TL varlıklardaki negatif ayrışma ve riskten kaçış devam ediyor

*Yurt içinde negatif baskı yaratan unsurları şöyle sıralayabiliriz: İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin iptali ve bu konuyla ilgili belirsizlik, TCMB’nin döviz rezervleriyle ilgili çıkan haberler, ABD ile S-400 konusundaki gerginlik, ABD’nin İran’a askeri müdahale riskinin artması ve petrol fiyatlarının yükselişine devam etmesi…

*Dolar/TL kuru 6.24 TL üzerine sert yükselişten sonra TCMB’nin müdahaleleriyle geri çekilerek 6.05 TL seviyelerinde dengelendi. 6.10 TL seviyesi teknik açıdan önemli. Bu seviye üzerindeki yükselişlerde 6.24 TL üzeri tekrar gündeme gelebilir ve 6.35 TL bir diğer direnç noktası olarak karşımıza çıkabilir.

*Altında ons başına 1.300 dolar bölgesinden başlayan satışlar devam ederken, 1.275 doların altına geri çekilmelerde 1.260 ve 1.240 destekleri takip edilebilir. 1.275 seviyesinden tepki alımlarının gelmesi halinde,1.290-1.320 dirençleri test edilebilir. ABD ile İran gerginliğiyle yükselen petrol düşük momentumla da olsa bu eğilimini sürdürebilir.

*Yurtiçinde ise ABD ile ilişkiler ve S-400 konusundaki gelişmeler ve yenilenen İstanbul seçimlerine ilişkin belirsizlik baskı unsuru olmayı sürdürecek. BIST sert satışlarla karşılaşırken değerleme olarak uzun süre sonra en ucuz çarpanla işlem gören Rusya’nın da altına gelerek F/K olarak en ucuz borsa konumuna geldik.

*Haziran ayında endeksin 83.000 ve altına yönelerek kısa vadeli yeni dip seviyeler test etme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Endeksin Haziran ayında 83.000-93.500 arasında geniş bir bantta dalgalanması bekleniyor.  Yurtiçi risklere yönelik olası pozitif haber akışında BIST’te hızlı tepki alımları oluşabilir.

*Piyasalar, halen ABD ile Çin arasında kısmi de olsa bir anlaşma sağlanabileceğini düşünüyor. Bu nedenle Trump ve Xi arasında yapılması planlanan görüşme bekleniyor. Global risk iştahındaki zayıflık bu konu çözülene kadar sürecek. Görüşmelerden bir anlaşma çıkması durumunda global risk alma iştahı yeniden güçlenebilir.

Mayıs ayında global riskten kaçınma ile birlikte BIST’teki negatif ayrışma güçlenirken TL varlıklarda da riskten kaçış yaşandı. Global tarafta ABD’nin Çin ile ticaret görüşmeleri devam ederken, Trump’ın Çin’e ek gümrük tarifesi getirmesi ve Çin’in de ABD’ye misilleme yapması sonrası global piyasalarda satış baskısı ve riskten kaçınma yaşandı.

Güvenli liman olarak görülen ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 2,35’lere kadar düşüş gerçekleştirmesi riskten kaçışı teyit ediyor. Ticaret endişelerinin güçlenmesiyle gelişmekte olanlar ve başta Çin olmak üzere Asya piyasaları en fazla negatif etkilenen piyasalar oldu.

Çin Yuanı, Mayıs ayı içinde en fazla değer kaybeden para birimlerinden biri olurken, TL ay içinde hızlı değer kaybetse de TCMB’nin attığı adımlarla kayıplarını büyük oranda (20 Mayıs 2019 tarihi itibariyle) geri aldı. Türkiye ticaret endişelerinin odağında olmamasına rağmen Mayıs ayında yurtiçi riskler nedeniyle en fazla negatif ayrışan piyasalardan biri oldu.

BIST ay içinde yüzde 9’lara yaklaşan düşüşle (20 Mayıs 2019 tarihi itibarıyla) seçilmiş borsa endeksleri içinde en fazla değer kaybeden endeks oldu. TL kısmen negatif ayrışırken, ay içinde yüzde 21,53’lere kadar yükselen 10 yıllık yurtiçi tahvil faizleri Mayıs ayı Hazine ihaleleri sonrası hızla gerileyerek yüzde 19’lar altını test etti.

SEÇİM BELİRSİZLİĞİ TEKRAR PİYASALARIN GÜNDEMİNE GELDİ

YSK’nın İstanbul Büyük Şehir Belediye başkanlığı seçimlerinin iptal edilerek yenilenmesi karar vermesiyle seçim belirsizliği tekrar piyasaların gündemine geldi. Ayrıca ay içinde ABD ile S-400 alımına ilişkin gerginliğin tırmanması, petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması ve ABD ile İran arasındaki gerilimin çatışma riskine doğru ilerlemesi gibi nedenler BIST’teki satışların devam etmesinde etkili oldu.

BIST-100 endeksi ay içinde Ağustos 2018’den beri en düşük seviyesi olan 85.446 seviyesini test etti. Hem yurtiçinde yaşanan satışlar hem de global tarafta oluşan riskten kaçınma nedeniyle Mayıs ayı ritüeli olan “Sat ve Git” 2019 yılında da gerçekleşmiş oldu.

5 YILLIK CDS’LER TEKRAR 500 SEVİYESİNİN ÜZERİNİ TEST ETTİ

Mayıs ayında Türkiye risk primini gösteren 5 yıllık CDS’ler Ağustos ayında yaşanan kur şoku sonrası tekrar 500 (20 Mayıs itibariyle 485 seviyelerinde) seviyesinin üzerini test etti. CDS’lerdeki yükseliş TL varlıklara ilişkin risk algısının güçlendiğine ve TL varlıklarda riskten kaçınmanın ilerleyen dönemde devam edebileceğine işaret ediyor.

Yabancılar sene başından beri, Türk tahvillerinden düzenli olarak çıkış yaparken, çıkış rakamı 10 Mayıs itibarıyla 2,6 milyar dolara yükseldi. Bu çıkışla birlikte DİBS (tahvil) yabancı payı son 10 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 10,72 seviyelerine kadar geriledi.

BIST’TE YABANCILAR POZİSYONLARINI AZALTMAYA BAŞLADILAR

Hisse senedi tarafında yabancılar Ocak ayıyla birlikte BIST’e güçlü bir giriş gerçekleştirirken sonrasında bu pozisyonlarını azaltmaya başladılar. BIST-100 endeksi yılın en düşük seviyelerini test etmesine rağmen 10 Mayıs itibarıyla yabancılar fiyat ve kur etkisinden arındırılmış olarak yılbaşından beri halen 860 milyon dolar (210 milyon doları AKBNK bedelli sermaye artışından girdi) ile artıdalar.

Mayıs ayı için seçim belirsizliği ve diğer risklerle birlikte TL’deki değer kaybı tekrar güçlenirken Dolar/TL kuru ay içinde 6,24 seviyesini test etti. TL’deki değer kaybı sonrası TCMB daha önce de yaptığı gibi bir kez daha haftalık repo ihalelerini iptal etti.

TCMB aynı zamanda Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM) ve zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gitti. TCMB’nin repo ihalelerini iptal etmesiyle TCMB ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti yüzde 24,0’den, yüzde 25,5’lere yükseldi.

TCMB EK SIKILAŞTIRMAYA GİDEREK ÖRTÜLÜ BİR FAİZ ARTIŞI YAPTI

Böylece TCMB ek sıkılaştırmaya giderek örtülü bir faiz artışı yapmış oldu. TCMB ayrıca ROM kapsamında Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının yüzde 40’tan 30’a indirdi.

TCMB bu adımla piyasaya 2,8 milyar dolar likidite sağlarken, bunun karşılığında piyasadan 7,2 milyar TL likiditesi çekmesi bekleniyor. Ayrıca TCMB döviz zorunlu karşılık oranlarında tüm vade dilimlerinde 100 baz puanlık artış yaptı.

Bu adımında piyasadan 3,0 milyar dolar likidite çekmesi bekleniyor. TCMB’nin bu adımları sonrası TL’deki değer kayıpları dururken, TL ay içinde kayıplarının bir kısmını geri almayı başardı.

FED’TE BİR SONRAKİ ADIMIN FAİZ İNDİRİMİ OLABİLECEĞİ BEKLENTİLERİ

Fed Mayıs toplantısında faizleri oy birliği ile yüzde 2,25-yüzde 2,50 aralığında sabit tutarken, tutanaklarda faiz kararı için sabırlı olunacağına vurgusunu korudu. Fed Başkanı Powell açıklamalarında bir sonraki faiz kararı için bir sinyal vermezken, piyasalarda bir sonraki adımın faiz indirimi olabileceği beklentileri oluşmuştu.

Bu nedenle faiz kararı kısmen şahin bir ton olarak nitelendirildi. Fed, rezerv fazlasına ödenen faiz olan IOER’i 2 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere yüzde yüzde 2,40’dan, yüzde 2,35’e düşürdü. Fed bir faiz indirimine işaret etmese de piyasa fiyatlaması Eylül toplantısı ve sonrasında 25 baz puanlık bir faiz artışını yüzde 50 üzeri olasılıkla fiyatlıyor.

TRUMP, FAİZ İNDİRİMİ İÇİN FED’E BASKI YAPIYOR

Aralık ayı için bu olasılık çok daha yüksek seviyede bulunuyor. ABD ile Çin’in ticaret görüşmeleri konusunda anlaşamaması ve piyasalarda ciddi bir negatif fiyatlama oluşması durumunda Fed’in bu yıl bir faiz indirimine gitmesinin şaşırtıcı olmayacağını düşünüyoruz.

Fed üyeleri içinde halen bu yıl için bir faiz artışı beklentisi olan üyeler olsa da ve çoğunluk üye Fed’in nötr faiz oranlarında olduğunu savunsa da bu yıl içinde Fed’in bir faiz indirimine gitme olasılığının olduğunu düşünüyoruz. Trump’ın da faiz indirimi için Fed’e baskı yaptığını hatırlatmakta fayda var.

NEGATİF BASKI YARATMAYA DEVAM EDEN UNSURLAR

Yurt içinde seçim sonuçlarının açıklanma süresinin uzamasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin iptali ve bu konuyla ilgili belirsizlik, TCMB’nin döviz rezervleriyle ilgili çıkan haberler, ABD ile S-400 konusundaki gerginlik, ABD’nin İran’a askeri müdahale riskinin günden günde artması ve petrol fiyatlarının yükselişine devam etmesi TL varlıklar açısından negatif baskı yaratmaya devam etmekte.

6.24 TL üzerine sert yükseliş kaydeden dolar/TL kuru sonrasında TCMB’nin müdahaleleriyle geri çekilerek 6.05 TL seviyelerinde dengelendi. 6.10 TL seviyesinin teknik açıdan önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bu seviye üzerindeki yükselişlerde 6.24 TL üzeri tekrar gündeme gelebilir ve 6.35 TL bir diğer direnç noktası olarak karşımıza çıkabilir. Olası geri çekilmelerde 6.05 TL aşağısındaki fiyatlamalarda ise 5.98 ve 5.65TL destekleri takip edilebilir.

Dolar endeksindeki yükselişle beraber 1.1260 direncini aşmakta zorluk çeken EUR/USD paritesinde satışların yoğun olduğu gözlemlenmekte. Paritenin 1.1150 seviyesinin aşağısında tutunması halinde 1.1110 desteğine kadar geri çekilmeler olabilir. Paritenin 1.12 üzerindeki fiyatlamalarında kar satışları oluşmaması durumunda 1.1260 üzerinde tutunması 1.1320 direncini gündeme getirebilir.

ALTINDA 1.275 SEVİYESİNDEN TEPKİ ALIMLARININ GELEBİLİR

Altın ons fiyatlarında 1.300 bölgesinden başlayan satışlar devam ederken, ons altının 1.275 altına geri çekilmelerde 1.260 ve 1.240 destekleri takip edilebilir. 1.275 seviyesinden tepki alımlarının gelmesi halinde ise 1.290 ve 1.320 dirençlerinin test edilmesi beklenir.

Yurtdışı piyasaların gündemi ABD ile Çin arasında ticaret görüşmeleri olmaya devam edecek. ABD’nin Çin’e ek vergi getirmesi ve Çin’in de buna misilleme yapması sonrası iki ülkenin bu konuda anlaşmasının zor olduğunu gösteriyor. Çin vergiler sonrası görüşmelere devam etme konusunda isteksiz davranırken, henüz ipler kopmuş değil.

PİYASALAR HALA ABD İLE ÇİN ARASINDA KISMİ DE OLSA BİR ANLAŞMA BEKLİYOR

Halen piyasalar ABD ile Çin arasında kısmi de olsa bir anlaşma sağlanabileceğini düşünüyor. Bu nedenle Trump ve Xi arasında yapılması planlanan görüşme bekleniyor. Global risk iştahındaki zayıflığın bu konu çözülene kadar devam etmesi bekleniyor.

Piyasaların bir diğer önemli konusu ise ABD ile İran arasında son dönemde yükselen gerilim ve olası bir çatışma riskinin ortaya çıkmasıdır. ABD’nin İran’a olası bir askeri operasyonundan en fazla negatif etkilenecek ülkelerin başında Türkiye geliyor.

Hem komşumuz olan hem de ticaret bağlarımız olan İran’a bir müdahale riski son dönemde BIST ve TL varlıklardaki negatif fiyatlama da etkili olan faktörlerden biri oldu. Olası bir askeri müdahale Jeopolitik risklerin ortaya çıkmasıyla hem global risk iştahının zayıflamasına hem de TL varlıklarında satış baskısının güçlenmesine neden olacaktır.

HAZİRAN’DA YURTDIŞI PİYASALARDA DÜŞÜK RİSK İŞTAHI VE RİSKTEN KAÇINMA SÜREBİLİR

Haziran ayında yurtdışı piyasalarda düşük risk iştahı ve riskten kaçınma devam edebilir. Fed’in piyasaları destekleyici politikasına rağmen ticaret savaşı ve büyüme endişeleriyle birlikte gelişmekte olan ülke piyasaları negatif ayrışmasını devam ettirebilir.

ABD ile Çin’in ticaret görüşmelerinden bir anlaşma çıkması durumunda global risk alma iştahının yeniden güçlenmesi beklenebilir. ABD ile İran gerginliğinin jeopolitik riskleri gündem getirmesiyle birlikte yükselişe geçen petrol fiyatları Haziran ayında düşük momentumla da olsa bu eğilimini devam ettirebilir.

JEOPOLİTİK RİSK BEKLENTİLERİYLE PETROL FİYATLARINDA YÜKSEK SEYİR SÜRÜYOR

Ancak ticaret görüşmelerine ilişkin beklentilerin zayıflaması ve büyüme endişelerinin oluşması durumunda Jeopolitik risk beklentileriyle petrol fiyatlarındaki yüksek seyir devam etse de sonrasında düşük talep riskiyle petrol fiyatlarının kazançlarının geri vermesi beklenir. Petrol fiyatlarındaki yükselişin devam etmesi ve ABD’nin İran’a olası bir askeri müdahale riski, TL varlıklar üzerinde negatif baskı unsuru ve negatif ayrışmaya neden olan faktörler olmaya devam edecek.

Yurtiçinde ise ABD ile ilişkiler ve S-400 konusundaki gelişmeler ve yenilenen İstanbul seçimlerine ilişkin belirsizlik piyasalar üzerinde baskı unsuru olmaya devam edecek. Son dönemde BIST sert satışlarla karşılaşırken değerleme olarak uzun süre sonra en ucuz çarpanla işlem gören Rusya’nın da altına gelerek EM piyasaları içinde F/K olarak en ucuz borsa konumuna geldik.

OLASI POZİTİF HABER AKIŞINDA BIST’TE HIZLI TEPKİ ALIMLARI OLUŞABİLİR

Bu nedenle yurtiçi risklere yönelik olası pozitif haber akışında BIST’te hızlı tepki alımları oluşması beklenmektedir. Ancak global riskten kaçışın devam etmesi ve yurtiçine yönelik risklerde bir değişiklik olmadıkça BIST’te tepki yükselişleri oluşsa da tekrar satış fırsatı olarak kullanılması ve endeksin kısa vadeli yeni dip seviyeler test ederek dip arayışını devam ettirmesi bekleniyor.

BIST-100 endeksi 86.000 atlını test ederken kısa vadede negatif eğilimden çıkması için ilk etapta 91.000 seviyelerinin üzerine geri dönmesi gerekiyor. Kısa vadede endeks bu seviye altında kaldıkça 83.000 seviyelerine doğru dip arayışını devam ettirmesi bekleniyor. Haziran ayında genel olarak BIST’in satıcılı bir seyir izlediği görülüyor.

Bu nedenle Haziran ayında endeksin 83.000 ve altına yönelerek kısa vadeli yeni dip seviyeler test etme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Endeksin Haziran ayında 83.000-93.500 arasında geniş bir bantta dalgalanması bekleniyor.

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası