Son Haberler

Acil Eylem Planı ve yapısal reformlar….!

Birçok alanda önemli bir mesafe kateden Türkiye, artık büyük organizasyonları çok büyük bir başarıyla gerçekleştiriyor, işlerde alnının akıyla çıkıyor. Nitekim son olarak G-20 ülkeleri dönem başkanlığı şemsiyesi altında genel ve sektör toplantıları beklenenin üstünde, örnek bir çalışmayla başarıyla tamamlandı ve ülkemize azımsanmayacak ölçüde prestij kazandırdı. Bu toplantıların turizm başkentimiz Antalya‘da yapılmış olması, ülkemizin aynı zamanda erişilmesi güç bir düzeyde tanıtılmasını da sağlamış oldu, tebrikler ve sevinçler…

Bu arada Merkez Bankası bağımsızlığına kısmen de olsa gölge düşüren gereksiz tartışmaların da etkisiyle ekonomimizin olumsuz yönde etkilenmesi ve çözüm yerine suçlu arar olmamız, istenmeyen tartışmaları ve endişeleri gündeme taşıdı. Türkiye, bazen enerjisini gereksiz yere harcıyor. Bunlarla boşuna zaman kaybediliyor. Türkiye’nin artık siyasi kısır çekişmelerden sıyrılıp toplumun beklentilerine cevap verecek eylemlere yönelme zamanı gelmiş bulunuyor. Zira son dönemlerde siyasi tercihler, ekonomik tedbirlerin önünde seyreder oldu. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi siyasi istikrar bozulduğundan kesimler arası sosyal barış da zedelenmiş olup piyasalarda güvensizlik sürüyor.

100 GüNLüK ACİL EYLEM PLANI

Seçimle birlikte her ne kadar tansiyon kısmen düşmüşse de esnaf, tüccar, sanayici, yatırımcı önünü görebilme bakımından Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan hükümet programı önemli. 64. Hükümetin kurulması ile güven duygusu olumlu yönde etkilenmiş durumda Hükümetin başarılarının ülke yararına devamını diliyoruz. Şimdi Sayın Başbakan Davutoğlu’nun açıklamış olduğu ekonomide 100 günlük acil eylem planı bekleniyor. Böylece Devlet idaresi ve bürokraside uzun zamandır yaşanan yavaşlama ve yaşanan sıkıntılara kesin son verilerek normalleşme sürecini başlatmalıyız. çevremizde cereyan eden ve Türkiye‘yi içine çekmeye çalışan sıcak gelişmelere ciddi dış politikalar uygularken, diğer taraftan terörle mücadeleye ciddi tedbirler uygulayarak toplumda ki gerginlikleri giderecek politikaları açıklıkla ortaya koymalıyız.

GERçEKçİ BİR PROGRAM ŞART

Lütfen yaşanan durgunluğun, belirsizliğin, kur hareketlerinin etkisiyle sevindiğimiz ödemeler (cari) dengenin bir kaç ay için fazla vermesinin rehavetine kapılmayalım. Zira “Orta Vadeli Program OVP 2016-2018” adlı makalemde (Kasım 2015) değindiğim gibi olası sapmaların kabul edilebileceği hiç olmazsa 3 yıllık döneme ışık tutabilecek gerçekçi bir programla icraata başlamak ve %5 ila %7 büyüme hedeflerini sağlayacak çalışmalara öncelik vermek zorunluluğundayız. Ocak 2016 tarihinde Davos‘ta yapılacak Dünya Ekonomi Forumu’nda tartışılacak olan “4. Sanayi Devrimi ile Baş Etmek” konusu gündeme taşındığı bu günlerde politikalarımızı yeniden belirleyerek yapısal reformlara öncelik tanıyıp, 2002 yılı ruhu ile “Yatırım-üretimİhracat” seferberliğin önünü açmalıyız. Zira kaybedecek vaktimiz yok.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası