Son Haberler

“İTİBAR GELECEKTİR”

Türkiye’deki iç denetim uygulamalarının uluslararası standartlara kavuşmasını hedefleyen ve iç denetçilerin meslek örgütü olan Türkiye İç Denetim Ensititüsü (TİDE), 190 ülkede 180 binden fazla üyesi olan Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü’nün (The Institute of Internal Auditors-IIA) üyesi ve Türkiye’deki tek temsilcisi olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Günümüzde 800’den fazla kurumu temsil eden yaklaşık 2.400 üyeye sahip olan TİDE, meslekte küresel gelişimin ve mükemmelliğin paydaşı olmak vizyonuyla pek çok mesleki gelişim, paylaşım ve iletişim platformu ile çalışmalarını devam ettiriyor. Bu şekilde meslek profesyonellerine, iş dünyasına, kamu kurumlarına, düzenleyici otoritelere ve üniversitelere katkı sağlıyor. Ekim ayında İstanbul’da önemli bir Kongre’ye imza atan TİDE Başkanı Gürdoğan Yurtsever, Turcomoney’in sorularını yanıtlayarak, önemli açıklamalarda bulundu:

TİDE olarak bu yıl düzenlediğiniz Kongre hakkında bilgi verir misiniz?

18. Türkiye İç Denetim Kongresi‘ni 20-21 Ekim tarihlerinde İstanbul‘da Grand Wyndham Levent Otel‘de gerçekleştirdik. İlk gün açılış konuşmalarından sonra Sorboune üniversitesi Profesörü Jean Paul Louisoit “Kurumsal İtibarın Temel Taşları” başlığı altında deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Paralel oturumlarımızda “üçüncü Taraf Risklerinin Denetimi”, “İç Denetimin Gelişen Teknolojideki Rolü”, “Bilgi Güvenliği Yönetimi ve Denetimi”, “Uyum Riskinin Yönetimi”, “İtibar Riski Yönetiminde Alacak Riskinin Yönetimi” ve “Kamu İç Denetim Reformu ve Yönetimi” başlıkları, konusunun uzmanı isimler tarafından anlatıldı. Kongrenin ilk gün konuşmacıları arasında şair ve yazar Sunay Akın da vardı. Sunay Akın, kendine has üslubu ve derin tarih bilgisiyle “Geçmişten Günümüze İtibar”ı anlattı.

İkinci gün açılışında TİDE Kurucu ve Onursal Başkanı Ali Kamil Uzun genel bir değerlendirme yaptı. Daha sonra Larry Hubbard, “Sistemlerdeki Aksamanın Gerçek Sebebini Bulmanın Yolları” konusunda görüşlerini paylaştı. Yine paralel oturumlarda ikinci günün başlıklarından ilki BDDK Başkan Yardımcısı Fatih öztürk tarafından değerlendirilen “İSEDES Düzenlemesinin İç Denetime Etkisi” oldu. “İş Kanunundaki Değişiklikler ve İç Denetim Departmanlarının İş Kazalarını önlemedeki Rolü” ise diğer oturumda konunun uzmanı Resul Kurt tarafından anlatıldı. Günümüzün en önemli trendlerinden sosyal medya da öğleden sonraki oturumda tartışıldı. “Sosyal Medya Yönetiminin ve Denetiminin Kurumsal İtibar üzerindeki Etkileri”ni konunun uzmanı, televizyon programcısı Serdar Kuzuloğlu, eğlenceli üslubuyla bizlerle paylaştı. Daha sonra düzenlenen panelde “İç Denetimin İtibarının Yönetimi” konusu ele alındı.

1997 yılından beri her yıl aralıksız olarak düzenlediğimiz, mesleğimizdeki ulusal ve uluslararası en iyi uygulama örneklerinin paylaşıldığı ve kurumsallığını kanıtlayan Türkiye İç Denetim Kongreleri mesleğimizin en önemli iletişim ve paylaşım platformlarının başında geliyor. Kongrelerimiz her yıl artan bir ilgi görüyor. Bu yılki kongremize de büyük bir ilgi vardı ve iki günde 700‘den fazla kişi katıldı.

Bu yılki Kongre‘de “İtibar Gelecektir” teması işlendi, bunu biraz açar mısınız?

Belirttiğiniz gibi 18. Türkiye İç Denetim Kongresini “İtibar Gelecektir: Kurumsal İtibarın Yönetilmesinde İç Denetimin Stratejik Rolü” temasıyla gerçekleştirdik. Gerek kişilerin, gerekse de tüm kurumların en değerli varlığı ve bir anlamda en büyük sermayesi itibardır. Kurumsal itibar ise kurumlara değer katan, şirketin ve kurumun marka değerini artıran en önemli unsurdur. Bununla birlikte itibar kazanması zor, koruması çok daha zor, kaybetmesi ise çok kolay bir olgudur. Günümüzde teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmeler itibar riskini daha da artırdı. Kaybedilen itibarın yeniden kazanılması, uzun, çok zorlu ve maliyetli bir süreç gerektiriyor. Bu nedenle itibarı kaybettikten sonra kurtarmaya çalışmak yerine kaybetmeden önce önlem almak çok daha önemli. İşte bu noktada kurumsal itibarın yönetilmesi ve kurumun itibar riskinden korunması açılarından iç denetimin stratejik bir rolü bulunuyor. Bu önemli konuyu çeşitli oturumlarda, değerli konuşmacılarımızla irdeledik.

aa_218.jpg

İç denetimin küresel rekabet gücüne ne gibi katkıları var?

İç denetimin temel amacı kuruma değer katmaktır. İç denetim faaliyeti, kurumların iç kontrol, risk yönetimi ve kurumsal yönetim sistemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunur, iş süreçlerin iyileştirilmesini, kaynakların etkili ve verimli kullanılmasını sağlar, hata, hile ve suistimallerin önlenmesine yardımcı olur, risklerin neden olabileceği kayıpları azaltır, kurumların itibarını korur, hedeflerine ulaşmasına katkı sağlar. İç denetimi, sürdürülebilir büyümenin, kurumsal yönetimin ve itibarın sigortası olarak ifade etmek mümkün.

Dünya piyasalarındaki yüksek rekabet ortamında büyüme, gelişme ve varlıklarını gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen tüm kurumların ve şirketlerin iç denetim faaliyetlerine ihtiyacı vardır. İç denetim, gerek kurumlarımızın ve gerekse de ülkemizin küresel rekabet gücünün artmasına önemli katkı sağlayan bir faaliyettir.

İç denetim mesleğinin gelişmesi için ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz?

Uluslararası İç Denetim Standartları’nı ve yapılan değişiklikleri Türkçe’ye çeviriyor ve yayınlıyoruz. İç denetimde küresel yetkinlik belgesi olan Sertifikalı İç Denetçi (CIA) ile birlikte finansal hizmetler, kamu, kontrol öz değerlendirme ve risk yönetimi alanlarındaki 4 adet uzmanlık sertifikasyon sınavlarına aracılık ediyoruz. Meslektaşlarımız bu sınavlara TİDE aracılığıyla Türkiye’de ve Türkçe olarak girebiliyor.

Mesleki Gelişim Akademisi bünyesinde birçok eğitim ve seminer programı düzenliyoruz. Her yıl düzenli olarak Türkiye İç Denetim Kongreleri düzenliyoruz. Mesleki kitapların yanı sıra her üç ayda bir İç Denetim Dergisi yayınlıyoruz. İç denetimin gelişmesine katkıda bulunan, bu alanda yatırım yapan kurumları, şirketleri, meslektaşlarımızı ve akademisyenleri ödüllendirmek amacıyla her yıl İç Denetim Farkındalık ödülleri veriyoruz. Kamu kurumlarındaki iç denetim uygulamalarını geliştirmek amacıyla Kamu İç Denetim Konferansları düzenliyoruz. Mesleğin akademik gelişimine yönelik olarak üniversitelerde Denetim Kulüpleri kuruyoruz, Akademik Forumlar düzenliyoruz. Bu ana faaliyetlerimizin dışında da TİDE bünyesinde mesleğin ve meslektaşların gelişimi ile mesleğin tanıtımını amaçlayan bir çok proje yürütüyoruz.

aa_83.png

ülkemizdeki iç denetim uygulamalarını, gelişmiş ülkelerle kıyasladığınızda nasıl bir tabloyla karşı karşıyayız?

ülkemizde iç denetim alanında özellikle son 10-15 yılda çok önemli gelişmeler sağlandı. Yapılan düzenlemeler ile bir çok sektörde iç denetim zorunlu hale geldi. Yeni Türk Ticaret Kanunu iç denetimin önemini daha da artırdı. Şirket yönetimleri tarafından konunun önemi daha iyi anlaşıldı, iç denetim departmanlarına yapılan yatırımlar arttı, iç denetim birimi kurma zorunluluğu bulunmayan bir çok şirket ve kurum ihtiyaç olduğunu görerek iç denetim departmanı kurdu, iç denetçiler görevlendirdi. Bunların yanı sıra daha fazla iç denetçi meslekleriyle ilgili sertifikalar almaya yöneldi, iç denetim alanında yapılan yüksek lisans ve doktora çalışmaları ile yayınlar arttı. Bunların sayesinde iç denetim konusunda kurumsal ve bireysel farkındalık arttı. Bu gelişmeleri gelecek adına umut verici olarak değerlendiriyoruz.

Fakat bunları yeterli görmüyoruz. Türkiye’de iç denetim konusunda alınması gereken daha çok mesafe olduğunu düşünüyoruz. İç denetim, kurumlara ve genel olarak ekonomimize önemli katma değer sağlayan bir faaliyet. Bu süreçte, iç denetimin, uluslararası standartlara göre yürütülmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle daha fazla yaygınlaşması ve nitelikli bir şekilde yürütülmesi gerekiyor. TİDE olarak bu konuda elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Türkiye’deki iç denetim uygulamalarının gelecekte daha da ileriye gideceğine inanıyoruz.

Şirketlerin; suistimal, hile gibi risklerden korunmasının yolları nelerdir?

Şirketlerin suistimal ve hile riskinden korunmasının en temel yolu şirket bünyesinde etkin bir iç kontrol sistemi oluşturmaktan geçiyor. İç kontrol, kurumun operasyonlarının etkinlik ve verimliliği, üretilen mali raporların güvenilir olması ve faaliyetlerinin yasal düzenlemelere uyumlu bir şekilde yürütülmesine yönelik tasarlanmış sistemler bütünüdür. İç kontrol sistemi, işletmenin bütün işlemlerini, hizmetlerini, çalışanlarını ve organizasyonunu kapsar, günlük faaliyetlerin ayrılmaz bir parçasıdır ve işletmenin amaçlarına ulaşmasında kullanılan bir araçtır.

Bu sistemin güçlü olduğu kurumlarda suistimal ve hile ihtimali azalır.

Bunun yanı sıra iç denetçiler de kurumların suistimal, hile ve yolsuzlukla mücadele sürecinde önemli bir rol üstlenirler. İç denetçiler, riske açık alanları tespit ederek, riskleri azaltmaya yönelik iç kontrol sistemlerinin etkinliğini değerlendirerek, etik değerlerin savunuculuğunu yaparak, suistimal soruşturmalarına fiilen katılarak, üst yönetime danışmanlık yaparak, eğitim ve bilgilendirme toplantıları yaparak yönetimin bu konuda kültür oluşturması çalışmalarını desteklerler.

İç Denetim hakkında son olarak kurumlara yönelik paylaşmak istediğiniz mesajınızı alabilir miyiz?

Son dönemlerde yaşadığımız ve hepimizi derin üzüntüye boğan başta Soma faciası olmak üzere yaşanan iş faciaları denetimin önemini hatırlattı. Kamu denetimi, bağımsız denetim veya başka denetim türleri kurumlar ve şirketler için büyük önem taşıyor. Bunu hiç bir şekilde yadsımıyoruz. Fakat asıl olan kurumların ve şirketlerin kendi içlerindeki kontrol ve denetim mekanizmalarının güçlü olmasıdır. Ancak bu şekilde kurumların kendi risklerini etkin bir şekilde yönetebilmesi, olası zararlardan korunması, hata, hile ve suistimallerin önlenmesi, kaynakların etkili ve verimli kullanılması ve kurumsal itibarın korunması mümkün olabilecek.

Kurumların iç mekanizmalarının etkinleştirilmesi, kontrol, risk yönetimi ve kurumsal yönetim süreçlerinin geliştirilmesi açısından iç denetim kritik bir role sahiptir. İç denetim, tüm dünyada kabul gören etik kuralları, standartları ve metodolojisi ile her kuruma katma değer sağlayan bir faaliyettir ve tüm kurumlarımız için bir ihtiyaçtır. Standartları, metodolojisi olmayan ve kurumdan kuruma değişen uygulamaları bulunan farklı denetim yapıları bu düzeyde katkı sağlayamaz. Bu nedenle özellikle riskli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerimizden başlayarak, tüm şirketlerimizdeki ve kurumlarımızdaki kontrol ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek düzenlemeler yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra etkin ve başarılı iç denetim uygulaması için yönetim kurullarının konuyu sahiplenmesi, destek olması, yeterli kaynak ve bütçe ayırması da önem taşıyor.

aa_84.png

TİDE Başkanı olarak görev süreniz boyunca gerçekleşmesini istediğiniz en önemli hayaliniz nedir?

TİDE Yönetim Kurulu Başkanı olarak aldığım görevi en iyi şekilde yerine getirmek, mesleğimize ve meslektaşlarımıza katkıda bulunmak öncelikli hedefim. Bunun yanı sıra gelecekte kurumlarımıza ve ülkemize daha fazla katma değer sağlayan bir iç denetim hayal ediyorum. Bunun için de görev sürem boyunca gerçekleştirmeyi arzu ettiğim pek çok faaliyet var. özellikle, 2015 yılında Enstitümüzün 20. kuruluş yılını da kutlayacağımız için mevcut faaliyetlerimizi daha da artırmayı planlıyoruz.

İç denetimi daha fazla tanıtmak, bu faaliyetin katma değerini daha fazla kişiye anlatabilmek, kamuoyunda farkındalığı daha fazla artırmak, düzenleyici otoriteler, ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile var olan işbirliklerini daha da geliştirmek, daha fazla sektörde iç denetimin zorunlu hale gelmesini sağlamak, uluslararası iç denetim standartlarının uygulama alanını genişletmek ve daha fazla kurum tarafından uygulanır hale getirmek, üye sayımızı artırmak, seminer programlarımızı daha da geliştirmek ve daha fazla meslektaşımızın bu programlardan yararlanmasını sağlamak, meslektaşlarımızın gelişimi amacıyla seminer, panel, konferans gibi etkinlikler düzenlemek, sertifikasyonu yaygınlaştırmak, daha fazla meslektaşımızın uluslararası geçerliliği bulunan sertifikalara sahip olmasını sağlamak, bunun için de Türkçe kaynakları artırmak, mesleğimizle ilgili yapılan akademik çalışmaları desteklemek, mesleğimizi üniversite öğrencilerine daha fazla anlatmak, bu şekilde onların kariyer seçimlerine katkı sağlamak ve mesleğimize nitelikli gençleri kazandırmak gibi hususları bu kapsamda belirtmem mümkün.

Bunun yanı sıra özellikle eğitim alanındaki sosyal sorumluluk projelerini desteklemek, bu kapsamda diğer sivil toplum örgütleriyle işbirlikleri geliştirmeyi arzu ediyorum.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası