Son Haberler

Kılıçdaroğlu ve Batum bunu bize nasıl açıklayacaklar?

Kemal Kılıçdaroğlu’nu televizyonda hazırlayıp sunduğumuz “Serbest Kürsü” adlı programımızda geçtiğimiz son üç yıl içerisinde, Genel başkan olmadan önce iki kez konuk olarak ağırladık… İkişer saate yakın süren her iki programımızda da, sorularımıza vermiş olduğu yanıtlarda samimi ve doyurucu olurken, davranışlarında son derece mütevazi bir şahsiyet olarak gördük kendisini…

önce şunu belirtelim. Sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsı, kişiliği ve insani değerleri açısından olumsuz düşündüğümüz tek bir yanı yok…

Ancak….

Kimi söylemleri ve özellikle son kurultaydan sonra parti meclisine seçtirdiği bazı isimler konusunda, ayni şeyleri ne yazık ki söyleyebilmek durumunda değiliz…

En çarpıcı olan da, Atatürkçü, laik ve Cumhuriyetçi kesimlerin tepkisini çeken, Elazığlı bir şeyhin, Fethullah Gülen hayranı ve savunucusu akademisyen torununu parti meclisine alması…

Elazığlı Halidi Nakşibendi Şeyhi Halit Hoca’nın torunu olduğunu öğrendiğimiz 41 yaşındaki Doç. Muhammet çakmak, Dicle üniversitesi’nde öğretim üyesi imiş…

CHP parti meclisinin yeni üyesi İlahiyatçı çakmak, seçildikten sonra bir gazeteye öyle bir demeç vermiş ki; CHP’ye gönülden bağlı gerçek sosyal demokrat kesimde, pek çok insanı şaşkınlıktan adeta hazırola geçirmiş…

Demeci şöyle:

“Fethullah Hoca Türkiye’de bir fenomendir, kimsenin görmezden gelemeyeceği bilge bir adam… Fakir halkın çocuklarının okuması için sonsuz gayret gösteren biri. İyi şeyler yapıyor. İnsanlar mesailerini, paralarını bireysel dünyanın görkemlerine harcarken, Fethullah Hoca Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde okullar açıyor. önce eğitime hizmet veren herkesi sonsuz saygıyla selamlıyorum. Fethullah Hoca, Türk toplumunun temel değer sistemine ve milletin, devletin daha da güçlenmesine katkı yapan bir kişidir. Saygıyla izliyoruz. Güçlenmesinin ardında ABD var’ şeklindeki iddialar, klasik eski Marksist jargona dair, geri kalmış kafaların ürünü olan söylemler… Komik şeyler…”

Buyurun buradan yakın!..

Şimdi bu açıklamanın ne gereği vardı? Şeyh torunu İlahiyatçı çakmak, bilmiyor mu ki, yaptığı bu açıklama, CHP gibi bir sosyal demokrat partide, Atatürkçü, çağdaş ve laik kesimlerde ciddi ölçüde tepkiye neden olacak?

Bilmiyor mu ki, daha sandalyesine bile oturmadan, böyle bir konuda CHP adına ahkâm kesmenin ortalığı ayağa kaldıracağını?

CHP’de bundan böyle her önüne geleni daha doğrusu partinin yönetim kadrolarında görev almış kişiler, parti ilkelerini bir kenara bırakıp, kafasına estiği gibi mi konuşacak?

Yoksa parti ilkeleri değişti de bizim mi haberimiz yok?..

Büyük ağızların “Okyanus ötesi” ve “Pensilvanya” diye adını söylemekten çekinerek de olsa dile getirdikleri yerler, artık Cumhuriyet değerlerinin önünde gelen, özellikle seçim zamanlarının yadsınmaz cazibe odakları mı?

Bunu bize yani milyonlarca sosyal demokrat insana Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve Süheyl Batum nasıl açıklayabilecekler?

İş bu noktaya geldikten sonra; bunun şu yönde, bu temelde açıklaması olamaz artık. Söylenen söylenmiş niyet belli olmuştur. Kimse kimseyi kandırmasın, Sayın Kılıçdaroğlu bilmelidir ki, bu açıklama ile kendisi ve partisi seçim yolunda ilk büyük darbeyi yemiş durumdadır!…

***

Başbakan son günlerde ki Kürtçü kesimlerin yaptığı, T.C ye kafa tutar küstahca açıklamalarına karşı nasıl sesini çıkaramıyor, konuşamıyor ve adeta kabuğuna çekilmiş durumda görünüyorsa…

Kılıçdaroğlu’da sanki ayni yolun yolcusu gibi, Kürtçülerin yaptıkları son çıkışlar yanında, partisinin Fethullah Gülen sevdalısı cemaatçilerine (!) karşı çaresiz ve sessiz mi kalacak?

Yoksa kendisi de yeni seçtirdiği parti meclisi üyesi gibi, Fethullah Gülen’i vazgeçilmez fenomen ve Türkiye için çok yararlı bir zat olarak mı görüyor?

Sayın Kılıçdaroğlu meydanı partinizin Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin gittikçe şova ve şahsi reklama dönüşen Meclis konuşmalarına ve tavırlarına mı bırakmak istiyorsunuz?

Yoksa Genel Başkan olarak siz dururken, “haklı patlamaları” yapmayı, partinizin kıdemli üyelerinden Milletvekili Sayın Canan Arıtman Hanımefendiye bıraktınız da bizim mi haberimiz yok?

Son söz:

CHP ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu ikircikli söylem ve tavırlardan uzaklaşmadıkça, seçmende güven yitirici ve şaşırtıcı kanaatler uyandıran zikzaklı yollardan gitmeye devam ettikçe ve salt oy almak için yaptığı izlemini veren inandırıcı olmayan bol keseli vaatlerden kendini uzak tutmadıkça; şimdiden rahatlıkla, inanarak ve kesin olarak söylüyoruz ki; AKP’nin tek parti iktidarı ve 2011 Haziran seçim zaferi bugünden kesinlenmiş durumdadır…

Sosyal demokratlar olarak, seçim kazanmak sizin neyinize gerek? 50 sene iktidar olamamışsınız, bir 50’li sene daha olamazsanız kıyamet mi kopar? Varın siz yaptığınız kurultaylara itiraz etmeye, hizipleşmeye ve birbirinize yemeye devam edin. öyle ya!… Sizler aslan sosyal demokratlarsınız… Yani her şeyi en iyi ve çok iyi bilensiniz(!)

Türkiye bölünüyormuş… Kürtçü saldırı iyice azıtmışmış…Cumhuriyet, üniter yapı ve rejim büyük tehlike altındaymış…. Cemaatçi çeteler ve tarikatçı çıkarcı kadrolar devleti ele geçirmenin son virajına girmişlermiş… Böyle şeyler sizin derdiniz mi?

Genel Başkanınızın ikaz ettiği gibi “elinizde viski kadehi ne olacak bu CHP’nin hali” diye içki masalarında ahkâm kesmeye devam edin…

çünkü gelecek günler sayenizde parlak(!)

BURHAN öZBEY

1 Yorum

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  • Avatar
    Selim Kemerci
    25 Aralık 2010 00:09 -

    Bu nasıl açıklamadır? Eğer gerçekten böyle düşünüyorsa CHP’de ne işi var? Anlamak mümkün değil.

  • Site Haritası