Son Haberler

“Bankacılıkta büyüme yavaşlayacak”

bankacilikta_buyume_yavaslayacak_2.jpg Türk bankacılık sektörü, küresel çalkantı döneminde Türkiye ekonomisinin sağlam yapısını muhafaza etmesinde önemli rol oynadı. “Büyük Resesyon” olarak tanımlanan 2009 yılı kriz sürecinde dünyada devlet desteği almadan faaliyetlerini sürdüren birkaç ülke arasında yer alan Türk bankacılık sektörü halen yaşanmakta olan Avrupa borç krizinin küresel ekonomiyi tehdit ettiği bu dönemde de güçlü yapısını muhafaza ediyor.

Sektörün önde gelen bankaları arasında yer alan DenizBank’ın Genel Müdürü Hakan Ateş’e, bankacılık sektörüne ilişkin olarak 2011 yılı değerlendirmelerini ve 2012 yılı beklentilerini sorduk.

“Kur etkisinden arındırıldığında 2011 yılsonunda kredi artış oranının Merkez Bankası’nın hedeflediği yüzde 25 civarına ineceği anlaşılıyor” diyen Ateş, “2012‘de sektörün 2011‘e göre daha yavaş bir hızda, aktiflerinin yüzde 18, kredilerinin ise yüzde 20 civarında büyümesini bekliyoruz” şeklinde konuşuyor. İşte DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş’in, Türk bankacılık sektörü ve DenizBank ile ilgili sorularımızı verdiği yanıtlar:

TüRK BANKACILIK SEKTöRü KRİZE RAĞMEN 2011’İ İYİ KAPATTI

♦ Türkiye bankacılık sektörünün 2011 yılı performansına ilişkin değerlendirmeleriniz nelerdir?

2008 yılından beri dünya bankacılığı çok zor durumda. Sermayelerini arttırmak ve/veya çok yüksek olan kaldıraçlarını düşürmek durumundalar. Merkez bankaları yeteri kadar likidite verse de bilançolar hala yeteri kadar temizlenemediği için bankalar birbirlerine yeteri kadar güvenerek kredi açmıyorlar. Hanehalkı çok borçlu olup tasarruf yapmaya çalıştığı ve şirketler de belirsizlik nedeniyle yatırımlarını ertelediği için kredi talebi zayıf. Gelişmiş ülkelerin bankaları operasyonel gelirlerini arttırmakta zorlanıyorlar.

Dünyadaki bu sıkıntılara rağmen Türk bankacılığı yine iyi bir yıl geçirdi. 2010‘a göre daha hızlı ve daha sağlıklı büyüdü. 2010 yılında yüzde 21 olan aktif büyüme bu yıl biraz da kur etkisi ile yüzde 30 civarında gerçekleşecek. 2010‘da olduğu gibi 2011‘de de bilançolar tahviller üzerinden değil, krediler üzerinden büyüdü. Geçen yıl yüzde 10 artan tahviller bu sene ilk 9 ayda hiç artmadı. Diğer taraftan geçen yıl yüzde 34 artan krediler bu yılın sonunda muhtemelen yüzde 40‘a yakın bir oranda yükselmiş olacak. Fakat kur etkisinden arındırıldığında yılsonunda kredi artış oranının Merkez Bankası’nın hedeflediği yüzde 25 civarına ineceği anlaşılıyor. İlk 9 ayda mevduatlardaki artış ise yüzde 11‘le kredilerin altında kaldı. Bankalar bu açığı mevcut likiditeleri, repo fonlaması ve yurtdışı fonlama ile kapattılar.

Sistem büyürken aktif kalitesi de yükseldi. 2010 sonunda yüzde 3.7 olan sorunlu kredi oranı yüzde 2.8‘ e geriledi. 2009 ve 2010‘da net kardaki rekor yüzde 50 ve yüzde 10‘luk artışların üzerine karlılık, bu seneyi kapattığımızda yüzde 13 civarı azalmış olacak.

İlk 10 ay karlılığındaki yüzde 13 düşüş bu beklentimizi güçlendiriyor. Ağırlıklı olarak yeni munzam düzenlemelerinin karlılıkları bu sene olumsuz etkilediğini izliyoruz. Diğer taraftan hem sorunlu kredi provizyonlarındaki gerileme, hem hizmet gelirlerinin güçlü seyri hem de sektörün maliyet yönetimi konusunda ekstra çabaları karlılığın yüksek seyretmesine önümüzdeki seneden itibaren destek olacak gelişmeler.

BANKALARARASI REKABET İYİCE KIZIŞACAK

♦ 2012 yılına ilişkin Türk bankacılık sisteminin performansına ilişkin değerlendirmeleriniz nelerdir? Kârlılık ve kredi büyümesi açısından nasıl bir yıl bekliyorsunuz?

Dünya ekonomisindeki belirsizliklere ve Türkiye‘de de otoritelerin aldıkları önlemlere paralel olarak ekonomimiz de yavaşlayacak ve gelecek yıl büyüme yüzde 5‘in altına inecek. Ayrıca yüzde 97‘lere gelen kredi/mevduat oranı ile kaynak ihtiyacı giderek toptan piyasalara kayıyor ve global kriz bu piyasayı zorlaştırıyor. Bu bağlamda 2012‘de sektörün 2011‘e göre daha yavaş bir hızda, aktiflerinin yüzde 18, kredilerinin ise yüzde

20 civarında büyümesini bekliyoruz. Düşen faizlerin ve kamu borçlanma ihtiyacının etkisiyle bilançolar bu yıl olduğu gibi gelecek yıl da tahviller yerine kredilerden büyüyecek. Kredilerdeki büyüme de yine her segmentte dengeli olacak ama KOBİ ve tüketici kredilerinin krediler içindeki payı -otoritelerin izin verdiği ölçüde- artmaya devam edecek. Tüketici kredilerinin motoru da konut ve ihtiyaç kredileri olacak. Kamu bankaları 2010‘daki hızlı performanslarını 2011‘de devam ettiremedi. Yeniden yapılanmalarını tamamladıktan sonra 2012‘de sektörün içinde etkilerini daha fazla hissettirecekler.

Düşen marjlarla birlikte KOBİ segmenti gibi spreadlerini yüksek olduğu kredilerde rekabet daha şiddetli olacak. Bankalar da bunu bazı segmentlerde mecburen daha fazla risk alarak ve/veya müşterilere özel ürünler geliştirerek ve müşteri bağımlılığı yaratarak aşmaya çalışacaklar. Bu geniş kesimlere yönelik rekabette öne çıkabilmek ve müşteriye daha kolay ulaşabilmek için şube ve ATM ağlarını büyütmeye devam edecekler büyütecekler. Alternatif dağıtım kanallarını daha fazla kullanarak maliyetlerini düşürmeye çalışacaklar. Düşen marjlarda hacimlere yüklenilecek. Hacimlerdeki artışın yeterli olmadığı durumlarda maliyet yönetimi devreye girecek.

DENİZBANK BüYüMEDE RAKİPLERİNİ KATLADI

♦ Bankanız 2011 yılını nasıl geçirdi?

DenizBank 2009 ve 2010‘da olduğu gibi 2011‘de de sektörde farkını açık ara hissettirdi ve büyüme performansıyla diğer bankalardan farklılaştı. Konsolide aktiflerde belirli bir büyüklüğün üzerindeki bankalar yılın ilk 3 çeyreğinde ortalama yüzde 20 büyürken DenizBank yüzde 35 ile rakip bankaların iki katına yakın bir hızda büyümeyi başardı. 2009 ve 2010‘daki mevduat artışıyla açık ara lider olan DenizBank, bu başarısını 2011‘in ilk 9 aylık bölümünde de arttırarak devam ettirdi. Rakip bankaların ortalama yüzde 16 mevduat artışına karşın DenizBank‘ın mevduatları yüzde 37 yükseldi.

üRETİME VE İSTİHDAMA KATKI SUNMA PEŞİNDEYİZ

♦ Bankanızın 2012 yılı performansı hakkındaki tahminlerinizi alabilir miyim? 2012 yılı için ne kadar bir büyüme öngörüyorsunuz? Şubeleşme, istihdam, kârlılık ve kredi büyümesi çerçevesinde değerlendirme alabilir miyiz?

Kuruluşundan bugüne kadar DenizBank hep Türkiye ekonomisine kaynak aktaran ve doğal rekabet avantajımızın olduğu sektörlerimizi destekleyen bir konumda oldu. Eylül 2011 itibarıyla sektörün aktiflerinin 4‘te biri devlet tahvillerine ayrılmışken, DenizBank‘ta bu oran sadece sekizde bir. Topladığımız mevduatların yüzde 14 üzerinde kredi veren bir banka olarak reel sektöre olan desteğimize tüm gücümüzle devam ediyoruz. Spekülatif gelirler yerine üretim, katma değer ve istihdam yaratma peşindeyiz. Yurtdışından uzun vadeli kaynaklar sağlayarak çeşitli sektörlerde ülkemizin gelişmesinde önemli rol oynayacak projelere aktarıyoruz. DenizBank, ekonominin her sektörüne, bankacılığın her alanında çok geniş bir ürün bir yelpazesi ile bir finansal süpermarket olarak hizmet veriyor. Bunun yanında bir geçiş ekonomisi olmamız hasebiyle altyapı, enerji ve tarım, coğrafik konumumuz sayesinde denizcilik ve turizm, demografik yapımız nedeniyle sağlık ve eğitim, kültürel özelliklerimiz ve altyapı yatırımları nedeniyle spor kulüpleri bizim için öncelikli sektörler olmaya devam edecekler.

KRİZ, TüRKİYE’DE BüYüMEYİ YAVAŞLATACAK

♦ Gerek ABD, gerek Avrupa ekonomileri ve paralel olarak da Türkiye ekonomisinin 2012 yılı seyrine ilişkin tahminlerinizi bizimle paylaşabilir misiniz?

Dünya ekonomisi özellikle Euro bölgesindeki sorunların hala çözülememiş olması nedeniyle 2012 yılında yavaşlayacak ve yüzde 3-4 aralığında büyüyecek. ABD ekonomisi özellikle bankacılık sektöründeki sorunlarını çözüp yavaş bir büyüme sürecine girdi. Kriz öncesinde büyüyen stoklarını azaltması bir süreç alacak ama sonra yeniden yüzde 3-4 arasındaki potansiyel büyüme oranına yeniden yükselecek. Gelişmekte olan ülkeler de yavaşlıyorlar ama onlar da yeniden politikalarını gevşetip büyüme süreçlerini desteklemeye başladılar. Bu ortamda Türkiye ekonomisi de gelecek yıl 2011‘e göre ciddi şekilde yavaşlayarak yüzde 5-7 arasındaki potansiyel büyüme oranının biraz altında bir hızda büyüyecek. Bu yavaşlamada 2009 resesyonu sonrasındaki hızlı geri dönüş-ara kapama dinamiğinin normale dönmesi ile dünyada devam eden belirsizliğin etkisi olacak. Ama yüzde 4 civarındaki bir büyüme bile 2012‘de dünyada birçok ülkenin gıpta ile baktığı yüksek bir büyüme oranı olacak. Büyümenin yavaşlaması ile ekonominin 2011‘deki bazı aşırılıkları da törpülenecek.

TL‘deki değer kaybının durmasıyla enflasyon yılın ikinci çeyreğinden itibaren yeniden yıl sonu hedef bandına (yüzde 5-7) doğru gerileyecek. Cari denge açığı da yine dünya ve Türkiye ekonomisindeki yavaşlamaya ve otoritelerin 2011‘de aldıkları önlemlere bağlı olarak GSYİH‘nın 7-8 aralığına çekilecek. özetle, 2012 ekonominin daha yavaş büyüdüğü ama enflasyon ve cari denge açığına yönelik endişelerin de azaldığı bir yıl olacak.

2012’DE ŞUBE SAYISI 670 çALIŞAN SAYISI 12.065‘E çIKACAK

Perakende bankacılık alanındaki çalışmalarımız Mass Segmente ilave olarak Afili Segment‘le yeni bir boyut kazanarak, bu segmentteki müşteri sayımız bir sene gibi kısa bir süre zarfında 180 bine ulaştı. Mass Segmentte Emekli Bankacılığı, Gençlik Bankacılığı, PTT ile işbirliği gibi farklı ürün ve hizmetlerimizi müşterilerimize sunarken, Afili müşterilerimize özel çeşitli ürün ve hizmetlerimizi hayata geçirdik.

önümüzdeki dönemde de hem Mass hem de Afili segmentlerde müşterilerimize özel finansal çözümler ve hizmetler geliştirerek müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve beklentilerini en iyi şekilde karşılamaya “Hayat Deniz‘de Güzel” sloganımızla devam edeceğiz. Sea & Miles, Miles & More, Spor Kulüpleri ile yaptığımız kart projeleri gibi özel kredi kartlarımız yanında ihtiyaç, otomobil ve mortgage kredilerinde pazar payımızı arttırmayı hedefliyoruz.

Halihazırda Türkiye nüfusunun yüzde 99‘unu kapsayan fiziksel şube ağımızı genişleterek, şube sayımızı 70 arttırıp 670‘e; çalışan sayımızı ise 1175 arttırıp 12.065‘e çıkarmayı planlıyoruz. Fiziksel şube ağımızı genişletirken, alternatif dağıtım kanallarımızın da kapsamını ve etkinliğini arttırarak, inovatif çözüm ve yaklaşımlarla sürekli gelişen teknoloji ve artan tüketici alışkanlıklarına ayak uydurmayı ve hatta beklentilerin ötesine geçmeyi hedefliyoruz.

KOBİ ve tarım bankacılığı alanında bugüne kadar yaptığımız ve önümüzdeki yıl da devam edeceğimiz öncü yeni ürün ve hizmetlerimizle, ulusumuzun can damarı KOBİ‘lerimiz ve çiftçilerimizin hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Bizim Toptan Kart, İstesob Akıllı Kart gibi yeni ürün ve uygulamalarımızı 2011 yılında müşterilerimizin kullanımına sunduk, önümüzdeki sene de farklı ürün ve hizmetlerimizi devreye alacağız.

TüRKİYE‘DE BANKACILIK SİSTEMİ SAĞLAM

♦ Küresel krizin etkisini ağırlaştırması durumunda Türk bankacılık sisteminin örneğin sendikasyon kredileri açısından herhangi bir sıkıntı yaşama ihtimali söz konusu mudur? Türk Bankacılık sisteminin güçlü olduğunu biliyoruz ama krizin seyri bu şekilde devam eder, ya da daha da derinleşirse küresel finansal sorunların Türk Bankacılık sistemine ne gibi etkileri olur?

2008 global krizinde de Türk bankacılık sektörü için benzer endişeler söz konusuydu. Fakat o dönemleri hatırlarsak yurtdışından kredi almak isteyen Türk Bankaları için majör hiçbir problem olmamıştı. Ekim sonu itibarıyla bankacılık sektörünün yurtdışından borç çevirme oranı yüzde 158, yani geri ödememiz gerekenden çok daha fazlasını yurtdışındaki bu karışık ortama rağmen alabiliyoruz. AB bankacılık sisteminde Avrupa Merkez Bankası’nın(ECB)bolca yaptığı fonlama sayesinde aslında yeterince kaynak var. Sadece bankalar birbirlerine güvenmedikleri için fazla likiditelerini ECB‘de tutuyorlar. O nedenle bugüne kadar AB‘deki krizin en şiddetli anında bile Türk bankaları Avrupa‘dan sendikasyon kredisi ve dış ticaret finansmanı bulmakta zorlanmadılar çünkü birbirlerine güvenemeyen Avrupa bankaları çok daha iyi yönetilen ve daha şeffaf olan Türk bankalarını daha risksiz görerek borç vermeye devam ediyorlar (ve bu finansmandan iyi de para kazanıyorlar).

Turcomoney – Ocak 2012

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası