Son Haberler

Rating kuruluşlarının Türkiye notları…

TSK içindeki bir gurubun askeri kalkışması sonrası yurtiçi piyasalarda oluşan kayıpların bir kısmı Ağustos ayında geri alınırken, piyasalar tekrardan yurtdışı piyasalarla korelasyona geri döndü.

Ağustos ayına 75.000 seviyeleri üzerinde başlayan BIST-100 endeksi ay içinde güçlenerek 79.000 seviyesi üzerini test etse de ayı sınırlı kazançla 77.000 seviyelerinden kapatmaya çalışıyor. Ay içinde yaşanan jeopolitik riskler BIST’te hafif dalgalanmaya neden olurken, döviz kurları ve faizlerdeki etkisi oldukça sınırlı oldu. Ağustos ayı yurtdışı piyasalar açısından sakin geçerken, yurtiçinde gündem yoğundu. Ay içinde Moody’s Türkiye’nin kredi notu görünümüne ilişkin değerlendirmesini pas geçti. Moody’s daha önceki açıklamasında askeri kalkışma sonrası ülke notunu olası bir indirim için izlemeye aldığını açıklarken, değerlendirmesini üç aylık bir süre içinde yapacağını söyledi. Fitch ise Türkiye’nin BBB- ile “yatırım yapılabilir” seviyedeki notunu korurken, görünümünü negatife düşürdü. Fitch, başarısız darbe girişiminin Türkiye’de siyasi istikrarsızlık riskini ön plana çıkardığını bu nedenle görünümü negatife çektiğini söyledi. Fitch, politik riskin yükseldiğini fakat Türkiye’nin mali duruşunda bozulma beklenmediğini açıkladı. Politik güvenlik ortamı oluşur ve istikrar ortamı sağlanırsa görünümü tekrar durağana yükseltebileceğini açıkladı. Moody’s’in şimdilik pas geçmesi ve Fitch’in kredi notunu koruması piyasalardaki toparlanma eğilimine katkı sağladı. Temmuz’da güçlü negatif ayrışan yurtiçi piyasalar, Ağustos ayında yurtdışına paralel hareket etti. TL gelişmekte olan ülke kurları içinde sınırlı da olsa daha pozitif bir seyir izleyerek darbe girişimi sonrası oluşan kayıplarını büyük oranda geri aldı. TCMB Ağustos ayı içinde munzam karşılık oranlarını düşürerek ve likiditeyi artırıcı önlemler alarak piyasaları desteklemeye devam etti. TCMB Ağustos ayı PPK toplantısında faiz koridorunun üst bandını %8.75’ten, %8.50’ye indirirken, alt bandı %7.25 ve politika faizini %7.50 seviyesinde sabit bıraktı. Ağustos ayı ile birlikte üst banttaki faiz indirimi 225 baz puana ulaştı. PPK özetinde kurul, “Temmuz ayı ortasında yaşanan yurt içi gelişmelerin piyasalar üzerindeki olumsuz etkisi, küresel risk iştahındaki artış ve alınan tedbirler sayesinde büyük ölçüde geri alınmıştır” ifadesini kullandı ve işlenmemiş gıda fiyatlarında yükseliş trendinin kısa vadede yerini düşüşe bırakacağı ancak turizm sektöründe yaşanan gelişmelerin cari açığa olumsuz etki yapacağı ifadelerini ekledi.

FED’DEN ŞAHİN MESAJLAR

FED ise Temmuz ayı sonunda yaptığı toplantıda 1’e karşı 9 oyla faizleri %0,25-%0,50 aralığında sabit bıraktı. FED kısa vadeli ekonomik risklerin azaldığını vurgularken, bu yıl içinde faizlerin artırılabileceğini ve Eylül’de faiz artırımının mümkün olduğunu söyledi. FED İstihdam piyasasının güçlendiğini söylerken, kademeli ve yavaş faiz artırım beklentisini korudu. Ağustos ayında açıklanan FED tutanaklarında FED üyelerinin faiz artırımı konusunda anlaşamadığı görüldü. Bazı üyeler faiz artırımı için yakın dönemde gereklilik olduğunu söylerken, 2 üye Temmuz ayında faiz artırımı talep etti. Bazı üyeler ise faiz artırımı için daha fazla veri görülmesi gerektiğini savundu. FED üyelerinin faiz artırımı konusunda ayrışması piyasalar tarafından pozitif algılandı. FED faiz artırımı beklentilerinin zayıf kalmaya devam etmesiyle gelişmekte olan ülke kurları değer kazanırken, borsalarda yükseliş eğilimi devam etti. Brexit’in negatif etkisinin ortadan kalkması ve ABD’den gelen güçlü istihdam verileri sonrası FED faiz artışı beklentileri tekrar tartışılmaya başlandı. FED Başkan Yardımcısı Fisher’in FED’in hedeflerini yakalamaya yakın olduğunu ve büyümenin hız kazandığını söyleyerek şahin tonda mesajlar vererek tekrardan faiz artışı tartışmasını başlattı. Bazı FED üyelerinden de Eylül’de faiz artırımının masada olduğu açıklaması gelmesine karşın ABD’den gelen karışık ekonomik veriler ve Kasım ayındaki başkanlık seçimi nedeniyle piyasalar Eylül ayı için faiz artırımını düşük olasılık olarak fiyatlamaya devam ediyor. Hali hazırda Aralık ayı için bile FED faiz artışı beklentileri %50 seviyelerinde yer bulunuyor.

BOE’DEN PİYASALARA DOPİNG

FED ve Avrupa merkez bankalarının toplantısının olmadığı Ağustos ayında İngiltere Merkez Bankası (BOE) oy birliği ile 2009’dan beri ilk defa faizleri indirerek %0,50’den %0,25’e düşürdü. BOE faiz indirimine ilave olarak Brexit sonrası oluşan negatif etkileri azaltmak için ek kararlar alarak tahvil alımlarını 60 milyar sterlin artırarak 435 milyar sterline yükseltirken, 10 milyar sterlin de özel sektör tahvil alımı yapacağını açıkladı. Bu karar global piyasalara pozitif katkı sağlarken, Brexit’in negatif etkisinin hızlı atlatılmasıyla borsalar yükselişini devam etti. Ağustos ayında ABD borsaları tarihi zirve seviyeleri test ederken, azalan FED faiz artışı beklentileri ve yükselen petrol fiyatları ile gelişmekte olan ülkelere fon girişleri devam etti. Türkiye ise darbe girişimi sonrası Moody’s’ in yatırım yapılabilir kredi notunu düşürebileceği baskısı ve yurtiçi gelişmeler nedeniyle bu hareket fazla yararlanamadı. Özellikle darbe girişimi sonrası BIST’te yabancı çıkışının devam etmesi nedeniyle gelişmekte olan ülkelerle Temmuz ayında oluşan negatif makas kapanamadı. Ancak orta vadede yatırım yapılabilir notun korunması, FED’in Eylül’de faiz artırımı yapmaması ve normalleşmeyle birlikte yılın geri kalanında oluşan bu negatif farkın kademeli olarak kapanması bekleniyor.

1.11’li seviyelerden Ağustos ayına başlayan Euro/Dolar paritesi FED’den gelebilecek olan faiz artırım beklentisinin zayıflamasıyla birlikte yükselerek 1.13’lü seviyelere kadar yükseldi. FED üyelerinin faiz artırım konusundaki görüş ayrılıklarının devam etmesi halinde önümüzdeki dönemde paritede 1.15’li seviyeler gözlenebilir. Ancak yıl sonuna kadar herhangi bir faiz artırımı olursa pariteyi 1.08 – 1.12 bandında izleyebiliriz.

DOLAR’DA HAREKETLİ GÜNLER

Darbe girişimi sonrası sakinleşen yurtiçi piyasalarda Dolar/TL Ağustos ayı boyunca satıcılı eğilimle hareket etti. TCMB’nin faiz koridorunun üst bandını indirimlerine devam etmesine rağmen yükselmekte zorlanan Dolar/TL’de önümüzdeki dönemde 2.90 ve daha alt seviyeler test edilebilir. FED’den gelebilecek agresif hamleler yada yurtiçinde yaşanabilecek herhangi bir olumsuzluk durumunda ise kurda 3 seviyesinin üzerine doğru hareketler görülebilir.

1350’li seviyelerden Ağustos ayına başlayan altın satıcılı hareket ederek yatırımcısını üzdü. Bakır ve gümüş fiyatlarının da sert aşağı yönlü hareket etmesi metal fiyatlarının kısa vadede bir müddet daha düşmeye devam edebileceğine dair bir sinyal olabilir. Bu durumda 1300 ve daha alt seviyeler altında görülebilir. Bununla birlikte uzun vadede güvenli liman algısının artabileceği sarı metalde 1400’lü seviyelerin test edilmesi sürpriz olmaz.

 

GELİŞMEKTE OLAN PİYASALARA FON GİRİŞİ

Yurtdışında Eylül ayında en önemli gündem FED’in faizleri artırıp artırmayacağı ve vereceği mesajlar olacak. Piyasa fiyatlaması FED’in Eylül’de faiz artırmayacağı ve en uygun zamanın Aralık ayı olduğuna işaret ediyor. FED’in Eylül ayında faiz artırımına gitmesi ya da güçlü şahin tonda açıklamalar yapması borsalarda ve özelliklede son dönemde hızlı bir yükseliş sergileyen gelişmekte olan ülke piyasalarında satışlar yaşanmasına neden olabilir. FED’in olası bir faiz artırımı ve ya bu yönde güçlü mesaj vermesi durumunda gelişmekte olan ülkelere yönelen para girişi tersine dönebilir. Dolar endeksinin tekrar güçlenmesiyle birlikte başta Türkiye olmak üzere gelişmekte olan ülke piyasalarında bir türbülans yaşanmasına neden olabilir. Aksi durumda yani FED’in kademeli ve yavaş faiz artırımı beklentisini koruyarak yumuşak mesajlar vermesiyle birlikte gelişmekte olan ülke piyasalarına fon girişinin devam etmesi bekleniyor. Bizim beklentimiz ikinci durumun gerçekleşeceği ve bir süre daha gelişmekte olan ülkelere ilişkin fon girişinin devam edeceği yönündedir. Bu dönemde Türkiye’nin yurtiçi olumsuz gelişmelerin etkisinden kurutularak pozitif ayrışmaya başlaması ve gelişmekte olan ülkelerle son dönemde oluşan negatif farkı yavaş yavaş kapatması bekleniyor. Bu süreç yılsonuna kadar devam edebilir. Diğer merkez bankalarından Eylül ayında önemli bir aksiyon beklenmezken, Çin merkez bankasından gelebilecek teşvik haberleri piyasalarda güçlü bir pozitif etkiye neden olabilir. Brexit sonrası hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke piyasalarında güçlü performansların oluşması sonrası Eylül ayında genel olarak global piyasalarda bir kar satışı dalgasının oluşması ise hiç şaşırtıcı olamayacaktır.

 

EYLÜL’DE KAR SATIŞLARI GELEBİLİR

Yurtiçinde ise darbe girişiminin negatif etkileri azalmakla birlikte Moody’s’in Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu olası bir indirim için negatif izlemeye alması piyasalar üzerinde Demokles’in kılıcı gibi negatif baskı unsuru olmaya devam edecektir. Diğer yandan TSK’nın Suriye’ye yönelik yaptığı operasyonun etkileri şuan için sınırlı kalsa da jeopolitik risklerin artması da ikinci bir negatif etki olarak piyasalar üzerinde negatif baskıya neden olacaktır.  Bu olumsuzluklara rağmen global risk alma iştahının devam etmesi ve gelişmekte olan ülkelere fon akımının düşük momentumla da olsa devam etmesi yurtiçi piyasalardaki negatif baskıyı azaltıyor. Moody’s’den kredi notunun korunduğuna yönelik bir açıklama gelmesi durumunda yurtiçi piyasaların global risk iştahından da faydalanarak güçlü bir toparlanma gerçekleştirmesi bekleniyor. Ancak Moody’s açıklamasının Ekim ayına sarkması muhtemel olduğundan Eylül ayında yurtiçi piyasaların toparlanma eğilimini sınırlı bir pozitiflikle devam ettirmesini bekliyoruz. Yurtiçinde Eylül ayında dalgalanmanın devam etmesi beklenmekle birlikte volatilitenin kısmen düşmesini beklemekteyiz. FED faiz artışına kadar olan süreçte global bir risk ortaya çıkmadıkça ve Suriye’ye ilişkin jeopolitik risklerin mevcut seviyelerde kalması durumunda BIST’te ve TL varlıklarda sınırlı da olsa toparlanma eğiliminin devamı bekleniyor. FED faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi ve Jeopolitik risklerin artması ise piyasalar tarafındaki riskler ana riskler olacaktır. TCMB’nin munzam karşılıklarını düşürmeye devam etmesi ise piyasalardaki likiditeyi artırarak piyasalara ekstra sürpriz bir destek sağlayabilir.  Ancak Eylül ayının sonuna yaklaşıldıkça piyasalarda kar satışlarının tekrar gündeme gelmesi bekleniyor.

Osman Göktan

goktan@turcomoney.com

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası