Son Haberler

İstikrar ve ekonomide yeni hedefler

İçinde bulunduğumuz ekonomik ortamda 5 ay içinde iki defa seçim atmosferi yaşıyoruz. Gelişmiş ekonomiler için dahi oldukça yük getiren bir atmosfer olarak düşünülebilir. Burada yapılması gereken en önemli konu , seçim ortamını sağlıklı atlatabilmek için ekonomiye odaklanmalıyız.

Geçtiğimiz 4 yıla baktığımızda ekonomimiz ortalama yüzde 4 büyüme gösterdi . Sözkonusu oran, Avrupa Birliği dahil tüm gelişmiş ülke büyüme oranlarının üstündedir.

Son gelişmeler ışığında orta vadeli program hedefleri yenilendi, 2016 yılı için yüzde 4 büyüme hedefleniyor. Gelişmeleri pozitif bakış açısıyla değerlendirirsek öngörülen hedefe ulaşılması fazlasıyla mümkün. önümüzdeki dönmede iç siyasi belirsizliğin azalması, global ölçekte özellikle en büyük ticari ortağımız Avrupa Birliği’nin yeniden makul büyüme oranlarına ulaşması, finansal piyasalardaki dalga boyunun ve jeopolitik risklerin gün geçtikçe azalma eğilimine girmesi ve nihayetinde içinde bulunduğumuz coğrafyada sorunların çözülmesi sonucu çevre ülkelere ihracatımız misliyle artabilecektir.

Yürütülen algı operasyonunun tersine , FED’ in faiz artırımının ekonomi üzerindeki etkisinin sınırlı kalması ile büyümenin finansmanında yabancı sermaye girişinin belirli bir katkı sağlayacağı beklenebilir.

üRETKEN ALANLARA YöNELİK YATIRIMLAR DESTEKLENMELİ

Orta vadeli programda (OVP) 2017 ve 2018 yılları için büyüme sırasıyla yüzde 4.5 ve yüzde 5 olarak hedefleniyor. Sözkonusu hedeflerde üretken alanlara yönelik yatırımlarla desteklenen ve daha çok yurt içi tasarruflarla finanse edilen verimlilik artışına dayalı büyüme stratejisiyle, ihracata dayalı hedeflerle de desteklenerek kolaylıkla ulaşılabilecek oranlardır.

Hedeflenen büyüme oranlarına yönelik ana strateji, özel sektör öncülüğünde dışa açık, rekabetçi ve ileri teknolojiye önem veren üretim yapısının geliştirilmesidir. Bununla birlikte özel tüketimde ise kontrollü bir artışın hedeflendiği görülüyor.

Startejik hedeflere uygun olarak imalat sanayi yatırımlarının desteklenmesi, ekonomi içinde payının yükseltilmesi ve işgücü verimliliğinin arttırılması büyümenin sürdürülebilirliği ve ekonominin global rekabetteki konumunun güçlendirilmesi açısından son derece önemlidir. Bu bağlamda imalat sanayinde AR-GE tabanlı inovatif , çevreye duyarlı ve yüksek katma değer yaratacak üretim yapısı desteklenmekle birlikte markalaşma süreci özellikle global anlamda desteklenecektir. Bunlara ilave olarak program hedefine ulaşma yolunda yeni yatırımların gerçekleştirilmesi, ihracatın arttırılması ve teknolojik gelişme için mevcut teşvik politikalarının etkin şekilde uygulanacağı ve ihtiyaçlara uygun olarak yatırım teşvik sisteminin gözden geçirileceği görülüyor.

Tüm bu hedeflere ulaşılabilmek için en çok ihtiyaç duyulan konuların başında yüksek ve moral motivasyon geliyor. Moraller yüksek tutulduktan sonra heyecanla öngörülen hedeflere ulaşabilme için her bireyin üzerine düşeni yapacağından eminiz.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası