Son Haberler

Aşırı değerli Türk Lirası’nın krizi

“Türk Lirası neredeyse 13 yıldır gelişmiş ülke paralarına karşı aşırı değerli konumda. Dolayısıyla yaşadığımız gelişmeleri “Aşırı Değerli Türk Lirası”nın krizi olarak değerlendirmek yerinde olacak. Bu açıdan bakıldığında döviz kurlarında görülen gelişmeler bir normalleşme olarak dahi anlaşılabilir. Ancak çok uzun bir dönem boyunca aşırı değerli Türk Lirası’na alışan ve iktisadi kararlarını bu eğilime göre şekillendiren iktisadi aktörler hızlı ve öngörülemeyen bir biçimde ortaya çıkan bu normalleşmeye adapte olmakta zorluk çekiyorlar.”

Kasım ayında gerçekleşen ekonomik gelişmeler incelendiğinde öne çıkan en önemli tartışma Türk Lirası’nda görülen hızlı gerileme oldu. Her ne kadar ABD’de Donald Trump’ın başkanlık seçimlerini kazandığının anlaşılması üzerine Amerikan Doları’nın değer kazanması küresel boyutta benzer eğilimler yaratsa da Türk Lirasında görülen değer kaybı oldukça yüksek boyutlara ulaştı.

AŞIRI DEĞERSİZLEŞMENİN ORTAYA ÇIKTIĞI İDDİA EDİLEBİLİR

Bu gelişmeler bağlamında akıllarda soru işareti yaratan önemli bir soru Türk Lirası’nın aşırı değersiz bir konuma ulaşıp ulaşmadığıydı. TCMB’nin düzenli olarak yayımladığı Reel Efektif Kur Endeksi söz konusu tartışmanın çözümlenmesinde faydalı olabilir. Nitekim Ekim 2016 itibarıyla söz konusu endeks 98,51 seviyesiyle neredeyse 2003 ortalamasına geri dönüş yaptı. Uzun yıllar sonrasında ortaya çıkan bu gelişmeyle, Türk Lirası’nın aşırı değerli konumunu yitirdiği, hatta kasım ayında kurlardaki yükselişin devam ettiği hatırlandığında bir miktar aşırı değersizleşmenin ortaya çıktığı iddia edilebilir.

HENÜZ ÇOK ERKEN

Ancak TCMB’nın yayımladığı ve ne yazık ki çoğunlukla ihmal edilen bir başka seri daha var söz konusu araştırmasında: TÜFE-Gelişmiş Ülkeler Bazlı Reel Efektif  Döviz Kuru. Bu endeks ise Ekim ayı itibarıyla 113,80 düzeyinde bulunuyor. Dolayısıyla bu endeks bağlamında Türk Lirası’nın halen aşırı değerli konumda olduğu ileri sürülebilir. Kanımca bu endeksin Türk Lirası’nın değeri tartışmalarında dikkate alınmasında daha büyük bir önemi var. Çünkü halihazırda hem dış ticaretimizde hem de sermaye hareketlerinde gelişmiş ülke paralarının büyük bir ağırlığı bulunuyor. Başka bir ifadeyle, genel endekse baktığımızda Türk Lirası’nın aşırı değersizleştiğine yönelik bir yoruma yönelirken, gelişmiş ülkeler bazlı endekse baktığımızda henüz bu yorumun erken olabileceği kanaatine varabiliyoruz.

AŞIRI DEĞERLİ TÜRK LİRASI”NIN KRİZİ

Bunun nedeni ise 2003 yılını 100,45 değerinde bitiren endeksin bugüne kadar sürekli olarak bu değerin üzerinde olmasıdır. Başka bir ifadeyle, Türk Lirası neredeyse 13 yıldır gelişmiş ülke paralarına karşı aşırı değerli konumda. Dolayısıyla yaşadığımız gelişmeleri “Aşırı Değerli Türk Lirası”nın krizi olarak değerlendirmek yerinde olacak. Bu açıdan bakıldığında döviz kurlarında görülen gelişmeler bir normalleşme olarak dahi anlaşılabilir. Ancak çok uzun bir dönem boyunca aşırı değerli Türk Lirası’na alışan ve iktisadi kararlarını bu eğilime göre şekillendiren iktisadi aktörler hızlı ve öngörülemeyen bir biçimde ortaya çıkan bu normalleşmeye adapte olmakta zorluk çekiyorlar. Ancak kanımca Türk Lirası’ndaki gelişmeler daha önemli bir sorun yaratıyor.

YAPISAL SORUNLARA ODAKLANMAYI BİRİNCİL PLANA ALMALIYIZ

Döviz kurlarındaki gelişmelere odaklanan kamuoyu ve iktisat politikası otoriteleri Türkiye ekonomisinin yapısal sorunlarına (örnek vermek gerekirse tasarruf açığı, vergi reformu, istihdam sorunu, rant ekonomisi, cari açıklar ve teknolojik gelişim gibi uzun vadeli sorunlara) yönelmekten uzaklaşıyor. Önümüzdeki on yılların iktisadi performansını belirleyecek bu yapısal sorunlara odaklanmayı birinci plana taşımamız mümkün olmaz ise Türk Lirası’nın değerine dair atılacak adımların da uzun vadede başarı getirmesi tehlikeye düşecek.

Tablo: Reel Efektif Döviz Kuru

Kaynak: TCMB

 

Doç. Dr. Ertuğrul KIZILKAYA

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası