Son Haberler

Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu

İSTANBUL (AA) – TÜBİTAK Başkan Prof. Dr. Hasan Mandal, lise düzeyinde proje yarışmaları düzenlediklerini belirten Mandal, teknolojinin toplumla buluşma noktasının önem taşıdığını belirterek, "Teknoloji kendi başına çözüm değil, önemli bir araç." dedi.

Boğaziçi Yöneticiler Vakfı'nın (BYV) vizyon etkinliği olan Özgün İyi Yönetim Uygulamaları Forumu (IBPF 2022) kapsamında düzenlenen "Büyük İstifa" başlıklı panel, Kuveyt Türk Katılım Bankası AŞ Strateji ve İnovasyon Grup Müdürü Selman Ortaköy moderatörlüğünde, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün ve Yıldız Holding İnsan ve İş Destek Başkanı Bahattin Aydın'ın katılımıyla gerçekleşti.

Panelde konuşan TÜBİTAK Başkanı Mandal, TÜBİTAK'ın yaptığı çalışmalarla ilgili katılımcıları bilgilendirdi.

Lise proje yarışmaları düzenlediklerini belirten Mandal, takımlarının dördünün, dünyanın en büyük bilim ve mühendislik yarışmasında ödül aldığını, birisinin de dünya birincisi olduğunu bildirdi.

Mandal, en önemli değişim ve fırsat noktasının erken yaşta gençlerin ve çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu belirterek, TÜBİTAK'ın farklı eğitim düzeyindeki gençlere yönelik yaptıkları çalışmalar ve verdiği desteklere değindi.

Teknolojinin toplumla buluşma noktasının önem taşıdığını vurgulayan Mandal, teknolojinin kendi başına çözüm değil, önemli bir araç olduğunu söyledi. Mandal, salgın öncesi ve sonrasındaki insan kaynağı problemine işaret ederek, salgın sonrası sorunların çok daha karmaşık hale geldiğini kaydetti.

– "Kişilerin yeteneklerini ortaya çıkartmak vazifemiz"

ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün de önceden ağırlıklı olarak çalışanların çalıştıkları kurumlara bağlılıkları ve bağımlılıklarının tartışılırken, şimdi daha çok kurumların çalışanlara bağlılıkları ve bağımlılıklarının konuşulduğunu söyledi.

Kişilerin yeteneklerini ortaya çıkartmanın tecrübesi olan insanların vazifesi olduğunu ifade eden Görgün, şunları kaydetti:

"Kişilerin öncelikle yeteneklerini ortaya çıkarabilmek için en basit anlamda bir üçgen kurulması gerektiğini düşünüyorum. Burada hem yetki hem de ilgi bazında, o üçgeni ne kadar daraltırsak o kişinin yeteneklerini daha hızlı, daha kolay ve daha sağlıklı ortaya çıkartabiliriz. Kişilerin gelişimine, eğitimine, çalıştıkları iş yerlerine katkı yapıldığında aslında çalışma hayatının kişinin yetkinliklerini ortaya çıkarmada çok önemli bir araç olduğunu da görmüş oluyoruz."

Salgının çalışma hayatına etkisine değinen Görgün, bundan sonraki süreçte salgının sosyolojik ve psikolojik analizlerinin daha fazla yapılacağını söyledi.

Görgün, "Ben şirketlerin temel sorununun aslında yetenekleri kaybetmeleri olduğunu değerlendirmiyorum. Aynı yetenekleri, aynı hızla yerine koyabilmelerinin problem olduğunu düşünüyorum. Çünkü o değişim ve sirkülasyon olması, aslında bir bakıma sağlıklı olabiliyor. Şirketleri yetenek puzzle gibi düşünürsek o puzzle parçalarını mümkün olduğunca yerine koyabilmek önemli. Aslında ayrılmalara baktığımızda bazen doğru ayrılmalar yapıldığında da şirketin aslında azalarak çoğaldığını gözlemlediğimiz durumlar olabiliyor." diye konuştu.

ASELSAN'da "insan kaynakları" yerine "insan kıymetleri" tabiri kullanıldığını belirten Görgün, "Gençlerin, çalışanların zor problemleri gündemlerine almak yerine hayal kurabilecekleri, kendilerini çözümün parçası hissedebilecekleri problemleri önlerine koymalarını istiyorum. Böylece çalıştıkları kuruma bağlılıklarının da artacağına inanıyorum." dedi.

– "Şu anda yetenek savaşı gerçekleşiyor"

Yıldız Holding İnsan ve İş Destek Başkanı Bahattin Aydın ise şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluk yapmaları halinde bir numaraya kendi çalışanlarının dönüşümünü sağlamakla ilgili problemi koymaları gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Operasyonel kişiler organizasyonlardan çıkıyor. Bu kişilerin dönüşümü lider olarak, kurum olarak bizim sorumlumuzda değil mi? Dünyada 8-9 milyar insan var. Bu teknolojik dönüşüm böyle devam ederse 350 milyona yetecek iş olacağı konuşuluyor. Geri kalanı ne yapacak? Vatandaşlık maaşıyla hayatını sürdürmeye çalışacak. Bu 350 milyon kişiden bizlerde olacak. Ülke olarak, şirket olarak buradan ne kadarını biz alabileceğiz? Dolayısıyla bu başlık çok önemli. Şu anda yetenek savaşı gerçekleşiyor. Çalışanlarımızı buna benzer bir geleceğe hazırlamamız gerekiyor."

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası