Son Haberler

Yarına hazır mıyız?

“Önü alınamayacak bir teknolojik dönüşüm çağında yaşıyoruz. Bugün, refahımızı etkileyen bu gelişmelerin sosyal ve ekonomik yaşamı etkileyen olumsuz yönleri de oluyor. Bu teknolojik gelişmeleri üreten toplumların refah seviyeleri günden güne yükseliyor. Bunları üretemeyen toplumlarda ise işsizlik, refah kaybı, toplumsal kargaşalar gibi sorunlar meydana geliyor.”

 Bugünlerde, küresel olarak, siyasi istikrarsızlıklar, göçmen sorunu, küresel ısınma, ekonomik belirsizlik gibi krizlerle karşı karşıyayız. Bunlar, sadece bugünkü mevcut yaşantımızı değil, yarınlarımızı da etkileyecek önemli etkenlerdir. Bir yandan bunlar yaşanırken, diğer yandan bilim ve özellikle teknoloji alanında yaşantımızı olumlu etkileyen yenilikler de uygulamaya giriyor. Yani deyim yerindeyse haber bültenlerinde, gazetelerde ve sosyal medyada haberlerin bir kısmı bizleri kaygılandıran küresel krizlerle ilgiliyken, diğerleri yaşantımızı kolaylaştıracak, bizlerin refah durumunu artıracak, daha rahat yaşamamızı sağlayacak, bizleri heyecanlandıran haberlerden oluşuyor. Endüstri 4.0, yapay zeka, nesnelerin interneti, bulut bilişim, vb trendler, bugün iş dünyası başta olmak üzere kamu kurumlarının, düzenleyici kurumların, hükümetlerin, vb aktörlerin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Bugün, küresel ekonomi ile entegre olan bir sosyal ve ekonomik yaşantımız bulunuyor. Bu yapısal durum, teknolojik konuların ülkemizde farklı platformlarda gündeme gelmesini sağlayarak, bu konuların çeşitli boyutlarıyla tartışılmasına imkan veriyor. Yakın dönemde, bu konuların odağında yer aldığı iki önemli etkinlik yapıldı. Her ikisi de denetim profesyonellerinin buluştuğu etkinliklerdi. Şirketlerimizin kurumsal devamlılıkları için tehdit ya da fırsat olacak konuların denetim profesyonellerinin sıcak gündeminde yer alması, iş dünyamızın yarınlarının yönetilmesinde şirket yöneticileri ile birlikte denetçilerinde konfor alanlarını terketmesi, ezber dışı yeni arayışlara girdiğini ifade etmesi açısından önemli bir gösterge idi.

İÇ DENETİM YÖNETİCİLERİ YUVARLAK MASA TOPLANTISI

 Bu etkinliklerden biri, Deloitte Türkiye’nin düzenlediği İç Denetim Yöneticileri Yuvarlak Masa Toplantısı oldu. İlk 13 Mayıs 2016 tarihinde yapılan bu toplantıların ikincisi ve sonbahar buluşması, 26 Ekim 2016 tarihinde yine Deloitte Values House’ta yapıldı. Çeşitli sektörlerden birçok firmanın iç denetim yöneticilerinin katıldığı toplantı, açılış konuşmalarından sonra TİDE Başkanı Menteş Albayrak’ın sunumu ile devam etti. “İç Denetimde İnovasyon Üzerine Küresel Trendler” konulu sunumunda Albayrak, inovasyonun konfor alanlarını bozduğunu belirterek küresel rekabet için inovatif yaklaşımların önemi üzerinde durdu. Albayrak, ayrıca, iç denetim alanındaki küresel trendlerin ve inovasyonun iç denetimle olan ilişkisi ve yeniiç denetim trendleri üzerinde durdu. Toplantı, Deloitte Türkiye Siber Risk Hizmetleri Lideri Kurumsal Risk Hizmetleri Direktörü, Burç Yıldırım’ın “Siber Güvenlik’te İç Denetimin” rolü ileYapı ve Kredi Bankası A.Ş. BT Denetim Müdürü Bahadır Pektaş’ın “Denetime Saldırgan Bakış Açısı” sunumlarıyla devam etti. Bu oturumda, siber güvenlik riskleri ve bunların önünde geçmek için iç denetim birimlerinin yapması gereken çalışmalar ele alındı. Sunumda ayrıca son dönemde yaşanan siber saldırılar üzerinde de durularak, bunları karşı alınması gereken önlemler tartışıldı.

Bir sonraki oturumda, Deloitte Türkiye Kurumsal Risk Hizmetleri Müdürü Onur Eşin, “İç Denetim Faaliyetinin Yönetilmesinde İnovatif Uygulamalar/Raporlamada Dijital Fırsatlar Veri Analitiği”; Abdi İbrahim İlaç Sanayi ve Tic. A.Ş. İç Denetim Müdürü, Nurdan Ekmen Akbalık “Yönetici Gözüyle: Veri Analitiğini Süreçlerimize Nasıl Dahil Ediyoruz?” konuları işlendi. Bu sunumlarda, iç denetim faaliyetlerinde inovatif uygulamalar, bu uygulamalardan özellikle veri analitiği konusu ele alındı. Sunumda, Deloitte Türkiye tarafından geliştirilen ve Abdi İbrahim’de uygulanan dijital raporlama uygulaması ve işleyişi anlatıldı. Yapılan toplantıda ele alınan konular, toplantıya gösterilen ilgi ve katılım, bir değişim ve dönüşüm süreci yaşandığını gösteriyor. Bu süreç, gelecekte söz sahibi olmak için geleceği hissetmek ve onu fark etmeyi gerektiriyor.  Kurumlarımızda alışılagelen konfor alanlarının dışına çıkılması için “niçin” ve “nasıl” sorularını sormalı ve bunlara yanıt aramalıyız. Bu sorular, yarına hazır olmanın önemli dinamikleri olacaktır. Yaşanan dijital dönüşüm karşısında, kurumlarımızsiber saldırılara karşı proaktif olan, inovatif çözümler geliştiren ve kurduğu iletişim ile bunları fırsata çeviren siber zeki kurumlar haline gelmeli. Dijital dönüşüm uyum ötesi bir süreç. Beklenen değil, arzulanan geleceği yaşamak için tasarım ve üretici olmayı gerektiriyor. Yarına hazır olmak için yarını anlamak, iş yapış sürecimizdeki araç ve tekniklerimizi değiştirmek, farklı beceriler kazanmaktan geçiyor.

ULUSLARARASI XX. TÜRKİYE İÇ DENETİM KONGRESİ

Teknolojik trendlerin ele alındığı diğer bir etkinlik Türkiye İç Denetim Enstitüsü tarafından düzenlenen Uluslararası XX. Türkiye İç Denetim Kongresi oldu. Bu sene 20. yapılan kongre, “İnno Vision: Dijital Dönüşümün Vazgeçilmez Paydaşı Olmak” teması ile 31 Ekim-1 Kasım 2016 tarihleri arasında yapıldı.  Kongrede, yerli ve yabancı birçok uzman, bilgi birikimlerini ve deneyimlerini iç denetçilerle paylaştı. Kongrede, Siemens A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Ali Rıza Ersoy tarafından yapılan “Endüstri 4.0” ve CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa tarafından yapılan “Yeni Dünyayı Anlamak, Yeni Dünyaya Hazır Olmak” en çok ilgi gören sunumlar arasında yer aldı. Yoğun ilgi gören bu sunumlarda yaşanan teknolojik dönüşüm konusu çeşitli boyutlarıyla ele alındı. Ali Rıza Ersoy, sunumuna sanayi tarihi ile başladı. Birinci, ikinci ve üçüncü sanayi devrimleri üzerinde durarak bunların belirgin özelliklerini özetleyen Ersoy, dördüncü sanayi devriminin nasıl başladığını anlattı. Sanayi 4.0’ın ne olduğunu, ne zaman başladığını, nasıl tanımlanması gerektiğini ele alarak, bu gelişmeler ile gündeme gelen bulut bileşim, robotlaşma, siber güvenlik gibi konular üzerinde durdu. Çin başta olmak üzere bu sanayi devriminde ABD’nin ve belirli Avrupa Birliği ülkelerinin konumunun tartışıldığı sunumda ülkemizin durumu da ele alındı.

ESKİ DÜNYA DEĞİŞİYOR, YENİSİNE HAZIRLIKLI OLMAK GEREK

İlk üç sanayi devrimine geç başlamış bir ülke olarak dördüncü devrimi zamanında yaşamamızın önemi üzerinde duruldu. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteği ve koordinatörlüğünde kurulan platformla paydaşların bir araya getirildiği, bu kapsamda sektörler için yol haritası çıkarılacağı ifade edilerek önemli gelişmelerin beklenmesi gerektiğinin altını çizdi. Ersoy’un sunumunda dikkat çeken en önemli konulardan biri, sanayinin robotlaşacağı, emek gücüne daha az ihtiyaç duyulacağı oldu.  Hemen hemen bütün sürecin robotlar tarafından yürütüldüğü, insan emeğinin hiç denilecek kadar az kullanıldığı üretim bantları örnekleri anlatıldı. CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa, sunumunda “Yeni 1 Dünya: Bildiğimiz, Eğitim Gördüğümüz Çağ Sona Ererken” ifadesi ile yaşanan gelişmelerin yaşantımızı nasıl etkilediğini çeşitli boyutlarıyla anlattı. Eski dünyanın değiştiğini, yeni dünyaya hazırlıklı olmak gerektiğini, bu yeni dünyaya hazır olamayan ülke ve ekonomilerin ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti. Ekonomide, üretim merkezinin Çin’e kaydığını, Çin’in bu nedenle dünya milli gelirinden alacağı payın da artacağını ifade etti.

FİRMALARIN HAYATTA KALMA SÜRESİ AZALDI

Yeni ekonomik düzende, firmaların hayatta kalma sürelerinin azaldığı, bunun nedeninin yıkıcı inovasyon olduğu; yıkıcı inovasyonla en temel tüketim alışkanlıklarının ve bunları karşılayan kurumların da değiştiğini belirtti. Girdisi bilim, çıktısı teknoloji olan bu yeni çağda, bilimin ve bilimsel düşüncenin önemli olduğunu, yeni ekonomik anlayışta zenginliğin bilimsel üretimle mümkün olabileceğini söyledi. Bu yeni ekonomik düzende, Türkiye’nin yarışmanın gerisinde kalmaması için bilimsel düşünceye önem vererek ileri teknoloji üreten bir ülke olmasının gerektiği belirtildi. Bugün herkes, teknolojik dönüşümün farkında. Hepimiz için bir gereklilik olan akıllı telefonların seyri bile bizlere teknolojik dönüşüm hakkında bir ipucu veriyor. Bu değişim, hepimizde bir merak uyandırıyor. Çoğumuz bugünü dün hayal etmedik. Bunun şaşkınlığını yaşıyoruz. Bu şaşkınlık yanında, yarın ne olacağından korkuyoruz. Robotların birçok mesleğin ortadan kalkmasına neden olacağı belirtiliyor. Bu süreçte biz de işsiz kalacak mıyız? Bundan korkuyoruz. Özellikle sosyal medya ve iletişim teknolojilerindeki değişimin sosyal yaşamı etkilediğine şahit oluyoruz. Bunun yarın insanlar arasındaki ilişkileri nasıl etkileyeceği konusunda kaygı duyuyoruz. Ali Rıza Ersoy tarafından yapılan “Endüstri 4.0” ve CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa tarafından yapılan “Yeni Dünyayı Anlamak, Yeni Dünyaya Hazırlık Olmak” sunumlarının ilgi görmesinin nedeni belki de bu insani sorulardan kaynaklanıyor.

SONUÇ

Robotlaşma, nesnelerin interneti, insan beyninin hacklenmesi gibi konularla, bu konularda uzman olmayanlar için havada uçuşan gelişmelerin yakın dönemde karşımıza çıkacağı ifade ediliyor. Örneğin 2040’lı yıllarda yapay zekanın insan zekasını geçeceği söyleniyor.  Ya da duygusal olarak bizlere benzeyen robotların varlığından bahsediliyor. Burada, soracağımız temel soru, türümüzü; bizleri, çocuklarımızı nasıl bir dünya bekliyor? Teknolojik alandaki projeksiyonların ne kadar gerçekleşeceğini zaman gösterecek. Belki yapay zeka hiçbir zaman onu yaratan türün, insanoğlunun zekasını geçemeyecek. Yani bugün merakla okuduğumuz birçok gelişme farklı yönlerde ilerleyecek. Ancak şurası kesin; önü alınamayacak bir teknolojik dönüşüm çağında yaşıyoruz. Bugün, refahımızı etkileyen bu gelişmelerin sosyal ve ekonomik yaşamı etkileyen olumsuz yönleri de oluyor. Bu teknolojik gelişmeleri üreten toplumların refah seviyeleri günden güne yükseliyor. Bunları üretemeyen toplumlarda ise işsizlik, refah kaybı, toplumsal kargaşalar gibi sorunlar meydana geliyor. Yaşanan bu süreci sadece bir teknoloji olayı olarak görmemeliyiz. Yeni bir dünya da var olma, yeni bir çağın başlaması, yeni bir şeyler öğrenme, yeni bir çağın yeni insanı olma hali olarak düşünmeliyiz. Bu nedenle, kaçışı olmayan bu süreçte yapılması gereken kaygı duymak değil, bu yeni dönemin gerekliliklerine göre hareket ederek sürecin avantajlarından yararlanmak olmalıdır. Yarına hazır olmak, yeni bir dünyanın insanı olmayı istemektir!..

 Ali Kamil UZUN

Türkiye İç Denetim Enstitüsü Kurucu Başkanı

Deloitte Türkiye Yönetim Kurulu Danışmanı

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası