Son Haberler

TÜRKLERİ HIRVATİSTAN`A BEKLİYORUZ

Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Bir diplomatim. Türkiye Büyükelçisi olarak atanmadan , Hırvatistan‘ın NATO nezdindeki Daimi Temsilciliği‘nde Brüksel ve Afganistan’da görev yaptım. Bu atamalardan once de Hırvatistan Savunma Bakanlığı ve İçişlerinde çalıştım. Kariyerimin büyük bir kısmını Dışişleri bakanlığı’nda Güvenlik Politikaları Departmanı yöneticisi olarak geçirdim.Son birkaç yıldır özellikle ticaret ve yatırım konularında ekonomi diplomasisine ağırlık verdim. 20 yıldan fazla bir süredir evliyim Lucija (17) ve Tomislav(14) adında iki çocuğum var. Pek fazla boş vaktim olmuyor, eskiden bulduğumda da yürüyüş ve yelken sporları yapıyordum.

Hırvatistan-Türkiye ilişkilerinden bahseder misiniz?

Türkiye ve Hırvatistan arasında üst düzey üst düzey ilişki ve ziyaretlerde ilişkilerimiz çok mükemmel.Fakat ekonomik ilişkilerin mevcut durumu özellikle ikili ticari ilişkilerde iki ülkenin ekonomik büyüklüğüne kıyaslarsak her iki taraf için de tatmin edici değil. Ancak diğer taraftan ,artan yatırımlar ilişkilerimizin güçlenmesi açısından çok iyi bir işaret. Bir dizi üst düzey ziyaretler , iki ülkenin işbirliğine verdiği önemi gösteriyor.İki ülkede NATO üyesi .Ortak bir Avrupa geleceğine inanıyoruz.

Hırvatistan çok yeni bir ülke, ama Hırvatlar çok eski ve köklü bir millettir. Bundan 900 yıl önce özgürlüğümüzü yitirdik ve 1991 yılında tekrar geri kazandık. Hırvatistan olarak Türkiye Cumhuriyeti ile en başından bu yana mükemmel ilişkiler kurduk. 1992 yılında Hırvatistan ilk kurulduğunda, uluslararası arenada ilk tanıyan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Sonrasında ise Türkiye, Hırvatistan için her zaman çok önemli, güvenilir ve destekleyici bir ortak olmuştur. özellikle 90‘larda yaşadığımız savaş yıllarında bunu çok net ve açık şekilde gördük. Hırvatistan‘ın NATO‘ya üye olmasında Türkiye’nin büyük desteği oldu ve AB yolunda da iki ülke birbirlerine destek oluyor. Siyasi ilişkilerimiz çok yüksek seviyede devam ediyor; kültürel, sportif, insanlar arası etkileşimimiz çok iyi seviyede. Yine iki millet olarak ortak bir geçmişi paylaşıyoruz. Osmanlı İmparatorluğu ve Hırvat halkı tarih boyunca ya komşu olmuş ya da Osmanlı Hırvatistan‘ın bazı bölgelerini yönetmiştir. Tüm bunların dışında iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştıranlardan birisi, Türkiye‘nin savaş sırasında Hırvatistan‘a verdiği destektir.

Ekonomik ilişkiler nasıl gelişiyor?

Giderek daha çok Türk yatırımcı Hırvatistan’a geliyor ve daha küçük ölçekte Hırvat şirketleri de Türkiye’ye geliyor. Zagreb Brüksel’e de İstanbul’a da eşit uzaklıkta ve biz her iki yöne doğru da bakıyoruz. Gelecekte İstanbul ekonomik olarak daha önemli bir rol oynayabilir, çünkü Avrupa’da bize daha yakın böyle bir merkez yok.

Görev süreniz bittikten sonra Türkiye’de kalmak gibi bir planınız var mı?

Görev yaptığım 4.5 yıl sonra Türkiye’den ayrılıyorum. Ancak bu harika ülke sonsuza dek kalbimde kalacak.Burada çok iyi dostluklar edindiğim birçok arkadaşımı kesinlikle ailemle ziyaret etmek için geri geleceğim. Tarihi yerlere sahip çok güzel 50 den fazla şehri ziyaret ettim. En büyük pişmanlıklarımdan birisi ise Ağrı Dağı’nın yanı sıra Trabzon ve Kaçkar Dağlarını ziyaret etme fırsatı bulamamak oldu.

Türk mutfağı ile aranız nasıl?

Nereden başlayacağımı bilmiyorum. Fevkalade lezzetli ve bu yüzden aşırıya kaçabilirsiniz.

Soğuk mezelerden tutunda, mercimek ve ezogelin çorbaya, favorim fıstıklı kebap olmasına rağmen bütün kebap çeşitlerine kadar her şeyi seviyorum. Balıklardan levrek, çupra ve hamsiyi seviyorum. Tabii tatlıları da unutmamalıyım, favorilerim fıstıklı baklava, künefe ve kadayıf.

Türk mutfağı, Türk misafirperveliği ile birleşince tadından yenmiyor.

Türkiye’nin Hırvatistan ile ilişkilerini önümüzdeki beş ya da on yıl içerisinde nasıl görüyorsunuz?

Dosyanın devamı için Turcomoney dergisinin Eylül sayısına bakabilirsiniz…

Yorum yok

Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Site Haritası