Son Haberler

Tahkim ve “ekonomimiz“

Tahkim; ‘Hükmetmek’ herhangi bir ihtilafın çözümünü belirlenen hakem heyetine havale etmek anlamına gelen ve bir sözleşmede önceden tarafların belirlediği uzlaşma ile çözüm yoludur.

Tahkim, taraflar veya kurumlar arasında doğmuş veya ileride doğabilecek olan, belli hukuki uyuşmazlıkların, devlet yargısı (devlet mahkemeleri) dışında, tarafların kendileri tarafından belirlenebilen ve adına ‘hakem’ denilen, tarafsız özel kişiler eliyle, nihai olarak karara bağlanmasını ifade eder.

Tarihimiz boyunca tüm ihtilafların, kırgınlıkların, dargınlıkların bile köylerde ihtiyar heyetlerince çözüme kavuşturulduğu geleneklerimizde yer almış olan uzlaşma kültürümüz ne yazık ki yıllarca ticaret hayatımızda yerini alamamış bu durum birçok ihtilaflara sebebiyet verirken en önemlisi uluslararası sermayenin yeterince ülkemize gelmesi hukuken gecti. Nitekim uluslararası tahkimin yasak olduğu yıllarda yabancı sermaye girişi yılda ortalama bir milyar doların altında seyrederken son yıllarda 10 milyar dolarların üzerine çıktı.

Anavatan Partisi‘nin iktidar olmasıyla Turgut özal yönetimi döneminde yoğunlaşan, siyasal ve ekonomik alandaki Uluslararası işbirliği, yeni yapılanmaların da habercisi oldu. Küreselleşme sürecinde gelişen, uluslararası ilişkilere ve serbest piyasa ekonomisinin yayılmasına bağlı olarak, çok uluslu sermaye de yayılma eğilimi göstererek, sınır ötesi bölgelere yönelmeye başladı. özel sektör öncülüğünde yatırım, üretim, ihracat seferberliği ile kalkınmayı benimseyen ülkemizde, yerli sermaye yetersizliği nedeniyle (TOBB) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Başkanlığım sırasında birliğin çatısı altında kurmuş olduğumuz DEİK Dış Ekonomik İşbirliği Kurulu bünyesinde çalışan ülkeler arası iş konseylerinde yatırımcı iş adamaları arasında işbirlikleri 1987 yılından sonra hızla gelişmeye başladı.

Ne var ki uluslararası sermaye ilgilileri bütün şartlarda anlaşsa bile yargı sistemine güvensizlikleri sebebiyle yatırım anlaşmalarında uluslararası tahkim şartı arıyordu. özet olarak uluslararası sermaye gittiği ülkede ekonomik ve işletme varlığı ile karlılığını aynı zamanda kâr transfer imkânlarını uluslararası güvence altına almak istemekteydi. Bu durum karşısında üyesi bulunduğumuz International Criminal Court (ICC) yetkili organlarıyla görüşmeler yaparak o güne kadar oluşturulmayan ICC bünyesindeki önemli komisyonları ülkemizde de kurarak çalışmaları hızlandırdık. Paris‘te çalışmalarını sürdüren uluslararası tahkim divanında ilk defa Merhum Prof. Dr. Sulhi Tekinel ve uluslararası hukukçu Av. Orhan Azizoğlu‘nun yer almasını sağladık.

ULUSLARARASI ANLAŞMALAR YEREL HUKUKLA YAPILIYORDU

Aynı zamanda TOBB ve ITO bünyelerinde tahkim divanları oluşturduk ama yeterli olmadı zira Anayasamıza göre uluslararası tahkim yasaktı. Devlet yönetiminde demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan yasama, yürütme ve yargı bağımsızlığı kavramları arasında yer alan yargıyı 1982 Anayasamız sadece devlet mahkemeleri kararları için kabul ettiğinden uluslararası kuruluşların anlaşmalarda yerel mahkemelere uyması benimsenmişti. Bu konuda iş dünyasınca yıllarca mücadele verilmesine rağmen devletten devlete olan işlemler, özelleştirme olayları ve şirketler arası ihtilaflar için ara ara kararlar alınsa da ancak etkili olarak 1900‘lü yıllarda ve en nihayet spor alanında 29 Mart 2011 Resmi Gazetede yayınlanan yasayla 1982 anayasası 17. defa değiştirilmiş oldu.

Milletlerarası Tahkim Divanı (icc.tobb.org.tr) 1923 yılında ICC Milletlerarası Ticaret Odası tahkim organı olarak kurulmuş olup, milletlerarası ticari tahkime öncülük eden bir kuruluştur. Divan, uluslararası ticari ihtilafların çözümlenmesi bakımından dünyanın en önde gelen merkezlerinden biridir. Her kıtada yer alan toplam 90 ülkedeki üyelerden oluşan Divan, en yaygın temsil edilen tahkim kuruluşu olma özelliğine sahiptir.

YILLARCA SüREN DAVALAR SON BULACAK

ICC Tahkim Divanı‘nın hizmetlerine yönelik talep, dünya ekonomisinin hızla küreselleşmesi ve uluslararası ticaretin genişlemesi ile günden güne artıyor. ICC tarafından geliştirilen ihtilafların halli mekanizması, özellikle uluslararası bağlamda ticari ihtilaflar için tasarlandı. çoğunlukla taraflar, farklı uluslararası kimliklere, dillere, yasal ve kültürel arka planlara sahip olduğundan, bu nedenle çeşitli zorluklarla karşılaşılsa da talepler hızla artıyor.

Her ne kadar ülkelerin yerel tahkim divanlarına ve uluslararasında “American Arbitration Association” gibi başka tahkim divanları varsa da anlaşmalarda bölge ve ülke farkları tarafların seçimlerinde etkili oluyor.

Yerel tahkim divanlarımıza gelince yapılan anlaşmalarda taraflarca belirtilmediğinden yerel ihtilaflar genelde mahkemelere gidiyor; mahkemelerin ve üst adli kurumların iş yoğunlukları sebebiyle davalar yıllarca sürüncemede kalıyor ve taraflar büyük zararlara uğruyorlar.

Nihayet 15 Mart 2014 tarihli Resmi Gazetede Milletlerarası tahkim ücret tarifesi hakkında tebliğ yayınlanmış olup hükümetimizce açıklanan yani eylem planı çerçevesinde ise Nisan 2005 tarihi içinde İstanbul Tahkim Merkezi’nin kurulup genel kurulunu yaparak yöneticilerinin belirlenmesi ve 2015 yılı sonuna kadar Milli ve Milletlerarası tahkim divanının faaliyete geçmesi öngörülmüştür.

Düşünüyorum da; yıllar ne çabuk geçti ve neler kaybettik. Artık iş dünyamızın konuya daha çok sahip çıkmasını özellikle suç önlenmesi ve ceza adaleti açısından geciken adaletin adalet olmadığı varsayımıyla yargı sorunlarını aşabilmek için şirketten şirkete yapılan anlaşmalarda ilgililerin öncelikle tahkim şartının sözleşmelerinde belirtmelerini dilerim.

Mihenk Taşı

Ali Coşkun

58 ve 59 Hükümette Sanayi ve Ticaret Bakanı

İş Dünyası Vakfı Başkanı

coskun@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası