Son Haberler

İşletmeler, “Siyah kuğu”lara karşı ne yapmalı?

– Tarih bize göstermiştir ki beklenmedik olaylar; yüksek maliyetler ve ciddi zaman kayıpları yaratsa da insanoğlunu adeta bir öğrenme ve dönüşüm sürecine zorlar. 11 Eylül 2001’de Amerika’da gerçekleştirilen uçak saldırıları, 2008 küresel finansal krizi, ülkemizdeki 12 Eylül 1980 darbesi, pandemi süreci, kıymetli madenlerde son dönemde yaşanan sert fiyat artışları, büyük sel felaketleri, depremler ve yangınlar bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

– Tarih, insanoğlunun hayatını kökten değiştiren beklenmedik olaylarla doludur. Kişiler ve işletmeler, her an bir tehlike, bir riskle karşı karşıya gelebilir. Bu olayların her biri birer Siyah Kuğu” olarak değerlendiriliyor. “Beklenmeyenin gerçekleşmesi” olarak ifade edilen “silah kuğu”lara karşı işletmeler, her zaman zihinsel olarak hazırlıklı olmalı, çeşitlendirilmiş stratejilerle risklerini minimize etmeli, yeni duruma hızlı uyum sağlamalı ve her koşulda yeni fırsatları kollamalıdır.

Beklenmedik değişim ve gelişmeler karşısında insanoğlu, çoğu zaman ne yapacağını şaşırır, çaresiz kalır. Böyle anlarda bilinenler ve ezberler, pratik gelişmelere yenik düşer. Çünkü oyunun kuralı değişmiştir.

Tarih bize göstermiştir ki beklenmedik olaylar; yüksek maliyetler ve ciddi zaman kayıpları yaratsa da insanoğlunu adeta bir öğrenme ve dönüşüm sürecine zorlar. 11 Eylül 2001’de Amerika’da yaşanan uçak saldırıları, 2008 küresel finansal krizi, ülkemizdeki 12 Eylül 1980 darbesi, pandemi süreci, kıymetli madenlerde son dönemde yaşanan sert fiyat artışları, büyük sel felaketleri, depremler ve yangınlar bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

 20028 FİNANSAL KRİZİ, DÜNYA FİNANS SİSTEMİNİ YENİDEN DİZAYN ETTİ

Amerika’da iki yolcu uçağının 110 katlı iki kuleye çarptırılması, dünya dengelerini kökten değiştirdi; özellikle Orta Doğu’nun yeniden şekillenmesine neden oldu ve etkileri bugün hâlâ sürüyor. 2008 finansal krizi ise, dünya finans sistemini adeta yeniden dizayn etti; “büyük olmanın” tek başına yeterli olmadığını, kapitalist sistemde balonların ne kadar kolay oluşabildiğini ve aynı hızla patlayabildiğini gösterdi.

Pandemi süreci, hemen her şeyi sil baştan sorgulamamıza yol açtı; iş yapış biçimlerini kökten değiştirdi ve insanoğlunu adeta başka bir evrene taşıdı. Ülkemizde gerçekleştirilen 12 Eylül 1980 darbesi ise uzun vadede sorgulamayan, eleştirmeyen, düşünmeyen bir toplumsal yapı yarattı; etkilerini bugün hâlâ hep birlikte gözlemliyoruz. Son dönemde kıymetli maden fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar da, küresel tasarruf anlayışının değişmekte olduğuna dair güçlü sinyaller veriyor. Bekleyip göreceğiz.

İŞLETMELER, “SİYAH KUĞU”LARA KARŞI NE YAPMALI?

Tarih, insanoğlunun hayatını kökten değiştiren beklenmedik olaylarla doludur. Bu olayların her biri birer Siyah Kuğudur. Siyah Kuğu kavramını popülerleştiren isim Nassim Nicholas Taleb’dir. Taleb, 2007 yılında yayımlanan The Black Swan (Türkçesi: Olasılıksız Görünenin Etkisi) adlı kitabında bu yaklaşımı sistematik biçimde ele alıyor. Kavramın kökeni ise Avrupalıların yüzyıllar boyunca tüm kuğuların beyaz olduğuna inanırken Avustralya’da siyah bir kuğunun görülmesine dayanır. Bu olay, tam anlamıyla “beklenmeyenin gerçekleşmesi”dir. Taleb de bu metaforu modern risk dünyasına uyarlayarak, bireylerin ve işletmelerin “Siyah Kuğu”lara karşı nasıl konumlanması gerektiğini anlatır.

İŞLETMELER, ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ STRATEJİLERLE HAZIRLIKLI OLMALI, DEĞİŞİME UYUM SAĞLAMALI VE YENİ FIRSATLARI KOLLAMALI             

Kişisel yaşamda da “Siyah Kuğular”; bazen bir öğretmen, bir arkadaş, ani bir hastalık ya da beklenmedik bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkabilir ve hayatımızın yönünü tamamen değiştirebilir. Bu nedenle çeşitlendirilmiş stratejilerle hazırlıklı olmak, değişime uyum sağlamak ve gerektiğinde yeni fırsatları kollamak büyük önem taşır. Siyah Kuğu, hiçbir zaman bir fırsat garantisi sunmaz. Beklenmeyeni bekleme paranoyasına kapılmak yerine; sağlam bir stratejiyle esneklik kazanmak, dayanıklılığı artırmak ve bilinçli önlemlerle çevik davranabilmek gerekir.

Siyah Kuğu Teorisi; işletme içinde ya da dışında gerçekleşen, öngörülemez, nadir görülen, büyük etkiler yaratan ve geriye dönüp bakıldığında açıklanabilir hâle gelen olayları tanımlar. İşletmeler de tıpkı bireyler gibi bu tür olaylarla sıkça karşılaşabilir. Şirketi baştan beri ayakta tutan bir genel müdürün ya da kritik bir yöneticinin ani ayrılığı, iş süreçlerinde ciddi aksamalara yol açabilir. En büyük müşterinin veya ana bayinin kaybedilmesi, satışları ve üretimi sarsabilir. Amiral gemisi niteliğindeki tek bir ürüne getirilen kota, gümrük vergisi ya da sübvansiyon değişikliği ise işletmenin nakit akışını ve kârlılığını altüst edebilir.

İŞLETMELER, YENİ RİSK YÖNETİMİNİ ESAS ALMALI

Aslında bu tür konular genellikle risk yönetimi başlığı altında ele alınır. Ancak klasik risk yönetimi, daha çok öngörülebilen ve çeşitli yöntemlerle tahmin edilebilen risklere odaklanır. Siyah Kuğu yaklaşımı ise, özellikle olağan dışı ve beklenmeyen durumları merkeze alır. Dolayısıyla bir Siyah Kuğu ile karşılaşıldığında, işletmenin gösterebildiği esneklik, çeviklik ve problem çözme kapasitesi hayati önem taşır.

Sonuç olarak; işletmeler beklenmedik olaylara karşı her zaman zihinsel olarak hazırlıklı olmalı, çeşitlendirilmiş stratejilerle risklerini minimize etmelidir. Riskleri doğru tanımlayıp etkin biçimde yönetmek, gerekli önlemleri önceden almak ve hatta bu riskler gerçekleştiğinde onları fırsata dönüştürebilmek mümkündür. Özetle: Risklere karşı hazırlıklı olmak, hızlı uyum sağlamak ve her koşulda yeni fırsatları kollamak zorundayız.

Not: Görseller, yapay zeka asistanı Gemini tarafından oluşturulmuştur.

Şaban ÇAĞIRAN
Yönetici

cagiran@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

*

*

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

İlgili Haberler

Site Haritası