründe müşterilerine 24 ay, 36 ay vadeli ürünler sattıktan sonra, elinde milyonlarca TL’ lik uzun vadeli çek/senet olmasına rağmen, aldığı malların vadesinin (borcuunun) daha kısa olması nedeniyle önemli sorunlar yaşayan işletmeler çoktur. Ve bu işletmeler sonunda maalesef batmaya mahkum olurlar.

Vade yönetimi için birkaç rasyoya bakmak ve yakından takip etmek gerekir. Cari Oran dediğimiz “Kısa Vadeli Borçlar / Döner Değerler” oranı çok önemlidir. Bu oranın ortalama 1,5 civarı olması normaldir. Bu oranın 2 ve üstü olması da işletmenin atıl fon bulundurduğu anlamına gelir ki bu da çok tercih edilmez. Cari oranı tek başına değerlendirmek yeterli olmayabilir. Bunun yanında Stok Devir Hızı ve Alacakların Devir Hızına da bakmak gerekir.

Stok Devir Hızı, “Satılan Mal Maliyeti (SMM) / Ortalama Envanter” formülüyle hesaplanır. İşletmenin üretip stokta tuttuğu malları ne hızla sattığını gösterir. Bu oran ne kadar yüksekse o derece olumludur. Stok devir hızının yükselmesi stok maliyetlerini azaltırken, aynı zamanda işletme sermayesi ihtiyacını da azaltır.

Alacakların Devir Hızı, “Net Satışlar / Ortalama Ticari Alacaklar” formülüyle hesaplanır. İşletmenin satışlardan doğan ticari alacaklarının ne hızda tahsil edildiğini (nakite çevrildiğini) gösterir. Oranın yüksek olması olumludur. Oranın yüksek olması şirketin işletme sermayesi ihtiyacını azaltırken, düşük olması işletme sermayesi ihtiyacını yükseltir.

Yukarıdaki formülden çıkan sonuç çarpan olarak nitelendirilir. örnek olarak 5 çıkması halinde, net satışların ortalama ticari alacakların 5 katı olduğunu gösterir. Alacak devir hızını gün olarak hesaplama için 365’i yukarıdaki formülden çıkan rakama bölmek gerekir. 365/5= 73 gün. Alacak devir hızı gün olarak hesaplandığında yukarıdakinin tersine, gün sayısının küçük olması tercih edilir
Yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız förmüller sadece örnek olarak verilmiş olup, bundan başka rasyolarla da vade yönetimine ilişkin izlemeler/kontrroller yapılabilir.

Sonuç olarak, sektörü veya konusu ne olursa olsun tüm işletmeler vade yönetimine mutlaka önem vermeliler, konu üzerinde yoğunlaşmalılardır. Eğer uzun yaşamak istiyorlarsa, vade yönetimine çok ama çok dikkat etmelidirler.

Şaban çAĞIRAN
Denizbank A.Ş Genel Müdürlük / Grup Müdürü

2 Yorum

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

  • Ekrem Öncü
    2 Şubat 2012 21:12 - Reply

    Şaban Bey tüm yazılarınızı hayranlıkla okuyoruz. Sağolun efendim

  • mehmet sürmeli
    22 Şubat 2012 15:26 - Reply

    tebrikler.makaleniz küçük ve orta ölçekli işletmelerin satış politikaları için çok önemli…vergi vermemek için vadeli satış ve alacak kayıtlarını tezgah altında tutarsan ipin ucunu kaçırır tabiki batarsın…

  • Site Haritası