Son Haberler

Dünyanın ekseni BRIC`e kayıyor

Yeni yüzyılın ilk 10 yılı geride kalırken zenginlik hala Avrupa ve Kuzey Amerika’da yoğunlaşıyor olsa da, hem ekonomik veriler, hem de vatandaşların algısı güç ve refahın Doğu’ya kaymakta olduğunu gösteriyor.

2011 yılına dair beklentileri gerçekçi ve bilimsel verilerle mercek altına alan araştırma şirketi Barem Research’ün, WIN bağlantısıyla Türkiye halkasını gerçekleştirdiği global araştırmaya göre; Asya’nın yükselen yıldızlarında ve Latin Amerika’da iyimserlik, G7 ülkelerinde ise kötümserlik hakim. Araştırma G7 den, G20’ye dönüşümün gerekçelerini doğruluyor. Yeni yüzyılın ilk 10 yılı geride kalırken zenginlik hala Avrupa ve Kuzey Amerika’da yoğunlaşıyor olsa da, hem ekonomik veriler, hem de vatandaşların algısı güç ve refahın Doğu’ya kaymakta olduğunu gösteriyor.

Global Umut ve Umutsuzluk Barometresi 53 ülkede, her ülkenin nüfusunu temsil eden kişilerle yapıldı. Toplam 64.000 kişi ile görüşüldü. Bu ülkeler arasında gelişmiş G7’ler, gelişmekte olan BRIC (Brezilya, Rusya, Hindistan, çin) Türkiye ve tüm kıtalardan 42 ülke daha var. çalışma Türkiye’de 1027 kişi ile CATI (bilgisayar destekli telefon görüşmesi) yöntemiyle yapıldı.

Araştırmanın esas sorularından biri içinde bulunduğumuz yılın “Ekonomik Refah Yılı Mı, Yoksa Ekonomik Zorluk Yılı mı” olacağı beklentisi ile ilgiliydi. Global sonuçlar büyük bir değişim beklenmediği yönünde. Görüşülen kişilerin % 42’si ekonomik durumun 2010 ile aynı kalacağını düşünüyor. Refah yılı bekleyenler % 30 iken , % 28’lik bir kesim 2011’in Zorluk Yılı olacağını düşünüyor. Bu ikisi arasındaki fark Net Ekonomik İyimserlik Puanı olarak tanımlanmış ve + % 2 olarak hesaplanmış durumda.

Ancak yaşamdaki pek çok güzel şey gibi, iyimserlik de dünya üzerinde eşit dağılmamış. Araştırma sonuçları, global iyimserlik algısının yükselen ekonomik güç coğrafyalarında (BRIC; Brezilya, Rusya, Hindistan, çin) yoğunlaştığını gösteriyor. Bu grupta yer alan ülkelerdeki Net Ekonomik İyimserlik Puanı +% 35. Dünyanın en zengin G7 de (ABD, Kanada, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Japonya) ise durum tam tersi; Net Ekonomik İyimserlik Puanı -% 19. Bu ülkelerde Kötümserler (%36), iyimserlere (%17) baskın çıkıyor.

GLOBAL UMUT VE UMUTSUZLUK MATRİSİ

Net Ekonomik İyimserlik Puanı =

2011 yılının ekonomik refah yılı olacağını düşünenler – 2011 yılının ekonomik zorluk yılı olacağını düşünenler

Sözkonusu 53 ülke Net Ekonomik İyimserlik Puanlarına göre sınıflandığında; 19 tanesinin iyimser, 34 tanesinin ise kötümser olduğu görünüyor. Türkiye kötümser bakış açısının hakim olduğu 34 ülkeden biri. 2011’in Türkiye için ekonomik refah yılı olacağına inananlar %27 oranında iken,%38’lik bir kesim yılın ekonomik açıdan zor geçeceğinden endişe ediyor.

Bu veriler ile kişi başına gelir değerlerini karşılaştırdığımızda ortaya çıkan tablo oldukça ilginç; Varlıklı ulusların çoğu Kırmızı Grupta yer alıyor, yani kişi başı gelirleri yüksek olduğu halde 2011 yılından pek umutlu değiller. Buna karşılık Yeşil Grup’ta yer alan ve 2011’e umutla bakan ülkelerin çoğunda kişi başına gelir ortalamanın altında. Bir üçüncü grup daha var ki, bunlar maalesef hem kişi başı geliri düşük hem de 2011’e ilişkin pek de umutlu olmayan ülkeler. Araştırmada bu ülkeler Sarı Grup olarak adlandırıldı. Türkiye ortalamanın altındaki kişi başına gelir düzeyi ve -%11 olan Net Ekonomik İyimserlik Puanı ile Sarı Grup’ta yer alıyor.

Araştırmada incelenen 53 ülkeden 15 tanesi Yeşil Grup, 14 tanesi Kırmızı Grup ve 20 tanesi sarı Grupta yer almakta, bunların dışında sayıları az olmakla birlikte, bir diğer grup daha var; Pembe Grup. Bu ülkeler hem kişi başı gelire sahip, hem de 2011’e umutla bakan insanlardan oluşuyor İsveç, Finlandiya, Danimarka ve İsviçre(Global Matris).

Araştırmada işini kaybetme endişesi de ele alındı ve araştırmaya katılanların % 45’i kendi ülkesinde 2011 yılında işsizlik oranının yükseleceğinden endişe duyduğunu ifade etti. Buna karşılık ,% 27 oranındaki bir kesim işsizlik oranında azalma olacağına inanıyor. Türkiye’de bu durum biraz daha karamsar, 2011 yılında ülkedeki işsizlik oranının artacağından endişe duyanlar 53 ülke ortalamasının üzerinde (%51). önümüzdeki yıl işini kaybetme riski görenlerin oranı global ortalamada % 30’iken Türkiye’de % 37.

Son olarak genel bir ekonomik değerlendirme sorusu: Sizce, 2011 yılı 2010’a göre daha mı iyi, daha mı kötü yoksa aynı mı olacak? 2011’in daha iyi olacağına inananlar (%42), 2011’e karamsar bakanlara (%19) baskın çıkıyor.

Detaylı şekilde yapılan araştırma bize geçtiğimiz iki yılda ABD ve AB’de yaşanan ekonomik krizin vatandaşların gelecek beklentilerini olumsuz etkilediğini, buna karşılık her ne kadar ekonomik olarak birtakım olumsuzluklar getirse de, para birimi değerlenen gelişen ülkelerde geleceğe dönük olarak morallerin düzeldiğini göstermekte, burada dikkat çekici nokta tüm Avrupa Birliğin’nin lokomotifi, AB yi sırtında taşıyan Almanya’da dahi beklentilerin olumsuz olması.

Morallerin pozitif olduğu özellikle gelişen ve doğu bölgesi ülkeleri, beklentilere uygun olarak güç ve refah anlamında da gerçekten 2011ve ilersinde de cazibe merkezi olmayı sürdürülebilir büyüme ile yakalayabilecek mi? Bunun sinyallerini 2009 krizi ve 2010 yılında aldık, umudumuz birçok bakımdan ekonomik anlamda büyüme oranıyla sözkonusu BRIC ülkeleri gibi rekor büyüme oranı gösteren Türkiye’nin de kısa süre içinde bu ülkelerin önüne geçmesi. 2011 yılındaki ekonomik duruma ilişkin beklentisi 53 ülke geneline göre daha kötümser olan Türk toplumu, genel olarak 2011’in nasıl geçeceği konusunda da benzer bir eğilim gösteriyor, Türkiye halkası Barem Research tarafından yürütülen araştırmaya göre ülkemizde sadece 3 kişiden bir tanesi 2011’in daha iyi geçeceğine inanıyor.

Tüm gelmiş ülkelerdeki sıkıntılar artarak devam ederken, bölgesinde cazibe merkezi olduğunu düşündüğüm Türkiye’nin 2011 yılında göstereceği performansla Global Umut matrisinin pozitif tarafına geçeceğini umalım.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası