Son Haberler

Hüsran yaşamak istemeyen şirketler, bunları yapmalı

Ölçmeyen, eğrisini-doğrusunu masanın üzerine koyarak gerekli analizleri yapmayan bir işletmenin uzun yaşaması düşünülemez. Ölçmek şeffaflık, şeffaflık ise güçtür. Uygulama sonuçlarını açık ve net bir şekilde işletme sahibi ve CEO’yla paylaşmayarak gizleyen bir yönetici gerek işletme gerekse kendisi için uzun vadede çok büyük sorunların temelini atmış olur.

Şeffaf yönetim, işletme sahipleri kadar çalışan ve müşterileri de ilgilendiren önemli ve çağdaş bir yaklaşımdır. Şeffaflığın olduğu yerde problemler gizlenmez, tam aksine ortaya konur, çözümü için tüm paydaşların görüşlerinden yararlanılır. İşletme yönetimleri kadar, partiler, vakıflar, dernekler ve hatta ülkeler bile şeffaf, güvenilir rakamlara dayalı yönetilmelidirler.

İşletmeci bir arkadaşımla sohbet ederken, faaliyet gösterdikleri sektörde yaşanan aşırı rekabetin kendilerini yüksek oranda fiyat indirimi yapmaya zorladığını, müşteri kaçırmamak için kendilerinin de yüksek oranda indirim yaptıklarını ancak bunu yapınca da şirket karlılığının önemli ölçüde azaldığını, böyle giderse yakın zamanda kepenk indireceklerini, yüksek maliyetlere rağmen yaşanan yüksek oranlı indirimlerin kendileri için kabusa dönüştüğünü anlattı.

Yapılan indirim oranlarını sorduğumda ise toptan satış fiyatları üzerinden yüzde 50’lere varan oranda indirimden söz etmişti.

BU ÖLÇÜDE İNDİRİM YAPABİLDİKLERİNE GÖRE MALİYETLERİNİN NE OLDUĞUNU SORDUM

Kendisine, bu ölçüde indirim yapabildiklerine göre maliyetlerinin ne olduğunu sorduğumda ise maliyet ölçümü yapmadıklarını, indirim oranlarını müşteri ve rakip davranışları, arz-talep ve de nakit ihtiyacına göre yaptıklarını belirtmişti.

Bu süreçte bir yığın yanlışlar olduğunu, fiyatın sadece pazara ve talebe göre şekillenecek bir değer olmadığını, maliyetler, riskler, kalite vb. pek çok unsurun fiyat oluşturmada etkili olduğunu anlatmama rağmen gerekli önlemi almadıklarına şahit olmuştum. Zira ölçmeye, matematiğe ve analize dayalı bir üretim-dağıtım-fiyat yapısı kurgulanmadığından bir süre sonra işletmenin ne yazık ki kapandığına şahit olmuştum. Zarar ise kendi ölçeğine göre oldukça yüksekti.

EĞRİSİNİ-DOĞRUSUNU HESAPLAMAYAN, ANALİZ YAPMAYAN İŞLETME UZUN YAŞAMAZ

İşletmecilikte rakamlara dayalı bir yönetim anlayışını uygulamak gerekiyor. Bu durum ise ağırlıklı olarak açık ve net bir şekilde ölçmekten geçmektedir. Ölçmeyen, eğrisini-doğrusunu masanın üzerine koyarak gerekli analizleri yapmayan bir işletmenin uzun yaşaması düşünülemez.

Ölçmek şeffaflık, şeffaflık ise güçtür. Uygulama sonuçlarını açık ve net bir şekilde işletme sahibi ve-veya CEO’yla paylaşmayarak gizleyen (aslında kendisinden) bir yönetici gerek işletme gerekse kendisi için uzun vadede çok büyük sorunların temelini atmış olur.

Geçmişte Genel Müdür olarak görev yaptığım sigortacılık sektöründe de benzer şeylere şahit olmuştum. Bu dönemde sigorta şirketleri trafik sigortalarında böylesi bir yarışa girmiş, teminat kapsamı 200 bin TL’leri bulan trafik poliçelerini, birkaç büyük şirketin aşırı fiyat rekabeti altında 70-80 TL’lere varan tutarlarda satmışlar, bir süre sonra büyük şirketler de dahil tüm sektörü önemli ölçüde zarara sokmuşlardı.

PEK ÇOK ŞİRKET YÖNETİCİSİ KOLTUĞUNU KAYBETMİŞTİ

Zira yaşanan hasarları karşılayacak prim toplamına ulaşılması imkansızdı. Bir süre sonra, maliyet ölçümü ve risk analizini gerektiği gibi yapmamış olan başta poliçe fiyat rekabetini başlatan büyükler olmak üzere tüm şirketler önemli tutarlarda zarar etmişler, pek çok şirket yöneticisi koltuğunu kaybetmiş, yabancı şirketler sektörden çekilmeye başlamışlardı.

Bütün bu örnekler; rakamlara-verilere dayalı analizler yapılmaması halinde ne gibi sonuçlar elde edilebileceğini, rakamlara dayalı, açık, net ve şeffaf olunmamasının sonuçlarını gayet net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Kalite yönetim sistemlerinde de ürün, hizmet veya sürecin net bir şekilde ölçümü ve bu ölçüm sonuçlarına göre iyileştirici faaliyetlerinde bulunulması çok önemlidir.

ÇÖZÜMÜN VERİLERE DAYALI OLARAK YAPILMASI GEREKİR

Bir problemi sağlıklı bir şekilde çözmek istiyorsak, probleme ilişkin tüm verilerin şeffaf ve doğru bir şekilde ortaya konulması ve çözümün bu verilere dayalı olarak yapılması gerekmektedir. Gerekli verilere sahip olmadan veya sahip olunan verilerde hatalara yer verilmesi problemin çözümünü zorlaştırır, hatta imkansız kılar.

Şeffaf yönetim, işletme sahipleri kadar çalışan ve müşterileri de ilgilendiren önemli ve çağdaş bir yaklaşımdır. Şeffaflığın olduğu yerde problemler gizlenmez, tam aksine ortaya konur, paylaşılır ve çözümü için rakamsal sonuçları ile birlikte tüm paydaşların görüşlerinden yararlanılır.

İşletme yönetimleri kadar, partiler, vakıflar, dernekler ve tüm sivil toplum örgütleri ve hatta ülkeler bile şeffaf, güvenilir rakamlara dayalı yönetilmelidirler. Şeffaflığın olmadığı yerde demokratik ve etkili bir yönetimde söz edilemez. Sonuç çoğu kez hüsran olur.

Saydam bir yönetimde, iş sonuçlarında olduğu kadar, karar alma süreçlerinde de ilgisi olan herkese açık olmak, o kişileri olabildiğince karar süreçlerine dahil etmek gerekir.

Bütün bu açıklamalar ışığında, işletme yönetimlerinde, tüm risk ve fırsatlar göz önünde bulundurularak, ürün, hizmet ve tüm süreçlerin matematik-istatistik ve ölçümlemelere dayalı, açık, net ve şeffaf bir yönetim anlayışının uygulanması şarttır. Aksi halde sonuç hüsran olur.

Şaban Çağıran

cagiran@turcomoney.com

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası