Son Haberler

iSTANBUL`UN CAZİBESİ ARTACAK

Binlerce yıllık tarihiyle çağların tanıklık ettiği İstanbul; geçmişten günümüze şairlere, yazarlara hep ilham kaynağı oldu. Büyüleyici güzellikleriyle herkesin hayranlığını kazanan şehir; ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda önemini giderek arttırıyor.Geçmişten bugüne taşıdığı kıymetli mirasla dünyanın marka şehirleri arasında yer alan İstanbul, Asya ile Avrupa’yı birleştiren stratejik konumunu uluslararası finans merkezi hedefiyle perçinliyor.Dünyada en çok görülmesi gereken şehirler listesinde yer alan ve mega projelerle daha da gelişen şehir, yeni yatırımlarla cazibesini arttırıyor.Dünyadaki birçok ülkeden daha büyük olan şehri konuşmak için kentin anahtarını taşıyan İstanbul Valisi Vasip Şahin ile bir araya geliyoruz. Röportaj talebimizi nezaketle ve hızla yanıtlayan Vali Şahin ile konuşmaya başlarken; yönetici ile yönetilenler arasındaki ilişkiyi sorduğumuzda;”yönetilenler ne ise yönetici de odur” şeklinde yorumlayabileceğimiz çarpıcı bir tespitle söze giriyor ve konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Süt ne ise kaymak da odur. Kendine güvenen yönetici, halk ile iç içe olur. Kendine güvenmeyen ise eksiklerim ortaya çıkar korkusuyla halk ile arasına anlamsız mesafeler koyar. Devlet, otorite sağlamak adına da olsa çatık kaşlı olmak zorunda değildir. ” İşte büyülü şehre dair İstanbul Valisi Vasip Şahin ile yaptığımız özel söyleşi ve aldığımız yanıtların diğer ayrıntıları:

Dünyanın en önemli metropolleri listesinde yer alan İstanbul’un Valisi olarak, bu şehre dair hedefleriniz veya hayalleriniz nelerdir?

Binlerce yıllık tarihe ve zengin kültüre sahip, üç büyük imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul’a Vali olmak ve İstanbullulara hizmet etmek benim için şeref ve onur vesilesidir. İstanbul’un sorunlarını bütünsel olarak çözüm kavuşturmak temel amacımızdır. Ekonomik potansiyele bağlı ithalat, ihracat bölgesi ve finans merkezi olmanın yanı sıra İstanbul; kültür, turizm, spor, sağlık ve sanat şehri kimliğiyle de ön plana çıkıyor. İstanbul’un, dünyanın en önemli 10 şehrinden biri olma niteliğini kazanması hedefimizdir. Bu konuda elde edilecek başarı ülkenin kaderini değiştirecek önemdedir. Türkiye’nin en büyük kenti olan İstanbul, aynı zamanda Doğu Akdeniz, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslarda eşsiz bir kent olma özelliğiyle öne çıkıyor. Son 20 yılda uluslararası ilişkilerini geliştirecek birçok altyapı olanağına kavuşan İstanbul, ülkemizin dış dünyaya açılan penceresidir. Bu nedenle İstanbul için yapılan tüm çalışmalarda hedef; modern, güvenli ve insanca yaşanabilen, dünya kamuoyuna örnek alınabilecek bir şehir haline getirmektir. Bunun için; Ar- Ge desteğiyle teknoloji üreten, yeni teknolojileri kullanan, etkin bir lojistik sistemle bölgesel ve küresel pazara açılan insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyen, bilgi üreten bir yapı oluşturmak en önemli hedeflerimiz arasındadır.

MARKA ŞEHİR HEM ASYA HEM AVRUPALI

Size göre şehri öne çıkaran, farklı kılan en temel unsurlar nelerdir?

İstanbul’un en önemli özelliklerinden birisi kültür çeşitliliğidir. Her medeniyetten ve etnik yapıdaki dil ve dine sahip insanlar burada hoşgörü ortamında yaşamış ve yaşamaya devam ediyor. İki kıta üzerinde kurulu İstanbul; hem Asyalı, hem Avrupalı olmanın farklılığı ile öne çıkıyor. Bu güzel şehir eskiden olduğu gibi bugün de yeryüzünün önemli kültür, tarih, ticaret ve doğa merkezi olma özelliğini sürdürüyor. Kıtalar ve denizler arasında köprü olmanın sağladığı avantajlar ve kültürel birikimiyle İstanbul, bin yılı aşkın süredir dünya ticaretinin en önemli merkezlerinden biri.

İSTANBUL TüRKİYE’NİN KüçüK MODELİDİR

Birçok ülkeden büyük olan İstanbul’u yönetmenin avantajları / dezavantajları nelerdir?

Anadolu‘nun, deniz, hava ve kara kapısı durumunda bulunması nedeniyle hızla göç alan İstanbul, kontrolsüz ve plansız büyüklüğe ulaştı. Büyümenin dinamiğinden hız ve güç alan İstanbul’un sorunları, her seferinde yapılan hizmetlerin önüne geçti. İstanbul’un sorunlarının özünde bütün Türkiye’nin sorunlarını görmek mümkün. Türkiye’de yaşanan her türlü sorunun mutlaka İlimiz ile bağlantısı bulunuyor. Zira İlimiz, ülkenin küçük bir modelidir. Ancak İstanbul, mevcut potansiyelini dinamize edecek bilgi, yönetim ve deneyim ile sorunlarını aşabilecek durumdadır.

“Marka Şehir” olmak için nasıl bir vizyonla hareket ediliyor,ne tür eylem planları işleniyor?

İstanbul; dinamik nüfusu, nitelikli işgücü, hızla büyüyen ve gelişen ekonomisi, kültürel ve tarihsel birikimi, gelişmiş piyasaları, finansal ürün hizmet ve uygulama çeşitliliği, finans sektöründeki güçlü düzenleme çerçevesi ile dünyanın en önemli finans merkezleri arasındaki yerini almaya aday. İstanbul, Türkiye’nin doğal finans merkezi konumunda. AB üyeliği yolunda ilerleyen Türkiye, bölgesel konumu itibarıyla Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa bölgeleri için de önemli ekonomik büyüklüğe sahip bir ülke konumunda. Katma değeri yüksek ürün/ hizmet üretme kapasitesine sahip olan finans sektörü, önümüzdeki dönemde ekonomideki büyümenin itici gücü olacağından bölge finansal kaynaklarının toplanması ve yine bu bölgelere yönlendirilmesi konusunda İstanbul’un önemli bir merkez olma potansiyeli bulunuyor.

Türkiye, bugün gelinen noktada dünyanın en büyük 17.ekonomisi. Yapılan çeşitli uluslararası araştırmalara göre önümüzdeki 40 yıllık süreç içerisinde Türkiye, dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olacak. İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi (İFM) olması hedefi, 2007-2013 yıllarını kapsayan 9. Kalkınma Planında ve 2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planında yer alıyor. 2014 Yılı Programında İstanbul Finans Merkezi (İFM) Projesi stratejisinin oluşturulacağı yer almış ve sorumlu kuruluş olarak Kalkınma Bakanlığı belirlenmiştir. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda, İFM çalışmaları başlattı, katılımcı bir çalışma yöntemiyle Strateji Eylem Planı oluşturuldu. Mevcut finans merkezi olarak gelişen Levent-Maslak Aksı, ümraniye/ Ataşehir, Yenibosna Basın Aksı bölgesel olarak etüt edildi. çevre ve Şehircilik Bakanlığınca, Ataşehir ön plana çıkarıldı. Devam eden İstanbul Finans Merkezi kurulum çalışmalarının tamamlanmasıyla İstanbul’a ilgi daha da artacak.

Türkiye nüfusunun yüzde 18’ini, istihdam oranının ise yüzde 30’unu barındıran İstanbul’da istihdam ve nitelikli işgücünün arttırılması için ne tür adımlar atılıyor?

Dünyada olduğu gibi ülkemizin ve ilimizin en öncelikli sorunlarının başında işsizlik ve istihdam geliyor. Türkiye’deki işsizlik oranı yüzde 10,1 iken İstanbul’da bu oranın 11,2 olmasına karşılık istihdam olanakları açısından büyük fırsatlar barındırıyor.İstanbul kentinin istihdam olanakları, gelir düzeyi, sosyal hayat standartları, genel bir ifadeyle ‘refah düzeyi’ bakımından göreceli olarak avantajlı durumu nitelikli veya niteliksiz işgücü için çekim merkezi niteliği taşıyor. Ancak yaşadığı sorunların büyüklüğü ve karmaşıklığı açısından da en sorunlu metropollerdendir. özellikle tarım sektöründeki iş gücünün giderek azalması, kırdan kente göçün hızlanması, en çok göç alan il konumunda olması her yıl işgücüne yüzbinlerce kişinin katılması gibi nedenlerden dolayı İstanbul’da işsizlik en önemli ve öncelikli sorunlar arasında yer alıyor. Bunun için öncelikle sorunun doğru teşhis ve tespit edilmesi,istihdam artırıcı ve geliştirici politikaların belirlenip kararlılıkla uygulanması gerekiyor. Bu kapsamda işsizliğin azaltılması, istihdam olanaklarının geliştirilmesi, kayıt dışı istihdamın kayıt altına alınması, gençlerin, kadınların ve tüm dezavantajlı grupların işgücüne katılımlarının artırılması için, ‘Aktif İstihdam Politikaları’ kapsamında işsizlerin; ilgi, yetenek ve eğitim durumlarına göre işverenlerin talepleri doğrultusunda mesleki eğitim projelerinde eğiterek istihdama katılımlarının sağlanması öncelikli hedeflerimizdir.

ARAç SAYISI 3 MİLYONA DAYANDI

Ulaşım ve trafik problemleri hakkında neler söyleyeceksiniz?

İstanbul‘un sorunları içerisinde önemli bir yeri olan genelde ulaşım, özelde araç trafiği sorunudur. Her geçen yıl daha da ağırlaşan bu sorunların çözümlenmesi için büyük çaba harcıyoruz. İstanbul, Gebze sınırı ile Silivri arasında 120’km.’yi aşan uzunlukta ve 20-25 km. genişlikli bir alan üzerinde, 14 milyondan fazla insanın ulaşım talebiyle karşı karşıyadır. Her gün yaklaşık 12 milyon insan yolculuk yapıyor. İstanbul’daki ulaşım sorununun çözümü için toplu taşıma hizmetlerinin geliştirilmesi ve bu amaçla yürütülen projelerin tamamlanması şart. Kara, deniz ve demiryolu toplu taşıma araçları birbiri ile koordineli bir şekilde çalışır hale getirilmeli. üç milyonu aşkın araç sayısının bulunduğu ilimizde otopark sorunu kısa sürede halledilmeli ve katlı otoparklar inşa edilerek otopark kapasitesi süratle artırılmalı. Bu konuda Belediyelerimize önemli görev ve sorumluluklar düşüyor.

1 MİLYONU AŞKIN BİNA YIKILACAK

Deprem kuşağındaki Türkiye’de, en riskli yapıların yer aldığı şehir İstanbul olası depreme karşı hazırlıklı mı?

Bilindiği üzere İstanbul ve çevresi deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Bundan dolayı meydana gelebilecek bir depremde can ve mal kaybını en aza indirmek için bina yapımında deprem yönetmeliğine uyulması elzemdir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer Belediyelerce kentin yapı stokunun yenilenmesi, çöküntü alanlarına işlevsellik kazandırılması, fiziksel mekânlarda fonksiyonel değişikliklerin gerçekleştirilmesi yoluyla kentin yaşam kalitesinin yükseltilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor. İstanbul‘da çarpık kentleşmenin önlenmesi amacıyla kentsel dönüşüm projesi kapsamında TOKİ ve Büyükşehir Belediyesince çalışmalar yapılıyor. Deprem riski yüksek bölgeler başta olmak üzere gecekondular ve kaçak binalar yıkılarak, yerlerine dayanıklı ve planlı şehirleşme ilkelerine uygun konutlar yapılarak modern yerleşim alanları inşa ediliyor. çalışma, 1 milyon 200 bin binayı kapsamakta olup hedef, 1 milyon binanın yıkılmasıdır.

AFAD TETİKTE BEKLİYOR

İlimizde TOKİ tarafından; konut yapımı yanında sağlık ocağı, ilkokul, ortaokul, lise, cami, kreş, ticaret merkezi, kamu hizmet binaları, lojman, rehabilitasyon merkezi, kafe, sosyal tesis ve spor salonu gibi sosyal donatı tesisleri olmak üzere 2013 yıl sonu itibariyle toplam 206 (139 adedi konut projesi, 67 adedi okul, cami vb. projeler) adet proje uygulamaya konuldu. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün kurumsal kapasitesinin arttırılması kapsamındaki çalışmalar devam etmekte olup, mevcut Coğrafi Bilgi Sistemi içerisinde bir veri tabanı oluşturulmuş, en güncel verilerle afet yönetimine destek olacak planlar geliştiriliyor. çalışmaları sürdürülmekte olan İstanbul Afet Yönetimi Bilgi Sistemi sayesinde olası bir afet anında; kurumlar arası bilgi paylaşımı, kaynakların etkin yönetimi, sahadan ve ilgili kurumlardan gelen bilgilerin İstanbul AFAD’da toplanarak değerlendirilmesi, afet yöneticilerinin daha sağlıklı karar alması, operasyonun koordine edilmesi ile Merkezi idareye bilgi akışı sağlanarak daha etkin bir afet yönetimi yürütülecek. Birbirini yedekleyecek İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Komuta Kontrol Merkezleri kurma çalışmaları süreci başlatıldı. Avrupa yakasında Hasdal 23. Motorlu Tümen Komutanlığı sahasında Valiliğimize tahsis edilen alanda İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Hizmet Binası inşaatı tamamlandı ve 2013 yılı ilk yarısında hizmete alındı. Anadolu yakasında ise Tuzla Akfırat’ta Komuta Kontrol Merkezi ve Kızılay Lojistik Depoları inşaatı devam etmekte olup fiziki gerçekleşmesi yüzde 98’dir.

RİSKLİ NOKTALARDA GüVENLİK TEDBİRLERİ GüçLENDİRİLİYOR

Gezi olayları, ekonomiyi olumsuz etkilemişti. Şehrin huzuru için bundan sonrası için nasıl bir yol haritası izleyeceksiniz?

İstanbul‘un; göç yoluyla hızla büyümesi ve turist vs. diğer yabancı sayısının önemli ölçüde artması güvenlik sorunları oluşturabiliyor. Gezi olaylarında sadece İstanbul değil, ülkemizin tamamı olumsuz etkilendi. Turizm sektörü, kaos ve kargaşa ortamından en fazla etkilenen sektörlerin başında geldi. Otel rezervasyonlarının ve turizm turlarının iptalleri bunun en belirgin kanıtıydı. Halkın can ve mal güvenliğinin sağlDünyadaki diğer metropollere göre daha güvenli olan anması Devletin asli görevlerindendir. Bu nedenle şehirdeki güvenlik birimleri personel ve araç-gereç bakımından takviye edilecek. özellikle kenar semtlerde, nüfusun yoğun bulunduğu bölgelerde, asayiş ve güvenlik açısından risk oluşturan yerlerde Polis Merkezi açığı giderilecek. Ayrıca emniyet personelinin halkla ilişkiler konusundaki eğitimlerine ağırlık veriliyor. Personelimiz, sahip olduğu yetkiyi kullanırken mümkün olduğu kadar halkı incitmemeye, suçun işlenmesine mani olmayı amaçlayan tedbirler alıyor. Güvenlik güçlerimize, her geçen gün halkın desteği daha fazla artıyor.

İstanbul’un, suç haritasına baktığınızda nasıl bir fotoğrafla karşılaşıyorsunuz?

Son yıllarda İstanbul polisi; terör eylemleri ve asayişe yönelik yaptığı operasyonlarda başarılı sonuçlar alıyor. Polisin olaylara zamanında müdahalesi, suçluların yakalanarak adalete teslimi, önleyici güvenlik tedbirleri ile suçun işlenmesinin önüne geçilmesi ve özellikle terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalarda büyük ilerlemeler sağlanıyor.

ŞİDDET MAĞDURU KADINLARA KOL KANAT GERİLİYOR

Kadına şiddet olaylarının asgari seviyelere indirgenmesi için İstanbul Valiliği olarak neler yapıyorsunuz?

Fiziksel, cinsel, duygusal ve ekonomik istismara uğrayan kadınlara, varsa çocuklarıyla birlikte üçer aylık periyodlar halinde geçici süre ile Kadın Konukevlerinde hizmet veriliyor. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı 10 adet kadın misafirhanesi Belediyelere ait 8 adet ve 1 adet özel Konukevi bulunuyor. özel Kişilere ait Morçatı Sığınma Evi 18 kadın 20 çocuk kapasite ile hizmet veriyorlar. 2014 yılı verilerine göre; Kadın Konukevlerinden yararlananların toplam sayısı 5.666 olarak tespit edilmiştir. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğümüz başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar ve Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği içerisinde bilinçlendirme ve bilgilendirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor.

BİNLERCE SURİYELİ İSTANBUL’DA

Suriye’den gelen göç dalgasının İstanbul’a yansımaları nasıl?

İlimizde tespit ettiğimiz 133.163 Suriyeli yabancı bulunuyor ve bunların 46.734’ü kayıt altına alınmış durumda. Suriyelilere çalışma izninin çıkması, bazı sektörlerde yerli işgücünce talep olmayan işlerde istihdam edilmeleri bakımından ve hırsızlık, kapkaç vb. suçlara karışmalarının önüne geçilmesi açısından önemli görüyoruz. ülkemizde misafir olarak kalan Suriyelilerin, inşallah çok kısa zamanda kendi ülkelerine kavuşma, kendi yurtlarına dönme ortamını bulmalarını diliyoruz.

Son olarak yeni yıla dair mesajınızı alabilir miyiz?

2015 yılından beklentilerimiz; dünyamız, ülkemiz ve ilimizin her zamandan daha çok ihtiyaç duyduğu barış ve huzur ortamının, refahın ve mutluluğun her yerde ve herkese ulaşması en büyük dilek ve temennilerimizdir.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası