Son Haberler

ÇİN EKONOMİSİ ÇÖKECEK Mİ?

Kitap: “çin’in çöküşünü tartışmak yerine, çin’in büyümesi için ödemek zorunda olduğu maliyeti sorgulamak daha doğru bir yaklaşım. Büyüme peşinde koşan çin; zayıf iş yapış tarzı, sınırlı yasal uygulamaları ve bugünün çevre felaketlerine yolaçan yetersiz çevre standartlarına gözünü kapatmış görünüyor. Bu da bir çeşit çöküş değil mi? Hava kirliliği nedeniyle evinden dışarı çıkamıyorsan, pahalı gayrimenkul ya da hızlı araba sahibi olmak nasıl bir başarıdır” şeklinde ilginç analizlerle dolu.

Türkiye‘de ABM Yayınevi tarafından yayınlanan kitabın yazarı Mayıs ayında ülkemizde konferans verecek. İşte bu analiz ve yanı sıra; “ABD’nin süper güç olmaya devam edip, edemeyeceği, AB’nin krizden çıkıp, çıkamayacağı ve Türkiye ekonomisiyle ilgili ilginç birçok yaklaşımın yeraldığı Kızıl Kapitalizm kitabının iki yazarından biri olan Fraser Howie’nin, Turcomoney’e özel açıklamaları ve diğer çarpıcı saptamaların ayrıntıları:

önce neden çin, neden “Kızıl kapitalizm?” bunu biraz anlatır mısınız?

Ben ve kitabı birlikte yazdığımız Carl Walter, 50 yıllık çin deneyimine sahibiz. 1990’lı yılların sonundan itibaren çin hakkında yazılar yazıyoruz. Yazmaya başladık çünkü çin’in dışından, çin hakkında yazılanların burada olanları doğru, dürüst yansıtmadığını düşünüyoruz. Kızıl Kapitalizm’e gelince; bu bizim üçüncü kitabımız, bir yerde başlık açık ve net. Yıllar boyunca çin’de sermaye piyasaları alanında kullanılan isimler her zaman Batı’da anlaşıldığı manalara sahip olmadılar. Kapitalizm de bu noktada bir örnek durum. çin’deki ekonomik büyümeyi inkar edemezsiniz, ancak bunu basit bir şekilde gelişmiş piyasalarda anlaşıldığı gibi Kapitalizm olarak isimlendirmek, çin söz konusu olduğunda bazı devasa faklılıkları gözardı etmiş olur. Bunu Kızıl Kapitalizm olarak tanımlamaktan daha iyi ne olabilir!

çin’in bankacılık sistemi için “kırılgan kale” deyimini kullanıyorsunuz. Biraç açar mısınız?

Kitabın yayınlanmasından itibaren ve son birkaç yıldır giderek artan sayıda yorumcu sadece çin’in büyüklük verilerine bakmakla kalmayıp, aynı zamanda kredilerdeki devasa artışa da bakmaya başladılar. Büyüme iyi bir şeydir ancak tek başına birşey ifade etmez, özellikle bu büyüme fonlanmış ve yanlış plase edilmiş krediden oluşuyorsa, sorunların arkadan geleceği açıktır.

çİN EKONOMİSİ çöKER Mİ?

Uluslararası finans kuruluşları ve dünyanın önde gelen ekonomistleri, çin’in büyümeye devam edeceğini ve ABD’ye rakip olacağını belirtiyor. Siz “çin ekonomisi ne zaman çökecek?” sorusunun yöneltildiğini belirtiyorsunuz. çin çöker mi? çin bizim yaşadığımız yıllarda kesinlikle büyümeye devam edecek ve hatta ABD ekonomisinden de daha büyük olabilecek, ancak sonra ne olacak? Kişi başına milli gelir olarak çin’in, Amerika’yı geçeceğine benim şahsen şüphem var ve çin’in her konuda Amerika ile rekabet etme kabiliyeti son derece kısıtlı. çin ekonomisinin çökme konusuna gelince şu şekilde cevap verebilirim: İlk olarak çöküşü nasıl tarif edeceğiz? Eğer çöküşün anlamı tamamıyla birkaç yıl süreyle belirgin bir ekonomik yavaşlamaysa, o halde önümüzdeki on yıllık dönemde, son otuz yıllık döneme kıyasla çin’in çok daha yavaş ve zor bir büyüme dönemine artık girmiş bulunduğunu iddia edebilirim. çöküşü tartışmak yerine, çin’in büyümesi için ödemek zorunda olduğu maliyeti sormak daha doğru bir yaklaşım olacak. Son dönemlerde yaşanan bir dizi çevre kirliliği haberleri ve gıda skandalları bu maliyetin çok kesin bir parçası. çin, zayıf iş yapış tarzı, sınırlı yasal uygulamaları ve bugünün çevre felaketlerine yolaçan yetersiz çevre standartlarına büyüme peşinde koşarken gözünü kapatmıştır. Bu da bir çeşit çöküş değil mi? Hava kirliliği nedeniyle evinden dışarı çıkamıyorsan, pahalı gayrimenkul ya da hızlı araba sahibi olmak nasıl bir başarıdır!

çİN MUCİZE YARATMADI, İYİ MODELLERİ UYGULADI

çin’in 25-30 yılda gösterdiği bu performansı “çin mucizesi” olarak nitelendirenler var. Siz buna katılıyor musunuz? Mucize terimini hiç sevmedim. Bu kelime her nasılsa çin’in; doğanın kurallarına aykırı, ya da benzer birşey yaptığını ima ediyor. Oysa çin ekonomi kurallarını yeniden yazmadı, ya da bir mucize gerçekleştirmedi. Birçok olayda; Asya’da, başka yerlerde test edilmiş modelleri takip ettiler ve çin halkının sanayisi de geriye kalanı gerçekleştirdi.

Size göre çin ekonomisinin en üstün ve en zayıf üç yanı nedir ? Genelde en güçlü yönleriniz aynı zamanda sizin en zayıf yönlerinizdir, bu nedenle size üç doğru olduğuna inadığım üç alan vermeme izin verin. Eğitim: çin eğitim sistemi; işçilere okur yazarlık, rakamlara hakimiyet ve analiz konularında çok iyidir ve bu durum çin’i dünyanın atölyesi yapmıştır. Ancak aynı eğitim sistemi, eğitimin yaratıcılık tarafını boğmuştur. Bütün iş doğru cevaba ve en iyi sayıya ulaşmaktır. çin’in ilerlemesi ve gelişmesi için çok daha fazla yaratıcılığa ihtiyacı var ve çin için felaket olan şey en yaratıcı insanlarının büyük ölçüde ülke dışında yaşaması ve gelişmiş dünyada büyük şeyler yapıyor olması. Yerel Otonomi: Birçok insan çin’in Beijing’den yönetildiğini ve yeni liderlerin güzel sözlerinin devlet ve parti hiyerarşisinde aşağı doğru uygulandığını düşünür. Ancak gerçek hayatta pratik uygulamayı yönlendiren yerel şartlar ve liderliktir. Bu durumun çin’e çok faydası olmuştur, bu sayede yerel düzeyde çok sayıda denemenin yapılmasına ve büyüme anlamında sonuçların görülmesine faydası oldu. Yani iş hayatı için yapılan özel ekonomik bölgeler ve yerel teşvikler söz konusu. Ancak işin diğer yönü Beijing’in istediği zaman değişiklikleri uygulayamaz durumda olmasıdır. Beijing’teki merkezi liderler çevre sorunlarına el atmak istemektedirler ancak yerel liderler daha çabuk finansal ödül getiren kısa dönem büyümeye odaklanmış olarak devam etmektedirler.

Pratik Sonuçlar: Her düzeydeki çinli liderler büyük ölçüde çabalarının karşılığında uygulanabilir ve dokunulabilir sonuçlar almaya odaklanmıştırlar. Fabrikaları kurup çalıştırabileceklerini göstermişlerdir, yollar ve köprüler inşa etmekte, insanları çalıştırmaktadırlar. Diğer taraft an birçok gelişmekte olan ülke asla tam olarak uygulanmayan planlar ve tamamlanmamış yollarla doludur. Ancak bu durum maliyeti de beraberinde getirmiştir, bu hiçbir zaman tam olarak anlaşılmamış ve hesaplanmamıştır. Sayısız nehri ve balıkçılık yapılan topluluğu fabrika kirliliği yoketmiştir ve bu yalnızca bir örnektir. Ancak şu anki gittikçe büyüyen endişe geri ödenmesi gereken borçtur. Yollar ve köprüler inşa edilmiştir. Bunlar borcu geri ödeyebilecekler midir? Bazıları ödeyebilecek, bazıları ödeyemeyecek. Daha önce belirttiğim gibi çin mucizelerine inanmıyorum ve birilerinin faturayı ödemesi gerekecek.

AB üLKELERİ KRİZDEN çIKABİLECEK Mİ?

Avrupa krizden çıkmayı başarabilecek mi, yoksa çökecek mi? Eğer soru bir ülkenin Euro bölgesinden çıkması ise bunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum (ancak hangi ülke olduğunu bilmiyorum) AB bir siyasal proje olarak varlığını sürdürebilecek mi? Yapabilir, eğer derin kök arayışına uğrarsa ve bazı temel sorunları çözmeye yönelirse. Bu açık olarak çok karmaşık bir projedir ve en kuvvetli taraft arlarının takdir edeceğinden bile daha karmaşık. Avrupa insanlar ve mallar için sağlanan açık sınırlar ve serbest ticaretten faydalanmakta ancak, kuzey ve güney arasında artan çatlak sürdürülemez hale geldi. Asya’da, AB’den daha derin krizler gördük ve kayıp bir on yıl (lar) ve çok kutuplaştıran bir on yıl hemen hemen garantidir.

AMERİKAN RüYASI BİTEBİLİR Mİ?

Amerikan ekonomisi de küresel finansal krize girdiği dönemi henüz üzerinden atamamış durumda. Amerikan ekonomisinin geleceği ile ilgili neler söyleyeceksiniz? “Amerikan rüyası” artık bitiyor mu? ABD için beklenen görünümün çok iyi olduğunu düşünüyorum. Bu, hemen gidin stoklarından dolar satın alın anlamına gelmez ancak ABD kıta büyüklüğünde bir ülke. çok geniş doğal kaynakları mevcut, küresel enerji denklemini yeniden tanımlayan kaya gazı patlaması yaşıyor, büyük çapta bakir ve çok daha fazla sayıda insanı içine alabilecek durumda. Kanada ve Meksika gibi güzel komşuları, iki tarafında binlerce millik okyanus kıyıları, iyi eğitimli ve “yapabilirim” yaklaşımında olan halkı var. Bu beni çok umutlu yapıyor. Bunların hiçbiri politik sorunları ve partizanlığı azaltmaz ancak Amerika’nın bittiğini düşünmek için çok aptal bir insan olmak gerekir. Yukarıda bahsedilen niteliklerden birkaçı çin için de geçerlidir ve bir gün ABD’nin, çin’den küçük bir süper güç ve küresel lider olabilmesi hususu milli gelirin çok daha ötesinde bir konu.

UYUYAN DEV RUSYA UYANIYOR MU?

Rusya da son dönemlerde tekrar büyük bir atağa geçmiş gözüküyor. “Dev uyandı” yorumları yapanlar var. Rusya, Amerika ile yarışabilecek mi? Asya’dan bakıldığında Rusya; petrol, gaz ve diğer malların olduğu devlet demektir. Bu Rusya için büyük avantaj ancak bu tür mala dayalı ekonomiler için tanrının lütfu ve laneti söz konusu. Ruslar bir seri faaliyette küresel olarak rekabet edebileceklerini gösterdiler. ABD ile rekabet etmeleri konusu ise kanımca konu dışı. Rusya ile soğuk savaş mantığına geri dönmeyelim. Küreselleşme böylesine bir rekabetin çok sınırlı olduğu anlamına gelir.

Unutmamalıyız ki en iyi insanlar, en iyi fırsatların olduğu yere giderler.

Dünya ekonomisi veya başka ülkelerle ilgili vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Şüphesiz şafak vakti her zaman gelmelidir. Beş yıllık bir küresel ekonomik çalkantıdan sonra bunun hiç bitmeyeceğini ve her nasılsa işlerin düzelmeyeceğini düşünmek kolaydır. Ben buna katılmıyorum. Evet zor zamanlar olacak, bazıları çok zorlanacak ve acı eşit olarak paylaşılmayacak ancak eğer bakmaya hazırsak her yanımızda fırsatlar var. İki çocuğumun ürettiği fikirler beni sürekli şaşırtmakta. Hayatı iyileştirecek, ya da yeni şeyler yapmamızı sağlayacak makineler inşa etmek, ya da ilaçlar yapmakla ilgili ilginç fikirlerle dolular. Gelecek nesildeki bu ruh hali var oldukça, nasıl ümitli olmayalım ki?

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    Baha
    8 Eylül 2013 19:01 -

    DOktor Bey Çok Korkuyorum Cin den dabbeden bana dua edin 🙂

  • Site Haritası