Son Haberler

2022: Kaos mu, umut mu? 

-2022 zihinsel kavramlardaki kaosun artacağı ama geleceğe dair umutlarımızı güçlendirecek gelişmelere şahit olacağımız bir yıl olacak. Geleceğin internet alt yapısı 3.0 olması artık kesinleşmiş durumda. Bu internet alt yapısında sosyal medyalar metaverse dönüşmek zorunda kalacak. 2022 her iki konuda da daha fazla örneklerin yaşanacağı ve konuşulacağı bir dönem olacak.

Bugünlerde ABD ile Çin arasındaki gerilimi de yeni Soğuk Savaş olarak niteleyebiliriz. Haliyle iç ve dış politikamızda farklı söylemler ve yaklaşımlar görürken, dünyanın farklı yerlerine de bu etki farklı şekillerde yansıyabilir. Afrika, Pasifik bu gerginliğin ilk etkisini gösterdiği bölgeler olacaktır. Savaş rüzgarının soğukluğunu hissedeceğiz ama sıcak savaşa dönüşeceğini sanmıyorum. 

Z Kuşağının döviz kurları yerine kripto paralar ve NFT gibi blockchain teknolojileri ile ilgilendiğine şahit oluyorum. Binlerce kripto para ve token çıktı, sanat ve spor camiası milyonlarca NFT ile kendilerine yeni alanlar belirledi. Üniversite ve liselerde gençler harçlıklarını bu alana harcıyor. 

Türkiye savunma sanayine ciddi yatırımlar yapıyor ve bunun kısmen karşılığını da aldı. Teknolojide de Kuantum Bilgisayarı üzerine proje başlatması bir zorunluluk halini aldı. Kuantum Bilgisayarı geliştirilmesi küresel dev şirketlerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir.

Sinemaya gitmeyi oldum olası sevdim. Yakın arkadaşlarım bilir; kurgu-bilim filmlere ayrı bir ilgim vardır. Sinema tarihinde kendine has bir yeri olan “The Matrix” serisinin uzun yıllar sonra gelen dördüncü filmi “The Matrix Resurrections” yeni vizyona girdi. Metaverse, web 3.0 gibi kavramların konuşulduğu bugünlerde filmin vizyona giriş zamanlaması da anlamlı geliyor bana.

Gerçeklik dünyasına geri dönüşün anlatıldığı filmde, Bay Anderson karakterini canlandıran Keanu Reeves, gerçekliğinin fiziksel mi yoksa zihinsel bir kurgu mu olduğunu anlamak ve kendini gerçekten tanımak için bir kez daha beyaz tavşanı izlemeyi seçmek zorunda kalacağını umuyorum. Bu yazının konusunu aşmamak için filmi izlemeyi sonraya bıraktım.

Neo ve Trinity’nin dönüşüne dair sorularım var ama geleceğimize dair işaretleri daha çok merak ediyorum.

Ve gidişat onu gösteriyor ki biz de yaşadığımız hayatın gerçekliğini fiziksel mi zihinsel bir kurgu mu olduğunu düşünmeye başladık bile…

ŞİMDİ SİZLERİ 50 YIL ÖNCE YAPILMIŞ BİR YORUMA GÖTÜREYİM

Madem “geleceğin dünyası” etrafında dolaşıyoruz, şimdi sizleri 50 yıl önce yapılmış bir yoruma götüreyim:

“Bütün bunların karşısında kıyamet habercileri bir koro halinde felaket şarkıları söylüyorlar. O ünlü sokaktaki adam, ‘Dünya iyice fıttırmış’ diyor. Öte yandan da uzmanlar felakete doğru yönelmiş grafikler gösterip duruyorlar.

Bu kitapsa büsbütün bir başka görüşü dile getiriyor: Dünyanın hiç de aklını oynamadığı, hatta görünüşte anlamsız olguların oluşturduğu kargaşanın gerisinde, şaşırtıcı ve umut verici bir düzenlemenin yattığı görüşünü…

Üçüncü Dalga insanlık tarihinin, son bulmak şöyle dursun, daha yeni başladığına inananlar için yazılmıştır.”

ALVİN TOFFLER’İN ÜÇÜNCÜ DALGA KİTABI HALA KENDİNDEN BAHSETTİRİYOR

Bu satırlar, 80’li yıllarda satın aldığım Alvin Toffler’in Üçüncü Dalga kitabından. Kitap, hala kendinden bahsettiriyor. Soğuk Savaş’ın en yoğun yaşandığı, terörün tırmandığı, kapalı ekonomilerin etkisinin her yönüyle hissedildiği bir dönemde yazılmasına rağmen konuşulması manidardır. Yakınlarda kitap yine gündeme gelmişti.

Bütün dünya yine yeni bir dalgayı bekler oldu. İşte bu beklentiler üzerine görüşlerimi ifade etmek istiyorum. Geçen ay, 2021 yılındaki gündem kavramlarına değinmiştim, asıl önemli olan gelecekse niye biz kur, faiz ve ekonomik kriz sorunlarıyla uğraşıyoruz. Bakın dünyanın gündemine neler var?

Soğuk Savaş kavramını Y ve Z kuşakları bilmez. Şimdi bir de Alfa Kuşağından bahsediliyor. Onların ise hiç umurunda olmaz. Eskiden, günlük kahve sohbetleri veya entelektüel tartışmaları yanı sıra devletlerin iç ve dış politik söylemlerini de Soğuk Savaş rüzgarları belirlerdi. Bir tarafta Sovyetler Birliği diğer tarafta ise Batı Dünyasının yer aldığı iki kutuplu bir dünyada yaşıyorduk…

ABD İLE ÇİN ARASINDAKİ GERİLİMİ DE YENİ SOĞUK SAVAŞ OLARAK NİTELEYEBİLİRİZ

Bugünlerde ABD ile Çin arasındaki gerilimi de yeni Soğuk Savaş olarak niteleyebiliriz. Haliyle iç ve dış politikamızda farklı söylemler ve yaklaşımlar görürken, dünyanın farklı yerlerine de bu etki farklı şekillerde yansıyabilir.

Afrika, Pasifik bu gerginliğin ilk etkisini gösterdiği bölgeler olacaktır. Yani savaş rüzgarının soğukluğunu hissedeceğiz ama sıcak savaşa dönüşeceğini sanmıyorum.

Haliyle Doğu Avrupa ülkeleri bizden biraz daha fazla bu etkiyi hissedebilir. Muhtemel ki Rusya’yı daha fazla konuşacağız.

The Economist dergisinin yıl sonu kapaklarından bir gelecek yıla ayrılır. Kapakta yer alan çizimler de kehanetleri diye sunulur. Bu yılki kapakta da ABD ve Çin devlet başkanları yanı sıra aşı, enerji figürleri yer alıyor.

“AŞI” VE “AŞILAMA” BU YIL DA ÖNEMİNİ KORUYACAK

Pandemi sebebiyle geçen yılın en önemli konusu olan “aşı” ve “aşılama” bu yıl da önemini koruyacak. Öyle ki yeni varyantlar ve müstakbel pandemiler sebebiyle ülkeler için aşı geliştirme ve tedarik işi birincil hale gelecek.

COVID-19 pandemisini sona erdirmeye yönelik en son ilerleme, kurumlara olan güvenin azalması nedeni, önümüzde duran en büyük engel olabilir?  İklim görüşmelerinin ilerleme kaydetme konusunda bize neler öğretebileceği ile pandeminin getirdiği hızlı dijitalleşmenin geleceğimizi nasıl şekillendirdiği küresel ana konular olabilir.

Her birinin alt kırılımlarında daha cazip gündemler oluşabilir.

Pandemi sadece sağlık değil siyasi bir tehdit olarak da kullanılır hale geldi.  İki kutuplu dünya etkisiyle de “ulus devlet” kavramı iktidarlar için daha kullanışlı olmaya başladı. Öyle ki Çin’in dijital devlet yönetimini bazı ülkeler model olarak deneyebilir.

Ulus devletin karşısında da ademi merkeziyetçi bir ideolojik nitelikte etkinleşiyor.

Bu siyasi gerilim, devletler üstü uluslararası kuruluşları rahatsız ettiğini düşünüyorum. Birleşmiş Milletler, AB gibi üst kuruluşların yanı sıra yeni adı konulmamış diğer yapılanmaların güç kazanmasını bekliyorum.

Son iki yılda Yeşil Mutabakatı çok konuştuk. Gündemini kaybedeceğini sanmıyorum. Yeşil Mutabakata bağlı olarak enerji konusu daha fazla tartışılır hale gelebilir.

GELECEĞİN İNTERNET ALT YAPISI 3.0 OLMASI ARTIK KESİNLEŞMİŞ DURUMDA

Yazıya Metaverse ve Web 3.0’dan bahsederek girdim. Geleceğin internet alt yapısı 3.0 olması artık kesinleşmiş durumda. Bu internet alt yapısında sosyal medyalar metaverse dönüşmek zorunda kalacak. 2022 her iki konuda da daha fazla örneklerin yaşanacağı ve konuşulacağı bir dönem olacak.

Metaverse, birçok kişinin kendi sanal temsillerini (veya avatarlarını) çalıştırırken birbirleriyle ve dijital nesnelerle etkileşime girebildiği, her zaman açık olan sanal ortamlardan oluşan bir ağdır.

Bilimkurgu kavramı olan Metaverse, teknoloji endüstrisindeki birçok insanın günümüz internetinin halefi olarak tasavvur ediliyor.  Bunu çoğu kişi sadece bir vizyon olarak düşünse de Facebook gibi teknoloji şirketleri onu iş, oyun, ders çalışma ve alışveriş dahil olmak üzere birçok çevrimiçi etkinliğin ortamı haline getirmeyi hedefliyor.  Malum, Facebook metaverse dalgasına hakim olmak için kurumsal adını Meta olarak değiştirdi.

Bu konu üzerine ayrıca bir yazı yazmak istiyorum. Konu sadece internet ve sosyal medya alışkanlığının ötesinde etkileri olacak bir gelişmedir.

ÜNİVERSİTE VE LİSELERDE GENÇLER HARÇLIKLARINI KRİPTO YATIRIMINA HARCIYOR 

Türkiye yeni yıla kur tartışmaları ile girdi. Z Kuşağının döviz kurları yerine kripto paralar ve NFT gibi blockchain teknolojileri ile ilgilendiğine şahit oluyorum. Binlerce kripto para ve token çıktı, sanat ve spor camiası milyonlarca NFT ile kendilerine yeni alanlar belirledi. Üniversite ve liselerde gençler harçlıklarını bu alana harcıyor.  Büyük devletler de ülke paralarını dijital paraya ve kripto paraya entegre edebilmek için yoğun çalışmalar yapıyorlar.

Bugün dolar, Euro kelimelerini duyduğundan fazlasını yakın dönemde Etherium, Bitcoin, token gibi kripto paraları duyacağız ve muhtemel ki finansal işlemlerde de kullanacağız.

Blockchain altyapısı sadece kripto paralarla ilgili değildir. Tarımdan ulaşıma, hizmetten ticarete pek çok alanın altyapısı olacak şekilde yaygınlaşacak ve sektörleri dönüştürecek. Blockchain geleneksel vergi gelirlerine de ciddi neşter vuracağı için, kamu da blockchain’e bağlı yapılanmalarda sektörlerin partneri olmaya mecbur kalacaktır.

TEKNOLOJİDE DE KUANTUM BİLGİSAYARI ÜZERİNE PROJE BAŞLATMAMIZ BİR ZORUNLULUK HALİNİ ALDI 

Türkiye savunma sanayine ciddi yatırımlar yapıyor ve bunun kısmen karşılığını da aldı. Teknolojide de Kuantum Bilgisayarı üzerine proje başlatması bir zorunluluk halini aldı. Kuantum Bilgisayarı geliştirilmesi küresel dev şirketlerin inisiyatifine bırakılmayacak kadar önemlidir.

Ben bir iş kadınıyım. Dış ticaretteki gelişmeler beni ilgilendirdiği gibi ihracata dayalı ekonomiye bağlı olan Türkiye’yi de ilgilendirir. Küresel olarak gıda üretim ve tedarikinde yeni zorlukları sadece üretici ve ihracatçı değil bütün ülkelerin insanları hissedecek. Bunun da en önemli sebebi, gıda maliyetlerin artması ve batıda yaşanmaya başlanan yüksek enflasyon diyebiliriz.

Daha önce ele aldığım konteyner krizi çözülebilmiş değil. Ülkeler arası serbest ticaret gelişmesi beklenirken, tahditler ve tehditler sorunları derinleştiriyor.

2022 zihinsel kavramlardaki kaosun artacağı ama geleceğe dair umutlarımızı güçlendirecek gelişmelere şahit olacağımız bir yıl olacak. En azından ben bu inanca sahibim!

Zuhal Mansfield

TMG Doğaltaş Sanayi Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı

mansfield@turcomoney.com

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası