Kamu denetim sisteminin yeniden yapılandırılması gerekiyor

Uzun yıllardır bankacılık ve sermaye piyasaları başta olmak üzere birçok sektörde sorunlu olarak uygulanan iç denetim, çıkarılan kanun ile kamu idarelerinde de iç denetim faaliyeti yürütülmesi zorunlu hale geldi.

Bilindiği üzere “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”ne geçiş kapsamında stratejik çalışmalar devam ediyor. Pek çok konuda mevcut mevzuat gözden geçiriliyor ve yenileniyor. Yeni düzenlemeler yürürlüğe giriyor. Bu kapsamdaki önemli başlıklardan birisinin de kamu idarelerindeki iç denetim sistemi olması gerekiyor. Mevcut sistemin gözden geçirilmesi, yeniden yapılandırılması, yaşanan sorunları ve verimsizlikleri ortadan kaldıracak bir çözüm üretilmesi önem taşıyor.

Başta bakanlıklar olmak üzere birçok kamu idaresinin bünyesinde geçmişten beri teftiş kurulları bulunuyor ve bunlar kamu idarelerinin içindeki denetim yapısının esasını oluşturuyordu. Bununla birlikte AB’ye üyelik ve uyum süreci kapsamında 2003 yılında kabul edilen Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile kamu kurumları yeni bir denetim türü ile tanıştı: İç denetim. Aslında iç denetim, ülkemiz için yeni bir denetim türü değildi. Başta bankacılık ve sermaye piyasaları olmak üzere birçok sektörde zorunlu olarak uygulanıyordu. Bu kanun ile kamu idarelerinde de iç denetim faaliyeti yürütülmesi zorunlu hale geldi.

KAMU İDARELERİNDE İÇ DENETİM BİRİMLERİ KURULDU

Bu kanunda; Kamu idarelerinin yönetim ve kontrol yapıları ile mali işlemlerinin risk yönetimi, yönetim ve kontrol süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek ve geliştirmek, kamu idarelerinin çalışmalarına değer katmak ve geliştirmek, kaynakların ekonomiklik, etkililik ve verimlilik esaslarına göre yönetilip yönetilmediğini değerlendirmek ve rehberlik yapmak için iç denetim faaliyeti öngörüldü. İç denetimin bağımsız, nesnel güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olduğu, sistematik, sürekli ve disiplinli bir yaklaşımla ve genel kabul görmüş standartlara uygun olarak gerçekleştirileceği belirtildi.

Kanun’un yayımlanmasından sonra geçen yaklaşık 15 yıllık dönemde kamudaki iç denetim uygulamalarında azımsanamayacak bir mesafe alındığını ifade etmek yanlış olmayacak. Çeşitli kamu idarelerinde, belediyelerde ve üniversitelerde iç denetim birimleri kuruldu, bu birimlere iç denetçi atamaları yapıldı. Kamu idarelerindeki iç denetimin koordinasyonu için Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde oluşturulan İç Denetim Koordinasyon Kurulu tarafından ikincil ve üçüncül mevzuat yayımlandı. Uluslararası iç denetim standartları esas alınarak kamu iç denetim standartları belirlendi. Bunun yanı sıra pek çok rehber yayımlandı, eğitimler verildi. İç denetçiler tarafından hazırlanan raporlar ile kamu idareleri mevcut riskleri görmeye, anlamaya ve çok daha iyi yönetmeye başladı.

DENETİM YETKİSİNE SAHİP İKİ BİRİM SORUNLARA NEDEN OLUYOR

Fakat kamu idarelerinde çeşitli kanunlarla kurulmuş olan ve denetim yetkisine sahip bulunan teftiş kurulları varken, bu kez Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile yine denetim yetkisine sahip bir başka birim olan iç denetim birimlerinin kurulması ile kamu idarelerinde denetim yetkisine sahip iki birim ortaya çıktı. Bu da tartışmalara, görev çatışmalarına, yanlış uygulamalara ve verimsizliklere neden oldu. Bu olumsuzluklar halen devam ediyor. Bu durum iç denetim birimlerinin de etkinliğini azaltıyor. Birçok kamu idaresinde iç denetim ve iç denetçiler hak ettiği değeri bulamıyor. İç denetçi kadrolarında önemli eksiklikler bulunuyor. İç denetçiler bu sorunlar içinde görevlerini yapmaya çalışıyor.

Ülkemiz kamu idarelerinde teftiş kurulları ile başlayan bir denetim geleneğinin bulunduğunu ifade etmek yanlış olmayacak. İç denetim bu geleneğin çağdaş şeklidir. İç denetim; etik kuralları, standartları, metodolojisi ile tüm dünyanın kabul ettiği ve uyguladığı bir denetim türüdür. Uluslararası iç denetim standartları, tüm ülkelerde ve tüm sektörlerde uygulanabilir bir yapıya sahiptir. Standartlara uyumlu iç denetim faaliyetleri tüm şirketlere, örgütlere, kurumlara ve kamu idarelerine değer katar. Kamu idarelerindeki risklerin yönetilmesi, zararların önlenmesi, kaynakların etkili ve verimli kullanılması ancak etkili bir iç denetimle mümkündür.

STANDARTLARI OLMAYAN BİR DENETİM SİSTEMİ DEĞER KATAMAZ

Kurumdan kuruma değişen, standartları ve metodolojisi bulunmayan farklı denetim yapılarının iç denetim kadar bir kuruma değer katması mümkün değildir. İç denetimin tüm dünyada geçerli bir metodolojisi varken, kurumların iç bünyelerindeki diğer teftiş yapılanmalarının böyle küresel metodolojileri bulunmuyor. Bu nedenle her kurumda farklı metotlar ve uygulamalar söz konusu oluyor. Bu da kurumdan kuruma değişen farklı sonuçların ortaya çıkmasına neden oluyor. Teftiş faaliyetinin dünyada genel kabul görmüş standartları olmadığından bu faaliyetten beklenen düzeyde katkı sağlamak mümkün olamıyor.

Kamu idarelerindeki teftiş kurullarının kuruluş kanunları, diğer iç düzenlemeleri ve uygulamalarına bakıldığında bu çok açık bir şekilde görülebiliyor. Teftiş kurullarının denetim yetkilerinin bulunmasına rağmen yapılan denetimlerin daha çok idarelerin taşra teşkilatı ile sınırlı kaldığı, idarenin tüm faaliyetlerini kapsamadığı ve genel olarak soruşturma ve cezalandırma fonksiyonlarının ön plana çıktığı görülüyor. Yapılan araştırmalar da bunu ortaya koyuyor. Teftiş kurulları daha çok hata arayan ve cezalandıran yapılar olarak karşımıza çıkıyor. Oysa iç denetim temel olarak kurumlara değer katmayı hedefliyor. İç denetimin tüm dünyada kabul edilen ve uygulanan metodolojisi de buna imkan sağlıyor.

GÜÇLÜ KAMU İDARELERİ İÇİN ETKİN İŞLEYEN İÇ DENETİME İHTİYAÇ VAR

Kamu idarelerinin güçlü olması için öncelikle iç yapılarının ve sistemlerinin güçlü olması gerekiyor. Ancak bu şekilde idarelerin kendi risklerini etkin bir şekilde yönetmesi, hata, hile ve suiistimallerden ve olası zararlardan korunması mümkün olabilecektir. İdarelerin kaynakları çok daha etkili ve verimli kullanılabilecektir. Bunun için de iç denetim en önemli araçtır. Kamu idarelerinin iç mekanizmalarının etkinleştirilmesi, kontrol, risk yönetimi ve kurumsal yönetim süreçlerinin geliştirilmesi açısından iç denetim kritik bir role sahiptir. Nesnel bir güvence sağlama ve danışmanlık faaliyeti olan iç denetim her kuruma olduğu gibi kamu idarelerine de değer katan bir faaliyettir. Kamu idarelerinin daha güçlü olması için etkili bir iç denetim fonksiyonuna ihtiyaç vardır.

Dünyaya entegre olmak için tüm dünyanın kullandığı yapı ve sistemleri kullanmak önem taşıyor. Zaman zaman iç denetimi “dışarıdan ithal, Türk kamu yönetimine uygun değil” gibi ithamlarla değersizleştirmek isteyenlerle karşılaşılabiliyor. Bunların doğru olmadığını açıkça belirtmek gerekiyor. İç denetim ülkemizde farklı sektörlerde uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve çok olumlu sonuçlar elde edilen bir denetim türüdür. Kamu idarelerinde de yaklaşık 15 yıldır iç denetim faaliyeti yürütülüyor. Tüm zorluklara rağmen başarılı sonuçlar da elde ediliyor. Yeni hükümet sisteminde iç denetimin daha da güçlendirilmesi, kamu idarelerindeki çift başlı denetim yapısının sona erdirilmesi, denetim yetkilerinin iç denetim birimlerinde toplanması ve iç denetim birimlerinin kamu idarelerinin temel denetim birimleri olarak yapılandırılması önem taşıyor.

Gürdoğan Yurtsever

www.icdenetim.net

@guryurtsever

yurtsever@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası