Son Haberler

RAKAMLAR NEYİ ANLATIYOR?

Bu yılın ilk 9 ayında bütçede oluşan bozulma riski ne anlama geliyor? Türkiye ekonomisinin önümüzdeki 3 yıla dair genel performansını içeren Orta Vadeli Program’da hangi hedefler öne çıkıyor?

Eylül ayında tüketici fiyatları 0,68 puan azalarak yüzde 8,86’ya geriledi. Enflasyonun son aylarda ilk defa yüzde 9 düzeyinin altına inilmiş olsa da, halen yüksek seyrin devam ettiği görülüyor. TCMB tarafından yayımlanan enflasyon değerlendirmesinde “Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, hizmet grubunun katkısı yatay seyrederken, diğer alt grupların katkısı geriledi. Temel mal grubunun katkısı bir önceki aya kıyasla 0,26 puan, enerji grubunun katkısı ise 0,22 puan azaldı. Gıda grubunun yıllık tüketici enflasyonuna katkısı 0,12 puan düşüş gösterse de, alt gruplar arasında en yüksek katkı 3,36 puan ile halen bu gruba ait” deniliyor. öKTG-H ve öKTG-I endekslerinin yıllık artış oranı önceki aya kıyasla sırasıyla 0,41 ve 0,42 puan gerileyerek yüzde 9,95 ve yüzde 9,25 olarak gerçekleşti.

aa_224.jpg
aa_225.jpg

Para politikası duruşunu enflasyona odaklayan TCMB yayımladığı Para Politikası Kurulu toplantısı özetinde; “Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, hizmet grubunun katkısı yatay seyrederken diğer alt grupların katkısı geriledi. Temel mal grubunun katkısı bir önceki aya kıyasla 0,26 puan, enerji grubunun katkısı ise 0,22 puan azaldı. Gıda grubunun yıllık tüketici enflasyonuna katkısı 0,12 puan düşüş gösterse de alt gruplar arasında en yüksek katkı 3,36 puan ile halen bu gruba ait. Enflasyonun üç aylık ortalamalara göre ana eğilimleri incelendiğinde, çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmenin öKTG-I endeksi dışında devam ettiği gözleniyor. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle temel mal enflasyonu ana eğilimindeki yavaşlama kısmen bu dönemde de sürerken hizmet grubunda ana eğilim yüksek seyrini koruyarak çekirdek göstergelerdeki iyileşmeyi sınırlamaya devam etti” ifadelerine yer verdi.

Bu çerçevede TCMB’nın halihazırda yüksek seyreden enflasyonun hedeflere ulaştırılmasında uygulamakta olduğu politikalarının bir süre daha devam edeceğine dikkat çekiyor.

İŞSİZLİK YüZDE 10’A TIRMANIYOR

TüİK tarafından açıklanan verilere göre Temmuz ayı itibariyle işsizlik oranı yüzde 9,8 (Haziran ayında yüzde 9,1) seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde işsiz sayısı 2 milyon 867 bin kişi iken, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 8,8, kadınlarda ise yüzde 12 oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı yüzde 12 olarak tahmin edildi. İşgücü 2014 yılı Temmuz döneminde 29 milyon 276 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 51,3 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 72,3 kadınlarda ise yüzde 30,8 oldu.

aa_226.jpg

Dünya ülkeleriyle karşılaştırma anlamında en uygun veri olarak açıklanan 15-64 yaş grubu tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 12,1 olarak gerçekleşti. Söz konusu oran Haziran ayında yüzde 11,2 düzeyindeydi. İşsizlik verilerinde Temmuz ayında görülen bozulmanın Türkiye ekonomisinin alışılmış eğilimlerinden farklı olduğu vurgulanmalı. Nitekim geçen ayki değerlendirmemizde Temmuz ve Ağustos aylarında iyileşme beklediğimizi ifade etmiştik. Oysa açıklanan veriler işsizlik alanında daha şiddetli bir bozulma eğiliminin yükselmekte olduğuna işaret ediyor. Söz konusu eğilimin sonbaharda devam etmesi halinde işsizlik oranı yüzde 11-12 aralığına yükselebilir.

CARİ AçIKTA DüŞüŞ EĞİLİMİ SüRüYOR
Türkiye‘nin cari işlemler açığı Ağustosta 2 milyar 768 milyon dolar, yıllıklandırılmış bazda ise 48 milyar 869 milyon dolar oldu.
aa_227.jpg
AçIKTA İYİLEŞME BEKLENİYOR
TCMB tarafından açıklanan cari işlemler açığı, Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın dönemine göre 16 milyar 199 milyon dolar azalarak 29 milyar 586 milyon dolara geriledi. Bu gerilemede ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 13 milyar 858 milyon dolar azalarak 40 milyar 819 milyon dolara düşmesi, net hizmet gelirlerinin 1 milyar 700 milyon dolar artarak 16 milyar 529 milyon dolara yükselmesi ve gelir dengesi açığının 836 milyon dolar azalarak 5 milyar 816 milyon dolara gerilemesi etkili oldu.
Parasal olmayan altın kalemi altında, bir önceki yılın sekiz aylık döneminde 8 milyar 916 milyon dolar net altın ithalatı olurken, bu yılın aynı döneminde 357 milyon dolar net ithalat gerçekleşti. Turizm gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyar 127 milyon dolar tutarında artarak 19 milyar 18 milyon dolara, turizm giderleri de 337 milyon dolar tutarında artarak 3 milyar 438 milyon dolara ulaştı. Yatırım geliri dengesinden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı dönemine göre 906 milyon dolar azalarak 5 milyar 568 milyon dolar olarak gerçekleşti. TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın TBMM Plan Bütçe Komisyonu‘nda “Merkez Bankası Politikaları ve Ekonomi” başlıklı sunumunda ‘‘Cari işlemler açığında 2014 yılında kayda değer bir iyileşme gözlenecek‘‘ yönündeki değerlendirmesi de dikkat çekici oldu.
aa_228.jpg
BüTçEDE BOZULMA RİSKİ
Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre; Merkezi yönetim bütçesi 2013 yılı Ocak-Eylül döneminde 4 milyar 494 milyon TL açık vermişken, bu yılın aynı döneminde 11 milyar 930 milyon TL açık verdi. Söz konusu değişimin en önemli nedeni ilgili dönemde giderlerde görülen yüzde 10,5 düzeyindeki artışa karşılık bütçe gelirlerinin yüzde 8,1 artması oldu. 2014 yılı Ocak-Eylül döneminde faiz dışı fazla ise 26 milyar 339 milyon TL (Ocak-Ağustos döneminde 30 milyar 917 milyon TL) olarak gerçekleşti.
İlk dokuz aylık verilerde dikkat çeken husus geçen yılla karşılaştırıldığında bozulma görülmesi oldu. Nitekim geçen yılın aynı dönemindekine nazaran açığın yükselmesi dikkat çekiyor. Ayrıca Eylül ayında faiz dışı açık verilmiş olması da, bozulmaya işaret eden bir diğer gelişme oldu.
Yılsonu hedefleri bağlamında değerlendirildiğinde halihazırdaki açık düşük görülmekle birlikte genellikle Aralık ayı verilerinin belirleyici olduğu hatırda tutulmalı. Yılın son çeyreğinde özellikle faiz hariç giderlerde yüksek artış eğiliminin sürmesi durumunda hedeflerden uzaklaşılabileceği irdelenmeli.

aa_229.jpg
ORTA VADELİ PROGRAM (2015-2017)
Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıla dair genel performans görünümüne dair hedefleri ve tahminleri yansıtan Orta Vadeli Program açıklandı. Programın hedefleri şu satırlarla ifade ediliyor: “Büyüme performansını yükseltirken cari işlemler açığını düşürmeye devam etmek, enflasyon hedefine ulaşmak ve böylece makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmek OVP’nin temel amacıdır. Yeni bir kalkınma hamlesi için ülkemizin ihtiyaç duyduğu yapısal reformlar OVP döneminde hayata geçirilecektir. Bu kapsamda, Onuncu Kalkınma Planında yer alan öncelikli dönüşüm programları çerçevesinde hazırlanan eylem planları uygulamaya konulacak.”
Programın detaylarına bakıldığında ana hedefler arasında öne çıkarılan enflasyonu düşürmek, büyüme oranlarını artırmak ve cari açığı azaltmak olarak belirlenen üç hedefin gerçekleşebilmesi için yapılması gerekenler ayrıntılı bir şekilde açıklandı; makroekonomik ve finansal görünümün istikrarı için özel kesimin ve devletin takip etmesi gereken yöntem hakkında genel değerlendirme yapıldı.
özellikle yapısal reformlara yapılan vurgu önem arz ediyor. Bu çerçevede ortaya konulan hedeflerin gerçekleştirilebilmesi Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve başarılı bir performans gösterebilmesi açısından çok kritik bir değişken olacak.
aa_87.png

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Site Haritası