Son Haberler

TÜRKİYE ETKİLEYİCİ BİR DEĞİŞİM YAŞADI

Hayrettin TURAN

Türkiye etkileyici bir değişim yaşadı. Ortaya çıkan yeni Türkiye; dışarıya daha açık, dünyaya uyum sağlayan ve sorumluluk üstlenen bir görünüm sergiliyor.

Türkiye’de görev yapan Büyükelçileri konuk eden “EKSELANS” sayfalarının bu ayki ilk misafiri İtalya Büyükelçisi Gianpaolo Scarante oldu. İstanbul‘daki Venedik Sarayı’nın kapılarını ‘Turcomoney’e açan ve sorularımızı içtenlikle yanıtlayan İtalya‘nın Türkiye Büyükelçisi Gianpaolo Scarante ile Türkiye-İtalya arasındaki köklü kültürel İlişkileri, ekonomik performansı, Avrupa Birliği ilişkilerini ve yaşama dair konuları konuştuk:

Göreve başladığınız günden bu yana iki ülke ilişkilerinin seyrini ve Türkiye’ye dair izlenimlerinizi paylaşır mısınız?

İki ülke arasındaki ilişkilerin çok kritik olduğu bir dönemde Ankara’ya geldim. Global krizlere rağmen ilişkilerimiz hızla devam etti ve 2011 yılında 22 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmine ulaştık. Global krizlere karşı mevcut durum korundu. 2013’e ait veriler sürecin pozitif devam ettiğini gösteriyor. çağın gereklerine göre yeni sektörler keşfetmeli ve ekonomik ilişkilerimizi karşılıklı arttırmalıyız. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül‘ün, İtalya ziyareti ilişkilerin daha da sağlamlaştırılması için son derece önemliydi. Sayın Gül; İtalyan-Türk, ilişkilerini tanımlarken, “mükemmel” ifadesini kullanmıştı. Karşılıklı yatırımların arttırılmasıyla ilişkilerimiz daha da geliştirilebilir. Geçtiğimiz yıl Avrupa‘da, dünyada ve İtalya‘daki krizler nedeniyle ticaret hacminde küçük düşüşler yaşandı. Ancak 2014’ün daha iyi bir yıl olmasını ve iş hacmimizin yüzde 10 civarında artmasını bekliyoruz. Her iki ülkenin birbirine güvendiğinin göstergesi olan karşılıklı yatırımlar artıyor. öte yandan İtalyan ve Türk yatırımcılar işbirliği yaparak üçüncü ülkelere yatırım yapıyor. Varşova’da metro, Saint Petersburg’da havalimanı ve Katar’da otoyol yapımı gibi önemli projeler bu anlamda öne çıkıyor. Türkiye ile ilgili şunları söyleyebilirim ki; etkileyici bir değişim yaşandı. 2002’den bugüne ekonomi olağanüstü gelişmeler kaydetti ve bu durum sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlere sebep oldu. Ortaya çıkan yeni Türkiye; dışarıya daha açık, dünyaya uyum sağlayan ve sorumluluk üstlenen bir görünüm sergiliyor.

df_3.jpg

İSTANBUL’DAKİ VENEDİK SARAYI

Türkiye ve İtalyan halklarının kültürel anlamda ilişkileriyle ilgili neler söyleyeceksiniz?

Garip gelebilir ama ekonomik ilişkilerimizin kaynağının kültürel ilişkilere ve tarihsel bağa dayandığını düşünüyorum. Bu nedenle kültürel bağları taze tutmamız gerekiyor. Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticari ilişkiler, o dönemde de büyük önem taşıyordu. öyle ki; Türkiye ve İtalya arasındaki deniz ticareti, dünya genelinde önemsenen bir işbirliğiydi. Nitekim Venedik ve Cenova’da yaşayan Türklere ait binaları bugün de görebilirsiniz. Aynı şekilde İstanbul’da Venedik Sarayı gibi yapılar mevcut. Dünyadaki hiçbir ülke, İtalya gibi Osmanlı’yla yoğun ilişki yaşamamıştır. Geçmişten gelen güçlü bağların gücüne güç katmak gerekiyor. Restore ettiğimiz İstanbul’daki Venedik Sarayı’nın, Türkiye ile İtalya ilişkileri için iyi bir vitrin olmasını hedefledik. Bu nedenle İstanbul’daki Venedik Sarayı’nı birçok faaliyete açmak önemliydi. Venedik Sarayı’nı tekrar faaliyete geçirerek, içeriye büyükelçi olarak girmek ve bu sarayı faydalı işler için kullanmak benim için heyecan verici. Her yıl Venedik Karnavalı’nı bu sarayda düzenliyoruz. Türkler de şahane kostümleriyle baloya katılıyorlar. Böylece iki ülke halkı tarihten gelen dostluğu tazeliyor.

TüRKİYE AB’YE üYE OLABİLECEK Mİ?

Türkiye ile AB arasındaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin, Avrupa’dan uzaklaşacağını sanmıyorum. Kültürünüz, sosyal yaşamınız büyük çapta Avrupa ile iç içe geçmiş durumda. Bu güçlü bağların kopacağını düşünmüyorum. Bekleme sürecindeki endişeyi anlıyoruz. Türkiye’nin, Avrupa Birliği’ne gireceği kanaatindeyim. İtalya, AB konusunda her zaman destek sağladı. Bizler, Türkiye’nin üyeliğinin, AB’nin çıkarına uygun olduğunu düşünüyoruz. önümüzdeki döneme dair pozitif sonuçlar bekliyoruz. Vize konusunda öncü olduk ve vizelerin kaldırılmasını ilk biz dile getirdik. Birçok AB üyesi, vizelerin kaldırılmasına, hatta bunun müzakere edilip konuşulmasına bile karşıydı. AB Konseyi Başkanı’nın, Türkiye’ye vizenin kaldırılmasına dair açıklamalarını memnuniyetle karşıladık. Olumlu düşüncelerin somut hale dönüşmesini bekliyoruz. Yeni kurulan İtalyan Hükümeti bunu destekleyeceğini açıkladı. Türk dostu olan Dışişleri Bakanımız Emma Bonino, AB üyeliğine ilişkin tüm adımları gayet iyi takip ediyor.

AB üyeliği, Türkiye’ye ne derecede fayda sağlar?

AB üyeliği; vatandaşlık haklarının korunması, ifade özgürlüğü, eğitim hakkı ve daha fazla özgürlük anlamına geliyor. AB’ye girmiş ülkelere baktığımızda, vatandaşlarının yaşam standartlarının yükseldiğini, insan hakları ve ekonomide iyi şartlara eriştiğini görüyoruz. İnanıyorum ki; bu durum Türkiye için de gerçekleşecek. Türkiye’nin, AB’ye dahil olmasının dış siyaset açısından da büyük bir dinamizm getireceğine inanıyorum. Türkiye her zamanki gibi tarihte gerçekleştirmiş olduğu önemli işlevini yerine getirecek ve doğuyla, batı arasında köprü olmaya devam edecek.

Uzun yıllar AB kapısında bekletilen Türkiye’nin, Müslüman bir ülke olması üyelik için bir engel mi?
Türkiye’nin Müslüman bir ülke olması asıl sorun değil. Türkiye’nin büyük bir ülke olmasının, Avrupa’nın içindeki dengeleri değiştirebileceğinden endişe ediliyor. İlk kez 80 milyona yaklaşan nüfusu olan bir ülkenin üyeliği söz konusu. Türkiye’nin üyeliği; Hırvatistan, ya da Slovenya’nınkine benzemiyor. AB’deki bazı ülkeler böyle düşünebilir fakat İtalya; Türkiye gibi büyük bir ülkenin AB’ye dahil olmasının, iç dengeleri sağlamak açısından katkı sağlayıcı olacağını düşünüyor

fg_1.jpg

Gezmek için fırsatınız oluyor mu, Türkiye’de nereleri gezip, gördünüz?

çok fazla geziyorum ama Türkiye’deki her yeri gezip gördüğümü söyleyemem. Her fırsatta yeni yerler keşfediyorum. Kuzeyden güneye, doğudan batıya yeni heyecanlar yaşıyorum. Seyahatlerimi ailemle birlikte gerçekleştiriyorum. çocuklarımın her ikisi de İtalya‘da yaşıyor. Türkiye’ye geldiklerinde onlar da katılıyorlar bu seyahate. Konya’yı ziyaret ettiğimde çok etkilenmiştim. Kentin manevi havası hoşuma gitmişti. İtalya’daki Assisi ile kıyaslayabilirim. Ayrıca Gaziantep ve Mersin’in doğasını çok beğendiğimi söylemeliyim.

çocuklarınız Türkiye’ye sık geliyor mu?

İki erkek çocuğumuz var ve onlara çok düşkünüz. Geldiklerinde birlikte güzel zaman geçiriyoruz, seyahatler yapıyoruz. Hayat boyunca her dönemde, çocuklarım için hep en iyisini yaptığıma inanıyorum. Birlikte büyüdük diyebilirim. Biri 34, diğeri 33 yaşında ve işleri nedeniyle dünyayı geziyorlar. Sıkça Türkiye’ye geliyorlar ve birlikte tatil yapıyoruz. özellikle deniz kıyılarıyla olağanüstü güzelliklere sahip olan Ege’yi tercih ediyoruz. Denizin güzelliğinin yanında, oradaki tarihi miras da ilgimizi çekiyor.

Türk yemekleriyle aranız nasıl?

Türk mutfağı hem lezzetli, hem de görüntü ve sunum olarak çok şık. Türk yemeklerini özellikle de kebap ve çeşitlerini çok seviyorum. En fazla Gaziantep mutfağını beğeniyorum. Hatta şehrin Belediye Başkanı ile yemekteyken önümde bin bir çeşit yemek vardı. O güzelliği bozmamak adına neredeyse yemeyecektim. Lezzetli yemeklerin, zengin renk çeşitliliği ile sunulması çok hoş.

Eşiniz Türk mutfağından yemekler yapabiliyor mu?

Eşim Barbara da Türk mutfağından çok hoşlanıyor. İtalyan arkadaşlarımız misafir olduğunda genelde Türk mutfağından örnekler sergilemeye gayret ediyor. Arnavutluk’ta görev yaptığım dönemden beri Türk lezzetlerini keşfetmeye başladık. Yani 30 yıldır Türk mutfağına aşinalığımız var diyebilirim.

Kitaplarla aranız nasıl, takip ettiğiniz Türk yazarlar var mı?

Türk tarihini ilginç buluyor ve devamlı okuyorum. Farklı safhalardan ve çok anlamlı periyotlardan geçmiş Türk tarihini okudukça, Türkiye ile Avrupa arasındaki sıkı ve güçlü bağları görebiliyorum. Elbette takip ettiğim Türk yazarlar var. 2013 yılında Umberto Eco ile Orhan Pamuk’un katılımıyla önemli bir toplantı düzenlemiştik. Bu yıl kadın yazarlar İtalyan Yazar Melania Mazzucco ve Elif Şafak birlikte toplantı yapılacak. Bunlar son derece önemli çünkü edebiyatçılar, anlattıkları ülkeleri ve insanları diplomatlardan, politikacılardan daha iyi anlar ve anlatır.

Türkiye hakkında kitap yazmak gibi bir düşünceniz olabilir mi?

Türkiye hakkında pek çok makalem yayınlandı. Belki Türkiye‘deki görevim bittikten sonra yaşadıklarım üzerine bir şeyler yazabilirim. Türkiye ile bağlarım hiç kopmayacak. Biz her zaman bulunduğumuz ülkeyle duygusal bağlar kurduk ve o ülkeyi unutmadık.

fg_2.jpg

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası