Son Haberler

Piyasalar bu yıl fırtınalı geçecek

piyasalar_bu_yil_firtinali_gececek_2.jpg ♦ Yurtiçi ve yurtdışı gelişmeleri göz önüne alarak 2012 yılı için baz aldığımız temel bir senaryomuz ve bu senaryoya göre iyimser ve kötümser olarak iki farklı senaryomuz bulunuyor. İşte piyasaların kaderini belirleyecek iyimser ve kötümser senaryoların ayrıntıları…

PİYASALAR BU YIL FIRTINALI GEçECEK
Yılın ilk iki çeyreğinde sert hareketlerin olabileceği piyasalarda, endeksin 48000-55000 bandında seyretmesi bekleniyor. Peki TL‘de durum ne olacak, altın fiyatları yeniden zirve yapacak mı?

Türkiye ve dünya ekonomisi dalgalanmanın ötesinde, fırtınaların yaşanabileceği bir yıla girdi. Yatırımcı oldukça temkinli keza yüksek faiz-düşük büyüme dönemine adım atıldı. 2012 yılı için, büyüme başta olmak üzere yurtiçi makro göstergeler hisse senedi piyasaları için olumlu olmayacak.
Yılın ilkyarısı enflasyonun ve faizin yüksek seyretmesini bekliyoruz. Yıllık büyümenin % 2—2.5 bandında kalacağını öngörüyoruz. 2012 yılının da dalgalanmanın yüksek olacağını düşünüyoruz: önemli gelişmelerin piyasaları etkileyebileceği bir yıl olacağını düşünüyoruz. Yılın ilk iki çeyreğinde sert hareketlerin olabileceği piyasalarda, endeksin 48000-55000 bandında seyredeceğini tahmin ediyoruz. Yatırımcılarımızı üçer aylık dönemler itibariyle yatırım araçlarında stratejilerini belirlemeleri hususunda bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Türkiye’yi karşılaştırdığımız Morgan Stanley Gelişmekte Olan ülkelerin (MSCI_EM) 2012 tahmini Fiyat/Kazanç oranı ortalaması 9,2x seviyesinde olup, İMKB 8.1x F/K oranı ile gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre %12 iskontolu bulunuyor. TL’nin seyri ile ilgili olarak ise, cari açıktaki trend TL’nin seyri açısından belirleyici olacak. Merkez Bankası’nın cari açıkta iyileşme beklentisinin gerçekleşmesi halinde TL üzerinde baskı azalabilir.

Aksi takdirde cari açıkta beklenen iyileşme gerçekleşmez ise 2012 yılında Türkiye’ye fon girişinin yavaşlaması durumunda dolar/TL paritesinde tekrar 1.90 seviyeleri, euro+dolar sepetinde ise 2.25 seviyeleri ve hatta daha üstüne çıkabileceğini düşünüyoruz. Böyle bir durumda 2011 yılında kur farkı zararları nedeniyle karları erozyona uğrayan şirketlerin 2012’de de yine aynı riskle karşı karşıya kalabilir.

Sabit getirili araçlar için önerimiz; orta-uzun vadede hem TL’deki değer kaybının hem de mevsimsel faktörlerin etkisiyle enflasyonun yüksek seyredecek olması nedeniyle TüFE’ye endeksli tahvilleri öneriyoruz. Kısa vadeli yatırım için ise 6-24 ay vadeli Hazine bonolarını % 10.5 ve üzerindeki bileşik faiz seviyelerinden, daha kısa vadeli yatırımcılara ise halen % 11 civarında faiz veren aylık mevduata yatırımı tavsiye ediyoruz.

Altın için, AB borç krizine yönelik kesin çözüm bulunamasa da Altın’ın yeni zirve yapabilmesi için ABD’den gelecek yeni parasal genişleme paketine ihtiyaç var. Ancak, risk algılamasında kalıcı bir iyileşmeden söz etmek için henüz erken olduğunu ve Altın’ın hem kurlardaki dalgalanmalara, hem de enflasyona karşı yatırımcısını korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Risk algılamasında yaşanacak kötüleşmeye karşı portföy dağılımımızda % 10-15 civarında altın bulundurulmasını öneriyoruz.

BüYüME YAVAŞLAYACAK
2011 yılına başlarken işaret ettiğimiz risklerden AB bölgesindeki borç krizinin derinleşmesi, Avrupa’daki finans sektörü sorunlarının tekrar büyüyerek gelişmiş ülke ekonomileri üzerinden global ekonomiyi tehdit eder hale gelmesi, 2011’de Avrupa ülkelerinde kredi notu düşüşleri ve global ekonomide toparlanmanın beklendiği gibi olmaması gibi aşağı yönlü risklerin hemen hemen hepsinin gerçekleştiğini gördük. Kredi notu ile ilgili iyileştirme beklentimizin de gerçekleştiğini gördük.
öte yandan “cari açık” TCMB’nin beklentileri doğrultusunda ekonomide yumuşak iniş gerçekleşmesi durumunda gündemden çıkmaktadır. Global yavaşlamanın da etkisiyle 2012’de Türkiye’nin büyümesinin % 2.0-2.5 bandına gerileyeceğini öngörüyoruz. Böylelikle ekonomide ısınmanın sona ereceği ve cari açığın baskısının da ortadan kalkacağını, buna bağlı olarak da TL’nin dolar karşısında euro/dolar paritesinin etkisi haricinde fazla bir değer kaybının olmayacağını, ortalamada 1.74-1.90 aralığında bir dolar kuru bekliyoruz.

CARİ AçIK 65-85 MİLYAR DOLAR ARALIĞINDA OLUR
• Türkiye’nin döviz cinsinden kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye getirilmesi gündemdeki yerini koruyacak. Yıl sonuna kadar yeni bir iyileşme beklemiyor, 2012 sonuna doğru yatırım yapılabilir seviyeye çıkmasının olasılığını yüksek görüyoruz.
• İMKB-100 endeksi için 12 aylık hedefimiz 60.000-65.000 aralığıdır. Yatırım stratejilerinin üçer aylık dönemler itibariyle güncellenmesi görüşündeyiz.
• Cari açığın 2012’de 65-85 milyar dolar aralığında olmasını bekliyoruz.
• ABD ekonomisi hareketlenmedikçe ve Dolarda faiz yükselişi görülmedikçe TCMB düşük faiz politikasını piyasadaki yüksek faizlere rağmen sürdürebilir.
• öne çıkacak sektörler ise Bankacılık, Havayolları, Madencilik, Cam ve Gübre sektörüdür.
• Faaliyet karları yavaşlayacak: 2011’deki % 20’ye yakın esas faaliyet artışının 2012’de % 7 civarında kalmasını bekliyoruz.
• Buna karşın kambiyo zararlarının etkisi azalabilir: Böylelikle İMKB banka dışı şirketlerde net karda % 7 civarında artış görebileceğimizi düşünüyoruz.
• Bankalarda 2012’de % 2 civarında bir net kar düşüşü, İMKB toplamında ise % 2 kar artışı bekliyoruz.

EKONOMİYİ TEHDİT EDEN RİSKLER
• Büyümeye ilişkin verilerde son aşağı revizyon sonrasında tekrar aşağı yönde güncelleştirmeler
yapılması
• Hükümetlerin kamu borcunu azaltma çabaları büyüme üzerinde baskı yaratabilir.
• Avrupa’da somut adımlara rağmen finans sektörü sorunlarının devam etmesi
• Avrupa ülkelerinde kurtarma paketlerinde genişleme sonrasında büyük ekonomilerde kredi notu düşüşleri.
• ülke borçlanma riskleri halen global büyüme için en önemli tehditlerin birisini oluşturuyor.
• ülkelerin rekabetçi olmak adına para birimlerinin değerini düşürmeleri ve korumacılık diğer bir risk unsurunu meydana getiriyor.
• Bir sonraki balonun gelişmekte olan ülkelerde oluşması riski bulunuyor.

İŞTE BU YILA DAİR SENARYOLAR
2012 yılı için baz aldığımız temel bir senaryomuz ve bu senaryoya göre iyimser ve kötümser olarak iki farklı senaryomuz var. İşte bu kriterlere göre piyasalarda ortaya çıkması muhtemel iyi ve kötü gelişmeler:

TEMEL SENARYO
• GSYH büyümesinin, 2012’de % 2.0-2,5 civarında gerçekleşmesi,
• 2012’de en az 1 kademe kredi notu artırımı. (Fitch ve Moody’s: Yatırım yapılabilir, S&P’nin döviz cinsinden yatırım yapılabilir seviyeye çekmesi)
• Enflasyon, yıllık bazda ise %7.6 civarında olacak.
• Dolar/TL kurunu 1.74-1,9 bandında bekliyoruz.
• Cari açığın 65-85 milyar dolar bandında oluşmasını, cari açık finansmanında DYSY’nın payının artacağını düşünüyoruz
• Endekste ilk yarıda 48-55,000 bandı, ikinci yarıda ise 60-65,000 bandının hedeflenebileceğini
düşünüyoruz.

İYİMSER SENARYO
• Euro Bölgesi’nin, ABD’nin krizden çıkarken kullandığı ve başarılı olan TARP benzeri bir sistemi uygulaması
• Avrupa’da zarar yazacak bankaların ve sorunlu ülkelerin tahvilleri destekleyecek EFSF’nin büyütülmesi
• Avrupa MB’nın likiditeyi artırıcı hamleler yapması
• ABD’nin üçüncü parasal genişleme paketi açıklaması
• Euro Bölgesi için ortak tahvil oluşturulması ile piyasalara destek olunması
• AB bölgesinde alınan önlemlerin piyasalarca olumlu karşılanması ve krizden toparlanmaya doğru piyasa algılamasının oluşması.
• GSYH büyümesinin, OVP ile uyumlu olarak %4 civarında gerçekleşmesi.
• Moody’s ve Fitch’in Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyesine çıkarmasının yanı sıra, S&P’nin yabancı para cinsinden de not artırımı yapması
• Dolar/TL kurunun 1,73 olacağını, enflasyonun yıllık bazda % 5.2’ye gerilemesini öngörüyoruz.
• Cari açığın 65,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi.
• Not artırımının da etkisiyle “GOP tarihsel ortalaması”na göre iskonto makasının kapanması ve hatta Türkiye borsasının primli hale gelmesi.
• İyimser senaryoya göre endekste 70 binli seviyeler mümkün görünüyor.

KöTüMSER SENARYO
• AB ve ABD’de resesyon ve AB borç krizinde derinleşme
• GSYH’da büyümenin % 0 olması, hatta % -1,0
• Beklenen not artırımının 2011’de gerçekleşmemesi.
• MB’nın parasal sıkılaştırma politikasının yurtdışındaki resesyonun da etkisiyle ekonomiyi beklenenden fazla yavaşlatması
• Enflasyon yıllık % 6.1 civarında olması
• TL’de değer kaybının hız kazanmasıyla euro+dolar sepetinde yeni zirvelerin (2.50 civarı) gerçekleşmesi.
• Not artırımının da gelmemesiyle GOP ortalamasına göre iskonto makasının tekrar açılarak % 20’lere yaklaşması.
• Endeksin 44-48.000 bandına kadar çekilmesi mümkün.

TüKETİCİ KREDİLERİ DüŞECEK, SATIŞLAR AZALACAK
Sektörel bazda ise; Tüketici kredilerinin yavaşlama sürecine girmesiyle, 2012’de elektronik ve beyaz eşya ile otomobil satışlarını olumsuz etkilemesini bekliyoruz. Bu sektörlerde bir miktar daralma dolayısıyla da ilgili hisselerde zayıf bir seyir görebiliriz. Yılın ilk yarısında Telekom, Gıda Perakendesi, Enerji ve Gübre gibi defansif sektörler ön planda olabilir. Turizm ve havayolu taşımacılığında AB’deki olumsuzluklara rağmen 2012’de olumsuz bir sezon beklemiyoruz.

2012’DE BANKACILIK SEKTöRü:
2011 ilk 9 ayında beklentilerden iyi performans gösteren bankaların karlarında düşüş % 3 ile sınırlı kaldı. 2011 yıl sonunda % 5-10 bandında bir kar gerilemesi sonrasında, 2012’de bankaların nisbeten daha az bir kar düşüşü ile karşı karşıya kalacaklarını düşünüyoruz. Sektörde büyük ölçekli bankalar içersinde Vakıfbank’ı ve İş Bankası’nı en ucuz (2012 tahminleri ile F/K oranları sırasıyla: 4,8x ve 6,4x , PD/DD oranları sırasıyla: 0,6x ve 0.6x), Halkbank’ı en karlı (%22 özsermaye karlılığı) beğenirken, diğer bankalar içersinde ise defansif yapısıyla TSKB’yi (2012T F/K: 5.5x) öneriyoruz:

Defansif Hisseler:
2012, en azından ilk çeyreğinde piyasalarda yüksek dalgalanma bekliyoruz. Büyümenin yavaşladığı ortamda, nisbeten defansif hisselere dayalı bir portföy için önerilerimiz ASELS, BIZIM, TAVHL, TTKOM, TUPRS ve TKFEN’dir. Orta-Küçük ölçekli hisselerde, 2012 için beklentimiz olumlu olan hisseler, BAK AMBALAJ, BOLU çİMENTO, KARKİM SONDAJ, MANGO GIDA, MENDERES TEKSTİL ve SASA dır.

İMKB’NİN İSKONTOLU SEYRİ SüREBİLİR
İMKB gelişmekte olan ülke ortalamalarına göre iskontolu olmakla birlikte, şimdilik bu farkın kapanması mümkün görünmüyor.
Ayrıca endekste ağırlığı yüksek olan bankaların karlarında güçlü bir artış olmayacağı için de hisse senedi piyasasına ciddi bir talep, en azından kısa vadede mümkün gözükmüyor. İMKB toplamında % 2 kar artışı bekliyoruz. Gelinen seviyelerde İMKB 8.1x olan 2012 tahmini Fiyat/Kazanç oranı ile gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre %12 iskontolu bulunuyor.

LEASİNG SEKTöRüNDE KAR BEKLENTİSİ YüKSEK
Leasing sektörü 2012’de net kar artışında İMKB’nin üzerinde performans göstermesi beklenen sektörler arasında yer alıyor. Sektörde 2011 Yılı 9 Aylık işlem Hacmi (3.671.898 bin USD) 2010 yılı 9 Aylık işlem Hacmine göre (2.184.291 USD) % 68 arttı.

Sektörde işlemlerin yaklaşık % 75’i makine teçhizat, % 9’u ulaşım araçları, % 14’ü gayrimenkul işlemlerinden oluşuyor. Yatırım teşvik belgesi sahibi mükelleflerin, belge kapsamındaki makine ve teçhizatını, finansal kiralama şirketleri tarafından kiralanmasında uygulanacak KDV oranı yüzde 1 olacak. Bakanlar Kurulu‘nun “Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe konulmasına dair kararı Resmi Gazete‘nin 27/12/2011 tarihli sayısında yayımlandı.

Buna göre, teşvik belgesi kapsamında bulunan, aralarında buhar kazanları, ısı pompaları, kendinden hareketli buldozerler, elektrik motorları, jeneratörler ve gemi vinçlerinin de bulunduğu makine ve teçhizatın finansal kiralamasında yüzde 1 KDV uygulanacak. Sektör hisseleri arasında ise İş Finansal Kiralama (ISFIN) ve Vakıf Finansal Kiralama (VAKFN) 2011 tahmini çarpanlarına göre ucuz bulduğumuz hisse ler olup, İş Finansal Kiralama 1.91 TL hedef fiyat ile portföy önerilerimizde yer alıyor.

Turcomoney – Şubat 2012

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası