Son Haberler

Kıdem tazminatı yerine yıpranma tazminatı

Kıdem tazminatı konusundaki görüşlerimi daha önce açıklamış ve makale olarak sunmuştum (*). Bu kez çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Faruk çelik‘in, “Kıdem Tazminatı Fonu” kurulması konusundaki açıklamaları üzerine görüşlerimi tekrar ilgililerin dikkatlerine sunuyorum.
Türk sanayinin ve ekonomisinin gelişmesindeki önemli engellerden biri olan kıdem tazminatı ne yazık ki yıllardır hem işverenler, hem de sendikalar tarafından karşılıklı konuşulması, tartışılması bile tabu haline getirilmiş bir hak olarak değerlendirilmiştir.

Oysa iyi niyetli olmayan işçi-işveren ilişkilerinde çoğu zaman olaylar istismar konusu olarak yaşanmış bir kısım işverence kıdem tazminatı ödememek için kayıt dışı çalıştırma gibi yanlış yollara tenezzül edilmiş, bir kısım işçi ise işten atılarak tazminat alabilme yönünde iş yerinde kötü davranışlara yönelmiştir.

çoğu zaman da işletmenin ekonomik darboğaza girmesi sonucu işverenin mal varlığı bu tazminatları ödeme konusunda yetersiz kalmıştır.

Kul hakkı ve hukuk açısından iyi niyetli işçi işveren ilişkileri çerçevesinde çalışanın kazandığı tazminat hakkı aslında kıdem tazminatı değil, yıpranma tazminatı olması ve her yıl çalışanın kendisine ödenmesi gerekir. Zira mevcut mevzuata göre çalışanın hak ettiği tazminat konusunda hak sahibinin kendi iradesi dışında işveren vasi olarak tayin ediliyor.

İnananlar için Yüce Peygamberimiz (sav) “çalışanın emeğinin karşılığını teri kurumadan veriniz” buyurmaktadır. Uygulamada ise çalışanın ancak işten atılması, emekli olması ya da ölümü halinde tazminat ödeniyor, sağlığında sıkıntı içinde yaşayan bir çalışanın tazminatı ölümü halinde varislerine kalıyor.

Konuyu açacak olursak örnek olarak her yıl bir aylık kıdem tazminatı hak eden çalışanın alacağı, kendi iradesi dışında işverenin emrinde kalıyor. Oysa dünyada bu ölçüde bir örnek olmadığı biliniyor.
Bir başka örnek ise Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan’ın; 2012 yılında açıkladığı Avusturya modelidir ve bu model iş dünyamızda tartışılıyor. Bu modelde dikkat çeken husus bir banka hesabına aylık kesintiler halinde kıdem tazminatının yatırılması, yani bir fon oluşturulmasıdır.

58. ve 59 Hükümetlerde Sanayi ve Ticaret Bakanlığım sırasında Ekonomik Sorunları Değerlendirme Kurulu’ndan (ESDK) Sorumlu Koordinatör Bakanı iken görevimiz kapsamında “işletmelerin rekabet gücünü artırmak kayıt dışı ekonomiyi kontrol altına almak” konusunda yaptığımız ve 2005 Ekim ayında hükümete sunduğumuz ancak Maliye Bakanlığı’nın “Kıdem Tazminatları vergiden muaf olarak masraf yazılacağından şirketlerin kurumlar vergi matrahı da küçülür, dolayısıyla bütçe açığı büyür” görüşü ile uygulama imkanı bulamadığımız çalışmalar arasında hazırladığımız kıdem tazminatı konusunda ki görüşümüzü aşağıda özet olarak sunuyorum.

1) Yasanın çıktığı tarihte kazanılmış olan birikmiş kıdem tazminatı işveren yükümlülüğünde kalacak ve işveren Maliye Bakanlığı’nın her yıl belirleyeceği seviyede birikmiş tazminatı en geç 5 yıl içinde çalışana ve/veya varislerine ödeyecek. Böylece birkaç yıl içinde işçi hakkına kavuşacak, işveren ise bu yükten kurtulacak.

2) Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kıdem tazminatı “yıpranma tazminatı” adı altında her yıl sonunda o takvim yılı için çalışanın hak ettiği tazminat kendisine net olarak ödenecek, böylece önemli birikim önlenecek.

En önemlisi işveren çalışanın parasını muhafaza eden vasisi durumundan kurtulacak, işçi hak ettiği tazminatını kendi iradesi ile hayatta iken alarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek, böylece sanayimizin önündeki bir engel de kalkmış olacak. Aynı zamanda ekonomimizin önündeki kayıt dışı istihdamın da önlenmesi sağlanabilecek.

Maliye Bakanlığı’nın kontrolü altında çalışanların eline geçecek bu meblağlar tasarrufa ya da tüketime yöneleceğinden ekonominin durgunluktan çıkmasına, pazarın canlanmasına, üretimin ve istihdamın artmasına zemin hazırlanacak.

Geçmişte kurulan fonların sağlıklı çalışmadığı gerçeğini de hatırlayacak olursak; yeni kurulmak istenen Kıdem Tazminatı Fon Yönetimi’nin birkaç yıl içinde başta birikmiş kıdem tazminatlarının işverenlerce fona aktarılması olmak üzere uygulamada büyük sorunlarla karşılaşacağı söylenebilir. 

Mihenk Taşı
Ali Coşkun
58 ve 59 Hükümette Sanayi ve Ticaret Bakanı

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası