Son Haberler

ABD EKONOMİSİ NEDEN 1 NUMARA?

183 ülkenin ekonomik büyüklüklerinin toplamına denk gelen dev bir ekonomiye sahip olan ABD, siyasi ve ekonomik ağırlığını tüm dünyada hissettirmeyi başarıyor. Gölgesi dünyanın her yerine düşen ABD’nin ekonomisi, son yıllarda yaşanan sıkıntılı döneme rağmen çin, Hindistan ve Japonya ekonomilerinin toplamına en kıymetli ve geçerli para birimi olmaya devam ediyor. Peki Amerika, Türkiye için ne ifade ediyor? Zaman zaman gündeme gelen stratejik ortaklık, iki ülkenin ekonomik ilişkilerine ne kadar yansıyor? Fırsatlar ve rüyalar ülkesi Amerika düşüncesinin arka planında ne yatıyor? Tüm bunları ve daha fazlasını Türk Amerikan İşadamları Derneği (TABA/ Amcham) Başkanı Ekim Alptekin’e soruyoruz. İstanbul’un muhteşem Boğaz manzarasını gören şık ofisinde bir araya geldiğimiz TABA Başkanı Alptekin merak ettiğimiz tüm konuları çarpıcı bir dille yanıtlıyor:

TaBa’nın kuruluşu hakkında özet bilgi
verir misiniz?

Türkiye, 1980’li yıllarda Merhum Turgut özal döneminde uluslararası ekonomiye entegre olmaya başladı. Amerika ile ticari ilişkilerimizi geliştirmek için kurulan ve Türkiye’nin en eski Sivil Toplum Kuruluşu olan Türk Amerikan İşadamları Derneği’nin (TABA/Amcham) temelleri de aynı yıllarda atıldı. O günlerde Türkiye, Amerika ilişkileri ağırlıklı olarak askeri ve siyasi işbirliğine dayalıydı. Bu ilişkinin ticari ayağını geliştirmek için kurulan TABA; o yıllarda bugünkü sayıda STK
bulunmadığından, ekonomik misyonunun yanı sıra STK’lara ait, kamuoyunu bilgilendirmek, ihracatın önemini vurgulamak ve toplumsal katkı sağlayacak faaliyetler düzenlemek gibi bazı görevleri de üstlendi.

AMERİKA’YLA İLİŞKİLER DERİNLEŞTİRİLMELİ

üye profi linizden bahseder misiniz?

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri karşılıklı geliştirme misyonuyla faaliyet yürüten TABA; Turkcell, çalık Grubu ve Motorola Monival gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu
yüzlerce üyeye sahip. Elbette küçük ve orta boy işletmelerde var. Sadece İstanbul merkezli STK değiliz; Adana, İzmir, Kayseri ve Bursa gibi şehirlerde üyelerimiz olduğundan çeşitli noktalarda şubelerimiz var. özetle Türkiye genelinde aktifiz. Türkiye ve Amerika arasındaki ticaret ve yatırımları arttırmayı hedefl iyoruz. AB ile yaptığımız ticaretle karşılaştırdığımızda ABD ile
yatırım ve ticaret hacmimiz maalesef düşük kalıyor. Oysa 500 milyar dolarlık ihracat hedefi olan bir ülke olarak, Avrupa’daki krizi de göz önüne alıp Amerika ile ticari ilişkilerimizi derinleştirmemiz ve pazarlarımızı çeşitlendirmemiz gerekiyor.

FIRSATLAR VE RüYALAR üLKESİ

Dillere destan olan bir amerikan rüyası var. Bu gerçek mi, abartı mı?

Bu rüya Amerika’nın fırsatlar ülkesi olmasından kaynaklanıyor. özellikle özal döneminde Türkiye’ye,
“Küçük Amerika” deniliyordu. Bu aslında Türkiye’nin de fırsatlar ülkesi olmasından kaynaklanıyordu. özellikle ticaretin teşviki ve kapitalizme olumsuz bakmama, bireyin kendi çıkarını maksimize etmesinin genel topluma da fayda sağlayacağı düşüncesi iki ülkede de benimseniyor. Bence Amerika rüyası tüm insanoğlu için geçerli olan bir rüya. Bu rüya başarılı olma isteğinden kaynaklanıyor. Amerika’da bu anlamda birçok örnek var. Sıfırdan başlayıp Amerikan Başbakanı olmuş ya da çok zengin olanların hikayeleri var. Keza Obama’nın ABD Başkanı olması da Amerika’nın bu imajını güçlendiriyor. Türkiye’de de Ecevit ve Demirel, Türkiye’de siyasetin zirvesine kendi imkanlarıyla tırmanmıştır. Ya da ülkemizde iş hayatında sıfırdan başlayıp zengin olan başarılı girişimcilerimizin hikayeleri vardır.

ABD EKONOMİSİ NEDEN 1 NUMARA?

Amerika’ya yatırım yapmak kolay ve karlı bir iş mi?

Amerika ekonomisinin, dünyada 1 numara olmasının en önemli nedeni
bürokrasinin olmaması ve her şeyin şeff af olmasıdır. Kağıt üzerindeki kurallar kısıtlı. Ticareti teşvik etmeye yönelik kurallar var ve o kurallar pratik iş hayatıyla örtüşüyor. ABD’de yatırım yapan yabancılar, kurallarla pratiğin birbiriyle aynı olduğunu görüyor. Yatırımcı kötü sürprizle karşılaşmıyor ve işler planlandığı gibi gelişiyor. Bu öngörülebilirlik yatırım teşvik kanunundan bile önemli. Ancak bunu sağlarsanız, uluslararası yatırımları çekmeniz mümkün olabilir. Amerika, bu
konuda çok başarılı. Son yıllarda önemli bir ivme kazanan ve gelişen Türkiye, alınan mesafeye rağmen bu alanda bazı adımları atmaya devam etmeli.

AMERİKA NERE, TüRKİYE NERE!

Sizce Türkiye ile aBD arasındaki ekonomik ilişkiler neden düşük ve bu seyir nasıl değişir? Küreselleşme trendine rağmen dünya, henüz “küçük bir köy” olamadı. Nitekim coğrafi uzaklık ticaretin gelişmesinde önemli bir etken oluyor. Avrupa Birliği ile ticaretimizin gelişmesi, AB uyum sürecimiz ve Gümrük Birliği’ne üyeliğimizde coğrafi yakınlık önemli bir rol oynadı. Bu anlamda Türkiye ile Amerika arasındaki uzaklığı telafi etmek için yaptığımız en önemli şey; Amerika’nın ticaretinde karar vericilere, Türkiye’yi daha iyi tanıtmak oluyor. Dünyaya baktığınızda her ülkenin kendini tanıtmaya ve ön plana çıkmaya çalıştığını görüyorsunuz çünkü her şey bu tanıtım ve bilgilendirmeyle başlıyor. Türkiye’yi anlatmak kolay çünkü gerçekten ciddi katma değeri olan bir ekonomiye sahibiz. Amerikalı yatırımcıların; Türkiye pazarına sadece Türkiye olarak değil, bölgeye açılabilecekleri bir üs olarak görmelerini istiyoruz. Türkiye tanındıkça ilişkilerin sıkılaşacağını ve ihracatın artacağına inanıyorum. Bu nedenle tanıtım faaliyetlerimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini düşünüyorum.

ABD‘de iş yapan Türk firmaları daha çok hangi alanlarda çalışıyor?

Eskiden en önemli ihracat kalemlerimizi mermercilik, kuyumculuk, deri, tekstil gibi geleneksel
sektörler oluşturuyordu. Bugün ise artık Türkiye’nin en önemli ihracat kalemlerinden birini hafif ticari araçlar oluşturuyor. örneğin Ford Transit tamamıyla Türkiye’de üretiliyor. Türk
firmalarının; Amerika’da havacılık, savunma sanayi ve gayrimenkul yatırımları bulunuyor. Türk firmalarının New York’ta otelleri var. Sarar, Mavi Jeans, Eczacıbaşı gibi markalarımız da Amerika’da orta boy şirketleri satın almaya başladı. özetle hem ihracatta, hem karşılıklı yatırımlarda çeşitlendirme, farklılaşma görüyoruz. Daha verimli olan bu trendle birlikte katma değeri yüksek sektörlere yönelme var.

AB ve ABD arasında müzakereleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) hakkında neler söyleyeceksiniz?

AMERİKALILAR, TüRKİYE’Yİ NE KADAR TANIYOR?

Bilinmek önemli diyorsunuz peki Amerikalılar, Türkiye’yi ne kadar tanıyor?

Türkiye’ye dair bilgisizlikten ziyade ön yargı var. “Dünyanın en büyük 17. Ekonomisi” dediğiniz zaman şaşıranlar oluyor. çünkü bunu bilmiyorlar. Amerikan iş hayatı aslında çok içe kapanık. Kendi pazarları, kendilerine yettiği ve Kuzey Amerika’da, Meksika ve Kanada ile ticaret NAFTA çerçevesinde geliştiği için dünyanın bu tarafındaki bölgeyi pek bilmiyorlar. Elbette çok büyük olan şirketler Türkiye’yi tanıyor, fakat geri kalan orta ve küçük boy işletmeler iyi tanımıyorlar.

AB ile ABD arasında görüşmeleri süren Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) sıradan bir serbest ticaret anlaşması değil. üzerinde çalışılan bu anlaşma malların, ülkeler arası serbest
dolaşımını sağlamaktan öte, 21.yüzyılın yeni ekonomik düzenini kurguluyor.

Türkiye, Avrupa Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen maalesef bu anlaşmanın otomatik üyesi olamıyor. ABD Başkanı Obama’yı ziyaretinde konuyu gündeme getiren Başbakan Erdoğan; Gümrük Birliği üyesi ve Avrupa Birliği aday ülkesi Türkiye’nin, TTIP’deki ortaklığın içinde yer alması gerektiğini savundu. Ancak açık konuşmak gerekirse Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı’na, Avrupa
üzerinden dahil olabilmemiz pek de kolay görünmüyor. Avrupa bu konuda samimi adım atmayınca Türkiye, Amerika üzerinden bu ortaklığa nasıl dahil olabileceğinin yollarını arıyor. Bana göre
çözüm olarak Amerika ile serbest ticaret anlaşması yapılabilir. Yani bağımsız ikili serbest ticaret anlaşması akla gelen formüllerden biri. Paralel olarak müzakerelere başlayıp, TTIP’ın, Avrupa
Birliği ile yaratacağı kuralların bir nevi ikili anlaşmada kopyalanması gibi bir model üzerinde durulabilir. Bunun için Beyaz Saray’ın yanında Kongre’yi de ikna etmek gerekiyor.

TüRKİYE, YABANCI YATIRIMCIYI HEYECANLANDIRIYOR

Hızla büyüyen Türkiye’nin temel makro ekonomi verilerini Amerikalılara anlatmamız fark yaratıyor. Ekonomideki büyümeyi, genç ve eğitimli nüfusu, Ar-Ge’nin önem kazanmasını anlattıkça Türkiye’ye dair yatırım heyecanı oluşuyor. Biliyorsunuz Amerikalılar, çin’e ciddi yatırımlar yaptı fakat memnun değiller. Dolayısıyla yatırımı çekmek kadar, sözkonusu yatırımı başarıyla elinde tutabilmenin de önemli olduğunu unutmamalıyız! Türkiye bu konuda başarılı. ülkemize gelip de yatırım yapan Amerikan şirketlerinin hepsi halinden memnun. Dünyada artık ‘Made in Turkey’ kalite açısından önemli bir marka haline geliyor. Ekonomideki çıkışı sürdürmek için imalatın kalitesini arttırmamız ve dışarıdaki Türkiye algısını iyi yönetmemiz gerekiyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası