Son Haberler

BAHAR GELDİ, DİYETLER FORA!

İdeal kiloya ulaşmak ve bunu devam ettirmek şüphesiz herkesin derdi. Hele kantarın topuzu kaçmışsa çözüm bulma telaşı pek de sağlıklı olmayan yöntemlere götürebiliyor bizi. Zayıflama hapları, neredeyse açlık grevine dönen düzensiz beslenmeler, sigaraya başlama ya da sigarayı artırma çabaları ve bilinçsizce mideye takılan kelepçeler bu yöntemlerden bazıları. Daha ziyade damak tadından ödün veremeyip egzersiz yapmadan kilo vermeyi hayal edenlerin bu uygulamaları, kilolarından kurtulamamanın yanında çeşitli sağlık problemlerini hatta ölümleri de beraberinde getiriyor.

Kilo kontrolünü sadece estetik amaçla düşünmek ne kadar hatalıysa, uzmana danışmadan yapılan ezbere diyetler de aynı oranda hatalı aslında. Kişinin metabolizma hızından günlük enerji sarfiyatına, hastalıklarından beslenme alışkanlıklarına kadar birçok neden, yapılacak diyette önemli kriterler. Son yıllarda dikkat çeken isimleriyle bildiğimiz diyet türleri için de geçerli bunlar. “Her şey önce kendi bedeninizi tanımakla ve bir uzmandan fikir alarak başlamalı” hatırlatmasını yapmış olalım. Popüler diyetlerimize gelince, farklı içeriği ile en çok konuşulanlar arasında giren ‘Alkali Diyet’e ayrı bir sayfa açalım isterim. çünkü duymaya alıştığımız protein, yağ, vitamin dengesi gibi parametrelerin dışında bambaşka bir yere yönlendiriyor bizi: Asit alkali dengesi. Dilerseniz diyetin tüm detaylarını Dr. Ayşegül çoruhlu’dan dinleyelim.

Alkali Diyet’in diğer popüler diyetlerden en önemli farkı nedir?

Şimdiye kadar olan diyet önerilerindeki eksik kalan parça, vücudun asit-alkali dengesinin
daima korunması gerektiğidir. Kilo vermek ilk hedef olduğu için, kilo verirken sağlığımızı olumsuz etkileyebileceğimizi düşünmüyoruz bile. Oysa diyet seçerken hem kalıcı kilo kontrolü hedeflemeli hem de daha sağlıklı bir beslenme şekli yaşam tarzı olmalıdır. Alkali Diyet bu amaçları hedefleyen bir beslenme şeklidir.

Bu diyeti uygulamak isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerekiyor?

1. İdrarınızı takibe alın. Rengi açık ve kokusuz idrar alkali, koyu renkli ve ağır kokulu idrar yüksek asitli demektir. Sabahları asit yükünüzü kontrol edebilirsiniz.

2. Günde en az 2 lt su için. Suyun pH’ını alkaliye yükseltmek için karbonat katabilirsiniz. Eczanelerde satılan pH damlacıklarını da suya damlatabilirsiniz. Ayrıca limon, misket limon ve elma sirkesi suyla tüketilince vücut alkali üretir. Kahve, çay ve kola içtikten sonra üzerine 2 bardak su içmeye özen gösterin.

3. Sebze suyu içmeye alışın. Sebzelerin suyunu sıkınca, besleyici maddeler, enzimler, alkali maddeler, sebze suyu içerisinde daha konsantre olur.Salatalık, ıspanak, brokoli, marul, kabak, lahana, mor lahana, maydanoz, patlıcan ve aklınıza hangi sebze gelirse, istediğiniz kadar tüketebilirsiniz.

4. Sofra tuzu tüketmeyi bırakın. Bunun yerine deniz veya himayala tuzu kullanın. Hem ödemlerinizi çözersiniz hem de kilo vermeniz daha hızlı olur. Tuzunuzu yanınızdan ayırmayın.

5. Tabağınızı oranlamayı öğrenin. Yediklerinizin %20’si asit yapan yiyeceklerden, %80’i alkali yapanlardan oluşmalıdır. Tabii alkali kısmının yarısı da çiğ olmalıdır. Hızlı kilo verebilmek için çiğ sebze yemek gerekiyor. Salatalarınız ıspanak, kabak, zemizotu gibi tüm yeşillikleri ekleyin. Haşlama ve buharda pişirme tekniğini kullanın.

6. Kaçamaklarınızı alkali ile dengeleyin. örneğin; hayvansal protein ya da karbondihratlı besinler tükettiyseniz, bunu bertaraf etmek için yanında çiğ sebze yiyin ya da suyunu için. Hiç tatlı yememek en iyisi ama kaçamak yapacaksanız da kuru veya yaş az şekerli meyveleri tercih edin. Bu arada meyve şekerinin cildi en çok yaşlandıran besin olduğunu hatırlatayım.

7. Asitlenme yapan negatif duygulardan uzaklaşın

8. Asitlendirme özelliği fazla olan besinleri öğrenin. Ketçap, mayonez, hazır soslar, soya sosu, alkol, çay, kahve, çikolata, kızartmalar, kömörde pişirilmiş etler, işlenmiş etler, şekerli gıdalar, beyaz unlu gıdalar, bisküvi,cips, masa tuzu, mayalı gıdalar, malt içecekler, kahvaltı gevrekleri, şekerli besinler, masa şekeri, bal şekeri, mısır şekeri, meyve şekeri, basit karbonhidratlardaki şeker, mısır, beyaz pirinç, beyaz un, inek sütü, inek peyniri, doymuş yağlar, kızırtma yağları, etler, ungillerden buğday, arpa, çavdar ve yulaf, fermente ürünler, alkol, kafein, çikolata, siyah çay, mikrodalgaya girmiş yiyecekler, suni tatlandırıcılar bu listenin bir kısmı. En iyisi halk pazarından alışveriş yapın.

9. Doğru kalsiyum kaynaklarını öğrenin. Aşağıdaki listede her 100 gramda kaç mg kalsiyum olduğunu görebilirsiniz.

Sardunya 400 ml/gr
Keçi Sütü 300 ml/gr
Brokoli 100 ml/gr
Enginar 51 ml/gr
Kuşkonmaz 23 ml/gr
Brüksel Lahanası 36 ml/gr
Karnabahar 35 ml/gr
Salatalık 25 ml/gr
Marul 35 ml/gr
Acı Kırmızıbiber 130 ml/gr
Ispanak 93 ml/gr
Turpların Yeşil Kısmı 246 ml/gr
Su Teresi 151 ml/gr
Nohut 150 ml/gr
Fasulye 50 ml/gr
Mercimek 80 ml/gr
Badem 234 ml/gr
Susam 200 ml/gr
Ayçekirdeği 120 ml/gr
Kabak çekirdeği 51 ml/gr

10. Alkali yapan besinleri öğrenin. Limon, yeşil limon, ıspanak, soğan, sarımsak, maydanoz, brokoli, kırmızı, biber, salatalık, fasülye, tatlı patates, fındık, badem, susam, keten tohumu, hindistan cevizi, hindistan cevizi yağı, hindistan cevizi suyu, zeytin yağı, balık yağı, nar çekirdeği yağı, üzüm çekirdeği yağı, akşam sefası çiçeği yağı, avakado, zerdeçal, kavun, incir, hurma, siyah turp, kuşburnu, karpuz, kırmızı, pancar, armut, siyah erik, elma, kuşkonmaz, karnıbahar, şalgam, keçi sütü, pırasa, dereotu, havuç, mercimek, kereviz, erik, bezelye, patlıcan, ceviz, kahverengi pirinç, karabuğday, darı, lor peyniri sıralanabilir. Kuzu eti, hindi ve tavuk eti, maden suyu ve tereyağı da az asitli besinlerdir.

Kimlerin uygulaması sakıncalı olabilir?

Diyetten ziyade bir beslenme biçimi olduğu için herkes uygulayabilir.

Peki, bu beslenme şekli çalışanlar için kolay mıdır? Ekstra dikkat edilmesi gerekenler var mı?

çalışıyor olmak bahane edilmemeli, vakit yokluğu sebebiyle hazır yiyeceklere yönelinmemelidir. Trafikte zaman kaybettiniz ve yemeğine geç mi kaldınız? O zaman akşam yemeğinde hafif yiyecekler tercih etmelisiniz.

Alkali Diyet kişiye özel mi? Nasıl bir programlama gerekiyor?

Bu programın amacı, vücudun asit-alkali dengesini koruyarak kişinin fiziksel,
zihinsel ve emosyonel performansını artırmaktır. Kişinin kilo kontrolünü sağlamak, mevcut
hastalıklarının tedavisinde tıbbi destek olmak ve koruyucu tıp uygulamaları ile uzun süreli
sağlık halini korumaktır. Programın tamamen kişiye özel olarak hazırlanıp gerekiyorsa ilaçla medikal tedavi, vitamin destek ürünlerinin reçetelenmesi yapılır. Arzu edilen hedefe yönelik, alkali beslenme listeleri hazırlanır. Programın sonunda yapilan tahlillerle programın başarısı ölçülebilmektedir.

Diyeti uyguladıktan sonra kilo kontrolü nasıl sağlanıyor?

Alkali beslenme bir yaşam biçimi olarak sürdürüldükçe kilo sorununuz olmadığı gibi,
hastalıklara yakalanma ihtimaliniz de en aza inmiş olacaktır.

5 POPüLER DİYET DAHA!

1. Dukan Diyeti: Yok denecek kadar az karbonhidrat, bolca protein tüketmeyi öngören bir diyet. Yağsız proteinler, süt ürünleri, balık ve kümes hayvanlarının etleri ve sebzeler ana yemekleri oluşturuyor. Diyetin ilk aşamasında sadece protein alımı yapılırken sonraki aşamalarında listedekilerden istediğiniz kadar yeme hakkınız var. Bol su içimi ve yürüyüş önemli ayrıntılar olmakla birlikte çay ve kahve tüketiminde de özgürsünüz.

2. Karatay Diyeti: ‘Kebap yiyerek kilo verebilirsiniz!’ Diyetler hakkında şimdiye kadar doğru bilinen her şeyin yanlış olduğu iddiasındaki bu diyet, kolesterolün insan vücudu için faydalı olduğunu savunuyor ve karbonhidratın yağ olarak depolandığına dikkat çekiyor. Karatay’da önemli olan miktar değil, ne yediğiniz. Karbonhidrat kesinlikle yasak, kuruyemiş ise faydalı. Ekmek, hamur işi besinler, şekerli ve işlenmiş gıdalar en büyük düşmanınız. Meyve sevenler için kötü haber ise şeker içeriğinden ötürü meyvelerin de yasaklılar listesinde olması. Canınız çok istediyse hamur işi yiyebilirsiniz ama 5 km yürümek şartıyla…

3. İsveç Diyeti: En büyük iddiası, metabolizmayı değiştirerek 2 yıl boyunca hiç kilo alınmamasını sağlamak. Diyetin diğer ilginç kıstası ise 6 günden önce bırakmama, 13 günden fazla devam etmeme koşulu. Diyeti tekrarlamak için de 3 ay beklemek gerekiyor. Bol su içmeyi öğütleyen İsveç diyetinde çay, kahve ve meşrubat tüketmek yasak.

4. Saf Protein Diyeti: 10 kategoriden oluşan besin listesinden bir seçim yapıp besinleri birbirleriyle karıştırabilme özgürlüğünü de içeren bu diyette, öğün ya da miktar sınırı yok. çay, kahve ve diğer içecekler serbest. 10 kategori ise şöyle; yağsız etler, sakatatlar, balık, deniz ürünleri, kümes hayvanları, az yağlı ya da yağsız jambon, yumurta, yağsız süt ürünleri, günde 2 lt su, 1.5 çorba kaşığı yulaf kepeği. Her yemekte su içmeniz gerekiyor ve en az 7 günden sonra multi vitamin almanız gerekiyor.

5. Akdeniz Diyeti: Adından da anlaşılacağı üzere sebze ve meyvenin bolca tüketildiği bir diyet türü. Ekmek çeşitleri, zeytinyağı, kurubaklagiller, balık ve baharatların besin listesinde yer alması, diyetin en rahatlatıcı yanları arasında. Besinlerin az işlemden geçirilerek pişirilmesi önemli bir ayrıntı. Makarna, kuruyemiş, süt, yoğurt, balık ve tavuk besin listesinde yer alırken, kırmızı et ayda toplam 350 gr tüketmek koşuluyla yer alıyor. Ayrıca günde 6 bardak su tüketme koşulu var.

DüNYA YILDIZLARI NASIL DİYET YAPIYOR?

Tüm dünyanın gözü onlarda olunca, ünlü isimler görünüşlerine ve tabii kilolarına dikkat ediyorlar. İşte, yıldız isimlerin diyet tarzları…

● Jennifer Lopez, ‘az ama sık ye’ kuralına uygun bir beslenme düzeni takip ediyor ve gün içinde 8 minik öğünler yapıyor. Belli dönemlerde tekrarlayacağı diyetler yerine böyle bir düzeni uygulayan Lopez’in bu şekilde metabolizmasının da hızlandığı belirtiliyor.

● Drew Berrymore’un, et ve balık dışında hiçbir hayvansal gıdanın tüketilmediği bir diyetle kilosunu muhafaza ettiği biliniyor. bu diyet aynı zamanda organik de yani katkı ya da koruyucu maddeli yiyecekleri ve genetiği değiştirilmiş besinleri kesinlikle tüketmiyor. Ancak uzmanlar süt, yumuruta gibi kalsiyum ve protein kaynaklarının alınmamasının sağlık açıısndna olumsuz etkilerine vurgu yapıyorlar.

● Jennifer Aniston, Zone diyetiyle adını duyuranlardan. %40 karbonhidrat, %30 protein, ve %30 yağdan oluşan bu diyetin açlık hissini ortadan kaldırdığı savunuluyor ancak uzmanlara göre dengeli bir diyette %55-60 karbonhidrat ve %15 protein almak gerekli.

● Liz Hurley, hamilelikte aldığı kilolari birkaç haftada verebilmesiyle ünlü. Onun sırrı ise su teresi. Birkaç kilo vermek istediğinde bir tencere su teresi çorbası pişirip detoks yapıyor. Su teresi ıspanaktan çok daha fazla demir ve sütten daha fazla kalsiyum içeriyor.

● Salma Hayek, sağlıklı beslenmeye inanan ünlülerden. Enerji seviyesini korumak için günde 5 küçük öğünle besleniyor. Film setine giderken yanında ton balığı, kereviz, domates, salatalık ve kişniş götürdüğü biliniyor.

● Angelina Jolie, yüksek karbonhidrat, yüksek protein ve düşük yağ içeriğine sahip diyetler uyguluyor. O da Hayek gibi gün içinde 5 mini öğünler yapıyor. Tabii diyet programı içinde yoğun bir egzersiz programı olduğuna dikkat çekmek lazım. Yağdan kısıtlı, mayonez ve krema gibi yiyeceklerden uzak bir beslenme alışkanlığının kilo vermeyi hızlandırdığı ise beslenme uzamanlarınca onaylanıyor.

BUHARDA SEBZE TARİFİ

Malzemeler:

● Halkalar halinde doğranmış 1 büyük boy havuç
● Bir bardak taze fasulye
● 4 parça karnabahar
● 4 parça brokoli
● Küp şeklinde doğranmış 1 adet patates
● Yarım bardak bezelye
● Yarım çay bardağı zeytin yağı
● 2 diş sarımsak

Tarifi: Sebzeleri bol suyla yıkadıktan sonra önce bezelye, fasulye ve havucu buharda pişireceğiniz kaba koyun. Biraz piştikten sonra diğer sebzeleri ilave edin. Başka bir yerde zeytin yağını biraz ısıtıp ezdiğiniz sarımsakları içine atın ve birkaç kez karıştırıp ocaktan alın. Haşlanan sebzeleri tabağa aktardıktan sonra sarımsaklı yağı üzerinde gezdirin. İdeal diyet yemeğiniz artık servise hazır. Afiyet olsun.

Hanife Yaşar / hanife.yasar@mynet.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası