Son Haberler

Orta Vadeli Program ve ekonomi için 3 önemli risk

Programın, dünya ekonomisindeki muhtemel yavaşlamalar da dikkate alınarak hazırlandığı anlaşılıyor. Zira 2011 yılında açıklanan OVP’ de 2012 yılı büyüme oranı % 4 öngörülmüş iken, bu oran tablodan da görüldüğü gibi % 3,2 seviyesine çekilmiş durumda. Aşağıda OVP’yi yakından ilgilendiren ekonominin üç temel sorununu şöyle özetleyebiliriz.

I. Bütçe Açığı:
Bütçe yönetiminde mali disiplin önemli olmakla birlikte, gelirlerin azalması ya da beklenen oranda artmaması, giderlerin de daha fazla disipline edilememesi sonucu ekonomimizin birinci sorunu olan bütçe açıklarının kontrol altına alınamaması neticesini doğurmakta.

Unutmayalım ki; krizden çıkarken hedeflediğimiz özel sektör öncüğünde “yatırım, üretim ihracat seferberliğini” devam ettirmek zorundayız. Vergi gelirlerindeki sağlıklı artış piyasanın canlanmasına, yatırımların, üretimin ve ihracatın artmasına özet olarak ekonominin sürdürülebilir bir büyüklükte hızlanmasına bağlı. Aksi takdirde bütçeyi besleyen vergi gelirleri azalmakta zam korkusunu tetikleyen dolaylı vergiler artmakta.

Devamlı fren politikası yerine gaza basılmasa da pazar durumuna göre zaman zaman ayağımızı frenden kaldırabiliriz. Kaldı ki istikrarın sağlanmasında ekonomide çok başlı yönetim görüntüsü verilmesi de güveni olumsuz yönde etkilemekte.

II. Cari Açık:
Bütçe açıklarına ilaveten ikinci temel sorunumuz olan cari açık ise her ne kadar ekonominin kısmen durgunlaşmasına bağlı olarak 72 milyar $’dan 2012 yılında 59 Milyar $ seviyesine çekilebilir olsa da buna rağmen cari açığın ekonomimizi olumsuz yönde etkileyebilecek seviyelerde süreceği görülmekte.

Cari açığın GSYİH ile mukayesesi sonucu 2012 de %7,3 den giderek 2015 yılında %6,5 seviyelerinde seyretmesi ön görülmüşse de bu hedefleri tutturmakta büyük zorluklar görülmekte.

1980’li yıllarda 3 milyar $ olan ihracatımızın bu yıl ulaşacağı 150 milyar $ seviyeleri sevindirici olmakla birlikte 2023 hedeflerimizi bu gidişle tutturmak çok köklü önlemler gerektirmekte.

Dünya ekonomilerindeki yavaşlama, komşularımızla yaşanan sıcak sorunlar dikkate alındığında, piyasalarda 2013 yılının sıkıntılı geçeceği ve yapılacak seçimlerin de etkisiyle sorunların gelecek yıllara sirayet edeceği endişesi bulunuyor.

Cari açığı tetikleyen ithalatın kısıtlanması halinde ise büyümeyi ve bütçe gelirlerini destekleyen ithalat vergilerinin azalması, bu açığın hangi ek vergilerle ve ne şekilde kapatılacağı ayrı bir sorun oluşturmakta.

Enflasyonu kontrol altında tutmaya sıkı sıkı sarılan Merkez Bankamız’ın aynı disiplini devam ettirmesi bekleniyor.

Bütün bu gelişmelerin ışığında uygulanacak aşırı mali disiplinin kur politikamızı da bir süre baskı altına alacağı görülüyor.

OVP Orta Vadeli Programa göre öngörülen yıllık ortalama $ fiyatları; 2013’te 1.83 olup 2014’te 1.89, 2015’te 1.93 TL seviyelerindedir.

Buradan da görüleceği gibi TL/$ değişimi ortalama %2,5 iken, enflasyonda artış bunun iki katı olup ortalama %5 seviyesinde. Böylece gerçekçi kur politikasından uzaklaşılmakla dış borçlanma cazip hale gelirken ihracat zorlaşmakta, ithalat ise cazip hale gelmekte.

Bu durum ekonomi ile ilgili politikalarda çelişkili bir gelişme doğurabilecek.

III. Sıcak para : üçüncü sıradaki bir başka önemli sorunumuz olan sıcak paranın hızla artışı ise mutlaka kontrol altına alınmalıdır.

Ocak – Ağustos 2012 arasında 50 milyar $’ı aşan seviyede döviz girişi gerçekleşmiş durumda. Bunun yaklaşık %10’nu arzu edilen doğrudan yatırım, %20’si kredi kullanımı gerisi de sıcak para. Bu neden hızla artan toplam sıcak paranın, ekonomimizi beklenmeyen ani gelişmeler karşısında olumsuz yönde etkileyebileceğini göz önünde tutmalı ve gerekli tedbirleri zamanında almak zorundayız.

Sonuç:
Kalkınma seferberliğimizin devamı için; siyasi istikrarın, sosyal barışın devamına ihtiyacımızın olduğunu unutmadan sürdürülebilir büyümenin ve halkı bezdiren işsizliğin tek reçetesinin yatırım ve üretim olduğu gerçeği ile hareket etmek durumundayız.

Bunun sağlanabilmesi yatırımcının ve tasarruf sahibinin, güven içinde önünü görebilmesine bağlı. Elde ettiğimiz kazanımların rehavetine kapılmadan, doğru politikalar uygulayarak ihtiyatı elden bırakmamalıyız.

Ali COŞKUN

58. ve 59. Hükümet Sanayi ve Ticaret Bakanı

coskun@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası