Son Haberler

“MUTLU SON” HAYALİNİ ERTELİYOR MU?

ENFLASYONDAKİ ARTIŞ HIZ KESMEDİ

Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında arttı ve yıllık enflasyon yüzde 7,61’e yükseldi. Bu dönemde enflasyondaki artışta gıda fiyatlarındaki artış önemli rol oynadı. Gıda dışı tüketici fiyatlarındaki düşüş eğilimi ise sürüyor. Temel mal grubu enflasyonundaki yavaşlamayla çekirdek enflasyon göstergelerinin yıllık artış oranları geriledi.öKTG-H ve öKTG-I endekslerinin yıllık artış oranları önceki aya kıyasla azalarak sırasıyla yüzde 7,75 ve yüzde 7,10 oldu.çekirdek enflasyon göstergelerinin genel TüFE oranının aşağısına yönelmesi olumlu olarak değerlendirilebilir.

Alt gruplar incelendiğinde, Şubat ayında gıda ve enerji gruplarının yıllık tüketici enflasyonuna katkısı sırasıyla 0,11 ve 0,30 puan arttı. Temel mal grubunun katkısı 0,29 puan gerilerken hizmet grubunun katkısında belirgin bir değişiklikgözlenmedi. Tüketici enflasyonuna en belirgin katkı 3,47 puan ile gıda grubundan geliyor.

Fiyat hareketlerine dair açıklamasında TCMB “Mart ayında gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yıllık enflasyon 0,42 puan artarak yüzde 14,12 seviyesine ulaşmıştır. Bu gelişmede yıllık enflasyonu yüzde 17,93’e ulaşan işlenmemiş gıda grubu fiyatları belirleyici olmuştur. Mevsimsellikten arındırılmış veriler işlenmemiş gıda fiyatlarında yılın ilk iki ayında kaydedilen yüksek artışların, Mart ayında güçlendiğine işaret etmektedir. Bu dönemde taze meyve-sebze ve kırmızı et fiyatlarındaki olumsuz seyir sürmüştür. Buna ek olarak patates fiyatlarının aylık bazda yüzde 21,25 oranında artması ile bu kalemdeki yukarı yönlü eğilim güçlenmiştir. Diğer taraftan işlenmiş gıda grubunda yıllık enflasyon Mart ayında yavaşlamıştır. Bu gelişmede fiyatları bu dönemde yatay seyreden ekmek ve tahıl ürünleri etkili olurken, ekmek ve tahıl dışı gruptaki aylık artış eğilimi (işlenmiş et ürünleri ile zeytinyağı fiyatlarında belirgin olmak üzere) grup geneline yayılarak sürmüştür” yorumuna yer verdi.

aa_272.png

İŞSİZLİK SON SüRAT

TüİK tarafından açıklanan verilere göre, Ocak ayı itibariyle işsizlik oranı yüzde 11,3 (Aralık ayında yüzde 10,9) seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde işsiz sayısı 3 milyon 259 bin kişi iken, işsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,6; kadınlarda ise yüzde 13,1 oldu. Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı yüzde 13,4 olarak tahmin edildi. İşgücü 2015 yılı Ocak döneminde 28 milyon 713 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 50,0 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,5; kadınlarda ise yüzde 29,9 oldu.

Dünya ülkeleriyle karşılaştırma anlamında en uygun veri olarak açıklanan 15-64 yaş grubu tarım dışı işsizlik oranı ise yüzde 13,4 olarak gerçekleşti. Söz konusu oran Aralık ayında yüzde 13,0 düzeyindeydi. Büyüme performansının düşmesinin işsizlik

aa_273.png

CARİ AçIK DüŞüŞTE

Cari işlemler açığı, bir önceki yılın Şubat ayına göre 146 milyon ABD doları azalarak 3.196 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda 12 aylık cari işlemler açığı, 42.968 milyon ABD dolarından 42.822 milyon ABD dolarına gerilemiştir. Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 346 milyon ABD doları azalarak 3.143 milyon ABD dolarına düşmesi ve net hizmet gelirlerinin 38 milyon ABD doları artarak 724 milyon ABD dolarına yükselmesi etkili olmuştur. Ancak, birincil gelir açığının 238 milyon ABD doları artarak 853 milyon ABD dolarına yükselmesi cari işlemler açığında görülen gerilemeyi sınırlandırmıştır.

Şubat ayı verilerinin en dikkat çekici yanı Net hata noksan kaleminde görülen 4 milyar 282 milyon dolar olmuştur. Şubat ayı cari açığı 3 milyar 196 milyon dolar olarak gerçekleşirken, finans hesabının da 2 milyar 185 milyon dolar açık vermesi toplam finansman ihtiyacını 5 milyar 381 milyon dolara çıkartmıştır. Bu ihtiyacın 1 milyar 99 milyon doları resmi rezervlerden karşılanırken geri kalanı net hata noksan kaleminden gelmiştir.

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler (net yükümlülük artışı), 534 milyon ABD doları azalarak 713 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir.

Portföy yatırımları 168 milyon ABD doları tutarında net çıkış (net yükümlülük azalışı) kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurtdışında yerleşik kişilerin hisse senedi piyasasında ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında sırasıyla 503 milyon ABD doları ve 970 milyon ABD doları net satım gerçekleştirdiği görülmektedir. Bunun yanı sıra, yurtdışında ihraç edilen tahvil ve bonolarla ilgili olarak bankalar 1.106 milyon ABD doları net borçlanma gerçekleştirmiştir.

Diğer yatırımlar kaleminden kaynaklanan net çıkışlar 2.730 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir.

Diğer yatırımlar altında, efektif ve mevduatlar kalemi 342 milyon ABD doları net çıkış (net varlık artışı) kaydetmiştir. Bu ayda yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1.500 milyon ABD doları, yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları ise 1.549 milyon ABD doları tutarında net artış kaydetmiştir.

Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankacılık sektörü kısa vadeli kredilerdeki geri ödemelere bağlı olarak 2.128 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir. Diğer sektörler ise, uzun vadeli kredi kullanımlarındaki artış sonucu 240 milyon ABD doları net kredi kullanımı gerçekleştirmiştir.

Bir önceki yılın Şubat ayında 1.616 milyon ABD doları artış kaydeden resmi rezervler, bu yılın aynı döneminde 1.099 milyon ABD doları azalmıştır.

BüTçEDE BOZULMA BAŞLADI

Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, merkezi yönetim bütçesi 2014 yılı Ocak-Mart döneminde 1 milyar 517 milyon TL açık vermiş iken bu yılın aynı döneminde 5 milyar 433 milyon TL açık verdi. Söz konusu değişimin en önemli nedeni ilgili dönemde giderlerde görülen yüzde 12,1 düzeyindeki artışa karşılık bütçe gelirlerinin yüzde 8,5 artması oldu. 2015 yılı Ocak-Mart döneminde faiz dışı fazla ise 12 milyar 658 milyon TL olarak gerçekleşti.

2014 yılının ilk 3 ayında faiz giderleri 13 milyar 972 milyon TL iken bu yıl söz konusu giderler 18 milyar 91 milyon TL oldu. Faiz harcamalarında görülen yüzde 29,5 düzeyindeki artışın bütçede görülen bozulmanın önemli nedenlerinden biri olduğu vurgulanmalıdır. Faiz hariç giderler ise 91 milyar 845 milyon TL’den 100 milyar 523 milyon TL’ye yükseldi.

aa_274.png

2014 YILI BüYüME HIZI % 2,9

2013 yılında yüzde 4,2 olan reel GSYH büyüme hızı 2014 yılında yüzde 2,9 düzeyine geriledi. çeyrekler itibarıyla büyüme hızları sırasıyla yüzde 4,9; yüzde2,3; yüzde 1,9 ve yüzde2,6 olarak gerçekleşti. Söz konusu değerlerden sadece ilk çeyreğe ait olanın 2014 yılı değerinden yüksek olması dikkat çekti. 2015 yılının ilk çeyrek büyüme performansının da hem büyüme eğiliminin yavaşlaması hem de baz etkisi nedeniyle olumsuz olma ihtimali öne çıkmaktadır.

Büyümenin bileşenleri incelendiğinde ise dikkat çekici eğilimler ortaya çıkmaktadır. özellikle hane halkı tüketim harcamalarının yüzde 1,3 artışı ve yatırımlardaki yüzde 1,3 düzeyindeki azalışın büyüme verileri üzerindeki etkisi irdelenmelidir. Büyümenin daha yüksek gerçekleşmesini sağlayan alanlar ise kamu harcamalarında görülen yüzde 4,6’lık artış ile dış ticaretin olumlu katkısıdır. Nitekim ihracat yüzde 6,8 artarken ithalatın yüzde 0,2 azalması büyüme oranını yukarı çekmekte etkili olmuştur.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası