Son Haberler

TÜRKİYE BANKACILIK SEKTÖRÜ

ff_28.jpg

tt.jpg

Katar Ulusal Bankası QNB, Kuveyt Bankası Berkan, ürdün’deki Arap Bankası’na ait T Bank ve Lübnan’daki Mediterranean Bank, Türkiye’de şube açmayı hedefliyor. öte yandan Körfez bölgesinden, Emirates, Bahrain ve Albaraka Türkiye’deki yatırımlarını arttırmak istiyor.

Türkiye’deki bankacılık sektörünün küresel krizlerde sağlam bir duruş sergilemesi uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Bankacılık sektöründe daha fazla yatırım çekmek isteyen Türkiye, Arap ülkeleriyle yakından ilgileniyor. Mart ayında İstanbul’da düzenlenen 3. Arap-Türk Bankacılık Forumu, Arap Bankalar Birliği ve Türkiye Bankalar Birliği işbirliğiyle çırağan Sarayı’nda gerçekleşti. Türkiye’nin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleriyle bankacılık alanında daha büyük yatırım ve işbirliği yapmasını hedefleyen Forum geniş katılım dikkat çekti. Açış konuşmaları; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Mukim öztekin, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ve Arap Bankalar Birliği İcra Kurulu Başkanı Dr. Joseph Torbey tarafından yapıldı. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. M. İbrahim Turhan, Katılım Bankaları’nın Genel Müdürleri ve üst düzey yöneticileri de Forum’a katıldı.

TüRKİYE İSLAMİ FİNANSTA öNEMLİ BİR DESTİNASYON

gg_4.jpg
Finans Merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen İstanbul’da iki gün boyunca devam eden 3. Arap-Türk Bankacılık Forumu’nun ilk gününde Turcomoney’e özel açıklama yapan Arap Bankalar Birliği Genel Sekreteri Wissam H.Fattouh, ‘Arap piyasası, Avrupa ve tüm dünyaya açılabilmek için Türkiye’ye finans merkezi olarak ihtiyaç duyuyor. Bu sebeple Katar Ulasal Bankası QNB, Kuveyt Bankası Berkan, ürdün’deki Arap Bankası’na ait T Bank ve Lübnan’daki Mediterranean Bank Türkiye’de şube açmak istiyorlar. özellikle Körfez bölgesinden, Emirates, Bahrain ve Al Baraka Türkiye’deki yatırımlarını arttırıyor” diyerek Arap dünyasının, Türk bankacılık sektörüne gösterdiği ilginin altını çizdi.
Türkiye’nin, İslami finansta önemli destinasyonlardan biri haline geldiğini belirten H.Fattouh; Türkiye’nin, Arap coğrafyasının dünyaya açılan kapısı niteliğinde olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Arap ülkeleri, Türkiye ile işbirliğini geliştirme konusunda ortak arzuya sahip. Türkiye, sadece turizm ve ticaretle değil, finans piyasaları açısından da İslam coğrafyası için önemli role sahip. Türkiye‘deki ekonomik imkanlar cesaret verici. Şüphesiz böylesine önemli bir pazarın olduğu yerde Türkiye ile iş birliği yapmak önemli. Buradaki ekonomiyi iyi okuyarak fırsata dönüştürmemiz lazım.”

TüRKİYE’DE ARAP BANKALAR BİRLİĞİ’NE BAĞLI

9 BANKA FAALİYET GöSTERİYOR

hh_2.jpg

Arap Bankalar Birliği’nde yer alan ve Türkiye’de faaliyet gösteren toplam 9 banka olduğunu belirten Türk Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın, bu bankaların Türkiye’deki bankacılık sektörü faaliyetlerinde yüzde 6’lık paya sahip olduğunu kaydetti. Buna karşılık olarak Arap dünyasındaki Türk banka sayısının 11 olduğunu anımsatan Aydın, taraflar arasındaki dış ticaret hacminin az olduğunu ve ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini savundu.

TüRKİYE İLE ARAP üLKELERİ ARASINDAKİ EKONOMİK İLİŞKİLER ARTIYOR:

47 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ

Türkiye’nin uluslararası ölçekte büyük bir piyasaya ve yatırım amaçlı imkanlara sahip olduğunu belirten H.Fattouh, Arap sermayesinin yatırım için güvenilir yer aradığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu güvenilir ülke Türkiye’dir. Siyasi ilişkilerin ekonomik ilişkiler üzerinde etkisi yok diyemeyiz. Siyasi istikrar yatırımlarda önemli rol oynuyor. Yatırımcı istikrarsız ortamlara girmekten çekinir. Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen Arap yatırımcı güvende olduğunu biliyor. Türkiye’nin, bankacılık sektörü için çıkardığı kanunlar önemli. Yabancı yatırımları da destekleyen yasalarla güçlenen bankacılık altyapısının artık çok güçlü olduğunu biliyoruz. Arap bankaları, Türkiye’deki faaliyetlerini artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye ile Arap dünyası arasındaki karşılıklı ticaret hacmi artıyor. Türkiye’den, Arap ülkelerine yönelik ticaretin boyutu 35 milyar dolar, Arap ülkelerinden Türkiye’ye yapılan ticaretin boyutu ise 12 milyar dolar. Toplam 47 milyar dolarlık ticaret hacmi var.

gh_7.jpg

YATIRIMLAR NASIL ARTAR?

Arap ülkeleri ile Türkiye arasındaki ortak ekonomik ilişikleri arttırabilmek için daha büyük adımlar atılmasının zorunlu olduğunu belirten Arap Ekonomik Birliği Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Al Rabie, bu adımlara ilişkin şu görüşleri sıralıyor: “Serbest ticaret anlaşmaları, vizelerin kaldırılması, ortak yatırımların teşviki, ortak tarihi mirasın korunması ve birtakım ikili ekonomik anlaşmalar iki taraf arasındaki ayrıcalıklı ilişkileri ve ortak yatırım fırsatlarını beraberinde getirir. Arap ülkeleri, Türkiye‘deki organize sanayi bölgelerinden istifade etmeli. Taraflar arasında sanayi, tarım, turizm alanlarında işbirliği imkanları var. Türkiye ile Arap dünyasının ekonomik iş birliği son yıllarda iyi durumda ancak gelinen nokta beklentilerin altında. Hem Arap, hem Türk tarafı daha çok çaba harcamalı, yeni işbirliği imkanları ele alınmalı ve yeni ortaklıklar kurulmalı.”

ARAP BANKALARININ TüRKİYE’YE İLGİSİ ARTIYOR

Bankacılık sektörünün birçok ülkede ciddi sorunlarla mücadele ettiği dönemde bile Arap Ligi üyesi ülkelerden yatırımcıların, Türk bankacılık sektörüne ilgi duyarak yatırımlarını sürdürdüğüne dikkat çeken Hazine Müsteşarı İbrahim Halil çanakcı, “Türkiye ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin yüzyıllardır süren köklü dostluk ilişkilerine sahip. Son 10 yılda karşılıklı olarak atılan adımlar sayesinde bu ilişkiler daha da zenginleşti ve derinleşti. Bölgemizin iki önemli ekonomisi olan Türkiye ve Suudi Arabistan, G-20 bünyesinde yakın bir diyalog içindedir. Biz farklı fakat birbirini tamamlayan ülkeler olarak bu platformlarda yakaladığımız olumlu zemini hep birlikte somut kazanımlara dönüştürmeyi hedeflemeliyiz” dedi.

Son dönemde Türkiye‘de sermaye piyasalarının, banka dışı finansal sektörün ve katılım bankacılığının daha hızlı gelişmesine katkı sağlayacak önemli yasal ve kurumsal düzenlemelerin hayata geçirildiğine değinen çanakcı, bu adımların gelecek dönemde Arap dünyasının, Türkiye finans piyasalarına olan ilgisini daha da artıracağına inandıklarını ifade etti.

TüRKİYE EKONOMİSİNİN TEMELİ GüçLü
Küresel ekonomideki gelişmelere değinen çanakçı, sağlam kamu maliyesi ve bankacılık sektörünün 2007-2008 döneminden itibaren Türkiye‘yi pozitif yönde ayrıştıran güçlü yanlar olduğunu vurguladı. çanakcı, şöyle devam etti: “Bu iki avantajımızı korumaya hep özen gösterdik. Kamu maliyesi alanında pek çok ülkenin borcunun artmaya devam ettiği 2009-2013 döneminde Türkiye‘nin kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 45‘ten yüzde 36 civarına düştü. Bütçe açığı yüzde 5,5‘ten yüzde 1,1‘e geriledi. Bu iyileşmeler büyümeden fedakarlık etmeden gerçekleştirildi.

Bu dönemde Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 6‘lık bir büyüme sergiledi. 2011 yılının ikinci yarısından itibaren güçlendirmemiz gereken alanlara yönelik çabalarımızı artırdık. Bu çerçevede cari işlemler açığını daha makul düzeylere indirilmesi ve enflasyonun orta vadeli hedeflerimizle tutarlı bir seviyeye düşürülmesi makro ekonomik politikalarımızın en öncelikli hedefi haline getirildi. Türkiye önümüzdeki 20 yıl boyunca Avrupa‘nın en hızlı büyüyecek ekonomisi olmaya devam edecek. Gerek bölgesel, gerek küresel ölçekte bir cazibe merkezi olma konumunu koruyacak.”

rt_2.jpg

FİNANSTAKİ KIRILGANLIĞIN MALİYETİ AĞIR OLUYOR

Finansal piyasaların ayırt edici özelliklerinden birisinin, bu piyasaların işleyişinde meydana gelen aksaklığın ekonominin tamamı üzerinde şiddetli negatif etki doğurabilmesi olduğuna işaret eden BDDK Başkanı Mukim öztekin, ‘‘Finans sektöründe yaşanan kırılganlıklar toplumlara ağır maliyetler yüklüyor. Gelişmekte olan ülke ekonomilerine yönelik tartışmalara göz attığımızda öncelik vurgusunun siyasi istikrar üzerinde olduğunu görürüz. Bu ülkelerde siyasi istikrarda meydana gelen küçük bir dalgalanma bile yüksek dozda algı bozulması yaratıp anında ülke piyasalarında belirsizliği hakim kılabilir. Belirsizlik ise kırılganlığı ve finansal istikrarsızlığı tetiklemektedir. Bu halde siyasi istikrar ekonominin temel sağlık göstergelerinden finansal istikrar olmazsa olmaz konumdadır. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde (MENA) belirsizliklerin kesintisiz devam ettiğine üzülerek şahit oluyoruz. Birçok noktada iç çatışmalar yaşanıyor. Hakim durum halini alan belirsizlik ne yazık ki hem bölge ülkelerinin, hem de İslam coğrafyasının koşullarını zorlaştırıyor. Bu durum hepimize ve gelecek nesillere yüksek bir maliyet yüklüyor. Politik ve ekonomik sorunlar MENA gurubunda yer alan birçok ülke için çözümü bir sarmal haline geldi. Bu ülkelerde büyüme gelişmekte olan ülkelerdeki büyüme ortalamasının altında. Bu tür ortamların hakim olduğu ülkelerde finansal atılımlardan bahsetmek neredeyse imkansız” diyerek kırılganlık ve istikrarsızlığın ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

YABANCI YATIRIMCILARIN İLGİSİ SüRüYOR

gh_8.jpg

3. Arap-Türk Bankacılık Forumu‘nda konuşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mukim öztekin, Türk bankacılık sektörünün ulaştığı noktaya değindi. Türk bankacılık sektörünün gelişmiş ülkelerdeki bankacılık sektörüne göre geçmişinin daha yeni olduğunu belirten öztekin, tecrübe açısından nispeten geride olunmasına rağmen Türk bankacılık sektörünün Avrupa standartlarında olduğunu ve kriz döneminde taraflı tarafsız tüm kesimlerce takdir edildiğini ifade etti. “İftiharla söylemeliyim ki son krizde bankalarına kaynak aktarmayan ender ülkelerden birisi olduk” diyen öztekin, bu sağlamlığın ardında güçlü denetim yapısının ve çok sayıda nitelikli iş gücü ile gelişmiş teknoloji olduğunu dile getirdi. öztekin, bu sağlamlık sayesinde dünyada krizin etkileri devam ederken, Türk bankacılık sektörüne yabancı ilgisinin sürdüğünü vurguladı.

bb.jpg

ZİRAAT‘İN KATILIM BANKASI GELİYOR

Kamu bankalarının katılım bankası kurma çalışmalarına değinen Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, “Ziraat Bankası, bir katılım bankası için birkaç ay önce çalışmalarına başladı. Teknoloji alanında yatırımlarımıza devam ediyoruz. Uzun olmayan bir süreçte Ziraat‘in katılım bankasını göreceğiz” dedi. Konuyla ilgili olarak sorumlu otoritelere başvuru sürecinin devam edeceğini, sermaye, izin tarafının devam edeceğini söyleyen Aydın, “İsimle ilgili şu anda bir çalışmamız yok” diye konuştu. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2013 yaz başında, üç kamu bankasının birer katılım bankası kurması yönünde çalışmaları için talimat verildiğini açıklamıştı.

Albaraka Türk Genel Müdürü Fahrettin Yahşi:

TüRKİYE İLE ARAP DüNYASI ARASINDAKİ İLİŞKİLERDE BANKACILIĞIN ROLü BüYüK

1985 YILINDA “öZEL FİNANS KURUMU” OLARAK İLK öNCE ALBARAKA TüRK KURULDU. BUGüN SAYISI 4 OLAN KATILIM BANKALARININ AKTİF BüYüKLüĞü 2013 YILINDA YüZDE 37 ARTIŞLA 96 MİLYAR TL’YE YüKSELDİ. AKTİF BüYüKLüĞüNüN YILLIK ORTALAMA BüYüME HIZI 2007-2013 ARASINDA BANKACILIK SEKTöRüNüN OLDUKçA üZERİNDE YüZDE 30 OLARAK GERçEKLEŞTİ.

Küresel ekonominin zor günlerden geçtiği bir dönemdeyiz. ülkeler, yeni arayışların içerisine girmekteler ve yeni işbirlikleri ortaya çıkmakta. Bu noktada, geçmişten gelen güçlü, kültürel ve sosyal bağların olduğu Türkiye ile Arap Dünyası arasındaki işbirliği önem taşıyor. Bu ilişkide en önemli sacayağını genelde bankacılık sektörü, özelde ise katılım bankacılığı oluşturuyor.
Türkiye’de faizsiz bankacılık uygulamaları çok önemli mesafeler kat etti. 1985 yılında “özel finans kurumu” olarak ilk önce Albaraka Türk kuruldu. Bugün sayısı 4 olan katılım bankalarının aktif büyüklüğü 2013 yılında yüzde 37 artışla 96 milyar TL’ye yükseldi. Aktif büyüklüğünün yıllık ortalama büyüme hızı 2007-2013 arasında bankacılık sektörünün oldukça üzerinde yüzde 30 olarak gerçekleşti. Bankacılık sektörü içerisinde katılım bankalarının payı 2002 yılındaki yüzde 2 seviyesinden, 2013 yılında yüzde 6’ya yükseldi ve kısa vadede yüzde 10’a ulaşması öngörülüyor.
Katılım bankalarımızın 3’ünün ana ortaklıklarını Arap sermayesi oluşturuyor. Gösterilen büyüme performansı ve kârlılık bu bankaları kendi grupları içerisinde önemli konuma getirdi. Albaraka Türk’ün yüzde 54’lük hissesi Bahreyn merkezli Albaraka Banking Group’a ait ve grubun en büyük bankası olma özelliğine sahip. ABG’nin bankalarının bulunduğu 15 ülke ile dış ticaret konusunda Albaraka Türk yakın bir işbirliği içerisinde. Türkiye’nin, Arap dünyasıyla olan dış ticaretinde bu kanallar önem taşıyor. Diğer katılım bankalarından Kuveyt Türk’ün, yüzde 62’sini ve Türkiye Finans’ın da yüzde 60’ını Arap sermayesi elinde bulunduruyor.

EN öNEMLİ ENSTRüMAN SUKUK

Faizsiz bankacılık alanında Türkiye ile Arap dünyası arasında yapılacak işbirliğinde en önemli enstrüman olarak sukuk (kira sertifikası) uygulamaları öne çıkıyor. Hazine Müsteşarlığı’nın 2012 yılının eylül ayında gerçekleştirdiği sukuk ihracı ile bu pazara girilmiş oldu ve 2013 yılında Türkiye’deki sukuk ihraçları 5 milyar dolara ulaştı. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından geçen yıl Haziran ayında yapılan yeni düzenleme ile uluslararası uygulamalarda kullanılan yeni sukuk türlerine de imkan sağlanmış oldu. Hem katılım bankalarının, hem de devletin çıkardığı ve ileride ikinci el piyasasının da oluşturulması hedeflenen kira sertifikaları ile MENA Bölgesinden sermaye çekilmesi sağlanacak.
Katılım bankalarının ön plana çıktığı ve geleceğe yönelik büyük potansiyel taşıyan bir başka alan da Türkiye’nin bölge ile son yıllarda artan dış ticaretidir. Türkiye’nin 2013 yılında MENA bölgesi ile yaptığı ticaret hacmi 71 milyar dolar oldu. Türkiye’nin bu bölgeye yaptığı ihracat hacmi 2013 yılsonunda 46 milyar dolar ve ithalatı 26 milyar dolardır. Arap dünyasının toplam dış ticaretimiz içerisindeki payı yüzde 18 seviyesinde. Bölgedeki siyasi istikrarın oluşması ve Türk bankalarının muhabir bankacılık ilişkilerinin geliştirilmesi ile birlikte bu rakamlar rahatlıkla artacak.
Albaraka Türk’ün MENA bölgesi ile yakın ticari ilişkileri ve gösterdiği başarı iyi bir örnek. 2013 yılında Bankamızın ihracat işlem hacmi yüzde 104, ithalat işlem hacmi ise 2013 yılında yüzde 18 artış gösterdi. Albaraka Türk kambiyo işlemleri hacminde ise yüzde 13 artış kaydetti. Türkiye’nin bazı bölge ülkeleriyle yaptığı dış ticaret işlemlerinin yüzde 20’ye yakını Bankamız üzerinden gidiyor ve bu noktada önemli bir uzmanlık ve işbirliği oluşmuş durumda.
Sonuç olarak tarihi ve kültürel olarak aralarında yakın bağ bulunan Arap Dünyası ve Türkiye’nin bu durumu ekonomik hayata da geçirmesi elzemdir. Bunun gerçekleşmesinde katılım bankalarının bölge ile olan geçmişten beri devam eden yakın işbirliği ve uzmanlık büyük önem taşıyor. Albaraka Türk olarak bu işbirliğinin oluşmasındaki etkin konumumuz ve isteğimiz artarak devam ediyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası