Son Haberler

PİYASALAR NEREYE GİDİYOR?

Irak’ta yaşananlar, rehine krizi 2.08 seviyelerinde seyreden Dolar/TL kurunu 2.15 seviyesine kadar taşıdı. IŞİD’in Irak’ta petrol hattı üzerinde hareket etmesi petrol fiyatlarını da yükseltti, Brent petrol 115 dolara yaklaştı.

Petrol fiyatının yükselmesi şimdilik iç ekonomik dengeleri bozmasa da, dış ticaret açığının önemli bir kısmı enerji ithalatından kaynaklanan ülkemizde toparlanan cari açık sorununa negatif etki gerginliğin yaz boyunca devam etmesi durumunda söz konusu olabilir. Jeopolitik risk petrol fiyatını 115 dolar üzerine taşırsa makroekonomik dengelerin hasar görmesi mümkün. Irak gerginliğinin diğer boyutu ise ticari. Irak en büyük ikinci ihracat pazarı. Bölgede yaşanan gerginlik ihracatı da vurursa yaz aylarına dair iyimserliğin sekteye uğraması söz konusu olabilir.

Gelişmekte olan ülke piyasaları için FED politikaları uzun vadede etkili olmaya devam ediyor fakat şimdilik FED piyasaların moralini bozmaktan oldukça uzak. FED’in haziran ayı toplantısından oldukça yumuşak ifadeler geldi. Varlık alımlarının sonlandırılması artık piyasalarca kanıksanan bir durum. Faiz artırım süreci ise FED cephesinden bütün dünyanın izlediği yeni yol. FED faiz artırımı konusunda hiç de aceleci olmayacağını, istenilen hedeflerden henüz uzak olunduğunu, ekonominin FED desteğine ihtiyacı olduğunu vurguladı. En son gelen beklentilerden düşük ABD büyüme rakamı kötü iklim koşullarına bağlandı. Büyüme konusunda henüz yüksek bir tempodan bahsedilmesini kimse beklemiyor. Enflasyon kıpırdıyor, kaliteli olmasa da istihdamda yükseliş var ve FED daha yapılacak şeyler var diyor.

Euro Bölgesi’nde, Avrupa Merkez Bankası’nın aldığı son kararlar piyasalar tarafından cesur olmaktan uzak olarak düşünüldü. Piyasalarda FED benzeri varlık alım programı beklenirken (ki gerçekleşmesi teknik-hukuki açından hala zor) faiz indirimi, bankaları kredi vermeye zorlayan uygulamalar, likiditeyi artırmaya yönelik tedbirler açıklandı. Şimdilik ECB’nin kararları Euro’nun değer kazanmasını yavaşlatmış görünmüyor. Deflasyon tehdidi Avrupa için devam ediyor ve güçlü euro deflasyon sebebi.

ALTINDA KALICIYüKSELİŞ YAŞANACAK MI?

Altın fiyatı sene başında 1200 dolar seviyesinden 1390 dolara kadar yükselince altın için yeni bir yükselişin başladığı düşünülebilirdi. Fakat şimdilik bu düşünceyi destekleyecek güçlü dayanaklara sahip değiliz. 2014 başı ile birlikte büyük borsa endekslerinde gerileme altın için bir fırsat yarattı. Borsalar gerilerken patlayan Ukrayna gerginliği yatırımcılara sığınılacak güvenli bir liman arattı. Altın hem risk iştahındaki azalmadan, hem yükselen jeopolitik riskten destek alarak 1200-1390 hareketini yaptıktan ve ilk üç ayda yaklaşık %15 prim sağladıktan sonra kendisini yükselten sebepler yavaş yavaş ortadan kalkınca gerilemeye başladı. Ukrayna gerginliği piyasaları daha fazla rahatsız etmedi ve yavaş yavaş gündemden düştü, borsalar tekrar yükselişe geçti, yeni rekorlar kırıldı. önümüzdeki dönem için altın fiyatını değerlendirirken birkaç başlığı incelemek gerekiyor.

Altın için sık sık Merkez Bankalarının alım haberleri, Hindistan için düğün sezonu gibi magazinsel içerikler altın için yükseliş getirir beklentisi içinde olan yatırımcılar olabilir fakat bu düşüncenin yaşanan pratikle örtüşmediğini görüyoruz. Fiziki alımlar şimdilik altın fiyatını desteklemiyor. Türev piyasalarda, kaldıraçlı işlemlerle altın gibi varlıkların fiyat oluşumu devam ediyor. Buradan başka bir başlığa geçiyoruz. Yatırımcılar neden altın yatırımını tercih etmeli veya etmemeli?

RİSK İŞTAHI NASIL YANSIYACAK?

Altın fiyatını kendisinin alternatifi varlıklarda yaşananlarla birlikte incelemek sağlıklı bir yol olabilir. Dünyada risk iştahı azalmıyorsa, hisse senetleri piyasasında hala getiri aranıyorsa altının yatırım tercihi olması zorlaşıyor. Borsa endeksleri ile altın arasındaki zıt yönlü ilişkiyi grafikte de görebilirsiniz. SP500 endeksi ile altın arasındaki ilişki grafikte de görüldüğü gibi endeks yükseliş seyrini koruduğu sürece altın düşüyor, yaşanan yükselişler cılız kalıyor. SP500 örneğinden devam edersek, endeks 1950 seviyesi aşıp yeni zirvelere gidiyorsa altın için 1300 doların aşılması zor olabilir. Tersi senaryoda, SP500 1900 seviyesine geri çekiliyorsa altın için 1300 dolar ve üzeri seviyeler beklenebilir.

Diğer bir alternatif yatırım aracı ise faiz. Tahvil-bono piyasalarında yüksek getiri olduğunu söylemek zor fakat bu getiri vade sonunda ne olacağını bileceğimiz bir getiri. Altın gibi 1 sene sonrası için beklentilerin bir uçtan diğer uca savrulduğu enstrümana göre düşük de olsa net bir faiz getirisi tercih edilebilir.

FİZİKİ ALIM

Altın için sık sık Merkez Bankalarının alım haberleri, Hindistan için düğün sezonu gibi magazinsel içerikler altın için yükseliş getirir beklentisi içinde olan yatırımcılar olabilir fakat bu düşüncenin yaşanan pratikle örtüşmediğini görüyoruz. Fiziki alımlar şimdilik altın fiyatını desteklemiyor. Türev piyasalarda, kaldıraçlı işlemlerle altın gibi varlıkların fiyat oluşumu devam ediyor. Buradan başka bir başlığa geçiyoruz. Yatırımcılar neden altın yatırımını tercih etmeli veya etmemeli?

TEKNİK GöRüNüM

Altın mart sonu itibari ile 1275-1310 seviyeleri arasındaki sıkışmayı düşüşle sonlandırdı. Şimdilik geri çekilme 1240 seviyesinde sonlanmış olabilir. Orta vadede anlamlı bir yükselişten bahsedebilmek için fiyatın en azından 1300 dolar seviyesi üzerinde olması gerek. 1300 dolar seviyesi üzerine oturmuş altın 1360 seviyesine kadar yükseliş potansiyelini içinde korur. Fakat 1300 dolar seviyesi aşılamıyorsa bir süre daha 1250-1300 seviyeleri arasında gelgitler yaşanması beklenebilir.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.