İSTANBUL (AA) – Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye Sigorta Birliği (TSB) ile DASK üst yönetimi, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerin üçüncü yılı dolayısıyla Kahramanmaraş'ta bir dizi temas gerçekleştirdi.
SEDDK'den yapılan açıklamaya göre, söz konusu ziyarete Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Davut Menteş, TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın ve DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan katıldı.
Heyet, ilk olarak Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası'nı (KMTSO) ziyaret ederek oda yönetimiyle bir araya geldi.
Görüşmede, depremin ardından bölgenin ekonomik ve ticari yapısının yeniden güçlendirilmesine yönelik atılan adımlar, sigorta sektörünün afet sonrası toparlanmadaki rolü, afetlere karşı toplumsal farkındalığın ve iş dünyasının dayanıklılığının artırılması ve risklere karşı daha dayanıklı bir ekonomik yapının oluşturulması gibi konular ele alındı.
– "Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında sona gelindi"
Ziyaret çerçevesinde Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası tarafından bölge acentelerinin katılımıyla "İş Dünyası Sigorta Buluşması Paneli" düzenlendi.
Panelin açılışında konuşan SEDDK Başkanı Davut Menteş, 6 Şubat sonrası edinilen tecrübelerle sigortacılıkta yeni bir dönemin kapılarının açıldığını belirterek "Sadece depremi değil sel, heyelan ve orman yangını gibi tüm doğa kaynaklı afetleri tek bir poliçede toplayacak Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarında sona gelindi. Bu yıl hayata geçmesi planlanan ZAS ile koruma kalkanı genişleyecek." ifadelerini kullandı.
Sistemin sürdürülebilirliği için "otomatik yenileme" mekanizmasının kritik olduğunu kaydeden Menteş, şirketlerin hasar ödeme kapasitelerini ölçmek için her yıl düzenlenen stres testlerinin ve modelleme zorunluluğunun sektörün finansal dayanıklılığını en üst seviyede tuttuğunu hatırlattı.
– "Türkiye'deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır"
TSB Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar da 6 Şubat depremlerinin 100 milyar doların üzerinde doğrudan ekonomik hasara yol açtığını anımsatarak sigorta sektörünün bu zararın yalnızca yüzde 5-6'lık kısmını tazmin edebildiğini, bu durumun "Türkiye'deki koruma açığını" net bir şekilde ortaya koyduğunu anlattı.
Sektör olarak stratejilerini artık sadece hasar sonrası tazminat ödemeye değil, riskleri gerçekleşmeden önlemek üzerine kurduklarını kaydeden Yaşar, "Türkiye'deki en büyük afet riski deprem değil, sigortasızlıktır. Afetler sonrasında hayatı yeniden başlatan şey yalnızca fiziki inşa değil, ekonomik düzenin kesintisiz sürdürülebilmesidir." dedi.
Yaşar, sigortacılığın ülkenin sürdürülebilirliği için savunma sanayisi kadar stratejik bir sektör olarak konumlandırılması gerektiğini kaydederek, devlet politikalarında sigortanın koruma açıklarını kapatıcı bir enstrüman olarak yer almasının önemine vurgu yaptı.
– "Sigorta mekanizmaları güçlendirilmeli"
KMTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Buluntu ise 6 Şubat'ta yaşanan depremlerin Kahramanmaraş ve bölge ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek sigortacılık sisteminin afetlere karşı dayanıklılığın artırılmasında hayati rol üstlendiğini söyledi.
Buluntu, iş dünyasının yaşadığı tecrübelerin doğru analiz edilmesinin ve sigorta mekanizmalarının bu doğrultuda güçlendirilmesinin önemine işaret etti.
TSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Öztürkoğlu da afetlerin ardından fiziksel yapıların bir şekilde ayağa kalktığını ancak kaybedilen canların telafisinin olmadığını belirterek hayat sigortalarının önemini vurguladı.
Türkiye'de hayat sigortalarının yüzde 70-80'inin banka kredilerine bağlı olarak yapıldığını, bireysel tercihin düşük kaldığını vurgulayan Öztürkoğlu, "Sigorta bilincimiz hala büyük oranda 'mal' sigortası üzerine kurulu. Bireylerin kendi canlarını ve sakatlık risklerini güvence altına alacak finansal kültüre sahip olması büyük afetlerin toplumsal yıkım etkisini azaltacak en önemli unsurlardan." ifadelerini kullandı.
– DASK'tan deprem bölgesine 39 milyar lira ödeme
DASK Yönetim Kurulu Başkanı Hande Akın da DASK'ın 6 Şubat depremlerinde "hasarın ötesinde bir sorumlulukla" hareket ettiğini belirterek eksper süreçlerinin tamamlanmasını beklemeden avans ödemelerinin başlatıldığını, hafif hasarlı konutlara yönelik hızlı ödeme modellerinin vatandaşın nakit ihtiyacını karşılamada hayati rol oynadığını anlattı.
Teknolojik altyapılarında yaptıkları sürekli güncellemeler sayesinde aynı anda on binlerce hasar ihbarını yönetebilecek kapasiteye ulaştıklarını kaydeden Akın, "Bu yıla ilişkin vizyonumuzun öncelikli maddeleri arasında sigortalılık oranını artırmanın yanı sıra poliçe sahiplerinin gerçek bina değerleri üzerinden güvence almalarını sağlamak yer alıyor." değerlendirmesinde bulundu.
DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan ise 6 Şubat depremleri sonrasında DASK'ın 519 binden fazla konuta toplam 39 milyar lira ödeme yaparak dünya sigortacılık tarihinde nadir görülen bir başarıya imza attığını vurguladı.
Bu operasyonun kesintisiz yönetildiğini aktaran Demirkan, "Kısa sürede bu hacimde bir ödemeyi yapmak, teknolojik ve operasyonel gücümüzün bir kanıtıdır. Penetrasyon oranını yüzde 55'ten yukarıya çekmek, doğru metrekare beyanı ve poliçe sürekliliği gibi konular DASK'ın finansal gücünü daha da pekiştirecek." ifadelerini kullandı.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İsim *
Email *
Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin.
Δ
Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.