Son Haberler

ABD`nin rating notları ve etkileri

Avustralya, Avusturya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hong Kong, Lüksemburg, Norveç, Singapur, İsveç, İsviçre ve İngiltere gibi ülkelerin notu AAA, ABD’nin ise AA+ bu durum tuhaf değil mi? S&P’nin buna bir açıklık getirmesi gerekir.

Standard&Poor’s (S&P) Nisan ayında ABD’nin yüksek borcu nedeniyle, uzun vadeli kredi notu görünümünü ‘’durağan’’dan ‘’negatif’’e çevirmişti. Ağustos ayı başında da hükümetin bütçe açıkları ve artan borç yükünden dolayı AAA olan notunu, AA+ seviyesine düşürdü. Bu durum ABD’nin küresel piyasalardaki algısını mutlaka değiştirecek. Bilindiği üzere ABD’ye uluslararası düzeyde dört derecelendirme kuruluşu not veriyor. JCR, Fitch, Moody’s ve S&P. JCR, Fitch ve Moody’s in notları hala AAA. Fitch Ratings, ABD’yi kredi notunu düşürebileceği yönünde uyarmıştı.

Moody’s de ABD’nin kredi notu görünümünü negatif izlemeye almıştı. JCR ise AAA ve stable görünümü hala devam ettiriyor.

Her Derecelendirme kuruluşunun kendisine özgü yöntemleri bulunuyor. Diğer kuruluşların metodolojileri hakkında ileri geri konuşmak etik açıdan doğru olmaz. Bu nedenle, açıklamalarım kendi kuruluşumuzun yaklaşımları paralelinde özellikle S&P ve Moody’s in yaklaşımlarını karşılaştırma şeklinde olacak. JCR’ın sovereign derecelendirme metodolojisine göre, ABD’nin notu hala AAA, görünümü ise istikrarlı yani stable’dir.

Oysa S&P notu düşürdü. S&P’nin bu kararı Sovereign Rating’ler için geçerli olan ve diğer derecelendirme şirketleri gibi JCR tarafından de ısrarla savunulan iki prensibe uymamakta. Ortada iki prensip var:

• Birincisi default istatistikleri açısından sovereign ratingler, corporate ratingleri yani şirket ratingleri kadar rijit değildir.
• İkincisi Sovereign ratingler sosyoekonomik felsefenin bir yansıması iken corporate
ratingler daha çok ekonomik ağırlıklıdır.

İşte S&P tarafından ABD için downgrade kararı verilirken bu iki prensibin göz ardı edildiği kanaatindeyim. İlk evvela söyleyeceğim budur. Yani S&P’nin bu kararı Corporate rating’ler için geçerli olabilir ama ülke ratingleri için kullanılmamalıydı. Yine ABD’nin AAA notuna sahip olmasının tek ve hatta en önemli sebebi ekonomik kriterler değildir. Oysa S&P sadece ekonomik bozulmalara dayanarak notu indirmiş durumda. Hâlbuki ABD’nin notunun AAA olmasının sebeplerini şu şekilde sıralayabilirim.

• ABD para birimi olan dolar, finansal endüstrilerde, dış ticaretin finansmanında, tüketici harcamalarında ve rezerv para olarak kullanımında hala en ön sırada.
• Tüketim gücü, teknolojik altyapısı, askeri kontrol gücü, ekonomik hegemonyası ve yaratıcılık bakımlarından dünyadaki dominant yapısını hala koruyor.
• Borçlanma araçları için hala tek başına ABD tahvilleri risksiz (risk free) olarak kabul ediliyor. CDS fiyatlamaları ağırlıklı olarak hala ABD tahvilleri üzerinden yapılıyor.
• Dünya talebinin tamamını karşılayacak büyüklükte devasa menkul piyasalarının en büyüyü ABD’dedir.
• Yatırımcılarının en önemli bölümünü teşkil eden diğer dünya devletlerinin ve diğer ülkelerin merkez bankalarının ABD’ye yönelik direkt veya portföy yatırımları aynı iştahla hala devam ediyor.

Bütün bunlar devam ettiği sürece ABD ekonomisindeki borç ve bütçe yapısındaki bozulmalar not düşürme gerekçeleri olamaz. En azından JCR’ın not sistematiğinde gerekçe değildir. Dolayısıyla, yukarıda söylediğim hususlar varlığını koruduğu sürece biz ABD’nin notunu indirmeyeceğiz. Ancak, borç yapısı ve bütçe açıklarının doğurduğu negatif algı bizde ABD’yi AAA not seviyesinden upper banttan lower band civarına indirmiştir.

AAA’nin lower bandından da aşağılara düşerek bir alt segmentteki AA+seviyesine gelmesi için başka göstergelerin de bozulması gerekiyor. örneğin dolara yönelik konvertibilite ve transfer sorunların baş göstermesi, rezerv para olarak kullanımın düşmesi gibi.

Sovereign ratingler, esasen bir hiyerarşi içerisinde yapılan bir sıralamadır. Sıralama içerisinde tavan olarak kabul edilen bir ülkeyi, ilk sırdan alıp aşağı alırsanız, ya diğer ülkeleri de almanız gerekir ya da ilk sırdan çıkarttığınız ülkenin yerine bir başka ülke koymanız gerekir. Notu AAA olan ülkeler ABD’nin fonksiyonlarını üstlenebilir mi? Bu hiç bir açıdan mümkün değil. Notu AAA olarak kalan Avustralya, Avusturya, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hong Kong, Lüksemburg, Norveç, Singapur, İsveç, İsviçre, İngiltere gibi bu ülkelerin hiç birisinin parası rezerv para olamaz, askeri ve ekonomik hegemonya güçleri yoktur ve dünyadaki tahvil ticaretinin gerçekleşeceği düzeyde menkul kıymet piyasaları ve alt yapıları yoktur. Şimdi bu ülkeler AAA, ABD AA+ bu bir tuhaf durum değil mi?

ABD’ içerisindeki bütün kurum ve kuruluşların da şirket notlarının da aynı anda down grade edilmesi gerekir. Bir kaç yerel idarenin ve birkaç şirketin notu dışında çoğunluğun notları hala düşürülmedi. Burada da bir tuhaf durum oluştu. S&P’nin bu tuhaf duruma bir açıklama yapması gerekir.

ABD Hazine Bakanlığı sözcüsü, S&P’nin ABD’nin kredi notunu ‘’AA+ ‘’ya çekme kararını ‘’hatalı’’ olarak değerlendirerek, kuruluşun ABD’nin kamu harcamalarındaki kesintiye yönelik 2 trilyon dolarlık yanlış hesaplama yaptığını belirtti. Bu hatalı hesap yüzünden de hatalı bir karar verdiğini belirten sözcü S&P analistlerini suçladı. ABD harcamalarda 2,4 trilyon dolarlık bir kesintiye gitme kararı alırken S&P harcama kısma tutarının 4 trilyon dolar olması gerektiğini iddia ediyordu.

Bu konuda yapılan tartışmalar S&P’nin hatalı olduğunu ortaya çıkardı. 10 yıllık perspektifte, yapılması gerekli harcama kesintilerinin yanlış tahminine dayanılarak yapılan not düşürümüne, yanlışlık fark edildikten sonra da sahip çıkılması bizce şık olmadı.

Aşırı borç yükü ABD ekonomisi için hatta dünya ekonomileri için önemli bir problem ama ABD tahvillerinden kaçış beklemiyoruz. Olsa olsa Başkan Obama’yı seçimler öncesinde sıkıntıya düşürmüştür.

ABD Doları üzerinde uluslararası denetim önerilmesi ve yeni bir küresel rezerv birimi oluşturulması gibi talepler ABD’nin ulaştığı askeri kontrol gücü ve ekonomik dominant yapısı dikkate alındığında gerçekçi talepler değil.

S&P rating dünyasında en önemli kurumlardan birisi olduğuna göre, ABD hakkındaki bu kararı elbette ki bir takım etkilere sebep olacak. Ancak, bana göre, bu not kırmanın ekonomik olarak ilk ve kısa dönemli tepkilere rağmen neticeleri orta ve uzun vadede daha çok siyasi olacak. örneğin bu karardan sonra Başkan Barac Obama’nın siyasi geleceği seçim öncesinde zayıflamıştır.

Bu not indirimi, ABD tahvillerine çokta negatif baskı yapamaz. Ayrıca, Asya piyasaları da dâhil küresel çapta borsalar üzerinde etkisi bir miktar yüksek olacak. öncelikle ABD tahvillerinin risk primi hala oldukça düşük. ABD 10 yıllık tahvilleri açısından “güvenli liman” psikolojisi hala devam ediyor.

Hem miktar, hem de risk açısından dünyada rezerv tutan (ve de ABD bonolarının en büyük alıcılarından olan) merkez bankalarının gidebileceği başka bir varlık henüz dünyada yok. Bu yüzde not indiriminin ABD tahvil getirilerine (ve de varlık piyasalarına) yansıması beklendiği kadar olumsuz ve uzun vadeli olmayacak. Söylediklerimi lütfen orta ve uzun vadeli olarak düşünün.

Not indiriminden sonra ABD Doları’nın değeri yukarı yönlü iken daha sonradan FED’in düşük faiz politikalarına devam edeceğini, 0-0.25 aralığındaki gösterge faiz oranı seviyelerini koruyacağını ve üçüncü kuşak tahvil alımına gitmeyeceğini açıklaması USD’nin özellikle EURO’ya karşı yukarı yönlü hareketini sınırladı. Euro lehine olan faiz farkı, Euro’ya hak etmediği bir “ilgi ve cazibe ” sağlıyor.

Yasal gerekçelerle AAA ratingli kâğıt tutmak zorunda olan büyük kurumlar, ‘mutual fund‘ denen kurumlar, sigorta şirketleri, bankalar aynı kâğıtları tutmaya devam ediyorlar. Bizzat FED ‘in rating notu AA olsa da, kendi Hazinelerine ait kağıtları teminat olarak almaya devam ediyor. Geriye kalan çin, Japonya ve bilumum G-7 ve G-20 ülkeleri de pozisyonlarını değiştirmiyorlar, isteseler de değiştirmeyecekler.

ABD esnek ve yüksek gelire sahip ekonomiye sahip. Hala en yüksek doğrudan yabancı sermaye çeken bir ülke. örneğin geçen yıl 228,3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım aldı. Amerika Birleşik Devletleri‘nin yükümlülüklerini yerine getiremeyecek konuma gelmesi yolunda hiçbir risk yok. Dolayısıyla, piyasalardaki ilk reaksiyoner davranışlara, döviz piyasalarındaki hareketlenmelere rağmen bu not indiriminin çok fazla anlamı olacağını düşünmüyorum.

Büyük resimde, insanlar daha çok reel ekonomilerde neler olduğuna odaklanacak, dünya karar açıklanmadan öncekinden çok daha farklı durumda gelmeyecek. ABD’nin borç krizi problemi uzun dönemli ve kalıcı değil, kısa vadede acil bir durum bulunmuyor. Yüksek gelir üreten ABD ekonomisinin vergilerini artırması, harcamalarını kısması fazlasıyla yeterli olacak. Zira, ABD’nin sorunları yapısal değil, yönetimsizlik sorunudur.

Orhan öKMEN

JCR Eurasia Rating

okmen@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası