Son Haberler

Toplumsal metastaz önlenebilir mi?

-Ülkemizde toplumsal kirlilik adeta tavan yaptı. Kurnazlık, ahlaklı ve zeki olmanın önüne geçti. Vergisini ödemeyen kişiler hızla zenginleşiyorlar, vergisini ödeyenlerle dalga geçiyorlar. Çalıp çırparak zengin olanlar, bir süre sonra ahlaklı-namuslu olan insanlarla dalga geçiyorlar. Başkalarını dolandırarak belirli bir yere gelenler, gelemeyenlerle alay ediyorlar. Ahlaklı/namuslu olan çoğunluk ise edilgen durumda, yönetiliyor, yönlendiriliyorlar.

Eğitimde, hukukta, adalette, sağlıkta, iktisatta, siyasette, kısaca tüm bürokraside toplumun geleceği adına iyi şeyler yapmak için, toplumsal bir seferberlik, mutabakat ve odaklanmaya gidilmelidir. Umudumuzu yitirmek yok, ama aksi halde tüm değerlerimiz bir bir yok olacaktır.

Günün birinde bir tilki, kuyruğunu bir kayanın kovuğuna sıkıştırmış. Günlerce uğraşmış, çalışmış, didinmiş, fakat bir türlü kuyruğunu kayadan kurtaramamış. Bakmış olmuyor, ölecek. Kuyruğundan vazgeçmek zorunda kalmış ve kesmiş. Kuyruksuz dolaşmaya başlayınca, onu gören başka bir tilki, kuyruğunu neden kestiğini sormuş. Kuyruğu kesik tilki, bu şekilde çok daha mutlu oluyorum, sevincimden havalarda uçuyorum demiş. Bunun üzerine, aynı mutluluğu yaşamak isteyen diğer tilki de kuyruğunu kesmiş. Fakat mutluluk beklerken acı çekmeye başlamış. Hemen tilkiye gidip neden kendisine yalan söylediğini sormuş. Tilki; “acıyı diğer tilkilere söylersen, onlar asla kuyruklarını kesmez ve bizimle dalga geçerler” demiş. Ve bu iki tilki diğer tilkilere mutluluklarını (!) anlatmaya başlamışlar. Böylece ormandaki tilkilerin çoğu kuyruklarını kesmişler. Kuyruğu kesik tilkiler çoğalınca, kuyruklularla dalga geçmeye başlamışlar.(1)  Sonunda, tilkiler arasında kuyruksuz olmak değil, kuyruklu olmak yadırganır hale gelmiş.

TOPLUMSAL KİRLİLİK TAVAN YAPTI…

Toplumlarda da kirlenme bu hikayedeki gibi başlıyor ve yayılıyor. Örneğin, vergisini ödemeyen kişiler hızla zenginleşiyorlar, vergisini ödeyenlerle dalga geçiyorlar. Çalıp çırparak zengin olanlar, bir süre sonra ahlaklı-namuslu olan insanlarla dalga geçiyorlar. Başkalarını dolandırarak belirli bir yere gelenler, gelemeyenlerle alay ediyorlar. Basit kurnazlıklarla güçlerine güç katıyorlar.

Bir süre sonra, kariyerlerinde belirli bir yere gelemeyenler ve/veya iş hayatında zengin olamayanlar, acaba biz geçmişte çalmayarak, çırpmayarak, başkasını dolandırmayarak hata mı yaptık düşüncesine kapılıyor, adeta hayıflanıyorlar.

İçinde yaşadığımız şu günlerde, ülkemizde toplumsal kirlilik adeta tavan yaptı. Kurnazlık, ahlaklı ve zeki olmanın önüne geçti. Biraz da küresel liberal sistemin/kapitalizmin “para kazan da nasıl kazanırsan kazan, her yol mübahtır” yaklaşımıyla, kurnazlık toplumda adeta ödüllendirildiği için ne yazık ki yönetenler de zengin olanlar da ağırlıklı olarak onların içinden çıkıyorlar. Ahlaklı/namuslu olan çoğunluk ise edilgen durumda, yönetiliyor, yönlendiriliyorlar. Diğer yandan, ahlaklı davranarak, kariyerlerinde bir yerlere gelen veya zengin olan az sayıdaki kişileri tenzih ve takdir etmek gerekir.

İYİ İNSANLARIN DA ÖRGÜTLENMESİ GEREKİYOR…

Eğitimli, donanımlı, pırıl pırıl çok sayıda gencimiz, hatta fırsat bulsalar yaşlılarımızın da çoğunluğu ülkede olup bitenlerden rahatsız ve ülkeyi terk etme noktasındalar. Bunun temel nedeni, tilki hikayesindeki gibi, kuyruğu olmayanların kuyruğu olanlarla dalga geçmesi noktasına gelinmiş olmasıdır. “Giden gider, kalanlar bizimdir” anlayışıyla bu mesele, kirlenme aklanamaz. Zülfü Livaneli’nin kitabında (2) bahsettiği gibi, örgütlü orta zekalılar (kurnazlar), kendi dayanışmalarını kurarak, yetenekli insanları yok ediyor ve oraya kendilerinden birini oturtuyor. Aslında kötüye dönüşüm ve kirlenme de burada başlıyor. Demek ki ahlaklı-iyi insanların da örgütlenmesi ve geleceğe dönük adımlar atmaları gerekiyor.

Livaneli’ye göre, başkalarını dolandırarak bundan menfaat elde edenler genellikle orta zekalılar arasından çıkar. Zira zeki insanlar kurnaz, kurnazlar da zeki olamazlar. Kurnazlık Einstein’in yanına uğramış mıdır? Gerçek bir bilim insanı bir kuyruğa kaynak yaparak öne geçmeye çalışır mı, saf bir insanı dolandırıp parasını alabilir mi, kendini olduğundan değerli göstermek için hinoğlu hin planlar yapar mı? (2) İhaleye fesat karıştırır mı, vergi kaçırır mı, menfaat elde etmek için yalan-dolana başvurur mu? Elbette ki hayır.

Bireyler; toplum neyi ödüllendiriyorsa o yöne, neyi cezalandırıyorsa aksi yöne eğilimlidirler. Öyleyse adalet sistemi iyi işlemeli, bireysel girişimler kısıtlanmadan, basit kurnazlıklar, ahlak dışı-etik dışı davranışlar cezalandırılmalı, yaratıcılık ve özgür düşünce ödüllendirilmelidir.

UMUDUMUZU YİTİRMEK YOK, AMA…

Bir toplumda gelecek nesiller adına bugün yapılanlar, nasıl bir nesil hayal edildiğini gösterir.

Eğer eğitimli bir nesil hayal ediliyorsa eğitime, sağlıklı bir nesil hayal ediliyorsa sağlığa, ahlaklı bir nesil hayal ediliyorsa ahlaka, özgür düşünceli-adil bir nesil hayal ediyorsak özgür düşünceye ve adalete önem verilmelidir. Önem verme, sadece lafla değil, kamu kaynaklarını bu alanlara yönlendirerek olmalıdır.

Özet olarak; eğitimde, hukukta, adalette, sağlıkta, iktisatta, siyasette, kısaca tüm bürokraside toplumun geleceği adına iyi şeyler yapmak için, toplumsal bir seferberlik, mutabakat ve odaklanmaya gidilmelidir. Umudumuzu yitirmek yok, ama aksi halde tüm değerlerimiz bir bir yok olacaktır.

(1) Keyifhane.net

(2) Orta Zekalılar Cenneti

Şaban Çağıran

İktisatçı/Denetçi

cagiran@turcomoney.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlgili Haberler

Site Haritası