Son Haberler

Türkiye`nin büyüyen sektörü: Filo kiralama

140 bine yakın aracın kiralandığı sektör, 5 milyar TL’lik hacmiyle de müthiş bir güç kazanmış durumda. Müşterilerine birbirinden kazançlı, ekonomik seçenekler sunması sektörü vazgeçilmez kılıyor. İşte ‘Operasyonel Filo Kiralama’ sektörü ve sunduğu o müthiş avantajlar.

Kısa zamanda Türkiye’nin büyüyen sektörleri arasına girmeyi başaran operasyonel filo kiralama şirketleri, her geçen gün adından daha fazla bahsettirmeye başladı. Sunduğu birbirinden avantajlı seçeneklerle, büyük iş dünyası başta olmak üzere hemen her kesimin dikkatini çeken sektör, Anadolu’dan da gelecek taleplerin artmasıyla birlikte, önümüzdeki yıllarda da adından sıkça söz ettireceğe benziyor.

FİLO KİRALAMA NEDİR?
Filo kiralama şirketleri, Türkiye’de operasyonel leasing iş modeline göre faaliyetlerini yürütüyor. Operasyonel kiralama, ekipmanın mülkiyetinin anlaşma sonunda kiralayanda kaldığı bir iş modeli olması nedeniyle hem finansal hem de varlık risklerini bir arada taşıyor.

Kiralama süresinin bitimine kadar geçen süre finansmana ait faiz, kur gibi tüm piyasa risklerini, kiralama dönemi sonunda araç şirkete geri döndüğünde de rayiç değerinin (kalıntı değeri) ne olacağı varlık riskini içeriyor. Sektörde genellikle araçlar sıfır km olarak satın alınıp müşterilerine genellikle 3 yıllık standart vadede kiralanıyor.

Bireysel kiralamalardan ziyade daha çok kurumsal müşterilere yönelik faaliyetlerini uzun vadeli “operasyonel leasing” kapsamında yürüten şirket müşterilerinin yaklaşık % 95’i kurumsal, % 5’ise bireysel ağırlıklı. Uzun vadeli kiralama yanında, bazı filo kiralama şirketleri günlük kiralama şeklinde de faaliyetlerini yürütüyor.

‘’Operasyonel Kiralama Yönteminde’’ ekipmanın mülkiyeti anlaşma sonunda Leasee de değil Lessor de kalıyor. Vade boyunca Leasee kiralamaya konu ekipmanı kendi bilançosunda gösteremediği için amortismanından da faydalanamıyor ancak, lessor tarafından gönderilen aylık faturalardaki tutarı masraf gösterip kendi vergi matrahından düşürebiliyor.

Operasyonel Kiralama işleminde sözleşmeler belirli bir süreyi kapsa da önceden belirlenen ihbar süreleri içerisinde leaseenin ihbarda bulunması halinde, kiralama dönemi sona ermeden kira sözleşmesi feshedilebiliyor.

Dolayısıyla, operasyonel kiralama işlemlerinde kiracıya sözleşmeyi iptal hakkı tanınmakta, dolayısıyla teknolojik açıdan demode olmuş makine ve teçhizatı geri verebilme imkânı sağlanıyor.

Sektörün Türkiye’deki Tarihçesi ve büyüklüğü
Türkiye’de 70’li yıllarda sadece yabancı turizme hizmet verecek şekilde oluşan ve operasyonel leasing kuralları dışında, daha çok kısa vadeli günlük kiralamalar şeklinde faaliyetlerine başlayan sektör, daha sonra şu andaki faaliyet şekline 2000’li yılların başından itibaren dönüşmüş ve var olan gelişim potansiyeli sebebiyle yabancı kuruluşların da hayli ilgisini ve yabancı sermayesini çekmiş dinamik bir sektör olarak dikkat çekiyor.

Aktif Büyüklüğü 5 milyar TL olan ve Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği – TOKDER adı altında bir birlik oluşturan olan sektörde 3,500’e yakın, 500 adede kadar kiralanabilir aracı olan şirket bulunuyor. 500 ile 1.000 arasında aracı olan şirket sayısı ise on ile on beş civarında değişiyor.

RAKAMLARLA FİLO KİRALAMA
Türkiye’de araç kiralama sektörü, 125 bini operasyonel, 15 bini günlük olmak üzere toplamda 140 bin araç ve yaklaşık olarak 5 milyar TL’lik bir aktif büyüklüğü sahip. Operasyonel kiralamanın, kurumsal araç tedarikinde en çok tercih edilen yöntem olmuş ve son beş yıl içerisinde % 42‘lik bir büyüme gerçekleştirmiş.

Günlük kiralamanın da Türkiye‘nin turizmde yaptığı atılımların sonucunda önemli gelişmeler kaydediyor. Kiralama sektöründe 2003 yılında 21 bin olan araç sayısı, 2008 yılsonu itibariyle 140 bin adede ulaş. Son üç yılda satılan binek araçların % 14‘ünün kiralama şirketlerine satıldı. Türkiye‘de el değiştiren 2 milyon aracın sadece 60 bin adedinin kiralama firmalarından satıldığı vurgulanıyor.

Piyasa otoriteleri, sektörün potansiyelini 800.000 araç olarak öngörüyor. Sektör direkt olarak 10.000, indirekt olarak da 100.000 civarındaki kişiye istihdam imkânı sağlamış durumda.

SEKTöR HIZLI BüYüYECEK
Operasyonel filo kiralama sektörü Türkiye’de önümüzdeki yıllarda hızla büyüyecek sektörler arasında gösteriliyor. Sektörle ilgili Avrupa Birliği’nde 2 kişiye, Türkiye’de ise 12 kişiye bir araç düştüğünden yola çıkılırsa orta vadede bu rakamlara ulaşılması muhtemel gözüküyor. Dolayısıyla otomotiv sektörü için Türkiye önemli bir pazar konumunu sürdürmekte ve bu durum pazarın filo kiralama sektörüne düşen payını hızlıca artıracağına kesin gözüyle bakılıyor.

SEKTöRüN RİSK VE FIRSATLARI
2010 ve devamında ekonomik canlanmanın yanı sıra sektördeki fiyat ve hizmet rekabetiyle 2011 yılında nispeten iyi bir yıl geçiren filo kiralama şirketleri, ticari araçlara getirilen belge zorunluluğu nedeniyle uğradığı kayıpları da başka enstrümanlarla gidermeye çalışıyor. Filo kiralama şirketlerinin elinde bulunan toplam 7-8 bin adet hafif ticari araç, bu karardan olumsuz etkilenmiş olması nedeniyle bu araçların büyük çoğunluğu müşteri şirketlere satılmış durumda.

Yaklaşık 125 bin araçlık bir büyüklüğe ulaşan operasyonel filo kiralama sektörü, küçük oyuncuların sayısının giderek azalmasıyla birlikte bir anlamda kendi içinde konsolidasyona gidiyor.

Küçük oyuncular olarak nitelenen iş hacmi düşük şirketler, birer birer pazardan çekilmeye başlarken, sektörde özellikle ana işi kiralama olan firmaların yeri sağlamlaşıyor. Sektörün önümüzdeki 3 yıl içerisinde önemli ölçüde büyüyeceği, 2015 yılına kadar Türkiye’deki araç sayısının 12,5 milyon adede, filo araçlarının payının ise 2,3 milyon adede yaklaşacağı tahmin ediliyor.

Aracın kiralama dönemi sonundaki tahmini değerini oluşturan “kalıntı değeri “İşlemin karlılığını en büyük ölçüde etkileyebilecek faktör olarak dikkat çekiyor. Aracın ne şekilde ve hangi bölgelerde kullanılacağı, kullanım km’si, enflasyon, kur ayarlaması ve vergi oranları gibi değişkenler yapılacak tahminlerde sapma oluşturabiliyor. Kalıntı değerin tahmin edilenden yüksek gerçekleşmesi şirketin karlılığını arttıracağı gibi aksi bir durumda zarar edilmesine neden olabiliyor. Rekabet edebilmek uğruna rasyonel olmayan gerçek dışı kalıntı değer tahminlerinde bulunmak, sektörün en önemli risk.

Kiralama işlemi ile ilgili olarak araç satın alma işleminde KDV ödemesi yapılıyor. ödenen bu bedel işlem bazında kira tahsilatları ile mahsup edilmeye başlanıyor ve kiralama süresi sonunda kalan bakiye varsa da aracın satışı ile tahsil edilen KDV ile geri alınıyor.

Kiralama şirketleri KDV’yi finanse etmekte ve kendisine yüksek tutarda bir finansman yükü doğuruyor. Operasyonel kiralama faaliyetleri için tam bir mevzuat düzenlenmesi bulunmamakla beraber, Temmuz 2003’te yapılan yasal değişiklikle leasing işlemleri genel olarak cazip hale gelmesine rağmen 2007 yılı sonunda KDV düzenlemelerinde yapılan değişiklikle bu cazibe azaltılmış. Diğer taraftan ‘Operational Leasing’ işlemlerinde en temel mesele malın kiralanacağı dönemin başlangıcında dönem sonundaki değerini doğru tahmin edebilmek. Zira araçlar zaman içinde yaş, kilometre, modelin yenilenmesi ve kazalara bağlı olarak yüksek değer kaybına uğruyor ve dolayısıyla da operasyonel filo kiralama türünde 2.el araç satış fiyatlarındaki düşme riski, tamamen leasor’ün üzerinde kalıyor Ancak, bilindiği üzere dünyada 2.el piyasa itibari ile en gelişmiş pazarlar genelde kara taşıtları pazarları olduğu için aracın kiralanacağı tarihte, dönem sonunda oluşacak 2.el fiyatlarını tahmin etmek diğer makine ve ekipmanlar için daha kolay olabiliyor ve bu nedenle fiyat düşme riskinden kaynaklanacak risk de önlenebilecek hale geliyor.

turkiyenin_buyuyen_sektoru_filo_kiralama_3.jpg

Bankacılık Raporu, JCR Eurasia Rating
Araştırma Grubu‘nun katkılarıyla hazırlanmıştır.

HABERİN DEVAMI TURCOMONEY‘DE!
TURCOMONEY NİSAN 2012 SAYISI, YAYSAT BAYİLERİNDE!
AYRICA D&R, REMZİ KİTABEVİ, KABALCI KİTABEVİ VE NT MAĞAZALARINDA…

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası