Son Haberler

 Belirsizlikler, risk algısını yükseltti

24 Haziran’da yapılan seçimler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda yeniden seçilmesi ve Cumhur İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu elde etmesiyle sonuçlandı. Seçim belirsizliğinin sona ermesiyle birlikte Borsa İstanbul tepki yükselişi gerçekleştirmeyi denedi. Ancak yeni sistemde ekonomi yönetiminde kimlerin yer alacağı ve politikaların ne olacağının belirsizliğinin yanında global piyasalarda yaşanan ticaret savaşları, endişeleri artırdı. Bu durum yabancı yatırımcılar tarafından satış fırsatı olarak değerlendirildi.

Borsa İstanbul Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde Haziran ayında 92.288-100.792 aralığında geniş bir bantta dalgalanmaya devam etti. Haziran ayında 100.700 seviyelerinden başlayan ve düşüş trendini devam ettiren BIST-100 endeksi ay içinde 92.288’e kadar gerileyerek Nisan 2017’den beri en düşük seviyesini test etmiş oldu. Orta vadeli düşüş trendi içine hareket eden BIST endeksi, seçim belirsizliği, gelişmekte olan ülkelerden fon çıkışının devam etmesi, yurtiçinde başta enflasyon olmak üzere bozulan makro beklentiler ve TL varlıklara ilişkin artan risk algısıyla birlikte düşüş trendini devam ettirdi. 24 Haziran’da yapılan seçimler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda yeniden seçilmesi ve Cumhur İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu elde etmesiyle sonuçlandı. Seçim belirsizliğinin sona ermesiyle birlikte Borsa İstanbul tepki yükselişi gerçekleştirmeyi denedi. Ancak yeni sistemde ekonomi yönetiminde kimlerin yer alacağı ve politikaların ne olacağının belirsizliğinin yanında global piyasalarda yaşanan ticaret savaşları, endişeleri artırdı. Bu durum yabancı yatırımcılar tarafından satış fırsatı olarak değerlendirildi. Satışlar sonrasında da toparlanma isteğini sürdüren Borsa İstanbul ayı 97.000 seviyelerinde kapatma çabası içinde. Trump’ın Çin’e yönelik ek vergiler koyması ticaret savaşı endişelerini tekrar alevlendirirken gelişmekte olan ülkelere yönelik risk alma iştahında hızlı düşüş oldu. Risk iştahındaki düşüş seçim sonrası gobal piyasalara korelasyonu artan BIST’in satış baskısı altında kalmasında etkili oluyor. BIST Haziran ayında da gelişmekte olan ülkeler (EM) içinde negatif ayrışmaya devam etti.

                                                 MERKEZ BANKASI’NDAN FAİZ ARTIRIMI

FED’in 2018 yılı geneli için üç olan faiz artışı beklentisini dörde çıkarması ve ticaret savaşları endişeleriyle birlikte EM’lerdeki fon çıkışları devam ederken, hem EM para birimleri hem de borsaları değer kaybetmeye devam etti. MSCI EM endeksinin zirve seviyelerden düşüşü %20’ye yaklaşırken, teknik olarak MSCI EM endeksi ayı piyasasına girebileceğinin sinyalini verdi. Endekslerin zirve seviyelerden %20-25 aralığında düşüş gerçekleştirmesi ayı piyasası (düşüş trendi) olarak tanımlanıyor. FED kararı sonrası DXY endeksi sınırlı değer kazanırken, EM para birimlerinde değer kayıpları hız kazandı. Yurtiçinde ise TL’deki değer kayıplarının devam etmesiyle TCMB 23 Mayıs’taki GLP’deki 300 baz puan faiz artışı ve sonrasında para politikası sadeleştirme adımı sonrası Haziran ayındaki olağan toplantı da faiz artışına gitti. TCMB 7 Haziran’daki PPK toplantısında bir hafta vadeli repo faiz oranının 125 baz puan artırarak %17,75’e yükseltti. PPK özetinde talep koşullarındaki ılımlı görünüme rağmen enflasyon ve enflasyon beklentilerindeki yüksek seviyelerin fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği ve bu nedenle fiyat istikrarını desteklemek için parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar verildiği açıklandı. TCMB’den gelen güçlü faiz artışları sonrası TL’deki değer kaybı momentum kaybetti. Haziran ayında 5 yıllık CDS’ler 325 puan seviyesini görerek son yılların en yüksek seviyesini test ederken, 2 yıllık gösterge tahvil faizleri %19,55 ile 2008’den beri yüksek seviyesini test etti. Seçim sonrası CDS’ler 305 puana ve 2 yıllık göstergenin ise %19,0 seviyelerine kadar gerilediği görüldü.

Mayıs ayında 4.91 üzerini test eden Dolar/TL kuru, Haziran ayını da yükselişle tamamlayacak olsa da kur 4.60 seviyesinin altında kaldı. Genel olarak bakıldığında; kurun yükselişinde yurt içindeki seçim belirsizliği ve yurt dışı tarafta güçlü Dolar’ın etkili olduğunu görüyoruz. Bilindiği üzere; Haziran ayında FED faiz artış beklentilerini 2018’de toplamda dört artışa yükseltti. Bununla birlikte Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) kararı gelişmekte olan ülke para birimlerini baskılarken, Dolar’ı destekledi. Bu gelişmelerle 4.75 üzerinde fiyatlanan Dolar/TL kuru yurt içindeki kritik seçim öncesi kapanışını 4.66 seviyelerinde gerçekleştirdi. Seçim sonrası haftaya 4.62 aşağısında başlayan kurda Türk Lirası’nın denge arayışında olduğunu söyleyebiliriz. Seçim belirsizliği her ne kadar ortadan kalkmış olsa da özellikle gelişmekte olan ülkelerde düşen risk iştahı nedeniyle Türk Lirası varlıklardaki güçlenme çabaları sınırlı kalmaya devam ediyor.  Teknik olarak bakıldığında; 4.60 üzerindeki fiyatlamalarda kurda Dolar lehine işlemlerin devamı beklenebilir. Bu durumda 4.68 ve 4.75 direnç noktaları gündeme gelebilir. Kurun 4.60 aşağısındaki fiyatlamalarında ise 4.40-4.50 bandında fiyatlamalar beklenebilir.

 

                                                      DOLAR, KÜRESEL PİYASALARDA GÜÇ KAZANIYOR

Küresel piyasalarda ABD Doları’nın güç kazanması ve Mayıs ayında İtalya’daki siyasi krizle Euro üzerindeki zayıflatıcı etkinin Haziran ayında da devam etmesiyle 1.15 seviyesine kadar geri çekilmesine neden oldu. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise Haziran ayı toplantısının ardından beklentilere paralel olarak faizlerde değişikliğe gidilmediğini açıkladı. ECB tarafından yapılan açıklamada para politikasında varlık alım programına ilişkin sözlü yönlendirme değiştirilerek banka tahvil alımlarını Aralık ayının sonunda sonlandıracağı belirtildi. Dolar lehine işlemlerin devam etmesi halinde ve paritenin 1.15 aşağısındaki fiyatlamalarda 1.1370 seviyesine kadar geri çekilme gerçekleştirebilir. Paritenin 1.15 üzerindeki fiyatlamalarında ise 1.17 ve 1.1850 dirençlerini hedeflemesi bekleniyor.

Piyasaların güçlü Dolar baskısı altında olduğu Haziran ayında ons altın fiyatları, 1.250 $/Ons seviyesinin aşağısına kadar geriledi.  Nitekim ticaret savaşlarının tekrar alevlenmesiyle birlikte global piyasalardaki riskten kaçış devam ettiğinde bile güvenli liman özelliği taşıyan sarı metale yönelimin sınırlı olduğu gözlendi. Temmuz ayında Ons altının 1.260 dolar altında kalması halinde 1.236 ve altındaki seviyelere yönelebilir. Altının 1.262 seviyesinin üzerindeki fiyatlamalarda ise 1.295-1.300 bandına doğru tepki yükselişinin güç kazanması bekleniyor.

TİCARET SAVAŞLARI KIZIŞIYOR                               

Temmuz ayında yurtdışında piyasaların ana gündemi ticaret savaşları olacak. ABD ile Çin arasındaki karşılıklı vergi koyma savaşı AB ile ABD arasında da devam edebilir. Trump, Avrupa Birliği’nin (AB) ülkesine yönelik tarife ve ticaret duvarlarını kaldırmaması durumunda AB’den ithal edilen otomobillere de %20 ek gümrük vergisi konulabileceği açıklaması yaptı. Ticaret savaşı tartışmalarıyla Temmuz ayında Global piyasalarda risk iştahı düşük kalarak borsalarda satış baskısı devam edebilir. Ayrıca, FED’in 2018 yılı faiz artırımlarını üçten dörde çıkarması, Avrupa Merkez Bankası’nın varlık alımlarına Aralık 2018’de sonlandıracağını açıklaması da satış baskısını artıran diğer etkenlerdir. Temmuz ayında FED toplantısı olmadığı için FED üyelerinin yapacağı açıklamalar başta Enflasyon olmak üzere ABD’den gelecek veriler takip edilmeye devam edilecek. Piyasalar için özellikle de Türkiye’yi de ilgilendiren ABD’nin İran’a olası bir ambargosu da takip edilecek başlıklardan biri olacak. Temmuz ayında ECB (Avrupa Merkez Bankası) ve BoJ (Japonya Merkez Bankası) faiz kararları ekonomik tarafta izlenecek önemli gelişmelerden olacak.

PİYASALARDA, “YENİ SİSTEM NASIL OLACAK” BELİRSİZLİĞİ

Seçim belirsizliğinin ortadan kalması bir rahatlama sağlasa da yeni yönetim sisteminin ve bu sistemde ekonomi yönetimin nasıl oluşacağı ve programa yönelik beklentiler yurt içi piyasaların ana gündem maddesini oluşturacak. Ayrıca, seçim vaatleri arasında yer alan OHAL’in sona erdirilip erdirilmeyeceği ve başta enflasyon olmak üzere gelecek makro veriler, Merkez Bankası faiz kararları da yakından takip edilecektir.

Temmuz ayında beklentiler değerlendirildiğinde global piyasalarda genel olarak riskten kaçışın devam ettiği bir ay olabilir. EM’lerdeki negatif ayrışmasının ise devam etmesi ve MSCI EM Endeksinin ayı piyasasına girmesi bekleniyor. Bu beklentilerin BIST ve TL varlıklar için Temmuz ayının çok güçlü bir ay olmayacağına işaret ediyor. Ancak son dönemde aşırı negatif fiyatlanan TL varlıklar seçim belirsizliğinin bitmesiyle Temmuz ayında kısmen de olsa pozitif ayrışma sergileyebilir. Temmuz ayında Türkiye’yi BB+ ve “Durağan” görünümle takip eden, Fitch’in kredi notu değerlendirmesi var. Fitch’in kredi notunu ya da görünümü “Negatif”e çekme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Not indirimi olması durumunda TL varlıklarda kısa süreli ekstra satış baskısı oluşması bekleniyor. BIST’in Temmuz ayında 90.000-101.000 arasında dalgalı seyrini devam ettirmesi bekleniyor. Endeksin 50 GHO’nın geçtiği 101.000’lere doğru yükselişlerin satış fırsatı, orta vadeli teknik olarak dip seviyeler olduğunu düşündüğümüz 90.000 ve altına düşüşlerin ise kısa vadeli alım fırsatı olduğunu düşünüyoruz.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası