Huzur ortamı, büyümeyi artırır

Yatırım ve alışverişin olması için morallerin yüksek tutulması gerekiyor. Faaliyet alanları geliştirilmeli, özellikle global konjonktür  iyi değerlendirilerek ihracata dayalı, katma değeri yüksek markalı ürünler artırılarak global ölçekte pazarlara çıkılmalı.

Türkiye ekonomisi herşeye rağmen büyümesini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl yaşananlara bakılırsa çevremizde gerçek anlamda savaş, Rusya ile  yaşanan uçak krizi, terör olayları ve peşpeşe yaşanan seçimler, ABD Merkez Bankası’nın faiz artışıyla ilgili algı operasyonu ve tüm bunlara rağmen ekonomimiz yıllık olarak yüzde 4 büyüyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan  her türlü olumsuzluğa rağmen dünya ortalamasının ve özellikle gelişmiş AB ülkeleri ortalamasının çok üstünde büyüdük.

Geçtiğimiz yıl bugünlerde FED’in beklenen faiz artışı ve Ortadoğu’nun malum durumu dahi beklentileri çok olumsuz etkiliyordu. Dolar  ile ilgili abartılı şehir efsaneleri dolaşıyor, ne olacak bu ekonominin hali sarmalına girilmişti. Henüz ortada Doğu’da yaşanan olumsuzluklar ve uçak krizi dahi olmamışken, beklentiler olumsuzdu. Herşeye rağmen iş dünyasında moralini yüksek tutup, ülkesine güvenip yatırımlarına devam eden , işini takip eden işadamlarımız böyle sıkıntılı bir yılda bile işlerini sürdürebildiler.

OLUMLU İŞARETLER VAR

Büyümenin yanı sıra, içinde yaşadığımız yılın ilk üç ayında ortaya çıkan veriler geçtiğimiz yıla göre daha iyi bir yılda olduğumuzu gösteriyor. Şöyle ki enflasyonda gerileme, enerji dışı cari açığın yatay olması, kapasite kullanım oranındaki yükseliş, tüketici güveninin tekrar artışa geçmesi önümüzdeki aylarla ilgili olarak olumlu seyrin devam edeceğinin öncü işaretleri olarak görülebilir.

İşadamlarımız için ve genel olarak yatırım ve alışverişin olması için morallerin yüksek tutulması gerekiyor. Faaliyet alanlarının geliştirerek özellikle global konjonktürün iyi değerlendirilerek ihracata dayalı, katma değeri yüksek markalı ürünlerimizi artırarak lokal çalışan firmalardan global ölçekte kendi ekosistemini oluşturabilen işletmeler yoluyla riskler dağıtılmalıdır.

HUZUR VE BARIŞ OLURSA YATIRIMLAR DEVAM EDER

Burada stratejik olarak dikkate almamız gereken husus şu: Lokal düşünüp global davranarak dünya ölçeğinde faaliyet gösteren işletmelerimizin sayısın arttırılması gerekir.

Sonuç olarak ekonomimiz olumsuz gelişmelerden etkileniyor. Sözkonusu gelişmeler olmamış olsaydı büyüme yüzde 7’lerden aşağı olmaz ve yeniden parlayan yıldız olabilirdik. Fakat herşeye rağmen önümüze bakalım. Bu ülke her zaman iş yapar, yeterki huzur ortamı olsun, barış olsun. Bizler, iş adamları olarak dünya ölçeğinde düşünelim, yatırımlarımıza devam edelim.

Yorum yok

Yorum Yazın