Son Haberler

Cumhurbaşkanı atı böyle şahlandırdı

Sabah kalk babanı gör, babandan sonra atını gör! Bu Türkmen atasözü, atların Türkmenler için ne kadar önemli, ne kadar hayati değer taşıdığını ortaya koyuyor. At, genel olarak tüm Türk kavimleri için önemlidir ama Türkmenler için “olmazsa olmaz”ların başındadır. O kadar ki; Türkmenistan dünyada “At Bakanlığı” bulunan ilk ve tük ülke. Yine dünyada sadece Türkmenistan’da her yıl At Bayramı kutlanıyor. 1992’den beri kutlanan At Bayramı’nda birbirinden alımlı, birbirinden ihtişamlı atlar güzellik yarışması için meydanda görücüye çıkıyor. Ahal-Teke atları, güzellikleri ile adeta göz kamaştırıyor. Kısa mesafeli yarışlardaki hızlarıyla bilinen dillere destan olmuş Türkmen atları, geçen ay yine muhteşem bir törenle binlerce insana unutulmaz anlar yaşattı. At Bayramı kutlamaları çerçevesinde, uluslararası bir konferans, sergi ve at güzellik yarışması düzenlendi.

Başkent Aşkabat yakınlarındaki Cumhurbaşkanlığı Atçılık Kompleksi’nde yapılan kutlamalarda, atlar arasında güzellik yarışması yapıldı. Atlar, yabancı ülkelerden gelen uzmanların da içinde bulunduğu jürinin önünden, önce koşmadan tur attı. Daha sonra atlar gözalıcı süslemeleriyle meydandaki yerini aldı ve dörtnala koştular… Toplam 7 yarışın düzenlendiği Aşkabat Devlet Hipodromu‘nda, her yarışa 10 ile 12 at katıldı. Bütün yarışlarda birinci olan atın jokeyine araba hediye edildi. Yarışmanın son bölümünde 10 at, binicileriyle birlikte, teker teker jürinin önünde marifetlerini sergiledi… Atlar arasında yapılan güzellik yarışması ise Hanbeyler adlı atın birinciliğiyle sona erdi. Hanbeyler, sahibi Evliyagülü Şeripov’a, bir kupa ve son model bir otomobil kazandırdı.

CUMHURBAŞKANI ATI ŞAHA KALDIRDI
Yarışmanın ardından jüri, her bir at için titiz bir değerlendirme yaparken Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov’a çeşitli kurumlar tarafından at hediye edildi. Berdimuhamedov, bu atlardan birine bindi ve koşmaya başladı. Cumhurbaşkanı Berdimuhamedov’un talimatlarını harfiyen yerine getiren, izleyicileri selamlayan at herkesi adeta büyüledi. Ahal-Teke atlarına olan sevgisiyle bilinen Berdimuhamedov, müzik eşliğinde atla bir gösteri yaptı. Hipodromda dört nala at koşturan Türkmen lider, atın üzerinde halkı selamladı. Beyaz bir güvercinin at üstündeki Berdimuhamedov‘un üzerine konması izleyenleri hem heyecanlandırdı, hem şaşırttı. Ahal-Teke atını oynatarak alkış alan Berdimuhamedov, ardından atı şaha kaldırdı. Böylece Berdimuhamedov, binicilikte de tam bir usta olduğunu gösterdi.
“TüRKMEN ATLARI İçİN BüTüN İMKANLAR SEFERBER EDİLECEK”
Başkent Aşkabat‘taki hipodroma erken saatlerde gelen Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, Türkmen Ahal-Teke atlarını konu alan resim sergisini gezdi. Daha sonra tören alanında bir konuşma yapan Türkmen lider, Türkmenistan’da ata büyük önem verildiğini ve ülke genelinde Türkmen atlarının yetiştirilmesi için bütün imkanların oluşturulduğunu vurguladı. Türkmen Ahal-Teke atlarını bütün dünyaya tanıtılması amacıyla Uluslararası Ahal-Teke Atçılık Birliği’nin kurulduğunu belirten Türkmen lider, bu birliğin ilk toplantısının da geçtiğimiz günlerde yapıldığını belirtti. Daha sonra alanda kendine ayrılan yere oturan Berdimuhamedov, Mari, Lebap, Balkan ve Daşoğuz vilayetlerinde inşa edilen atçılık komplekslerinin açılışını video konferans aracılığıyla gerçekleştirdi. Mari vilayetindeki hipodrom, Türk şirketi Sevinçler İnşaat tarafından inşa edildi. Hipodrom, 49 milyon dolarlık yatırımla gerçekleştirildi. Balkan ve Lebap’daki hipodromları Rus İtera şirketi, Daşoğuz’daki hipodrom ise Lübnan’ın Goodness International Resources tarafından inşa edildi.

At Yarışı Düzenlendi
Açılış programından sonra at yarışlarına geçildi. çeşitli kategorilerde at yarışları, halktan ve yabancı misafirlerden yoğun ilgi gördü. İlk yarışta birinci olan atın sahibine, Meclis Başkanı Akca Nurberdiyeva tarafından, Devlet Başkanı adından bir otomobil ve çeşitli hediyeler verildi. öte yandan, ülke genelinde At Bayramı dolaysıyla çeşitli etkinlikleri düzenlendi. Bu yıl At Bayramı kutlamaları, geçen yıllara nazaran birkaç gün öncesinden yapıldı. Uluslararası bir konferans, sergi ve at güzellik yarışması tertip edildi.

GüZELLİĞİ VE HIZLARIYLA DİLLERE DESTAN ATLAR: TüRKMEN AHAL-TEKE ATLARI
At, Türkler için “olmazsa olmaz” bir varlık. Hele Türkmenler için at, çok daha hayati, çok daha önemli, çok daha değerli bir canlı. At, Türkmenler için bir tutku, bir can yoldaşı, yiğidin ayrılmaz parçası… Türklerde olduğu gibi, Türkmenlerde de eskiden beri at dilektir, muradına ermektir. Yiğidi sevdiğine ulaştıran, gerektiğinde sevgiliyi elde etmede yiğidin ümit ışığıdır. Gurbettekini sılaya kavuşturan en büyük yardımcı yine attır. Bunun içindir ki, rüyalarda görülen at, yorumculardan “kişinin muradına ermesi” tabirini almıştır. Masallarda yiğitten (binicisinden) önce tasvir edilip, özellikleri dile getirilir atın. Menkıbelerde at kanatlıdır. Hızlı gidişi, yürüyüşü, meşisi, tırıs ve rahvan‘ı, dört nala kalkması hep anlatılır. Hayvanlar içinde saf ve duruluğu dile getirilir. çünkü o destanlarımızda denizden çıkan bir aygırdır. Bu aygır gökten inen kısrakla birleşir. Deniz saf, berrak olduğu için, gök de kutsalın sembolü olduğundan, Türkmen atının bu ikilemden ortaya çıkışı adeta Türk halklarında bir inanç haline gelmiş. At, bayramlarda yer almış, at bayramları düzenlenmiş, at için dileklerde bulunulmuş. Türkmenistan‘da her yıl “At Bayramı” başka deyimle “Bedev Bayramı” düzenleniyor. Hipodromlar seyircilerle dolup taşıyor.

ünlü araştırmacı V. Barthold‘a göre; Türkmen atları Türkmenlerin dünyaya tanıtılmasında, önemli rol oynamış. Türkmenistan‘ın da sadece bu atların vatanı değil, bu atların kültürleştirildiği bir yurt olduğunu vurguluyor. Ayrıca Türkmen atının geçmişini M.ö. beş bin yıl önce Aryalıların beslediği atlara dayandırılıyor. Aryalıların yaşadığı yer de, şimdiki Türkmenistan olduğu belirtiliyor. Bu kavim Asya ve Avrupa‘ya, Hindistan‘ın güneyine, hatta Anadolu‘ya uğrayıp, kültürlerini birçok kavim ve milletlere yaydıkları gibi, atlarını da tanıtmış.

Orta Asya‘dan Urartu Devleti‘ne, Mısır‘a, Yunanistan‘a hatta Roma‘ya Türkmen atları kültürü ulaşmış, oralarda da at hayatın bir parçası haline gelmiş. Uzak Doğu‘ya, Moğolistan‘a, Altay‘a hatta çin‘e Türkmen atlarının ulaştığını arkeologlar vurguluyor. Yine Türkmen atlarının Arap ve İngiliz atlarının kültürü üzerinde rol oynadığı söyleniyor. 19.yüzyılda, 3 bin civarında Türkmen atının Britanya‘ya götürüldüğü, daha sonra da İngilizlerin askerî ilişkileri sırasında 60-70 kadar saf tohumluk kısrak götürdükleri biliniyor. Ayrıca Türkmen atlarının Rus haralarında da beslendiği anlatılıyor.

Ahal-Teke Türkmen atlarının en önemli özelliklerinden biri de hızlı koşmaları. Nitekim bir rivayete göre, Ahalteke atı ile bir şahin kuşunu yarıştırmışlar. Kuşun sahibi yarış noktasından uzakta (varış noktası) et gibi kırmızı kumaş parçası asmış. Yarış başlatılmış, at bir ok gibi fırlamış, şahinden önce başlangıç noktasına varmış. Bir başka rivayette de yarışta birinci olan at için, İran Şah‘ı Kir: “Sana tahtımı vereyim, sen atını ver.” demiş. Türkmen delikanlısı atını vermemiş.

Türkmen atı susuzluğa dayanıklı, uzun yürüyüşe tahammül eden, koşuda da çok süratli. Bu atların bir özelliği de yüksek ve boylarının uzun oluşu. Bu atlar verilen eğitimi kolayca alıyor. Türkmenler de gerek savaş, gerekse başka zamanlar için gerekli terbiyeyi sürekli, özellikle tay iken vermeyi ihmal etmiyor. Berisi ve bakımı güzel yapılıyor. Bu atlara zaman zaman ekmek, koyun-keçi iç yağı ve yumurta veriliyor. Yonca ve arpa bu atların birinci yemleridir. Türkmenlerin “alagayış” adını verdikleri eyer altında kullanılan keçeler, gemler, üzengiler yapılmış. At yarışlarında birinci gelen ata genelde deve vermişler. Koyun da verdikleri biliniyor.

Türkmenler çeşitli zamanlarda atlı yürüyüşleri düzenlemiştir. Bu atlı yürüyüşler içinde en önemlisi, 1935 yılında Aşkabat-Moskova (81 günde 4300 km.), 1934 yılında Daşoğuz-Türkmenabat (13 günde 700 km.) arasında yapılan yürüyüşlerdir. Moskova‘da (1945) 500 km‘lik koşuda Ahalteke atı birinci olurken ikinciliği ve üçüncülüğü yine Türkmenlerin Yomut atları paylaşmış. Gerek uzun, gerekse yüksek atlamalarda da Türkmenlerin Ahalteke ve Yomut atları birincilikler alarak dünya rekorlarını kırmış.

Türkmen araştırmacı örez Gündoğduyev, “Türkmen Atları” adlı makalesinde bütün Türkmenistan‘da, Merv‘de, Bağır‘da, Türkmenabat‘ta Hz. Ali‘nin atı olan “Düldül” izlerinin olduğunu belirtiyor. Makalede, bu izlerin pek çok hastalıktan koruduğuna inanılıyor. Yine makalede Türkmen atlarının piri, “Düldül Baba”nın hürmetine sadakalar verildiği anlatılıyor.

Kaşgarlı Mahmud’un, “Divanu Lügati’t Türk” adlı eserinde; “At Türk’ün kanadıdır” diyor. Avrupalılar Hunları; “At’a yapışık kavim” olarak adlandırmış.
Bizans kaynakları ise Türklerin atlar ile bağlarından şöyle bahsediyor: “Türkler sanki at üstünde doğmuşlardır, yerde yürümesini bilmezler”.
Gerçekten de bu bağı ölüm bile ayıramıyor. Orta Asya’daki Türklerin mezarlarında yapılan kazılarda atlarıyla birlikte gömüldüğü tespit edildi. Dede Korkut destanında da hapse düşen adamın atının kendisini 16 yıl beklediğinden söz ediliyor.

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası