Son Haberler

Piyasaların kaderini hangi faktörler belirleyecek?

ABD başkanlık seçimi, artan FED faiz artışıyla birlikte gelişmekte olan ülkelere fon akımının zayıflaması ve Musul ile Suriye’deki askeri operasyonların oluşturduğu Jeopolitik riskler dikkate alındığında Kasım ayında yurtiçi piyasaların zayıf performans göstermesi bekleniyor.

Eylül ayını 76.500 seviyelerinden kapatan BIST – 100 endeksi Ekim ayında yurtdışı borsalar genel olarak negatif eğilim göstermesine karşın pozitif ayrışma göstererek ay içinde 79.500 seviyelerini test etti. Ekim ayında, önemli borsa endeksleri içinde Bovespa (Brezilya) petrol fiyatlarındaki yükseliş ve merkez bankasının faiz indirimine başlamasının da etkisiyle en iyi performansı gösteren borsa olurken, ikinci sırada Nikkei (Japonya) yer aldı. BIST ise TL’deki değer kaybı ve Moody’s’in Eylül ayındaki not indirimine rağmen üçüncü en iyi performansı (21 Ekim itibarıyla) gösteren borsa oldu. Moody’s kararı sonrasındaki üç haftalık TCMB verilerine göre yabancıların hissede net olarak 129 milyon dolar alış, tahvilde ise (repo dahil) 574 milyon satış yaptığı görüldü. Mevcut veriler, Moody’s’in not indiriminin hisse tarafında önemli bir etki oluşturmadığına işaret ediyor. Ekim ayında TL, dolar karşısında en fazla değer kaybeden para birimlerinden biri olurken, gelişmekte olan ülke kurları içinde Polonya Zloty’si ve Macar Forinti ile birlikte negatif ayrışan para birimleri oldu. Bu negatif ayrışma TCMB’nin Ekim ayında faizleri sabit bırakması sonrası kısmen sonlandı. Moody’s kararı sonrası artan Jeopolitik risklerin de etkisiyle TL’deki değer kaybı, tahvil faizlerindeki sınırlı yükseliş ve FED tutanakları sonrası Aralık ayı için faiz artırımı olasılığının yükselmesine (%65’lere yükseldi) rağmen BIST pozitif ayrışmayı başardı. Bu pozitif ayrışmada BIST’in benzer piyasalara göre oldukça ucuz kalması etkili oldu.

AVRUPA MERKEZİ BANKASI’NIN TUTUMU

Eylül ayı FED tutanaklarında faiz oranlarının %0,25-%0,50 arasında sabit tutulmasının birkaç üyenin verdiği kıl payı kararla alındığı görüldü. Tutanaklarda, FED’in faiz oranlarını artırmaya yakın olduğu, ancak istihdam piyasası ve enflasyona ilişkin daha fazla veri görmenin daha makul olacağı belirtildiği görüldü. FED tutanakları sonrası Aralık ayı için faiz artışı beklentisi %65’lerin üzerine çıktı. TCMB ise Ekim toplantısında 25 baz puanlık üst bant indirim beklentilerine karşılık faizlerde bir değişiklik yapmadı. TCMB PPK özetinde açıklanan son verilerin yılın üçüncü çeyreğinde iktisadi faaliyetlerin ivme kaybettiğine işaret ettiği ifadesi yer aldı. Ancak, destekleyici teşvik tedbirlerin katkısıyla son çeyrekten itibaren ekonomik toparlanmanın beklendiği ifadesi tekrar vurgulandı. Göze çarpan en önemli ifade ise döviz kuru ve diğer maliyet unsurlarındaki gelişmelerin enflasyon görünümündeki iyileşmeyi sınırlandırmakta olduğu ve para politikasındaki temkinli duruşun korunması gerektiği ifadesi oldu. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise hem faizlerde hem de varlık alımında bir değişiklik yapmadı. Piyasalarda ECB’nin varlık alımlarını beklenenden erken azaltabileceğine yönelik endişeler vardı. ECB Başkanı Draghi Ekim ayı toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada varlık alımlarının geleceğine yönelik bir konunun tartışılmadığını söyledi. Bu açıklama, piyasalar açısından varlık alımlarının erken sonlandırabileceği endişesiyle oluşabilecek bir riski ortadan kaldırmış oldu.

EURO/DOLAR YILIN EN DİP SEVİYESİNİ GÖREBİLİR

Ekim ayına sakin başlayan fakat ayın son günlerine doğru satış baskısıyla karşılaşan Euro/Dolar paritesi 1.09’un altına kadar geriledi. ECB’nin faizleri değiştirmemesinin ve Draghi’nin açıklamaları sonrasında satışların arttığı paritede 1.08’li seviyelerin altındaki fiyatlamaların ardından 1.05 hedeflenebilir. FED’den gelebilecek faiz artırımı hamlesiyle birlikte Euro/Dolar’da yılın en dip seviyeleri görülebilir.

Ekim ayında tarihi zirvesini test eden Dolar/TL paritesi, TCMB’nin PPK toplantısında beklentilerin aksine faiz koridorunun üst bandını değiştirmemesi ile satışlarla karşılaşsa da uluslararası piyasalardaki dolar talebi düşüşü sınırladı. ABD’den beklenen faiz artırım ihtimalinin masada olması Dolar/TL’nin 3.00 seviyesinin üzerinde kalmasına neden olabilir.

Ekim ayına 1300’lü seviyelerden başlayan sarı metal, satıcıların gelmesiyle birlikte sert düşerek 1.240’lı seviyelere kadar geriledi. Uzun vadede bakıldığında 1240’lı seviyelere tutunmaya çalışan altın, yılın sonuna doğru tekrar 1.300’ün üzerinde seyredebilir. Yükselişin önünde engel teşkil eden faiz artırımı beklentisi fiyatlara yansırken, yukarı yönlü ivme kuvvetlenerek orta ve uzun vadede yükselişler görülebilir. Kısa vadeli büyük geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

PİYASALARI GÖZÜ FED’İN FAİZ KARARINDA

Kasım ayında piyasaların ana gündemi FED faiz kararı olacak. Her ne kadar Kasım toplantısında FED’in faizlerde bir değişiklik yapması beklenmiyorsa da Aralık ayına ilişkin verilecek sinyal önemli olacak. Kasım ayındaki ABD seçimleri nedeniyle FED’in seçim öncesi bir aksiyon alması beklenmiyor. Kasım ayında global tarafta bir diğer önemli konu da ABD başkanlık seçimleri sonucu olacaktır. Şuan için anketlerde demokratların adayı Clinton, cumhuriyetçilerin adayı Trump’ın önünde gidiyor. Piyasalar Clinton’ın kazanmasına pozitif bakıyor. Trump’ın atağa geçmesi durumunda piyasaların uygulanacak politikaların belirsizliği ve sert söylemler nedeniyle negatif tepki vermesi bekleniyor. Kasım ayında ABD seçimlerinin olması ve yükselen FED faiz artışı beklentileri nedeniyle global piyasalarda risk alma iştahının genel olarak düşük seyretmesi bekleniyor. Her ne kadar Clinton’ın seçimlerden galip gelmesi piyasalar tarafından ilk etapta pozitif fiyatlansa da sonrasında ABD’den gelecek güçlü veriler, FED faiz artışı beklentilerinin kuvvetlendirmesi ile birlikte piyasalarda satış baskısına neden olabilir. Kasım ayında yurtdışı piyasalardaki risklerden biri ise tekrar gündeme gelen büyüme endişeleri nedeniyle Çin’den gelebilecek kötü veriler olacaktır. Ayrıca, her ne kadar gündemden düşse de Avrupa bankacılık sistemine ilişkin endişeler bir diğer önemli risk olarak gündemdeki yerini koruyacaktır. Bu beklentiler ışığında Kasım ayında risk alma iştahını düşük seyretmesini bekliyoruz.

KASIM’DA PİYASALAR SEYRİ NASIL OLACAK?

Yurtiçinde ise Kasım ayında önem derecesi düşük olmakla birlikte S&P kredi notu değerlendirmesi, TCMB faiz kararı, makro veriler ve Musul’da yaşanan gelişmeler takip edilecek ana başlıklar olacak. FED faiz artışı beklentilerinin yükseldiği bir ortamda özellikle BIST’te Ekim ayındaki pozitif seyir sonrası Kasım ayında negatif baskının daha ağır basması bekleniyor. Geçmiş yıllar incelendiğinde son 6 yılda BIST’in Kasım ayında 2014 yılı hariç genellikle kötü performans gösterdiği ve ayı genellikle kayıpla kapattığı görülüyor. ABD başkanlık seçimi, artan FED faiz artışıyla birlikte gelişmekte olan ülkelere fon akımının zayıflaması ve Musul ile Suriye’deki askeri operasyonların oluşturduğu Jeopolitik riskler dikkate alındığında Kasım ayında yurtiçi piyasaların zayıf performans göstermesi bekleniyor. Her ne kadar BIST değerleme olarak cazip seviyelerde bulunsa da hem global piyasalarda dolardaki güçlenme hem de jeopolitik risklerin etkisi ile TL’de değer kaybının devam etmesi ve yükselen faizler, Kasım ayında BIST’in daha negatif bir performans sergilemesine neden olabilir.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

 

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası