Son Haberler

Piyasalar yakın takipte

Eylül ayının başında Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranını yüzde 0,15’ten, yüzde 0,05’e çekerek varlık alımlarına Ekim ayında başlayacağını açıklaması ve Ukrayna-Rusya gerginliğine ilişkin taraflar arasında ateşkes haberlerinin olumlu etkisiyle alıcılı başlayan global piyasalar ayın devamında da yukarı yönlü bir hareketini sürdürmeye çalıştılar. FED’in 17 Eylül’deki toplantısında varlık alım programı kapsamında aylık tahvil alımının 25 milyar Dolar‘dan 15 milyar Dolar‘a indirmesi ve varlık alım programının sona ermesinden sonra kayda değer bir süre daha faiz oranlarının sıfıra yakın kalacağın belirtilmesi yukarı yönlü hareketi destekledi. Ancak ayın ikinci yarısından sonra FED başkanlarından gelen faiz artışı tarihinin öne çekilebileceği yönündeki açıklamalar, İskoçya’da yapılan referandum ve Avrupa’dan gelen olumsuz haberler, Eylül ayının ikinci yarısında global piyasalarda bir satış baskısı oluşmasına neden oldu.

Borsa İstanbul da yurt dışı piyasalara paralel olarak Eylül ayına alıcılı bir başlangıç yaptı. Eylül ayının önemli gündem maddeleri arasında Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilerek Köşke çıkmasının ardından AKP Genel Başkanı seçilen Ahmet Davutoğlu’nun yeni hükümeti kurması ve beklentilere paralel ekonomi yönetiminin yerini koruması sayılabilir. Bu olumlu gelişmelere rağmen ay içinde ABD Doları’nın diğer paralar karşısında değer kazanmasıyla Dolar/TL paritesinde yaşanan artış ve büyümedeki yavaşlamaya rağmen enflasyonun iki hanelere yakın seyrini koruması nedeniyle Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ara vermesi sonrasında faiz oranlarında yaşanan yükselişlerin de etkisiyle, Borsa İstanbul’un yurt dışı piyasalardan ayrışarak daha negatif bir seyir izlediğini gördük. Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında 82.600 seviyelerinin üzerine çıkan BIST 100 Endeksi, FED’in faiz artırımının başlamasına ilişkin tarihin öne çekilebileceği beklentisinin kuvvetlenmesiyle, Avrupa ve Asya’daki olumsuz seyir, özellikle Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede artan jeopolitik riskler ile 76.600 seviyelerine kadar geri çekildi.

Altın jeopolitik risklere rağmen düşüşünü sürdürdü ve geçen ay belirttiğimiz 1215 seviyelerine indi. Altındaki bu düşüşte Dolar’ın global çapta değer kazanması etkili oldu. Altının Eylül ayındaki sert düşüşün ardından bir süre toparlanması beklenebilir. FED’in bu ay varlık alımlarını tamamen bitirmesinin yanında faiz artırımı ile ilgili söylemleri değişirse yani faizleri ne zaman artıracağını belirtirse altında hareketlilik yaratabilir. Dolar’ın değer kazanması devam ederse ons bazında fiyatlar 1200’ün aşağısına sarkabilir. Bu durumda 1180 seviyesi önemli destek olarak izlenebilir. Yükselişin başlaması için ise 1240 seviyesinin aşılması gerekiyor.

4 Eylül’de Avrupa Merkez Bankası’nın faizleri indirmesi ve tahvil alımlarıyla ilgili tarih vermesinin ardından 250 pip düşen EURUSD paritesi, 1.30’un altına hızla indi. O günden bu yana 1.30’a ulaşamayan paritede yükseliş zor gözüküyor. (Avrupa Merkez Bankası) ECB’nin düşük faiz ve tahvil alımları Euro’nun üzerinde satış baskı yaratıyor. Bunun yanına bir de (Amerika Merkez Bankası) FED’in faizleri artırma süreci ve doların değer kazanması eklenince paritede aşağı yön ağır basıyor. 1.28 parite için kritik destek olarak gözükürken, bu nokta kırılırsa 1.25 seviyesi takip edilecektir. Yukarı yönde ise 1.30 önemli direnç seviyesidir.

Geçtiğimiz ay belirttiğimiz gibi Dolar’ın yurtdışı piyasalarda değer kazanması Dolar/TL kurunu da yukarı taşıdı. önceki ayda öngördüğümüz 2.20-2.25 bandı Eylül ayı boyunca test edildi. Kuzey Irak’ta rehin tutulan Türk konsolosluk çalışanlarının serbest bırakılması TL’ye olumlu etki yaratsa da, ABD’nin bölgeye yönelik operasyonlara başlaması gerginliği tırmandırıyor. Teknik olarak 2.25 seviyesi oldukça önem arz ediyor. 2.25 seviyesinin aşılması 2.28 ve 2.30 seviyelerini ön plana çıkarabilir. Geri çekilmelerde ise 2.23 ve 2.20 seviyeleri takip edilebilir.

Ekim ayında global piyasaların gündeminde yine Avrupa Merkez Bankası ve FED’den gelecek açıklamaların yanında AB ve ABD tarafından gelecek ekonomi verileri önemli bir yer tutacak. Avrupa Merkez Bankası Ekim ayında başlanacağı bildirilen parasal genişleme detayları piyasalar tarafından yakından takip edilecek. FED tarafında ise faiz artış sürecine ilişkin belirsizlik devam ederken beklentilerden olumlu gelen veriler ile faiz artırım tarihinin erkene çekilebileceği beklentisi piyasalar üzerinde baskı oluşturmaya devam edecek. En son toplantısında aylık varlık alımlarını 15 milyar Dolara düşüren FED’in varlık alımlarını Kasım ayında toplantısı olmaması nedeniyle Ekim toplantısında da sonlandırabileceği konuşuluyor. Bu durumda varlık alımlarının Ekim ayında sonlandırılması piyasalar tarafından faiz artış tarihinin erkene çekilebileceği şeklinde algılanması piyasalardaki satış baskısını artabilir. Diğer taraftan halen devam eden Ukrayna-Rusya, Suriye, Irak jeopolitik risklerin varlığı da piyasalar satış baskısına neden olmaya devam edecek. Yılbaşına kadarki dönemde sırasıyla Fitch, S&P ve Moody’s Türkiye için gözden geçirme sonuçlarını açıklayacaklar. Hali hazırda sadece Fitch ve Moody’s’in Türkiye için yatırım yapılabilir seviyede kredi notu bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 62. Hükümet’in kurulmasından sonra uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının ilk gözden geçirmeleri olması nedeniyle açıklamalar piyasalar tarafından yakından takip edilecek. Fitch ülkemize yönelik gözden geçirmesini 3 Ekim’de açıklayacak. Bu beklentilerin yanında faiz indirimlerine ara veren Merkez Bankası’nın faiz kararları, faiz ve dövizin seyri de BIST üzerinde etkili olmaya devam edecek.

İçeriden Bakış

Osman Göktan

Şeker Yatırım Genel Müdürü

goktan@turcomoney.com

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası