Son Haberler

Türkiye’nin, konvertibilite riski var mı?

Son zamanlarda konvertibl para ve rezerv para tartışmaları hız kazandı. Peki hangi paralar konvertibl para, hangileri rezerv paradır? Türk lirası, hangi kategoride yer alıyor?

Ülkelerin uluslararası yabancı para notlarının oluşumunda transfer riskleri ve konvertibilite riskleri oldukça ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Transfer riski, özel kişi ve kurumların yeterli fon ve likiditeye sahip olmasına ragmen hükümetlerin kararları, kısıtlamaları ve uygulamaları nedeniyle  ulusal para cinsindan olmayan sınır ötesi borçlarını ödemede engellerle karşılaşma halidir. Dolayısıyla transfer riski kamu kesimini de ilgilendirmekle birlikte daha çok kamu dışı borçluları ilgilendiren bir risktir. Genel anlamda kamu kuruluşları borçlarının ödeme yükümlülüklerini ya döviz sıkıntısı içinde oldukları için ya da ödeme arzuları olmadıkları için ödeyemezler.

Küreselleşme eğilimlerinin ve ulusal ekonomilerin karşılıklı olarak entegresyonunun artması ve ilerlemesi ile birlikte ülkeler arasındaki ticaret ve yatırımın daha fazla hacim kazanması kambiyo kontrollerinin sıkılaştırılma riskini ve dolayısyla transfer riskini giderek azaltıyor.

Enflasyon oranı, döviz kuru politikaları, makro ekonomik programlar, sağlanan dış kaynakların kullanım alanları ve borç yönetimi, doğal kaynak yapısı, dış alım/satım dengesi, dış ticaret kısıtlamaları gibi alt faktörler göre o ülkelerin transfer riskleri oluşuyor.

TRANSFER RİSKİ NE ZAMAN OLUŞUR?

Dış borçların milli gelire oranının  % 40’ı aşması, dönem içerindeki dış borç ödemelerinin aynı dönem içerindeki ihracata oarnını % 25 seviyesini aşması, cari açık ve kısa vadeli dış borç toplamından dışarıda ihraç edilecek sermaye araçlarının çıkartılması sonucu oluşan tutarın ihracata oranının % 50 seviyesini geçmesi, cari açık seviyesinin % 6 seviyesini aşması durumunda o ülkelerin transfer riskleri yükselmiş kabul edilir.

Parasal konvertibilite riski bir ülke parasının altına veya diğer ülke paralarına, makul ölçüdeki kur ya da parite çerçevesinde dönüştürülebilme riskidir. Bir ülkenin parasını o ülkenin bankalarında cari kur ölçüsü içerinde yabancı bir ülke parası ile değiştiribilmesi halinde o ülkenin parasının konvertibl olduğu varsayılır. Rezerv para ile konvertibl para tanımlarının biribirne karıştırılmaması gerekir. Ulusal bir paranın yabancı bir ülkede ödeme aracı olarak kabul edilmesi, konvertibilite tanımının konusu değil, rezerv para tanımı kapsamındadır. Bir ülkenin kendi bastığı parayı kendisinin değişime kabul etmesi konvertibilitenin tanımı kapsamındadır. Sonuçta her rezerv para aynı zamanda konvertibl paradır, ancak her konvertibl para rezerv para değildir. Örneğin Dolar ve Euro, hem konvertibl hem de rezerv paradır. Ancak TL sadece konvertibl paradır.

TL, 1980’DEN SONRA KONVERTİBL PARA OLDU

Türkiye’de TL’nin konvertibilite aşamasına getirilmesi 24 Ocak 1980 tarihinde ve devam eden yıllarda, ithalattaki yasaklamaların kaldırılması, sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi, yerleşik kişilerin uluslararası piyasalardan borçlanmalarının serbest bırakılması ve sonuçta finansal sistemin liberalleştirilmesi alanlarında  yürürlüğe konulan politikalarla sağlandı. Sabit kur rejimi ve çoklu kur uygulamalarının ardından günlük kur ayarlanması rejimiyle TL için konvertibilite dönemi 1990’lı yılarda başladı. Şu anda TL’nin dış değeri yani döviz kurları her gün değişiyor.

Rezerv para sahibi ülkeler rezerv tutmazken, konvertibl para sahibi ülkeler rezerv biriktirmek zorunda.

PARANIN KONVERTİBL KABUL EDİLEBİLMESİ İÇİN

Bir ülkenin parasının konvertibl kabul edilebilmesi için o ülkenin yasal olarak serbest bir döviz piyasası oluşturması gerekir. Bu piyasanın temel oyuncuları olan bankalar ve diğer aracı kurum ve kuruluşlar, talep eden herkese diledikleri miktarda döviz satışı gerçekleştirebilmeli ve bu kişilerin arz ettiği dövizleri satın alabilmelidir. Bu koşula sahip ülkelerin ulusal paralarının yabancı paralara dönüştürülmesi tamamen serbest addedilir. Bu açıdan Türkiye için konvertibilite riski oldukça düşüktür.
Konvertibilitenin en temel koşulu ve ayıredici özelliği, talep eden herkesin serbestçe döviz işlemi yapabilmek hakkının bulunması, dış satım ve dış alımın serbest bırakılmasıdır. Döviz kuru rejiminin sabit veya değişken olması konvertibilite açısından herhangi bir koşul değildir. Döviz piyasalarının serbest olması kaydıyla her iki türlü döviz kuru rejiminde de konvertibilite sağlanabilir. Zira, serbest döviz piyasası olması kaydıyla  döviz kurları hükumetçe belirlenen sabit kurlar şeklinde de piyasanın işleyişine bırakılmış değişken şekilde de olabilir.

Orhan Ökmen

okmen@turcomoney.com

JCR EURASIA RATING Başkanı

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası